Evet, şirket bilançoda zarar gösterse de kurumlar vergisi hesaplamak zorunda kalabilir. Vergi mevzuatının gider kabul etmediği tutarlar zarara eklendiğinde pozitif bir tutar ortaya çıkabilir. Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabında da yalnız bilançonun son satırına bakılmaz; KVK m.32/C’deki kurallar uygulanır.[1]
Öte yandan, o yıl zarar etmekle kârdan geçmiş yıl zararını mahsup etmek farklıdır. Şirketin vergi hesabını anlamak için önce zararın kaynağını, sonra indirim ve istisnaların hangi hesapta kullanılabildiğini belirlemek gerekir. Bu ayrım, hem yanlış ödeme yapmayı hem de hatalı beyanı önler.
İçindekiler
- Bilançoda zarar varsa neden vergi çıkabilir?
- Yurt içi asgari kurumlar vergisi nedir?
- Zarar eden şirket için hesaplama nasıl yapılır?
- Geçmiş yıl zararları asgari vergi hesabından düşülür mü?
- Her indirim ve istisna asgari vergiyi azaltır mı?
- 2026’da değişen kurallar neler?
- Yeni kurulan şirketler ilk üç yıl vergi ödemez mi?
- Yatırım teşvik belgesi asgari vergiyi kaldırır mı?
- Beyan öncesinde hangi belgeler kontrol edilmeli?
Bilançoda zarar varsa neden vergi çıkabilir?
Muhasebede gider kaydetmek, aynı tutarı vergi hesabında da indirebilmek anlamına gelmez. Kanunen kabul edilmeyen giderler, kısaca KKEG, vergiye esas kazanç hesaplanırken geri eklenir. Örneğin kurumun ödediği vergi cezaları ve kanundaki şartları taşımayan bazı giderler bu farkı doğurabilir. Dayanak, KVK m.6 ve 11 ile ilgili gider hükümleridir.[2]
Bu nedenle şirket yöneticisi, “Zarar ettik, vergi çıkmamalı” demeden önce mali müşavirinden ticari sonuçtan vergi matrahına nasıl ulaşıldığını gösteren dökümü istemeli. Her eklemenin hangi kayda ve kanun hükmüne dayandığı bu dökümde görülebilmeli.
Yurt içi asgari kurumlar vergisi nedir?
KVK m.32/C, normal kurallarla hesaplanan kurumlar vergisine bir alt sınır getirir. Genel oran %10 olmakla birlikte bu oranı doğrudan ciroya veya banka hesabına gelen paralara uygulamayın. Hesap, ticari kâr veya zarara KKEG eklenmesiyle başlar; kanunun izin verdiği unsurlar ve vergi indirimleri ayrıca dikkate alınır.[1]
Normal kurumlar vergisi ile asgari vergi aynı beyannamede karşılaştırılır. Asgari vergi daha yüksek çıkarsa ödenecek vergi bu tutara tamamlanır. İki tutarı birbirine ekleyerek toplam vergi bulmak yanlış olur. GİB rehberi de bu karşılaştırmayı örneklerle açıklıyor.[3]
Zarar eden şirket için hesaplama nasıl yapılır?
Açıklayıcı örnek: Kocaeli’de faaliyet gösteren, ilk üç hesap dönemi dışında kalan bir ticaret şirketinin 2026 ticari zararı 600.000 TL, KKEG toplamı 1.000.000 TL olsun. Başka istisna, indirim, geçmiş yıl zararı ve vergi mahsubu bulunmadığını; şirketin genel %25 kurumlar vergisi oranına tabi olduğunu varsayalım.[2]
| Hesap kalemi | Tutar |
|---|---|
| Ticari zarar | −600.000 TL |
| KKEG ilavesi | +1.000.000 TL |
| Varsayımlara göre vergi hesabına esas tutar | 400.000 TL |
| Normal kurumlar vergisi: 400.000 × %25 | 100.000 TL |
| Asgari vergi: 400.000 × %10 | 40.000 TL |
| Karşılaştırma sonunda hesaplanan vergi | 100.000 TL |
Bu örnekte şirketin zararına rağmen vergi çıkmasının nedeni, giderlerin bir kısmını vergi mevzuatının kabul etmemesidir. Normal vergi daha yüksek olduğu için ayrıca 40.000 TL eklenmez. GİB’in Nisan 2026 rehberindeki ikinci örnek de aynı ayrımı gösteriyor.[3]
KKEG eklendikten sonra tutar hâlâ sıfır veya negatifse yalnız “asgari vergi var” gerekçesiyle bu hesap üzerinden pozitif matrah oluşmaz. Ancak başka bir gelir, yanlış gider kaydı veya önceki dönemden gelen yükümlülük varsa bunları ayrıca incelemek gerekir.
