Ticari İş Nedir? Bir Borcun Ticari Sayılması Neyi Değiştirir?

Ticari iş, TTK’da düzenlenen hususları ve bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiilleri kapsar. Bir borcun ticari sayılması; faiz türünü, birlikte borçlananların sorumluluğunu ve uygulanacak hükümleri etkileyebilir. Ancak tek başına herkesin tacir olduğu veya davanın mutlaka ticaret mahkemesinde görüleceği anlamına gelmez. [1]

Şirketler için ilk soru şudur: Borcu kim, hangi amaçla üstlendi? Sözleşmedeki taraf ve imzanın niteliği, uygulanacak kuralları değiştirir.

Ticari İş Nedir, Nasıl Belirlenir?

Ticari iş yalnız mal alıp satmak değildir. İşletmenin kredi kullanması, işyeri için hizmet alması veya faaliyeti sırasında başkasına zarar vermesi de ticari nitelik taşıyabilir. İşletmeyle bağlantıyı olayın koşulları gösterir.

Örneğin İstanbul Kartal’daki tedarikçinin Kocaeli Gebze’deki üreticiye hammadde satması iki işletmenin de faaliyetini ilgilendirir. İşletme sahibinin evine aldığı eşya ise farklı bir değerlendirme gerektirir. Tacir sıfatının nasıl belirlendiğini tacir ve esnaf ayrımı rehberinde açıklıyoruz.

Tacirin Kişisel Borcu Ve Şirketin Borcu Nasıl Ayrılır?

TTK m.19’a göre tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Gerçek kişi tacir, işlemi yaparken işletmesiyle ilgili olmadığını karşı tarafa açıkça bildirirse veya işin ticari sayılmasına durum elverişli değilse borç adi sayılır. Kişisel kullanımın amacı, sözleşme ve teslim bilgileri bu ayrımda önem taşır.

A.Ş. ve limited şirketlerde bu kişisel alan istisnası aynı şekilde uygulanmaz; tacir şirketin kendi işlemleri ticari niteliktedir. Bununla birlikte şirket ortağının kendi adına aldığı ev eşyası, yalnız ortaklık nedeniyle şirket işlemi olmaz. İşlemin tarafını doğru belirleyin.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.04.2025, E.2024/643, K.2025/264 sayılı kararında, traktör kazasında aracın tarımsal faaliyet sırasında hususi kullanımını esas aldı. Kurul, dosyada ticari kullanımın kanıtlanmadığını belirterek avans faizi yerine yasal faiz gerektiği yönünden de direnme kararını bozdu. 2010’daki kazayı eski 6762 sayılı TTK’ya göre değerlendirdi. Bu nedenle kararın olay ve dönem sınırını korumak gerekir. [2]

İşin Bir Taraf İçin Ticari Olması Yeterli Mi?

TTK m.19/2’ye göre bir taraf için ticari olan sözleşme, kanunda aksi yoksa diğer taraf için de ticari sayılır. Diğer tarafın şirket veya tacir olması şart değildir. Ancak bu kural her haksız fiili veya sebepsiz zenginleşmeyi kendiliğinden ticari işe dönüştürmez.

Tüketici işlemlerinde özel koruma sürer. Örneğin mağazadan evinde kullanmak için ürün alan kişi, satıcı şirket olduğu için tüketici haklarını kaybetmez. Bunun dayanağı 6502 sayılı Kanun m.3 ve 83 ile TTK m.8/3’tür. [3]

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.01.2025, E.2024/1183, K.2025/48, şirketten konut alımı girişiminin ardından istenen tazminatta davacının tüketici olduğunu kabul etti. Asliye hukuk mahkemesinin esasa girmesini görev yönünden hatalı bulup kararı bozdu. Daire tazminatın hak edildiğine karar vermedi; görev sorununu çözdü. [4]

Ticari Borçta Hangi Faiz İstenebilir?

Taraflar ticari işlerde faiz oranını sözleşmeyle belirleyebilir; tüketiciyi koruyan hükümler ve özel sınırlar saklıdır. Oran kararlaştırmamışlarsa 3095 sayılı Kanun devreye girer. Ticari para borcunda ödeme geciktiğinde alacaklı, temerrüt ve m.2/2’deki karşılaştırma şartları varsa avans faizi isteyebilir. Kanuni faiz ile avans faizi aynı hesap değildir. [5]

31 Temmuz 2026’da değişen m.1, kanuni faizi TCMB’nin önceki 31 Aralık’ta kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenine bağladı. 30 Haziran’da reeskont oranı en az beş puan farklıysa ikinci yarıda bu yeni oranın yüzde sekseni esas alınır. Dolayısıyla geçmiş dönem alacaklarında tek sabit oranla hesap yapmayın. [6]

Faizin başlangıcını da kontrol edin: TTK m.10, aksine sözleşme yoksa vadenin bitimini, vade belli değilse ihtar gününü esas alır. Temerrüt faizi bakımından TBK m.117’deki şartları ve ihtar istisnalarını da gözetin. Tacirler arasındaki bildirimlerde TTK m.18/3’teki yollar önemlidir. [7]

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.12.2020, E.2020/9935, K.2020/7847, şirket kiracının iade edilecek teminat alacağında, talep edilmiş olmasına rağmen yasal faiz verilmesini hatalı buldu. Hükmü, ihtarnamenin tebliğinden itibaren avans faizi uygulanacak şekilde düzelterek onadı. Karardaki geçmiş dönem hesabı, bugünkü faiz oranı olarak kullanılamaz. [8]

Bileşik faiz ise genel bir serbestlik değildir. TTK m.8/2; yalnız cari hesaplarda ve iki taraf için de ticari olan ödünç sözleşmelerinde, sözleşenler tacir olmak ve dönem üç aydan kısa olmamak şartıyla bu imkânı tanır. Cari hesap sözleşmesi ile sıradan muhasebe bakiyesini birbirine karıştırmayın.

Birlikte Borçlananlar Ve Kefiller Nasıl Sorumlu Olur?

TTK m.7’ye göre iki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri için bile ticari olan iş nedeniyle birlikte borçlanırsa kanun veya sözleşmede aksi yoksa müteselsil sorumluluk doğar. Alacaklı, borcun tamamını borçlulardan birinden isteyebilir; aynı borcu iki kez tahsil edemez.

Kefalette önce TBK’daki şekil, azami tutar ve gerekiyorsa eş rızası şartlarını kontrol edin. Eş rızasının kanuni istisnaları vardır. Ayrıca TTK m.7, alacaklının kefile ödemenin yapılmadığını bildirmesinden önce temerrüt faizi yürütmesine izin vermez. Ticari nitelik, geçersiz kefaleti geçerli hâle getirmez.

Her Ticari İş Ticari Dava Sayılır Mı?

Hayır. TTK m.4 ve özel kanunlar ticari davanın kapsamını ayrıca belirler. Bazı davalar tarafların tacirliğinden bağımsız olarak ticari niteliktedir; diğerlerinde iki tarafın ticari işletmesiyle bağlantı gerekir. Tüketici ve kira ilişkilerinin özel görev kurallarını da gözetmek gerekir.

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 07.05.2024, E.2024/250, K.2024/332, kasko ödemesi yapan sigortacının kusurlu kişilere rücu davasında sigortalının hukuki durumunu esas aldı. Sigortalı ve davalıların tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığı ticari dava saymayıp görevsizlik kararı verdi. Bu, istinaf yolu açık bir ilk derece kararıdır; her sigorta uyuşmazlığına genellenemez. [9]

TTK m.5/A kapsamındaki konusu para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava öncesi arabuluculuk şartını da kontrol edin. Yalnız sözleşmeye “ticari iş” yazmak, görev ve başvuru şartlarını değiştirmez.

Ticari İş Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ticari Borçlarda Zamanaşımı Her Zaman Aynı Mı?

Hayır. Süre, alacağın türüne ve hukuki dayanağına göre değişir. Yalnız ticari borç denilerek bütün alacaklara tek süre uygulanamaz. TTK m.6 uyarınca ticari hükümlerdeki zamanaşımı sürelerini, kanun aksini öngörmedikçe sözleşmeyle değiştiremezsiniz.

Kişisel Borç İçin Bono Düzenlenirse Ne Olur?

Asıl borcun sebebi ile bonodan doğan kambiyo ilişkisini ayırmak gerekir. Bono TTK’da düzenlenir; tarafların tacir olmaması, kambiyo hükümlerinin uygulanmasını tek başına engellemez. Tüketici işlemlerinde düzenlenen senetler için özel kurallar ayrıca korunur.

Fatura Düzenlenmesi Borcu Tek Başına Ticari Yapar Mı?

Fatura önemli bir belgedir; ancak işlemin gerçek konusu, tarafları ve amacı incelenmeden yalnız faturaya bakılarak sonuca gidilmez. Sözleşme, sipariş ve teslim kayıtları birlikte değerlendirilir.

Şirket Borcunu Ortak Veya Müdür Kendi Cebinden Öder Mi?

A.Ş. veya limited şirketin özel hukuk borcu, yalnız ticari olduğu için ortağın ya da müdürün kişisel borcuna dönüşmez. Kefalet, ayrıca borç üstlenme, yöneticinin sorumluluğu ve kamu borçlarına ilişkin özel hükümler ayrı incelenir.

Ticari İş Sayılması Karşı Tarafı Tacir Yapar Mı?

Hayır. Bir sözleşmenin iki taraf için de ticari iş olması, her iki tarafa tacir sıfatı kazandırmaz. Bu yüzden tacire özgü yükümlülükleri veya tacirler arasında geçerli bir yetki şartını yalnız ticari iş niteliğine dayanarak uygulamayın.

Ticari Borç Uyuşmazlığında İlk Yapılması Gerekenler

Sözleşmeyi, sipariş ve teslim kayıtlarını, faturayı, ödeme belgelerini ve ihtarların tebliğ tarihlerini bir araya getirin. İmzanın şirket adına mı kişisel olarak mı atıldığını, kefalet bulunup bulunmadığını belirleyin. Ardından faiz türünü ve dönemini, görevli mahkemeyi ve arabuluculuk şartını değerlendirin. İlgili diğer rehberlere Ticaret Ve Şirketler Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kaynakça

  1. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.3–10, 16, 18–19, 329, 573 ↩
  2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.04.2025, E.2024/643, K.2025/264 ↩
  3. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m.3, 4, 73, 83 ↩
  4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.01.2025, E.2024/1183, K.2025/48 ↩
  5. 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m.1–3 ↩
  6. 7589 Sayılı Kanun, m.10; Resmî Gazete, 31.07.2026, Sayı 33326 ↩
  7. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.117, 583–584, 589 ↩
  8. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.12.2020, E.2020/9935, K.2020/7847 ↩
  9. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, 07.05.2024, E.2024/250, K.2024/332 ↩

YAZAR HAKKINDA

Köksoy Hukuk ve Danışmanlık · Kurucu Avukat

Av. Fırat KÖKSOY, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Barosu’na 61910 sicil numarası ile kayıtlı olup, İstanbul Kartal’da Köksoy Hukuk ve Danışmanlık kurucu avukatı olarak çeşitli hukuk alanlarında avukatlık faaliyeti yürütmektedir.

İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Marmara bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde Sigorta ve Tazminat Hukuku, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, İş Hukuku, Tüketici Hukuku, Vergi Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku, Otomotiv Hukuku alanlarında avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sicil kaydını TBB avukat arama sayfasında Fırat Köksoy adı ve 61910 sicil numarasıyla kontrol edebilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Fırat KÖKSOY‘a aittir. Sitedeki makale ve içerikler, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir