Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası (TCK 116)

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, bir kişinin kullandığı konuta rızasına aykırı girilmesi veya izinle girildikten sonra çıkılmaması hâlinde oluşabilir. Ev sahibi olmak ya da yedek anahtar taşımak, kiracının evine izinsiz girme hakkı vermez. Temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir; gece vakti, cebir, tehdit ve TCK 119’daki koşullar cezayı ve başvuru usulünü değiştirir.[1]

TCK 116 Kanun Metni

Konut dokunulmazlığının ihlali — Madde 116

(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?

TCK 116, konuta veya konutun eklentisine rızaya aykırı girilmesini ve rızayla girildikten sonra çıkılmamasını düzenler. Korunan alan yalnızca tapuda malik görünen kişinin mülkü değildir: kiracının yaşadığı yer de onun konutudur. Bu nedenle tapu kaydı kadar konutta fiilen kimin yaşadığı, girişe izin verip vermediği ve olayın nasıl gerçekleştiği de önemlidir.

Hangi Davranışlar Konut Dokunulmazlığını İhlal Eder?

Konut, kişinin sürekli ya da geçici barınmasına ayrılmış yer olabilir. Bahçe veya avlunun konutun eklentisi sayılması için evle bağlantısına, sınırlarına ve kullanımına bakmak gerekir. Failin rızaya aykırı girdiğini veya rıza geri alındığı halde çıkmadığını bilerek hareket etmesi gerekir. Kapıyı zorlamak şart değildir; anahtarla gizlice giriş de rıza sorununu ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 14.03.2017, E.2016/18852, K.2017/2780 sayılı kararında, ev sahibinin tanıdığı sanığı gece misafir olarak kabul ettiği olayı inceledi. İlk derece mahkemesi, evden eşya çalındığı gerekçesiyle sanığa hırsızlık yanında konut dokunulmazlığını ihlalden de ceza vermişti. Daire, sanığın rızayla girdiğini ve çıkmamakta direnmediğini belirleyerek bu suç yönünden hükmü kanun yararına bozdu ve beraat kararı verdi.[2]

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Cezası Ne Kadar?

Konuta veya eklentisine rızaya aykırı giriş ve rızayla girdikten sonra çıkmama için temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Açık rıza aranmaksızın girilmesi alışılmış olmayan işyeri ve eklentisinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Cebir, tehdit veya gece vakti halinde TCK 116/4’teki bir yıldan üç yıla kadar hapis aralığı uygulanır. TCK 119/1’de silah, birden fazla kişi tarafından birlikte işleme ve kamu görevinin nüfuzunu kötüye kullanma gibi ortak ağırlaştırıcı nedenler ayrıca sayılmıştır; ilgili koşul gerçekleşirse verilecek ceza bir kat artırılır.

Kapı Önü, Apartman Merdiveni ve Bahçe Konut Sayılır mı?

Kapalı dairenin içi ile binanın herkesin kullanabildiği ortak bölümleri aynı hukuki konumda değildir. Bahçenin sınırları, çevrili olup olmaması ve ev yaşamıyla bağlantısı, eklenti niteliği açısından önem taşır. Olay yeri fotoğrafları, keşif ve bina planı bu nedenle önemlidir. Sadece “apartmana girdi” denilmesi, hangi korunan alana ve hangi rızaya aykırı girildiğini tek başına açıklamaz.

Kiracı Evi Boşalttıysa Ev Sahibi İçeri Girebilir mi?

Eşyaların taşınması ile kiralananın hukuken ve fiilen teslimi aynı olay olmayabilir. Anahtar tesliminin tarihi, anahtarı kimin aldığı ve kiracının evle bağını sürdürüp sürdürmediği bu ayrımı açıklar. Ev sahibi, boş göründüğü gerekçesiyle tek taraflı kilit değiştirirken hem ceza hukuku hem kira hukuku yönünden uyuşmazlıkla karşılaşabilir. Teslim tutanağı, yazışma ve sayaç kayıtları bu ayrımı aydınlatır.

Ev Sahibi Kiracının Evine İzinsiz Girebilir mi?

Kiraya veren, kira borcu ödenmediği veya tahliye kararı aldığı gerekçesiyle kiracının kullandığı eve kendi başına giremez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 03.07.2023, E.2021/10986, K.2023/5492 sayılı kararında, tahliye kararını yasal yoldan uygulatmadan çilingirle eve girip kilidi değiştiren ev sahibinin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkûmiyetini onadı. Aynı dosyadaki hakkı olmayan yere tecavüz hükmünü ise adli para cezasındaki hesaplamayı düzelterek onadı.[3]

Ayrı Yaşayan veya Boşanmış Eş Eve Girebilir mi?