Geçmiş yıl zararları asgari vergi hesabından düşülür mü?
KVK m.9, geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların, her yılın tutarı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla taşınmamak şartıyla mahsubuna izin verir. Bu hak, bilançodaki bütün geçmiş yıl zararı hesaplarının otomatik olarak vergi matrahından düşülmesi demek değildir. Önce önceki beyannamelerden ne kadar mali zarar devrettiğini ve bu zararın mahsup süresinin dolup dolmadığını belirlemek gerekir.[2]
Danıştay 3. Dairesi, 25.11.2025, E.2024/5700, K.2025/4831 sayılı kararında, bir inşaat şirketinin açtığı davada geçmiş yıl zararlarını asgari vergi hesabından dışlayan tebliğ hükümlerini inceledi. Daire, KVK m.32/C’nin bu yönde bir yasak koymadığını ve Bakanlığa matrahın bu unsurunu belirleme yetkisi vermediğini belirterek ilgili paragraflar ile örneklerin zararları ilgilendiren kısımlarını iptal etti.[4]
Kararın gerekçesi, gider fazlasından doğan ticari zarar ile istisnalar nedeniyle oluşan mali zararı da ayırıyor. Hüküm, tebliğdeki genel dışlamayı kaldırıyor. Karar metni, tebliğden itibaren otuz gün içinde Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunu açık tutuyor; resmî metinde kesinleşme bilgisi bulunmuyor.
GİB’in 27.07.2026 tarihli konsolide tebliğinde de ilgili hükümlerin yanında iptal notu var. Dolayısıyla üzeri iptal notuyla işaretlenmiş eski cümleyi yürürlükteymiş gibi kullanmak doğru olmaz. Beyannameyi hazırlarken zararın hangi yıldan geldiğini, nasıl oluştuğunu ve ne kadarının hâlâ mahsup edilebildiğini hesap dökümünde gösterin.[5]
Her indirim ve istisna asgari vergiyi azaltır mı?
Hayır. KVK m.32/C/2, asgari hesabın dışında bırakılan unsurları ayrıca sayıyor. Örneğin iştirak kazancı istisnası, emisyon primi, şartları sağlanan teknoloji geliştirme bölgesi kazançları ile Ar-Ge ve tasarım indirimleri bu ayrımda önem taşır. Buna karşılık normal matrahtaki her istisna veya indirim, asgari matrahı aynı ölçüde azaltmaz.[1]
Şirketin kullandığı her istisnanın karşısına kanun maddesini ve hangi hesapta indirildiğini yazın. “Kurumlar vergisinden istisna” ifadesi tek başına asgari vergiyi de sıfırlamaz. Aynı nedenle beyannamede “diğer indirimler” satırında yer alan bütün tutarları aynı kabul etmek de hatalıdır.
2026’da değişen kurallar neler?
7582 sayılı Kanun, KVK m.10/1-i ve j kapsamındaki indirimleri ve İstanbul Finans Merkezi Kanunu m.6/1-a’daki kazanç indirimini asgari vergi hesabında dikkate alınan unsurlara ekledi. Bunlar arasında yurt dışındaki malların Türkiye’ye getirilmeksizin satışı veya aracılığı ile nitelikli hizmet merkezi kazançları bulunuyor; ilgili faaliyetin kendi şartları da sağlanmalı.[6]
Bu değişiklikler, 1 Temmuz 2026’dan itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlayarak, 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ait kazançlar için geçerli. Özel hesap dönemindeki şirketler bakımından da 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan hesap dönemi ölçütü var. Nisan 2026 tarihli rehberi bu sonraki değişiklikler olmadan kullanmayın.
Aynı kanunun üretim kazançları için getirdiği %12,5 oranının yürürlük dönemi ise 2027 ve sonrası. Bu oranı 2026 kazancına uygulamak doğru olmaz. İşlemin yapıldığı yıl ile beyannamenin verildiği yılı ayırmak bu nedenle önemli.[6]
Yeni kurulan şirketler ilk üç yıl vergi ödemez mi?
