Vergi dairesi şirketten teminat istemiş veya ihtiyati haciz uygulamışsa, önce işlemin hukuki sebebini ve tarihini kontrol edin. Dava, yürütmenin durdurulması ve uygun teminatla haczin kaldırılması farklı yollardır. İhtiyati hacze karşı 15 günlük özel dava süresi bulunduğundan, belgeleri toplarken süreyi kaçırmamak gerekir.
İçindekiler
- Teminat yazısı veya banka blokesi gelince önce ne yapılmalı?
- Vergi dairesi her vergi borcu için teminat isteyebilir mi?
- Vergi incelemesi bittikten sonra teminat veya ihtiyati haciz uygulanabilir mi?
- Mal kaçırma şüphesi gerekçe gösteriliyorsa ne değişir?
- Şirket ortağının taşınmazına uygulanan hacizde aynı sonuç mu çıkar?
- İhtiyati hacze karşı dava süresi kaç gündür?
- Teminat gösterilirse ihtiyati haciz kaldırılır mı?
- İlk değerlendirme için hangi belgeler hazırlanmalı?
Teminat yazısı veya banka blokesi gelince önce ne yapılmalı?
Önce işlemin adını ve dayandığı hükmü belirleyin. Banka hesabındaki bloke, kesin hacizden veya ihtiyati hacizden kaynaklanabilir. Teminat isteme yazısı da tek başına bir ödeme emri değildir. Banka bildirimi, vergi dairesinin kararı ve tebligat birlikte okunmalıdır. Bu rehber, 6183 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki teminat ile 13. maddesindeki ihtiyati hacze ilişkindir.[1]
Şirket adına yapılan işlem ile ortak ya da müdür adına yapılan işlemi ayırın. Yazının kimin adına düzenlendiğini, hangi vergi dönemini ve tutarı kapsadığını not edin. İşlem ve tebliğ tarihlerini sırasıyla listeleyin. Birden fazla işlem varsa her biri için başvuru yolu ve süre ayrı değerlendirilmelidir. VUK 153/A kapsamındaki teminat ve taksitlendirme teminatı bu yazının kapsamı dışındadır.
Vergi dairesi her vergi borcu için teminat isteyebilir mi?
6183 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasına göre, VUK 344 uyarınca vergi ziyaı cezasını gerektiren veya 359. maddede sayılan hallere temas eden kamu alacağının salınması için işlemlere başlanmışsa, incelemeye yetkili memurların ilk hesaplarına göre belirlenen tutar üzerinden teminat istenir. Dolayısıyla bu hükme dayanılırken yalnız “şirketin vergi borcu var” açıklamasıyla yetinilmemelidir. İlk hesaplama, inceleme aşaması ve talebin dayanağı kontrol edilmelidir.
İhtiyati haczin birden fazla sebebi vardır. Teminat istenmesini gerektiren durumlar 13/1’de; kaçma, malları kaçırma veya hileli yollara sapma ihtimalleri ise 13/3’te düzenlenir. Aynı kararda birden çok bent bulunabilir. İtirazı yalnız bir bent üzerinden kurmak, diğer gerekçeyi cevapsız bırakabilir.
Vergi incelemesi bittikten sonra teminat veya ihtiyati haciz uygulanabilir mi?
Tahsilat Genel Tebliği’nin ihtiyati haciz bölümüne 2024’te eklenen açıklamaya göre, inceleme tamamlanıp rapor vergi dairesine intikal ettikten sonra 13/1’e dayanılarak ihtiyati haciz kararı alınamaz. Ancak 13. maddedeki başka bir sebep varsa ayrıca değerlendirilir. Bu ayrım, “inceleme bitti, bütün hacizler kendiliğinden kalkar” sonucunu doğurmaz.[2]
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 09.04.2025, E.2023/402, K.2025/298 kararında, eski bir limited şirket ortağından teminat istenmesini inceledi. Kurul, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra 9. maddeye göre teminat istenemeyeceğini belirterek bunun öncelikle araştırılmasını istedi. Hisse devrinin geçmiş dönem sorumluluğunu tek başına sona erdirdiği gerekçesini de uygun bulmadı. Israr kararını bozdu; teminat işlemini kendisi doğrudan iptal etmedi. Bu karara dayanılacaksa teminatın ne zaman istendiği, incelemenin ne zaman bittiği ve verginin ne zaman tarh edildiği karşılaştırılmalıdır.[3]
Mal kaçırma şüphesi gerekçe gösteriliyorsa ne değişir?
Danıştay 3. Daire, 11.04.2025, E.2024/168, K.2025/1816 kararında 13/1 ve 13/3 birlikte değerlendirilmiştir. Olayda, İstanbul’da finansal danışmanlık adı altında yürütülen faaliyetler hakkında rapor ve soruşturma tespitleri vardı. Daire, inceleme sonrasında 13/1’in uygulanamayacağını kabul etmiştir. Buna karşılık borç tutarını, yasa dışı ikrazatçılık ve sahte belge organizasyonuna ilişkin somut tespitlerle birlikte değerlendirerek 13/3 yönünden idarenin takdirini hukuka uygun bulmuş ve haczin kaldırılmasını uygun bulan kararı bozmuştur.[4]
Bu karar, yüksek tutarlı her vergi borcunun tek başına mal kaçırma şüphesi oluşturduğu anlamına gelmez. Şirketin dosyasında hangi hareketin veya belgenin risk sayıldığı belirlenmeli; banka hareketleri, mal varlığı kayıtları ve ticari belgeler o iddiaya cevap verecek biçimde hazırlanmalıdır.
Şirket ortağının taşınmazına uygulanan hacizde aynı sonuç mu çıkar?
Danıştay 9. Daire, 16.06.2025, E.2023/1595, K.2025/3013 kararında, şirket ortağının taşınmazlarına 13/3 uyarınca uygulanan ihtiyati haciz ile 9. madde kapsamındaki teminat istemini incelemiştir. Şirkete ihbarnameler 2013’te tebliğ edilmiş, uyuşmazlık konusu işlemler 2022’de kurulmuştur. Daire, ihbarnamelerden sonra bu koruma tedbirlerine başvurulmasını uygun bulmayarak iptal sonucunu farklı gerekçeyle onamıştır.[5]
Bu kararın tarhiyat sonrası koruma tedbirlerine yaklaşımı, yukarıdaki 3. Daire kararının 13/3 değerlendirmesiyle aynı değildir. Bu iki karar farklı sonuçlara varmıştır. Kendi dosyanızda işlemin kime yöneltildiğini, hangi tarihte yapıldığını ve hangi haciz sebebine dayandığını kontrol edin. Mal kaçırma riski ileri sürülmüşse bunu desteklemek için hangi tespitlerin gösterildiğine de bakın. Ayrıca 2025/298 sayılı Kurul kararından, hisse devreden herkesin geçmiş borçtan kurtulduğu sonucu çıkarılamaz.
İhtiyati hacze karşı dava süresi kaç gündür?
6183 sayılı Kanun’un 15. maddesinde süre 15 gündür. İhtiyati haciz sebeplerine karşı dava ilgili vergi mahkemesinde açılır. Süre haczin uygulanmasından; gıyapta yapılan hacizde ise haczin tebliğinden itibaren değerlendirilir. Tahsilat Genel Tebliği de bu başlangıçları ve 15 günlük süreyi açıklar. Eski kaynaklardaki yedi günlük süreye göre hareket edilmemelidir. Bu özel süreyi her teminat yazısına veya başka bir vergi işlemine otomatik uygulamayın.
Hacze karşı dava açılması, haczi kendiliğinden kaldırmaz. İYUK 27 uyarınca yürütmenin durdurulması talebi ayrıca değerlendirilir; açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte aranır. Ücret, tedarikçi ve kredi ödemelerinin aksaması ileri sürülüyorsa bunları ödeme takvimi ve banka kayıtlarıyla somutlaştırmak yararlı olur.[6]
Teminat gösterilirse ihtiyati haciz kaldırılır mı?
6183 sayılı Kanun’un 16. maddesi, 10. maddeye uygun teminat gösterilmesi halinde ihtiyati haczin haczi koyan merci tarafından kaldırılmasını düzenler. Ancak 10. maddenin beşinci bendindeki menkul mallar bu yolun dışındadır. Tebliğ de teminatın kabul edilmesi üzerine önceki mallardaki ihtiyati haczin kaldırılmasını, teminat gösterilen mallara ilişkin haciz işlemiyle birlikte açıklar. Sadece “başka malımız var” demek yeterli değildir; teminatın türü, tutarı ve kabulü incelenmelidir.
Mahkeme ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verirse, Tebliğ uyarınca kararın uygulanması için kesinleşmesi beklenmez. Haczin dayanağı tarhiyatın mahkemece tamamen veya kısmen terkin edilmesi de, ilgili tutar bakımından haczin kaldırılmasını gerektirir. Kararın vergi dairesine sunulması ve uygulama sonucunun takip edilmesi gerekir.[7]
İlk değerlendirme için hangi belgeler hazırlanmalı?
Teminat isteme yazısını, ihtiyati haciz kararını, banka veya tapu bildirimini ve tebliğ belgelerini birlikte hazırlayın. Bunlara inceleme raporu ve vergi/ceza ihbarnamelerini ekleyin; raporun vergi dairesine intikal tarihini de araştırın. Ortak ya da yönetici adına işlem yapılmışsa ticaret sicili, pay devri ve görev tarihlerini gösteren kayıtlar ayrıca önem taşır.
Önce son dava gününü belirleyin. Sonra haciz kararında gösterilen sebebi ve işlem tarihlerini inceleyin. Haciz şirketin ödemelerini aksatıyorsa bunu gösteren kayıtları; teminat sunulacaksa buna ilişkin belgeleri hazırlayın. Borcun taksitlendirilmesi ayrıca değerlendirilecekse şirket vergi borcunda tecil ve taksitlendirme rehberimize; diğer uyuşmazlıklar için Vergi Hukuku Bilgi Merkezi’ne bakabilirsiniz.
Resmî Kaynaklar
Mevzuat ve karar kontrolü: 2 Kasım 2026. Kararlardaki olay tarihleri ile bugün uygulanacak hükümler ayrı değerlendirilmiştir.
- 6183 sayılı Kanun, m.9,13,15,16 — GİB kanun metni. ↩
- Tahsilat Genel Tebliği Seri A Sıra No.1, Birinci Kısım, İkinci Bölüm II/7,11,12; Seri A Sıra No.16 ile eklenen açıklama — GİB. ↩
- Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 09.04.2025, E.2023/402, K.2025/298 — resmî tam metin. ↩
- Danıştay 3. Daire, 11.04.2025, E.2024/168, K.2025/1816 — resmî tam metin. ↩
- Danıştay 9. Daire, 16.06.2025, E.2023/1595, K.2025/3013 — resmî tam metin. ↩
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m.27 — Adalet Bakanlığı. ↩
- Tahsilat Genel Tebliği Seri A Sıra No.9, m.1; RG 23.12.2017, sayı 30279 — GİB. ↩
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