Evlilik bağının sürmesi ya da kişinin tapuda malik olması tek başına bütün konutlara giriş yetkisi vermez. Ortak konutun kime tahsis edildiği, tarafların nerede yaşadığı, girişe rıza ve varsa uzaklaştırma kararı bu sorunun cevabını değiştirir. Ayrı yaşayan eşin bizzat konuta girmesi ile üçüncü bir kişiyi ortak konuta davet etmesi farklı sorunlardır. Bu yüzden yalnız boşanmış olmaktan hareketle her girişin suç olduğu sonucuna varamayız.

Evde Yaşayanlardan Birinin İzin Vermesi Yeterli mi?

Konut birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa, kullanıcılardan birinin girişe rıza göstermesi önem taşır. Ancak TCK 116/3, bu rızanın meşru bir amaca yönelik olmasını arar. “Evdeki diğer kişi çağırdı” açıklaması tek başına yeterli olmayabilir. Davetin amacı ve konutu birlikte kullananların hakları da önemlidir.[1]

Bir kişinin eve girmesinin engellenmesi, dışarı çıkmasına izin verilmemesi ve tehdit edilmesi farklı suçları gündeme getirebilir. Tehdit içeren davranışlar için tehdit suçu, kişinin hareket özgürlüğünün engellendiği olaylar için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hakkındaki açıklamalardan yararlanabilirsiniz.

İşyerine İzinsiz Girmek de Suç mu?

TCK 116/2, açık rıza aranmaksızın girilmesi alışılmış yerler dışındaki işyeri ve eklentileri korur. Mesai saatinde herkese açık mağazaya müşteri olarak girmekle kilitli ofise veya depoya izinsiz girmek aynı değildir. İşyerinin hangi bölümüne, hangi saatte ve ne amaçla girildiği belirleyicidir.

Gece Vakti, Cebir ve Tehdit Cezayı Nasıl Etkiler?

Fiil cebir veya tehditle ya da gece vakti işlenirse TCK 116/4 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. Gece vakti, TCK 6/1-e tanımına göre güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat öncesine kadar sürer. Kamera kayıtları, telefon verileri ve tanık anlatımları olayın saatini ortaya koyabilir. Gece sayılan zaman aralığı mevsime ve olay yerine göre değişebilir.

Şikâyet Süresi ve Uzlaştırma Koşulları Neler?

TCK 116/1 ve 116/2’deki temel hâllerde, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet gerekir. Bu süre dava zamanaşımını aşamaz. Gece vakti, cebir veya tehdit içeren TCK 116/4 hâli ile TCK 119’un uygulandığı ağırlaştırıcı hâllerde şikâyet aranmaz. Hırsızlık amacıyla işlenen ihlalde de TCK 142/4 gereğince soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir.[1]

Şikâyet ile uzlaştırma aynı koşul değildir. CMK 253/1-b, TCK 116’yı şikâyete bağlı olup olmadığına bakmaksızın uzlaştırma kapsamında sayar. TCK 119’daki ağırlaştırıcı hâller ise uzlaştırma kapsamında değildir. Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışındaki başka bir suç da varsa CMK 253/3 sonucu değiştirebilir; önödeme kapsamındaki suçla birlikte işleme hâli bu kuralın istisnasıdır.[4]

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.12.2023, E.2022/183, K.2023/675 sayılı kararında, birden fazla kişinin İstanbul Merter’deki işyerine girerek makineleri çaldığı dosyada uzlaştırma konusunu değerlendirdi. Kurul, CMK 253’te TCK 116’ya yer verildiğini, TCK 119’a ise yer verilmediğini açıkladı. Birden fazla kişiyle işlenen işyeri dokunulmazlığının ihlalinin uzlaştırma kapsamında olmadığını kabul ederek Başsavcılık itirazını reddetti.[5]

Şikâyette, konutu kimin kullandığını ve rızanın neden bulunmadığını somut olarak anlatın. Kira sözleşmesi, anahtar teslim tutanağı, konut tahsis veya koruma kararı, hukuka uygun görüntüler, mesajlar ve olayı bilen tanıklar bu incelemeye yardımcı olur. Savcılığa, polise veya jandarmaya başvurabilirsiniz.[4]

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 30.09.2025, E.2025/10073, K.2025/16798 sayılı kararında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyetleri bozdu. Suç tarihindeki katalog dışında kalan suçlar için dinleme kayıtlarının kullanılamayacağını; dosyada mahkûmiyete yeterli hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların gerekçede gösterilmediğini belirtti. Soyut ifadelerle yetinilmesi yerine somut delillerin ortaya konulmasını aradı.[6]

Konut dokunulmazlığının ihlalinde dava zamanaşımı ne kadar?

