Özet Bilgi: Trafik kazasında sürücünün alkollü olması ya da kaza sonrasında alkol raporunun alınamamış olması, sigortadan tazminat alınamayacağı anlamına gelmez. Karşı taraftaki kusursuz araçlar ve şahıslar ile alkollü sürücünün aracının içindeki yolcular tazminatlarını sigortadan tam olarak tahsil edebilir. Alkol raporunun bulunmaması veya kaza yerinin terk edilmesi tek başına teminat dışı hal oluşturmadığı gibi; kazanın yalnızca ve münhasıran alkolün tesiriyle gerçekleştiğini somut delillerle kanıtlama yükümlülüğü sigorta şirketine aittir.
Uygulamada kaza sonrasında yaşanan bedensel panik, yaralıların acil hastaneye sevki veya polisin tutanak tutmaması gibi nedenlerle hastaneden alkol raporu temin edilemeyebilmektedir. Sigorta şirketleri çoğu zaman “alkol raporu yok” veya “sürücü alkollü” savunmasına dayanarak hem kendi kasko sigortalısına hasar ödemeyi reddetmekte hem de Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında ödediği parayı rücuen geri istemektedir. Ancak mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları; sürücü, araç içi yolcular ve karşı taraf açısından net ayrımlar koymuştur.
1. Karşı Taraf Açısından (Hasar Alan Araçlar ve Zarar Gören Şahıslar)
Alkollü bir sürücünün çarparak zarar verdiği üçüncü kişiler (karşı araç sürücüsü, yolcular veya yayalar) açısından süreç kanunen tam koruma altındadır:
Trafik Sigortası Zararı Karşılamalıdır: Kusurlu araç sürücüsü ne kadar alkollü olursa olsun ya da olay yerinden kaçmış olsa dahi, kusurlu aracın Zorunlu Trafik Sigortası (ZMMS) karşı tarafın araç hasarını, araç değer kaybını, yaralanma halinde sürekli sakatlık/bakıcı giderini ve ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatını ödemekle yükümlüdür.
Alkol Savunması 3. Kişilere Karşı İleri Sürülemez: 2918 sayılı KTK m. 95 uyarınca sigortacı, tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan sözleşmeden doğan engelleri üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Şirket tazminatı mağdur karşı tarafa eksiksiz öder; ancak şartları varsa sonradan kendi kusurlu sürücüsüne rücu davası açabilir.
2. Alkollü Aracın İçindeki Yolcular Açısından (Bedensel Zararlar)
Kazayı yapan sürücünün yanında oturan veya arka koltuktaki yolcuların hakları da kanun önünde korunmaktadır:
Trafik Sigortasından Tazminat Hakkı
Yolcular (sürücünün akrabası, arkadaşı, eşi veya çocuğu olsun) hukuken “üçüncü kişi” sıfatındadır. Sürücü alkollü dahi olsa yaralanan yolcu sakatlık ve iş göremezlik tazminatını, vefatı durumunda ise yakınları destekten yoksun kalma tazminatını o aracın Zorunlu Trafik Sigortası’ndan tahsil edebilir.
Müterafik Kusur (TBK m. 52) Ayrımı
Eğer yolcu, sürücünün aşırı alkollü olduğunu ve aracı emniyetle sevk edemeyeceğini bildiği halde araca kendi rızasıyla binmişse, mahkemeler tazminattan “müterafik kusur” indirimi yapabilmektedir; ancak bu durum tazminat alma hakkını büsbütün ortadan kaldırmaz.
3. Alkollü Sürücü Açısından Kasko ve Rücu Uyuşmazlıkları (Yargıtay Emsal Kararları)
Sürücünün alkollü olması halinde kendi kaskosundan tazminat alıp alamayacağı ve Trafik Sigortası’nın sürücüye rücu edip edemeyeceği Yargıtay’ın bağlayıcı ilkeleriyle karara bağlanmıştır:
1.83 Promil Alkole Rağmen Kasko Teminatı (Yargıtay 17. HD 2018/4623 E., 2018/11940 K. – 10.12.2018):
Kararda, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında 1.83 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ve geçiş önceliğine uymadığı için asli (%75) kusurlu bulunmuştur. Ancak karşı araç sürücüsünün de kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı için %25 oranında tali kusurlu olduğu gözetilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi:
“Sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir… dava dışı sürücünün de ikinci derece (%25) kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle hasarın bir kısmının Kasko Sigortası teminat kapsamında kaldığına hükmetmiştir.
Dış Etkenlerin ve Yol Durumunun İncelenmesi Zorunluluğu (Yargıtay 17. HD 2019/5488 E., 2021/402 K. ve Yargıtay 4. HD 2022/293 E., 2022/12300 K.):
Olay yerini terk eden, alkol ölçümü yapılamayan ancak araç içinde alkol şişesi tespit edilen ve tanık beyanlarıyla alkol aldığı sabit olan sürücüye karşı sigorta şirketinin açtığı rücu davasında Yargıtay:
Sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığı; kazanın yolun tünel çıkışında gerçekleşmesi, hava ve yol ile trafik özellikleri gibi dış unsurların kazadaki etkisinin derecesi ile “sürücünün alkollü olmaması halinde de kazanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği” (kazanın münhasıran alkolden meydana gelip gelmediği) üzerinde duran net rapor alınması gerektiğini vurgulamış, ayrıca geçerli ZMSS Genel Şartlarında olay yerini terkin tek başına rücu hakkı vermediğini belirterek eksik incelemeyle verilen rücu kararını bozmuştur.
4. Alkol Raporunun Olmaması ve Olay Yerinin Terk Edilmesi (Yargıtay Kararları)
Tutanak tutturulmaması veya alkol raporunun bulunmaması halinde sigorta şirketlerinin hasarı teminat dışı bırakma savunmaları her olayın kendi özelliğine göre detaylı olarak incelenmelidir. Sırf alkol raporu veya kaza tespit tutanağının bulunmaması nedeniyle sigortalı aracın tazminat talebinin reddedilmesi mümkün değildir.
Tutanak ve Alkol Ölçümü Yokluğunda İspat Külfeti (Yargıtay 4. HD 2021/11196 E., 2022/4702 K. – 14.03.2022):
Meydana gelen tek taraflı kazada kaza tespit tutanağı düzenlenmemesi ve alkol ölçümü yapılmaması üzerine kasko şirketinin hasarı reddettiği davada Yargıtay 4. Hukuk Dairesi:
- 6102 sayılı TTK m. 1409 uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğunu,
- Davacının müşteri hizmetlerini araması ve polisin yönlendirmesiyle hareket etmesi karşısında doğru ihbar mükellefiyetini ihlal etmediğini,
- Alkol ölçümünün yapılmayışının ispat yükünü değiştirmeyeceğini ve sigortacının soyut varsayıma dayalı araştırma raporuyla ödemeden kaçınamayacağını belirtmiştir.
Aynı doğrultuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2018/5473 E., 2019/11352 K. (02.12.2019) sayılı ilamında; araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu iddia edilse dahi, alkolün kazanın oluşumunda münhasıran etkili olduğunun sigortacı tarafından kanıtlanamaması halinde kasko şirketinin pert olan aracın sovtaj bedeliyle birlikte gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.
5. Kaskoda Değer Kaybı İstenebilir mi? (Gerçek Zarar İlkesi)
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/6263 E., 2015/14077 K. (14.12.2015) sayılı ilamı gereğince;
“Kasko sigorta sözleşmesi bir mal sigortası türü olup, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı malda meydana gelen gerçek zararın ödenmesini kapsar. Bu nedenle araçta meydana gelen hasar dışında, hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı sigorta poliçesinde açıkça güvence altına alınmadıkça kasko sigorta teminatı dışındadır.”
Bu sebeple kasko poliçenizden aracın fiili tamir ve parça masrafı talep edilirken; piyasa değer kaybı teminatı poliçeye özel olarak yazılmamışsa, bu tutar kusurlu karşı tarafın Zorunlu Trafik Sigortası’ndan talep edilmelidir.
Özet Değerlendirme Tablosu
Kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün alkollü olması, alkol raporunun olmaması, kaza yerinin terk edilmesi, kaza tespit tutanağının olmaması gibi durumlarda; araç sürücüsünün, kazada kusursuz veya daha az kusurlu olan 3. şahısların ve araçların tazminat talep haklarının olup olmadığı aşağıdaki tabloda değerlendirilmiştir.
| Taraf / Mağdur | Tazminat Alabilir mi? | Hangi Sigorta Karşılar? | Dayanağı |
|---|---|---|---|
| Karşı Taraf (Araç ve Kişiler) | Evet (Tam Alır) | Kusurlu Aracın Trafik Sigortası | KTK m. 95 (Alkol 3. kişilere ileri sürülemez). |
| Araç İçi Yolcular | Evet (Bedensel Zararlar) | Aracın Trafik Sigortası | 3. kişi sıfatıyla doğrudan teminat kapsamındadır. |
| Alkollü Sürücü (Kendi Aracı) | Şartlara Bağlı (Alabilir) | Kendi Kasko Poliçesi | Kazada başka etken varsa kasko ödeyebilir. |
| Alkol Raporu Olmayanlar | Evet (Alabilir) | Kasko / Trafik Sigortası | Rapor olmaması tek başına teminat dışı hal değildir. |
| Olay Yerini Terk Edenler | Evet (İspat Varsa Alır) | Kasko Poliçesi | Olay yerini terk tek başına teminat dışı hal değildir. |
Hukuki Danışmanlık ve Uzman Temsil
Köksoy Hukuk & Danışmanlık; mağdur olan vatandaşlarımızın ve ticari işletmelerin maddi-manevi zararlarının eksiksiz tazmini için tazminat hukuku, kasko ve poliçe uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde sigorta hukuku, belediye ve kamu idarelerinin hizmet kusurlarına karşı yürütülecek tam yargı davalarında idare hukuku alanlarında da hizmet sunmaktadır.
Yasal Uyarı
Bu makale bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, içerikler izinsiz kullanılamaz. Hukuk her olayda farklılık gösterir ve her olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İşbu nedenle mağduriyetleriniz veya bu tür olaylar yaşamanız halinde uzman bir avukatla sürecin yürütülmesi tavsiye edilir.