İlk defa faaliyete başlayan kurumlarda asgari vergi, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi uygulanmaz. Bu, normal kurumlar vergisinin de kalkması anlamına gelmez. Örneğin 2026’da ilk kez faaliyete başlayan bir şirket, şartlar uygunsa 2026, 2027 ve 2028 hesap dönemlerinde asgari vergi hesabının dışında kalır.[1]
Süreyi otuz altı ay olarak saymayın; kanun hesap dönemini esas alıyor. Ayrıca birleşme, devir, tür değişikliği veya bölünmeyle kurulan şirketler, tebliğe göre ilk defa faaliyete başlayan şirket kabul edilmiyor. Yeni ticaret sicili kaydı tek başına bu haktan yararlanmayı sağlamaz.[5]
Yatırım teşvik belgesi asgari vergiyi kaldırır mı?
Teşvik belgesinin tarihi ve kullanılan yatırıma katkı tutarı belirleyicidir. KVK m.32/C/3, maddenin yürürlüğe girdiği 2 Ağustos 2024’ten önce alınan belgeler bakımından özel bir indirim öngörür. Başvuru tarihiyle belgenin alındığı tarihi birbirinin yerine kullanmayın.[1]
Ankara Defterdarlığının 28.05.2025 tarihli özelgesinde, şirketin teşvik başvurusu 2022’de yapılmış, belge başlangıcı 2021 olarak gösterilmiş, belge ise 28.01.2025’te alınmıştı. İdare, son tarihi esas alarak ilgili dönemde alınmayan verginin asgari vergiden indirilemeyeceğini açıkladı. Resmî yayında sayı E-38418978-125[32-2025]-… biçiminde kısaltılmıştır. Özelge, bu başvuruya verilmiş idari görüştür.[7]
Belgenin revizeleri veya yatırıma katkı hesabı varsa ilk belgeyi, değişiklikleri ve kullanılan tutarları birlikte çıkarın. Tek başına “teşvikimiz var” açıklaması, ödenecek vergiyi göstermeye yetmez.
Beyan öncesinde hangi belgeler kontrol edilmeli?
| Belge veya hesap | Cevaplaması gereken soru |
|---|---|
| Bilanço, gelir tablosu ve mizan | Zarar ticari faaliyetten mi, farklı muhasebe kayıtlarından mı doğuyor? |
| KKEG dökümü ve dayanak belgeler | Hangi gider, hangi hüküm nedeniyle geri eklenmiş? |
| Önceki beş dönemin beyannameleri | Zarar hangi yıldan geliyor, ne kadarı kullanılmış? |
| İstisna ve indirim hesapları | Normal matrah ve asgari matrah aynı mı hesaplanmış? |
| Kuruluş ve teşvik belgeleri | İlk faaliyet dönemi ve teşvik belgesinin alınma tarihi nedir? |
| Beyanname ve tahakkuk karşılaştırması | Normal vergi, asgari vergi ve mahsuplar nasıl sonuçlanmış? |
Beyandaki hukuki yoruma karşı çıkmayı düşünüyorsanız ihtirazi kayıtla beyanname ve dava süresi rehberini inceleyebilirsiniz. Düzeltme başvurusu ile dava açma koşulları farklıdır; seçilecek yolu beyan ve tahakkuk belgeleri üzerinden belirlemek gerekir. Diğer başvuru konularına Vergi Hukuku Bilgi Merkezi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kaynakça
Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 3 Kasım 2026.
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C. ↩
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.6, 9, 11 ve 32 ↩
- GİB, Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Rehberi, Nisan 2026, yayın no.607; bölüm 1–2 ve örnek 2. Sonraki değişiklikler ayrıca dikkate alınmıştır. ↩
- Danıştay 3. Dairesi, 25.11.2025, E.2024/5700, K.2025/4831. Geçmiş yıl zararlarına ilişkin tebliğ hükümlerinin iptali; temyiz yolu açık ilk derece kararı. ↩
- 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, 27.07.2026 tarihli konsolide metin; bölüm 32.5.3–32.5.6, s.257–264. Danıştay iptal notları dâhil. ↩
- 7582 sayılı Kanun m.7–9 ve 14; Resmî Gazete, 04.06.2026, 33270. 2026 indirimleri ve 2027 üretim kazancı oranının ayrı yürürlük hükümleri. ↩
- Ankara Defterdarlığı, 28.05.2025, resmî yayında E-38418978-125[32-2025]-… olarak gösterilen özelge. Yatırım teşvik belgesinin alınma tarihi; somut başvuruya ilişkin idari görüş. ↩
Yasal Uyarı
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
