Şirketin vergi borcunu tek seferde ödemesi faaliyetini ciddi biçimde zorlaştıracaksa, borcun türüne ve şirketin mali durumuna göre tecil ve taksitlendirme istenebilir. Bunun için ödeme güçlüğünü belgelerle açıklamak ve karşılanabilir bir ödeme planı sunmak gerekir. Başvurunun yapılması, istenen taksit sayısının kabul edildiği anlamına gelmez. [1]
İçindekiler
- Tecil, taksitlendirme ve vergi yapılandırması aynı şey mi?
- Şirketin vergi borcu kaç ay taksitlendirilebilir?
- “Çok zor durum” nasıl açıklanır?
- Teminat göstermeden taksitlendirme yapılabilir mi?
- Tecil faizi ne kadar; düşük faizli başvuru hâlâ açık mı?
- Başvuru nereye yapılır; haciz veya ödeme emri varsa neye dikkat edilir?
- Tecil talebi reddedilirse ne yapılabilir?
- Taksitlerden biri ödenmezse ne olur?
- Şirketin borcu için kendi taşınmazınızı teminat gösterirseniz ne olur?
- Merkez İstanbul’da, fabrika Gebze’deyse başvuru nasıl hazırlanmalı?
- Şirket yetkililerinin diğer soruları
Tecil, taksitlendirme ve vergi yapılandırması aynı şey mi?
Günlük dilde bu yolların hepsine “yapılandırma” deniliyor. Oysa tecil, mevcut kamu borcunun belirlenen şartlarla daha sonra veya taksitlerle ödenmesidir. Borcun silinmesi ya da vergi aslından indirim yapılması değildir. Özel bir yapılandırma kanunundan yararlanmak ise o düzenlemenin kapsadığı borçlara, başvuru süresine ve ödeme koşullarına bağlıdır. Bu yüzden internette “vergi affı” ararken karşılaşılan eski bir duyuruya göre hareket edilmemelidir.
Şirketin vergi borcu kaç ay taksitlendirilebilir?
4 Haziran 2026’dan itibaren kanuni üst süre 72 aydır. Bu değişiklik 7582 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılmıştır. Her borç ve her başvuru için 72 ay verilmez; yetkili idarenin borç türü ve ödeme koşulları bakımından yapacağı değerlendirme önemlidir. [2]
Örneğin genel uygulamada KDV borcu için açıklanan azami süre altı aydır. Geçici vergi ve ÖTV gibi bazı borçlar da genel tecil kapsamının dışında tutulur. Şirketin tüm vergi borçlarını tek toplam altında gösterip aynı taksit sayısını istemek yerine her borcun türünü ayrı değerlendirmek gerekir. [3]
“Çok zor durum” nasıl açıklanır?
“Tahsilat yapamıyoruz” demekle yetinmeyin. Hangi müşteriden ne zaman ödeme beklendiğini, yakın tarihteki maaş ve tedarikçi ödemelerini, bankadaki kullanılabilir tutarı ve aylık ödeme gücünü bir araya getirin. Amaç, borcun neden bugün kapatılamadığını ve önerilen taksitlerin hangi kaynaktan karşılanacağını anlaşılır biçimde ortaya koymaktır.
Örnek olarak Bursa’da üretim yapan bir şirketin satışlarının devam ettiğini, ancak müşterilerinden tahsilatın geciktiğini düşünelim. Siparişlerin bulunması tek başına kasada para olduğu anlamına gelmez. Vadesi yaklaşan alacakların sözleşme ve hesap dökümleriyle gösterilmesi, nakit ihtiyacının yalnız genel ifadelerle anlatılmasından daha yararlı olur.
| Hazırlanacak kayıt | Hangi soruyu açıklamaya yardımcı olur? |
|---|---|
| Vergi türü, dönem, vade ve borç dökümü | Hangi borç için hangi yol değerlendiriliyor? |
| Güncel mali tablolar ve banka kayıtları | Ödeme gücü neden yetersiz? |
| Alacakların vadesi ve tahsilat belgeleri | Önerilen taksitler nasıl karşılanacak? |
| Aylık nakit akışı ve ödeme önerisi | Plan, şirketin faaliyetleriyle birlikte sürdürülebilir mi? |
| Teminat kayıtları ve mevcut takyidatlar | Gereken teminat gerçekten kullanılabilir mi? |
Teminat göstermeden taksitlendirme yapılabilir mi?
13 Haziran 2026 tarihli 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla teminatsız tecil sınırı 10 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Her alacaklı tahsil dairesi bakımından tecil edilen borç toplamı dikkate alınır. Sınırın aşılması halinde zorunlu teminat, aşan kısmın yarısıdır. Örneğin aynı tahsil dairesinde 14 milyon TL’lik borç tecil edilecekse bu hesapla 2 milyon TL teminat gerekir. Teminat aranmaması, başvurunun diğer şartlar incelenmeden kabul edileceği anlamına gelmez. [4]
Tecil faizi ne kadar; düşük faizli başvuru hâlâ açık mı?
2 Kasım 2026 tarihli kaynak kontrolünde genel yıllık tecil faizi %39 olarak görülmektedir. Oran, 13 Kasım 2025’te yayımlanan Seri:C Sıra No:9 Tahsilat Genel Tebliğiyle belirlenmiştir. Eski bir tecilin hesabında yalnız bugünkü orana bakılmaz; başvuru tarihi ve geçiş hükümleri de incelenir. [5]
Haziran 2026’da duyurulan %29 faizli özel uygulama için rehberde son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026 olarak yer alır. Bu tarihli duyuruyu bugün herkese açık yeni bir başvuru imkânı gibi kullanmak doğru olmaz. O dönemde başvurmuş şirketin ödeme planı ile bugün yapılacak genel tecil başvurusu ayrı incelenmelidir. [6]
Başvuru nereye yapılır; haciz veya ödeme emri varsa neye dikkat edilir?
GİB’in açıkladığı genel başvuru yolları arasında Dijital Vergi Dairesindeki “Taksitlendirme/Tecil Talep İşlemleri (6183 S.K. 48. Md. Kapsamında)” menüsü ve bağlı vergi dairesine form ile başvuru bulunur. Başvuru kaydını, ekleri ve sonradan istenen belgeleri birlikte saklayın. [7]
Ödeme emri veya haciz varsa, taksit talebinin bunların yerine geçtiğini düşünmeyin. Vergi borcunun ödenme biçimiyle borcun ya da takip işleminin hukuka uygunluğu farklı sorulardır. Başvurunun hangi borçları kapsadığını ve takip üzerindeki durumunu yazılı olarak netleştirin; tebliğ edilen belgenin dava süresini ayrıca kontrol ettirin. Sitemizdeki vergi dairesinden gelen ödeme emri rehberi ile vergi borcu nedeniyle banka blokesi rehberi bu ayrımları ele alır.
Tecil talebi reddedilirse ne yapılabilir?
Önce ret gerekçesini ve tebliğ tarihini belirleyin. Eksik mali belge, kapsam dışında kalan borç veya ödeme planının uygun bulunmaması aynı hazırlığı gerektirmez. Borcu kapatma imkânı varsa, 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki, reddin tebliğinden itibaren idarece otuz güne kadar verilebilecek süre içinde ödemeye ilişkin hükmü de inceleyin. Bu süreyi herkes için kendiliğinden tanınmış bir ek vade gibi kabul etmeyin.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 15.03.2002, E. 2002/13, K. 2002/173 sayılı dosyada şirket, vadesinden önce tecil istemiş ve cevap gelmeden borcu vadesinden üç gün sonra ödemişti. Kurul, olayın koşullarında gecikme zammı yerine tecil faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle ısrar kararını bozdu. Başvuru, vade, ödeme ve ret tarihlerinin birlikte incelenmesi bu nedenle önemlidir. Eski tarihli bu emsaldeki olay, 2026’daki yeni başvurular için otomatik faiz sonucu oluşturmaz. [8]
Taksitlerden biri ödenmezse ne olur?
6183 sayılı Kanun, tecil şartlarına uyulmaması halinde kamu alacağının muaccel olacağını düzenler. Bir başka deyişle kalan borcun tahsili yeniden gündeme gelir. Gecikme yaşandığında, planın kendiliğinden devam ettiğini varsaymak yerine tecil kararını ve ilgili uygulama hükümlerini hemen kontrol edin.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 03.05.2002, E. 2002/78, K. 2002/230 sayılı dosyada şirket dördüncü taksidi ödeyemeyince teminat taşınmazların satışına geçilmişti. Kurul, ipotekleri ve tahsil imkânını değerlendirerek büro niteliğindeki taşınmazın satışını hukuka uygun buldu ve satış işlemini iptal eden ısrar kararını bozdu. Ödeme planını kabul ederken teminatların satış riskini de hesaba katmak gerekir.
Şirketin borcu için kendi taşınmazınızı teminat gösterirseniz ne olur?
Şirketin borcu için ortağın veya yöneticinin kendi taşınmazını teminat vermesi, başvurunun yalnız şirket kayıtlarıyla sınırlı kalmadığı bir durumdur. Teminatın kapsamını, hangi borcu güvenceye aldığını ve kaldırılma koşullarını imzadan önce incelemek gerekir. “Borç artık taksite bağlandı, kişisel taşınmaz üzerindeki haciz de kalkar” düşüncesiyle hareket etmeyin.
Danıştay 4. Daire, 14.02.2022, E. 2018/7277, K. 2022/735 sayılı dosyada şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı, tecil sırasında İstanbul Beyoğlu’ndaki taşınmaz hissesini teminat göstermişti. Borç daha sonra 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilmiş, ancak ödeme yapılmamıştı. Haczin kaldırılması talebinin reddine karşı açılan dava reddedildi; Danıştay da bu sonucu onadı. Dosyadaki borcun yeni vadeye bağlanması, daha önce verilen teminatı ortadan kaldırmamıştı. [9]
Bu dosya 6736 sayılı Kanun dönemine aittir. Bugünkü başvuruda da önce imzalanan teminat belgeleriyle uygulanacak tecil hükümlerini birlikte inceleyin; başka bir dönemdeki taksit planını kendi dosyanıza aynen taşımayın.
Merkez İstanbul’da, fabrika Gebze’deyse başvuru nasıl hazırlanmalı?
Marmara’da farklı yerlerde faaliyet yürüten şirketlerde mali tablolar merkezde, stok ve teslim kayıtları fabrikada, tahsilat bilgileri ise ayrı bir birimde bulunabilir. Örneğin merkezi İstanbul’da, üretim tesisi Gebze’de olan bir işletmede başvuru hazırlığını yalnız fabrikanın giderleriyle sınırlamayın. Şirketin bütünü için nakit giriş ve çıkışlarını aynı dönem üzerinden değerlendirin; Kocaeli’deki tesisin kayıtlarını merkezde tutulan mali tablolarla eşleştirin.
Bu hazırlık, vergi dairesinin bağlı olduğu yerle fiziki tesisin bulunduğu yerin karıştırılmasını da önler. Önce borç dökümünde alacaklı tahsil dairesini belirleyin. Mali müşavirle hazırlanan tablolar, şirket yetkilisinin karşılayabileceği ödeme önerisi ve hukuki başvuru birlikte ele alındığında, dosyanın hangi bilgilerle tamamlanacağı daha kolay anlaşılır.
Şirket yetkililerinin diğer soruları
Şirketin vergi borcu taksitlendirilince ortak veya müdürün sorumluluğu biter mi? Ödeme planı ile kişisel takip aynı mesele değildir. Şirket türü, görev ve ortaklık tarihleri, borcun niteliği ve tebligatlar ayrıca incelenir. Sitemizdeki limited şirketin vergi borcunda ortak ve müdür sorumluluğu yazısı bu konuya ayrılmıştır.
Borç yanlış görünüyorsa önce taksit mi istemeliyim? Önce hangi işlemin yanlış olduğunu belirleyin. Ödeme kaydının eksik işlenmesiyle hukuka aykırı tarhiyat iddiası aynı değildir. Mali kayıtları toplamak, hangi başvurunun gerekli olduğunu ve süre hesabını netleştirir.
İlk değerlendirmeye ne getirmeliyim? Güncel borç dökümü, ödeme emirleri ve tebliğ kayıtları, mali tablolar, önceki tecil kararları ve şirketin karşılayabileceği aylık tutar birlikte incelendiğinde daha gerçekçi bir yol belirlenebilir. İlgili diğer rehberlere sitemizdeki Vergi Hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.
Resmî kaynaklar ve emsal kararlar
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, özellikle m. 48, 56 ve 62 — GİB güncel kanun metni. ↩
- 7582 sayılı Kanun, m. 1 ve yürürlük hükümleri; Resmî Gazete, 04.06.2026, sayı 33270 — GİB resmî kopyası. ↩
- GİB, “6183 Sayılı Kanunun 48 inci Maddesi Kapsamında Tecil ve Taksitlendirme”, süre, kapsam ve başvuru açıklamaları; kontrol: 02.11.2026. ↩
- 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı; Resmî Gazete, 13.06.2026, sayı 33279. ↩
- Tahsilat Genel Tebliği, Seri:C Sıra No:9, özellikle m. 1 — GİB resmî metni. ↩
- GİB, Vergi Dairesine Olan Borçların Düşük Oranlı Tecil Faizi ile Taksitlendirilmesi Rehberi, Haziran 2026; son başvuru ve özel uygulama hükümleri. ↩
- GİB, 6183 sayılı Kanun m. 48 tecil ve taksitlendirme infografiği — başvuru kanalları. ↩
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 15.03.2002, E. 2002/13, K. 2002/173 ve 03.05.2002, E. 2002/78, K. 2002/230; resmî dergi, basılı s. 136–141. ↩
- Danıştay 4. Daire, 14.02.2022, E. 2018/7277, K. 2022/735 — resmî tam metin. ↩
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