Yetişkinlerde TCK 116/1’deki temel suçta olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. TCK 116/4’teki gece vakti, cebir veya tehdit hâli tek başına bu süreyi değiştirmez. Ancak TCK 116/4 ile TCK 119 birlikte uygulanacaksa üst ceza sınırı altı yıla çıktığından olağan süre on beş yıl olur. İfade, sorgu, iddianame ve mahkûmiyet gibi işlemler süreyi kesebilir; HAGB denetimi gibi nedenler süreyi durdurabilir. Altı aylık şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirinin yerine geçmez.[1][4]

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 09.10.2025, E.2024/15912, K.2025/17729 sayılı kararında HAGB nedeniyle duran ve sonraki suç üzerine yeniden işlemeye başlayan zamanaşımını hesapladı. TCK 116/1 yönünden sekiz yıllık olağan sürenin geçtiğini belirleyerek mahkûmiyeti bozdu ve kamu davasını düşürdü.[7]

Sıkça Sorulan Sorular

Ev Sahibi Yedek Anahtarla Eve Girebilir mi?

Kiracının rızası veya hukuka uygun başka bir neden yoksa yedek anahtara sahip olmak giriş yetkisi sağlamaz. Yangın veya benzeri acil bir tehlike varsa, girişin tehlikeyi önlemek için zorunlu olup olmadığı ayrıca önem taşır.

Tahliye Kararı Varsa Kilit Değiştirilebilir mi?

Kiracı konutu kullanmaya devam ediyorsa tahliye kararını yasal yoldan uygulatmak gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 03.07.2023, E.2021/10986, K.2023/5492 sayılı kararında, çilingirle girip kilidi değiştiren ev sahibinin konut dokunulmazlığını ihlal mahkûmiyetini onadı.[3]

Misafir Çıkması İstendiğinde Çıkmazsa Ne Olur?

Girişte verilen rıza, konutta süresiz kalma izni değildir. Evde yaşayan kişi açıkça çıkmasını istediği hâlde misafir bilerek kalmaya devam ederse TCK 116/1 gündeme gelebilir.

Boşanmış Eşin Eve Girmesi Her Zaman Suç mu?

Hayır. Konutta kimin yaşadığı, girişe izin verip vermediği ve varsa konut tahsisi veya koruma kararı önemlidir. Boşanma tek başına bütün durumlar için aynı sonucu doğurmaz.

Şikâyetten Vazgeçilirse Ne Olur?

Şikâyete bağlı temel hâllerde, hüküm kesinleşmeden önceki vazgeçme ve sanığın kabulü davanın düşmesini sağlayabilir. Gece vakti, cebir, tehdit, TCK 119’daki ağırlaştırıcı hâller ve hırsızlık amacıyla işlenen ihlal gibi şikâyet aranmayan durumlarda yalnız vazgeçme dosyayı sona erdirmez.[1]

Kaynakça

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.6, 21, 26, 66–67, 73, 116, 119 ve 142 ↩
  2. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 14.03.2017, E.2016/18852, K.2017/2780 ↩
  3. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 03.07.2023, E.2021/10986, K.2023/5492 ↩
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.158, 173, 217, 231 ve 253 ↩
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 20.12.2023, E.2022/183, K.2023/675 ↩
  6. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 30.09.2025, E.2025/10073, K.2025/16798 ↩
  7. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 09.10.2025, E.2024/15912, K.2025/17729 ↩

YAZAR HAKKINDA

Köksoy Hukuk ve Danışmanlık · Kurucu Avukat

Av. Fırat KÖKSOY, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Barosu’na 61910 sicil numarası ile kayıtlı olup, İstanbul Kartal’da Köksoy Hukuk ve Danışmanlık kurucu avukatı olarak çeşitli hukuk alanlarında avukatlık faaliyeti yürütmektedir.

İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Marmara bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde Sigorta ve Tazminat Hukuku, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, İş Hukuku, Tüketici Hukuku, Vergi Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku, Otomotiv Hukuku alanlarında avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sicil kaydını TBB avukat arama sayfasında Fırat Köksoy adı ve 61910 sicil numarasıyla kontrol edebilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir