Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası (TCK 134)

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin mahrem yaşamının izinsiz izlenmesi, özel görüntü veya seslerinin kaydedilmesi ya da başkalarına açıklanmasıyla gündeme gelir. Eski sevgilinin özel fotoğrafları paylaşması, yatak odasına gizli kamera konulması ve kişiye ait mahrem bir videonun WhatsApp grubuna gönderilmesi bu suçun gündeme gelebileceği örneklerdir.

TCK 134’e göre özel hayatın gizliliğini ihlalin temel cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İhlal görüntü veya ses kaydıyla yapılırsa ceza bir kat artırılır; özel görüntü veya seslerin hukuka aykırı ifşasında ise iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Kaydın içeriği, elde etme yöntemi ve kime gönderildiği hangi hükmün uygulanacağını belirler.[1]

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

TCK 134, kişinin özel yaşamını başkalarının hukuka aykırı müdahalesine karşı korur. Korunan alan yalnız cinsel yaşamdan veya evin içinden ibaret değildir. Kişinin sınırlı bir çevreyle paylaştığı ilişkileri, mahrem konuşmaları ve başkalarının erişimine açmadığı yaşam kesitleri de olayın özelliklerine göre bu alana girebilir.[1]

Bununla birlikte bir kişinin fotoğrafının bulunması, tek başına TCK 134 uygulanması için yeterli değildir. Görüntünün özel yaşamı açığa çıkarması gerekir. Özel hayata ilişkin olmayan bir fotoğrafın hukuka aykırı kullanılması ise kişisel veriler veya kişilik hakları yönünden başka bir değerlendirme gerektirebilir.

Herkese Açık Yerde de Özel Hayat Olur mu?

Bir kişinin sokağa çıkması, gününün tamamının izlenmesine ve her hareketinin kaydedilmesine izin verdiği anlamına gelmez. Tesadüfen bir sokak görüntüsüne girmek ile belirli bir kişinin mahremiyetine odaklanarak görüntü almak farklıdır. Çekimin amacı, kapsamı, süresi ve kişinin hangi yönünün kaydedildiği önemlidir.

Örneğin bir işyerinin genel görünümünü kaydetmekle, karşı binadaki evin içine yöneltilmiş kamerayla yatak odasını izlemek aynı değildir. Bu nedenle kişinin bulunduğu yer kadar kameranın gördüğü alan da önemlidir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Unsurları

Maddi Unsur: İzleme, Kaydetme veya İfşa Etme

Özel hayatın gizliliği kayıt yapılmadan da ihlal edilebilir. Mahrem bir alanın hukuka aykırı gözetlenmesi bunun örneğidir. Görüntü veya sesin ayrıca kaydedilmesi, birinci fıkradaki ceza artırımını gündeme getirir. Kaydı sonradan yetkisiz kişilere açıklamak ise ikinci fıkradaki ifşa suçunu gündeme getirir.[1]

İfşa için görüntünün mutlaka herkese açık bir internet sitesine yüklenmesi gerekmez. Özel içeriğin bunu öğrenme yetkisi olmayan bir kişiye gönderilmesi de önem taşır. Belirleyici olan, özel içeriğin hukuka aykırı biçimde yetkisiz kişiye açıklanmasıdır.

Manevi Unsur: Kast ve Hukuka Aykırılık

Suç kasten işlenir. Kayıt veya paylaşımı yapan kişinin özel yaşam alanına müdahale ettiğini bilerek hareket etmesi gerekir. Kayıt cihazının açık olması tek başına bütün unsurları ispatlamaz; görüntünün hedefi, kayıt sırasında yaşananlar ve failin davranışları da önemlidir.[1]

“Şaka yaptım”, “telefonumda zaten vardı” veya “kötü bir niyetim yoktu” demek de tek başına yeterli bir açıklama değildir. Bu açıklamalar, görüntünün özel niteliğini veya hukuka aykırı paylaşımı ortadan kaldırmaz. Rıza ve bir hakkın kullanılması savunmasında da iznin veya hakkın sınırları önemlidir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.01.2026, E.2025/6679, K.2026/630 sayılı kararında, avukatı tarafından mağdur edildiğini düşünen kişinin aralarındaki görüşmeleri kaydettiği dosyayı inceledi. Daire önceki bozma kararında sanığın suç kastı ve hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediğini kabul etmişti. Bozmaya uyularak verilen beraat hükmünü Daire onadı.[2]

TCK 134 ve İlgili Hükümlerin Tam Metni

Özel hayatın gizliliğini ihlal — Madde 134

(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Nitelikli haller — Madde 137

(1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Şikayet — Madde 139

(1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

Eski tarihli eylemlerde suç tarihi ve TCK 7’deki lehe kanun kuralları ayrıca dikkate alınır.[1]

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

EylemKanuni Ceza
Özel hayatın gizliliğinin ihlali — TCK 134/1, ilk cümle1–3 yıl hapis.
İhlalin görüntü veya ses kaydıyla yapılması — TCK 134/1, ikinci cümleBir kat artırım sonucu 2–6 yıl hapis.
Özel görüntü veya sesin hukuka aykırı ifşası — TCK 134/22–5 yıl hapis.
TCK 137’deki görev, meslek veya sanatla ilgili koşulların bulunmasıİlgili ceza yarı oranında artırılır.

Bunlar kanundaki ceza aralıklarıdır. Sonuç ceza; temel cezanın belirlenmesi, varsa zincirleme suç, artırım ve indirim hükümleriyle ortaya çıkar. HAGB, erteleme ve cezanın infazı ise farklı koşullara bağlıdır.

Sosyal Medyada Paylaşmak Cezayı Ayrıca Artırır mı?

TCK 134/2, ifşanın basın ve yayın yoluyla yapılması hâlinde de aynı cezaya hükmolunacağını belirtir. Dolayısıyla yalnız Instagram veya başka bir platformun kullanılmış olması nedeniyle maddede bulunmayan ek bir kat artırım uygulanacağı söylenemez. Diğer ceza artırımları için kanundaki özel koşulların bulunması gerekir.

Kaydetmek ve Paylaşmak İçin Ayrı Ceza Verilebilir mi?

Hukuka aykırı kayıt ile bu kaydın sonradan ifşası farklı eylemler olabilir. Bu durumda kayıt eylemi TCK 134/1’i, sonradan paylaşım ise TCK 134/2’yi gündeme getirebilir. Her kişinin sorumluluğu kendi kaydetme, paylaşma veya bu fiillere katılma davranışına bağlıdır.

İzinsiz Fotoğraf, Video ve Ses Kaydı Suç mu?

İzinsiz kaydın özel hayat alanını ihlal edip etmediğine bakılır. Soyunma odası, banyo veya yatak odası gibi mahrem alanlara yöneltilen gizli kayıtlar ile genel bir ortam görüntüsü aynı şekilde değerlendirilemez. Kayıt başka kimseye gönderilmese de özel hayatın görüntü veya ses kaydıyla ihlali gündeme gelebilir.[1]

Kamera veya telefonun kime ait olduğu kadar, gerçekten ne kaydettiği de önemlidir. Cihazın incelenmesi, dosyanın oluşturulma zamanı, görüntünün devamı ve sesin içeriği suçun ispatında belirleyici olabilir. Yalnız cihazın varlığı, içinde ne tür kayıt bulunduğunu göstermez.

Kamera Önceden Açıktı Savunması

Kişi kamerayı başka nedenle açmış olsa bile sonradan belirli birini hedef alarak kaydı sürdürmesi suç kastını gösterebilir. Kayıt düğmesine ilk basıldığı an, davranışın tamamı hakkında tek başına sonuç vermez.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.02.2026 tarihli, 2025/6485 E., 2026/1235 K. sayılı kararında, çocuğun evinin çevresinde dolaşan, okula bırakma teklifinin reddedilmesine rağmen video kaydını sürdüren sanığın eylemi ele alınmıştır. Kayıt mağdurla karşılaşmadan önce başlatılmış olsa da sonradan sürdürülmesi ve olayın bütünü suç kastı yönünden değerlendirilmiştir. Daire, kazanılmış hak ve vekâlet ücretine ilişkin hataları düzelterek mahkûmiyet hükmünü onadı.[3]

Özel Fotoğrafı WhatsApp’tan Göndermek veya İnternette Paylaşmak

Mahrem görüntünün herkese açık paylaşılması ile bir arkadaş grubuna gönderilmesi, ifşanın gerçekleşme biçimleridir. “Herkes görmedi” açıklaması, yetkisiz kişilere özel içeriğin açıklanmasını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.[1]

Görüntüyü ilk kez kaydeden kişi ile sonradan eline geçirip gönderen kişi farklı olabilir. Herkes kendi kayıt veya paylaşım davranışından sorumludur. Başkasından gelen içeriği yeniden iletmek de paylaşım davranışıdır; ilk kaydı yapmamış olmak tek başına yeterli savunma değildir.

Yüzün Kapatılması veya İsmin Yazılmaması

Kişinin yalnız yüzünden tanınması gerekmez. Ses, dövme, ortam, eşlik eden açıklama veya içeriği görenlerin sahip olduğu bilgiler kimliğin anlaşılmasını sağlayabilir. Öte yandan kime ait olduğu anlaşılamayan bir içerik ile belirli kişiye bağlanan özel görüntü aynı değildir.

Paylaşımı Sonradan Silmek Suçu Ortadan Kaldırır mı?

İçeriğin silinmesi yayılmayı azaltabilir; ancak daha önce gerçekleşmiş paylaşımı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Paylaşım zamanını, erişim biçimini ve içeriğin kimlere ulaştığını gösteren kayıtları saklayın. TCK 134 için yalnız silmeye bağlı özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunmaz.

Görüntünün Çekilmesine Rıza, Paylaşılmasına da İzin midir?

Hayır. Bir fotoğrafın çekilmesine veya bir kişiye gönderilmesine izin verilmesi, bütün kullanım biçimlerini kapsamaz. Rıza yalnız izin verilen kayıt, kişi, amaç ve paylaşım için geçerlidir. Birlikte fotoğraf çektirmek, o görüntünün daha sonra mahremiyeti ihlal edecek biçimde yayımlanmasına sınırsız izin vermez.[1]

Aynı şekilde, görüntülü görüşmeye katılmak ile görüşmenin ayrıca kaydedilmesine izin vermek birbirinden ayrılır. Görüşmeye katılan kişi, haberi olmadan yapılan her kayda izin vermiş sayılmaz.

Kendim Gönderdim, Yine de Şikâyet Edebilir miyim?

Özel içeriğin belirli kişiye rızayla gönderilmiş olması, onun üçüncü kişilere hukuka aykırı açıklanması hakkında şikâyet edilmesini engellemez. Başvuruda ilk gönderim ile sonradan yapılan paylaşımın tarihini ve kapsamını ayırarak anlatmak yararlıdır.[1]

Eşin Telefonuna Bakmak, Gizlice Kayıt Yapmak ve Boşanma Delilleri

Evlilik, eşlerin mahremiyetini bütünüyle kaldırmaz. Eşin telefonuna veya hesabına erişim, mesajların okunması, evde gizli cihazla kayıt ve görüntülerin başkalarına gönderilmesi farklı fiillerdir. Bu davranışlar farklı suçları gündeme getirebilir; evlilik bunları kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.[1]

Boşanmada delil elde etmek istemek, her yöntemi hukuka uygun kılmaz. Önceden kurulan gizli kayıt düzeni, başkasının hesabına izinsiz giriş ve sistematik izleme; eldeki bir belgenin yalnız ilgili yargı merciine sunulmasından farklıdır. Delili nerede kullanacağınız kadar nasıl elde ettiğiniz de önemlidir.

Özel Görüntüyü Eşin Ailesine Göndermek

“Ailesi gerçeği öğrensin” düşüncesi, özel görüntünün yakınlara açıklanmasına kendiliğinden izin vermez. Bir mahkemeye sunulabilecek delil ile sosyal çevrede yayılacak içerik arasında amaç ve kapsam farkı vardır. Eski eşe duyulan öfke de paylaşımı hukuka uygun hâle getirmez.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli, 2023/6358 E., 2025/2376 K. sayılı kararında, ayrı yaşanan eş ve bir başka kişinin görüntülerinin gizlice kaydedilip daha sonra eski eşin yakınlarına gönderildiği dosya incelenmiştir. Yerel mahkeme kayıt ve ifşa suçlarından mahkûmiyet kurdu. Temyiz sırasında şikâyetçi vazgeçti ve sanık da vazgeçmeyi kabul etti. Yargıtay bu nedenle hükümleri bozarak kamu davalarını düşürdü.[4]

Terapi Raporu veya Sağlık Belgesini Mahkemeye Sunmak

Özel hayata ilişkin her bilgi TCK 134’ün görüntü veya ses düzenlemesiyle aynı kapsamda değildir. Yazılı sağlık bilgileri ve raporlar, kişisel verilerin korunması hükümleriyle de ilgilidir. Raporun kimden, hangi yetkiyle ve ne amaçla alındığı önem taşır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.03.2025 tarihli, 2023/438 E., 2025/2522 K. sayılı kararında, psikoloğun çift terapisi seanslarına ilişkin raporu eşlerden birinin vekiline boşanma davasında delil olarak sunulmak üzere vermesi ele alınmıştır. Daire, psikoloğun raporu yalnız boşanma davasına sunulması amacıyla verdiğini ve hukuka aykırı hareket etme bilincinin bulunmadığını kabul ederek TCK 136 yönünden beraati onadı. Kararda özel hayata ilişkin görüntü ve sesler bakımından TCK 134 ile diğer kişisel veriler bakımından TCK 136 ayrımı da açıklanmıştır.[5]

Özel Görüntülerle Şantaj Yapılması

“Para vermezsen görüntülerini paylaşırım” veya “ilişkiye devam etmezsen ailene gönderirim” şeklindeki baskılar, içeriğin niteliği ve diğer koşullarla birlikte şantaj kapsamında incelenebilir. Görüntülerin gerçekten paylaşılması hâlinde ifşa suçu da gündeme gelir.[1]

Şantaj mesajlarını silmeden korumak, kullanılan numara veya hesapları ve varsa para taleplerini belirtmek önemlidir. Görüntülerin yayılacağı korkusuyla yapılan ödeme, daha sonraki baskıları önleyeceğine ilişkin güvence sağlamaz. Devam eden tehdit veya takip varsa koruma ihtiyacı da başvuruda açıklanmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarihli, 2023/2152 E., 2025/2820 K. sayılı kararında, eski nişanlısından para isteyen ve özel görüntüleri sosyal medyada paylaşan sanık hakkındaki şantaj ve ifşa mahkûmiyetleri incelenmiştir. Daire, suçların oluşumuna yönelik temyiz itirazlarını reddetti; katılan kurum lehine vekâlet ücretini ekleyerek hükmü düzelterek onadı.[6]

İletişim yoluyla baskının sürdüğü olaylarda tehdit suçu ve ısrarlı takip suçu da ilgili olabilir. Hangi suçların oluştuğu, fiillerin bağlantısı ve uygulanacak içtima kurallarıyla birlikte belirlenir.

Sosyal Medya, Sahte Hesap ve İzinsiz Düğün Görüntüleri

Paylaşımın sahte bir hesaptan yapılması, şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz. Başvuruda hesap adıyla yetinmeyip profil bağlantısını, paylaşımın tam adresini, tarihini ve varsa hesapla fail arasındaki bağlantıyı belirtmek yararlıdır.

Düğün veya benzeri bir etkinliğe katılmak, çekilen her görüntünün herkes tarafından kullanılmasına sınırsız izin sayılmamalıdır. Görüntünün özel yaşamla ilişkisi, hangi ortamda çekildiği, kimlerin erişimine açıldığı ve paylaşım koşulları araştırılır. Yalnız “düğün fotoğrafı” denilerek suç oluştuğu veya oluşmadığı sonucu çıkarılamaz.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.04.2026 tarihli, 2024/4203 E., 2026/3673 K. sayılı kararında, Instagram hesaplarından izinsiz düğün görüntüleri paylaşıldığı iddiası incelenmiştir. Daire, savcılığın paylaşım ve şüpheli hakkında araştırma yapmadan takipsizlik vermesini hukuka aykırı buldu. Açık kaynak araştırması ve ilgili kurumlarla yazışma yoluyla şüphelinin belirlenmesini istedi; takipsizliğe itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.[7]

Evde, Apartmanda veya İşyerinde Kamera Kullanılması

Güvenlik amacıyla kamera kullanılması ile mahrem alanın kaydedilmesi farklıdır. Kameranın yönü, görüş açısı, ses kaydı özelliği ve kayıtlara erişen kişiler, müdahalenin kapsamını gösterir. Genel güvenlik gerekçesi, komşunun konut içini veya çalışanların soyunma alanını görüntülemeye sınırsız yetki vermez.[1]

Apartman girişini gösteren kamera ile bir dairenin içine yönelen kamera aynı kapsamda değildir. Benzer şekilde işyerindeki genel çalışma alanı ile tuvalet, duş veya soyunma bölümü arasında mahremiyet bakımından belirgin fark bulunur.

Ev Sahibi Kiracı Otururken Eve Kamera Koyabilir mi?

Taşınmazın maliki olmak, kiracının konut içindeki özel yaşamını kaydetme hakkı vermez. Kiracının ev içindeki mahremiyeti ve konut dokunulmazlığı devam eder. Kameranın kiracıdan habersiz kurulması veya görüntülerin izin dışındaki kişilere açılması ayrıca önem taşır.

Güvenlik Kamerası Ses de Kaydediyorsa

Görüntüyle birlikte ses kaydı yapılması, müdahalenin kapsamını genişletir. Aleni olmayan konuşmaların kaydı bakımından TCK 133, özel yaşam alanına müdahale bakımından TCK 134 ve kişisel verilerin korunması kuralları birlikte değerlendirilebilir. Bir alanda kamera bulunduğunun bilinmesi, her konuşmanın kaydedilmesine sınırsız onay verildiği anlamına gelmez.

Çocukların Görüntüleri ve Mahremiyet

Çocuğun özel yaşamı da korunur. Çocuğun mahrem görüntülerinin kaydedilmesi ve paylaşılması, olayın koşullarına göre TCK 134 yanında başka suçlar bakımından da değerlendirme gerektirebilir. Yaşa ve içeriğe bağlı özel hükümler bulunduğundan, yetişkinler arasındaki rıza değerlendirmesi aynen uygulanmamalıdır.

Ebeveyn olmak da çocuğun her görüntüsünü sınırsız yayımlama hakkı vermez. Paylaşım çocuğun sağlık, mahremiyet veya güvenlik bilgilerini açığa çıkarıyorsa kişilik hakları ve üstün yararı önem taşır. Bununla birlikte her aile paylaşımı suç oluşturmaz; içeriğin niteliği ve paylaşım koşulları belirleyicidir.

Çocuğun görüntüleri değerlendirilirken Anayasa Mahkemesi, İ.A. [1. B.], B. No: 2017/16849, 19.10.2023 kararı da önem taşır. Mahkeme, suç mağduru çocuğun mahrem görüntülerinin haber olarak yayımlanması üzerine etkili soruşturma yapılmamasını kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına aykırı buldu ve yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi.[8]

Basın Özgürlüğü ve Kamuya Açık Alanlarda Fotoğraf

Bir olayın haber değeri taşıması, özel hayatla ilgili her ayrıntının yayımlanabileceği anlamına gelmez. Haberin kamu yararıyla ilişkisi, güncelliği, kullanılan görüntünün haberle bağlantısı ve müdahalenin ölçüsü önemlidir.[8]

Tanınmış kişilerin de mahremiyet hakkı vardır. Kişinin kamuoyunca bilinmesi, bütün özel görüntülerinin kaydedilmesine veya yayımlanmasına genel izin oluşturmaz. Kamuoyunun merak etmesi, her özel bilginin kamu yararına olduğu anlamına gelmez.

Sıradan bir sokak görüntüsüne tesadüfen yansımakla, kişinin özel yaşamındaki belirli bir ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla sürekli izlenmesi farklıdır. Fotoğrafın nerede çekildiği kadar neyi açığa çıkardığı da önemlidir.

TCK 132, 133, 134 ve 136 Arasındaki Fark

Hükümİncelemenin Odak Noktası
TCK 132Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliği ve haberleşme içeriklerinin açıklanması.
TCK 133Aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi, kaydı ve ilgili içeriklerin ifşası.
TCK 134Özel yaşam alanının ihlali, özel görüntü veya sesin kaydı ve ifşası.
TCK 135–136Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydı, verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi.

Örneğin bir yazışmanın ekran görüntüsü, bir sağlık raporu ve mahrem bir video aynı içerik değildir. Kayıt üzerinde telefon veya sosyal medya uygulamasının kullanılmış olması da tek başına uygulanacak maddeyi belirlemez.[1]

Bu ayrım şikâyet ve uzlaştırma bakımından da önemlidir. TCK 134 şikâyete bağlıyken, TCK 136 TCK 139’daki istisnalar arasındadır. Bu nedenle başvuru süresini yalnız kullandığınız suç adına göre hesaplamayın.

Delil Elde Etmek İçin Gizli Kayıt Yapılabilir mi?

“Mahkemeye verecektim” açıklaması tek başına bütün kayıtları hukuka uygun hâle getirmez. Kaydın elde edilme yöntemi, olayın ani gelişip gelişmediği, başka türlü delil elde etme olanağı ve kaydın kullanım sınırı incelenmelidir. Önceden planlanmış sürekli kayıt düzeni ile kişinin karşılaştığı belirli bir olayı belgelemeye çalışması aynı değildir.

Ceza yargılamasında suç, hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Hukuk yargılamasında da hukuka aykırı elde edilmiş delillerin kullanılması hakkında sınırlama vardır. Bu nedenle kaydın bir davada sunulması ile kaydın hukuka uygun elde edilmiş olması iki ayrı sorudur.[9][10]

Elinizde zaten bulunan bir içeriği savcılığa sunarken de ilgisiz kişilere yaymamak, dosyayla bağlantılı bölümleri ve kayıtların asıllarını korumak önemlidir. Başkasının hesabına izinsiz girerek veya cihazına yazılım yükleyerek yeni kayıt toplamak ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlalde Şikâyet ve Deliller

Cumhuriyet başsavcılığına, polise veya jandarmaya başvurulabilir. Fail bilinmiyorsa bunu belirtip kullanılan hesap, numara ve paylaşım bağlantıları üzerinden araştırma yapılmasını isteyebilirsiniz. Failin adını kendiniz tespit etmeniz başvurunun ön koşulu değildir.

  • Paylaşımın tam adresini, hesap adını, tarihini ve saatini kaydedin.
  • Mesajların öncesini ve sonrasını gösteren kayıtları, varsa orijinal dosyaları koruyun.
  • Görüntüyü kimlerin gördüğünü ve size nasıl ulaştığını açıklayın.
  • Şantaj varsa para talebini, ödeme bilgilerini ve tehdit mesajlarını ayrı belirtin.
  • Gizli kamera iddiasında cihazın yerini, görüş açısını ve olayın nasıl fark edildiğini anlatın.
  • Kaybolabilecek kayıtların yetkili makamlarca korunmasını ve incelenmesini talep edin.

Ekran görüntüsü yararlı olabilir; ancak içeriğin doğruluğu ve hesabın aidiyeti tartışıldığında başka delillerle birlikte incelenmesi gerekir. Bir dosyayı değiştirmeden saklamak, yalnız kırpılmış görüntü sunmaktan daha açıklayıcı olabilir. Özel içeriği delil toplama gerekçesiyle sosyal medyada tekrar paylaşmayın.

Takipsizlik Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

CMK 173’e göre suçtan zarar gören, takipsizlik kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtirazınızda eksik araştırmaları, toplanabilecek delilleri ve kararın neden hatalı olduğunu somut olarak açıklayın. Şikâyet süresi ile takipsizliğe itiraz süresi birbirinden farklıdır.[9]

Kartal/İstanbul’daki büromuzun ceza hukuku çalışma alanı ve iletişim bilgilerine ilgili sayfalardan ulaşabilirsiniz.

Şikâyet Süresi, Şikâyetten Vazgeçme ve Zamanaşımı

TCK 134 kapsamındaki suçlar, TCK 139 uyarınca şikâyete bağlıdır. TCK 73’e göre süre, dava zamanaşımı içinde kalmak koşuluyla fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Fiili ve faili farklı tarihlerde öğrendiyseniz başvurunuzda bu tarihleri ayrı belirtin.[1]

Şikâyetten vazgeçme, hüküm kesinleşmeden önce davanın düşmesini gündeme getirebilir; bunun için sanığın kabulü ve diğer kanuni koşullar da önemlidir. Kesinleşmeden sonraki vazgeçme ise cezanın infazını engellemez. İçeriğin kaldırılması, şikâyetten vazgeçmeyle aynı işlem değildir.

Dava Zamanaşımı Her Hâlde Sekiz Yıl mı?

Hayır. Yetişkinler bakımından, başka artırım nedenleri bulunmayan temel ihlal ve ifşa şekillerinde olağan süre sekiz yıldır. Görüntü veya ses kaydıyla ihlalde üst sınır altı yıl olduğundan olağan süre on beş yıldır. TCK 137 gibi nitelikli hâller ve zamanaşımının durması veya kesilmesi hesabı etkileyebilir. Bu süreler, altı aylık şikâyet süresinin yerine geçmez.[1]

Özel Hayatın Gizliliğini İhlalde Uzlaştırma ve Ceza Seçenekleri

Özel Hayatın Gizliliğini İhlalde Uzlaştırma Uygulanır mı?

TCK 134, şikâyete bağlı olması nedeniyle kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Aynı mağdura karşı birlikte işlenen diğer suçlar ve CMK 253’teki istisnalar bu sonucu değiştirebilir. Örneğin şantajla birlikte görülen bir dosya, yalnız TCK 134 içeren dosyayla aynı olmayabilir. Önödeme kapsamındaki suçla birlikte işlenmesi ise uzlaştırmayı tek başına engellemez.[9]

HAGB Verilebilir mi?

Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa, güncel CMK 231’deki diğer koşullarla HAGB değerlendirilebilir. Mahkeme, önceki kasıtlı suç mahkûmiyetini, yeniden suç işlememe kanaatini ve kanundaki zarar giderme koşulunu değerlendirir. Yetişkinlerde denetim süresi beş yıldır.[9]

Kanundaki üst ceza sınırı ile mahkemenin belirlediği sonuç ceza farklıdır. Bu yüzden yalnız suç adından hareketle HAGB’nin mutlaka uygulanacağı veya hiçbir şekilde uygulanamayacağı söylenemez. Kararın tarihi ve geçiş hükümleri de uygulanacak kuralı değiştirebilir.

Hapis Cezası Ertelenebilir mi?

TCK 51’e göre kural olarak iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir. Fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıldır. Önceki mahkûmiyet ve yeniden suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat gibi diğer koşullar da aranır.[1]

Ceza Adli Para Cezasına Çevrilir mi?

TCK 134 doğrudan seçimlik adli para cezası öngörmez. Sonuç hapis cezası bir yıl veya daha azsa TCK 50’deki şartlarla seçenek yaptırımlar değerlendirilebilir. Adli para cezası, mağdura ödenen tazminat değildir.[1]

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Yalnız bu suçun yetişkinler bakımından yargılaması kural olarak asliye ceza mahkemesinde yapılır. Çocuklara özgü görev kuralları ve bağlantılı suçlar ayrıca dikkate alınır. TCK 134’ün temel şeklinin üst sınırı dahi üç yıldır. Bu nedenle CMK 251’deki iki yıllık üst sınır aşıldığından bu suç için basit yargılama usulü uygulanmaz. [9][11]

İnternetteki Özel Görüntüye Erişim Nasıl Engellenir?

Ceza şikâyeti ile içeriğe erişimin engellenmesi farklı başvurulardır. Platforma ihlal bildirimi yapılması da mümkündür; ancak platforma bildirimde bulunmak ceza şikâyetinin veya kanuni tedbir başvurusunun yerine geçmez.

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi, internet yayınları nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişiye ilgili Başkanlığa doğrudan başvurarak erişimin engellenmesini isteme olanağı tanır. Başvurunuza yayının tam adresini, ihlalin açıklamasını ve kimliğinizi ispatlayan bilgileri ekleyin.[12]

Bu yolda başvuran kişinin, talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde talebini sulh ceza hâkiminin kararına sunması gerekir. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar. Sürecin ve sürelerin tamamlanmaması tedbirin kalkmasına yol açabilir.[12]

Erişim engeli, içeriğin internetten bütün kopyalarıyla silinmesiyle aynı sonuç değildir. İçerik başka adreslerde yeniden paylaşılırsa bu adresler için de başvuru gerekebilir. Başvurunun hangi içeriğe ve hangi hukuki nedene dayandığını açıkça belirtmek önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İzinsiz Fotoğrafımı Paylaşan Herkes TCK 134’ten Ceza Alır mı?

Fotoğrafın özel yaşamla ilişkisi ve paylaşımın hukuka aykırılığı incelenir. Başka durumlarda kişisel veri veya kişilik hakkı hükümleri gündeme gelebilir. Her fotoğraf için aynı suç adı kullanılmaz.

Özel Fotoğrafı Yalnız Bir Kişiye Göndermek de İfşa mı?

İçeriği öğrenme yetkisi olmayan bir kişiye özel görüntünün açıklanması da TCK 134/2 bakımından incelenebilir. Herkese açık paylaşım yapılması zorunlu değildir.

Kendi Gönderdiğim Görüntü Paylaşılırsa Şikâyet Edebilir miyim?

Evet. İlk gönderime rıza göstermek, başkasına aktarılmasına sınırsız izin vermek değildir. Rızanın kapsamı ve sonraki paylaşım belirlenir.[1]

Görüntülü Konuşmayı Haber Vermeden Kaydetmek Serbest mi?

Görüşmeye katılmakla kayda izin vermek aynı değildir. İçeriğe ve kayıt koşullarına göre ilgili gizlilik suçu araştırılır.

Eşim Telefonumu İstediği Gibi İnceleyebilir mi?

Evlilik, telefondaki bütün verilere sınırsız erişim yetkisi vermez. Erişimin yöntemi, rıza, içerik ve kullanım amacı dikkate alınır.

Boşanma Davası İçin Kayıt Yaptım Demek Yeterli mi?

Hayır. Elde etme yöntemi, hukuka uygunluk nedenleri ve kullanım kapsamı da incelenir. Delil sunma amacı tek başına her kaydı hukuka uygun kılmaz.

Fotoğrafımı Paylaşacağını Söylüyor, Henüz Paylaşmadıysa Başvurabilir miyim?

Tehdit veya şantaj içeren davranışlar ayrıca şikâyet konusu yapılabilir. Mesajları ve varsa menfaat taleplerini koruyun; gerçekleşmeyen paylaşımı gerçekleşmiş gibi anlatmadan baskıyı açıklayın.

Sahte Hesabın Sahibini Bilmiyorum, Şikâyet Edemez miyim?

Başvuru yapabilirsiniz. Hesap ve paylaşım adreslerini sunup failin araştırılmasını isteyebilirsiniz.

Görüntüyü Sildiğimde Dosya Kapanır mı?

Silme, önceki eylemi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Şikâyet, deliller ve varsa uzlaştırma veya vazgeçme ayrıca değerlendirilir.

Yüz Görünmüyorsa Suç Oluşmaz mı?

Kişinin başka işaretlerden veya açıklamalardan anlaşılabilmesi de önemlidir. Yalnız yüzün görünmemesi bütün değerlendirmeyi bitirmez.

Şikâyet Süresi Ne Kadar?

TCK 134 yönünden fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren, dava zamanaşımı içinde kalmak koşuluyla altı aydır.

Takipsizliğe İtiraz İçin de Altı Ay mı Var?

Hayır. CMK 173’teki itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

Gizli Kaydı Hiç Paylaşmadım, Yine de Suç Olabilir mi?

Özel yaşamın görüntü veya ses kaydıyla hukuka aykırı ihlali, paylaşım yapılmasa da TCK 134/1 kapsamında incelenebilir.

İşyerinde Güvenlik Kamerası Her Yeri Çekebilir mi?

Güvenlik amacı mahrem alanları sınırsız kaydetme yetkisi vermez. Görüş açısı, ses kaydı, alanın niteliği ve diğer koşullar değerlendirilir.

Ünlü Birinin Özel Görüntüsü Serbestçe Paylaşılabilir mi?

Hayır. Tanınmış kişilerin de özel yaşam hakkı vardır. Haber değeri, kamu yararı ve ölçülülük ayrıca değerlendirilir.

Uzlaşma Her Dosyada Uygulanır mı?

TCK 134 kural olarak kapsamdadır; birlikte işlenen diğer suçlar ve kanuni istisnalar sonucu değiştirebilir.

İlk Suçta Kesin HAGB Verilir mi?

İlk dosya olması tek başına yeterli değildir. Sonuç ceza ve CMK 231’deki diğer şartlar birlikte incelenir.

Paylaşımı Platforma Bildirmek Şikâyet Yerine Geçer mi?

Platform bildirimi ile adli başvuru farklıdır. Kanuni sürelerin ayrıca izlenmesi gerekir.

Kaynakça

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.7, 26, 43–44, 49–51, 61–62, 66–67, 73 ve 107–140 ↩
  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.01.2026, E.2025/6679, K.2026/630 ↩
  3. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 10.02.2026, E.2025/6485, K.2026/1235 ↩
  4. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 05.03.2025, E.2023/6358, K.2025/2376 ↩
  5. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 10.03.2025, E.2023/438, K.2025/2522 ↩
  6. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 17.03.2025, E.2023/2152, K.2025/2820 ↩
  7. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.04.2026, E.2024/4203, K.2026/3673 ↩
  8. Anayasa Mahkemesi, İ.A. [1. B.], B. No: 2017/16849, 19.10.2023 ↩
  9. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.158, 172–173, 217, 231, 251 ve 253–254 ↩
  10. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.189/2 ↩
  11. 5235 sayılı Kanun, m.11–14 ↩
  12. 5651 sayılı Kanun, m.9/A ↩

YAZAR HAKKINDA

Köksoy Hukuk ve Danışmanlık · Kurucu Avukat

Av. Fırat KÖKSOY, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İstanbul Barosu’na 61910 sicil numarası ile kayıtlı olup, İstanbul Kartal’da Köksoy Hukuk ve Danışmanlık kurucu avukatı olarak çeşitli hukuk alanlarında avukatlık faaliyeti yürütmektedir.

İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Marmara bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde Sigorta ve Tazminat Hukuku, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, İş Hukuku, Tüketici Hukuku, Vergi Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku, Otomotiv Hukuku alanlarında avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sicil kaydını TBB avukat arama sayfasında Fırat Köksoy adı ve 61910 sicil numarasıyla kontrol edebilirsiniz.

Yasal Uyarı

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir