Eski çalışanın rakibe geçmesi, müşterinin tedarikçi değiştirmesi veya daha düşük fiyat teklifi tek başına haksız rekabet değildir. Gizli üretim bilgisini izinsiz kullanmak, müşteriyi sözleşmesini ihlale yöneltmek veya şirketi yanlış açıklamalarla kötülemek ise hukuki koruma gerektirebilir. Şirket somut davranışa göre durdurma, sonuçların giderilmesi ve koşulları varsa tazminat isteyebilir. [1]
Hangi Davranışlar Haksız Rekabet Sayılır?
Haksız rekabet, yalnız iki rakibin birbirine zarar vermesinden ibaret değildir. Türk Ticaret Kanunu, rakipler arasındaki veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlüğe aykırı davranışları da kapsar. Korumanın amacı, piyasadaki katılımcılar için dürüst rekabeti sağlamaktır.
| Davranış | Sonucu değiştiren nokta |
|---|---|
| Rakip daha düşük fiyat veriyor | Ucuzluk tek başına ihlal değildir. Ucuz teklifin yanında kanundaki yanıltıcı satış koşullarının veya başka bir dürüstlük ihlalinin bulunması gerekir. |
| Çalışan müşteri bilgilerini yeni işinde kullanıyor | Bilginin herkese açık olup olmadığı, nasıl elde edildiği ve kullanımın kapsamı önemlidir. |
| Rakip, müşteriyi devam eden sözleşmesini bozmaya yönlendiriyor | Yeni teklif vermek, müşteriyi mevcut sözleşmesine aykırı davranmaya yöneltmekle aynı şey değildir. |
| Şirket veya ürün hakkında yanıltıcı açıklama yayılıyor | Açıklamanın doğru olup olmadığı, bağlamı ve ticari ilişkilere etkisi sonucu değiştirebilir. |
| Ürün, ambalaj veya işaret taklit ediliyor | Karıştırılma ihtimalinin yanında marka, tasarım ve ticaret unvanına ilişkin özel hükümler önem taşır. |
Gebze’deki bir üreticiye daha uygun fiyatla rakip olmakla, o üreticinin gizli maliyet tablosunu izinsiz kullanarak teklif hazırlamak farklıdır. Belirleyici olan, bilgiye erişim ve kullanım biçimidir.
Eski Çalışanın Müşterilerle Çalışması Haksız Rekabet Mi?
Müşteriler bir şirketin mülkiyetinde değildir; hizmet aldıkları işletmeyi değiştirebilirler. Eski çalışanın sektördeki deneyimini kullanması veya tanıdığı müşterilere teklif vermesi ile gizli kayıtları kopyalaması aynı hukuki sonucu doğurmaz. Şirket, müşteri kaybının yanında dürüstlüğe aykırı davranışı da somutlaştırmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.04.2026, E. 2025/5279, K. 2026/2522 Bursa’da görülen uyuşmazlıkta şirket, eski teknik sorumlunun kendi işletmesini kurduktan sonra fiyat ve müşteri bilgilerini kullanarak daha ucuz teklif verdiğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi; sır kullanımının, müşteri yönlendirmesinin ve ileri sürülen zarar bağlantısının ispatlanamadığını belirterek tazminat talebini reddetti. İstinaf incelemesinden geçen bu sonucu Yargıtay onadı. [2]
Kararda müşterilerin farklı firmalardan teklif alması da etkiliydi. Ayrıca dava sözleşmesel rekabet yasağına dayanmıyordu; bu iki hukuki dayanağı ayırmak gerekir.
Müşteri kaybı hizmet, fiyat veya teslimat sorunundan da doğabilir. Aktarım kayıtları, mesajlar ve teklif tarihleri ise gizli bilgi kullanımını gösterebilir; ciro düşüşü tek başına yeterli değildir.
Hangi Bilgiler Ticari Sır Olarak Korunur?
“Ticari sır” iddiasında bilginin içeriği, kamuya açıklığı, erişim koşulları ve ekonomik değeri açıklanmalıdır. Gizli teknik çizimler, üretim reçeteleri ve özel maliyet hesapları bu incelemeye girebilir.
Kamuya açık müşteri adlarıyla müşteriye özel iskonto ve teklif kayıtları aynı değildir. Hangi verinin gizli kaldığı ve nasıl kullanıldığı gösterilmelidir; gizlilik sözleşmesi tek başına ihlali ispatlamaz.
İşçinin çalışma sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını kendi yararına kullanma veya başkasına açıklama yasağı TBK m.396’da yer alır. İşverenin haklı menfaatini korumak için gerekli olduğu ölçüde sır saklama yükümlülüğü iş ilişkisi bittikten sonra da sürer. Buna karşılık işçinin genel mesleki becerisini ve kamuya açık bilgileri şirketin özel sırrı gibi ele almak doğru değildir. [3]
Kocaeli’deki bir üreticinin belirli bir parça için tedarikçisine verdiği teknik planın başka siparişte izinsiz kullanılması, emanet edilen iş ürününden yetkisiz yararlanma da oluşturabilir. TTK m.55 teklif, hesap ve planları ayrıca korur. [1]
Gizlilik Sözleşmesi Ve Rekabet Yasağı Arasındaki Fark Nedir?
Gizlilik taahhüdü belirli bilgilerin korunmasına yönelir. İşten ayrıldıktan sonraki rekabet yasağı ise çalışanın belirli bir süre ve kapsam içinde rakip faaliyette bulunmasını sınırlar. Sözleşmenin başlığına bakarak karar vermek yerine hangi davranışı yasakladığını okumak gerekir.
TBK m.444’e göre işten ayrılma sonrasına ilişkin rekabet yasağı yazılı olmalıdır. Ayrıca iş ilişkisi çalışana müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme imkânı sağlamalı; bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli zararına yol açabilecek nitelikte olmalıdır. Her çalışan için aynı genişlikte yasak koymak bu koşulları karşılamaz.
Yasak; yer, süre ve işin türü bakımından uygun sınırlar taşımalı, çalışanın ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşürmemelidir. Süre, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim aşırı yasağı kapsam veya süre bakımından sınırlayabilir. İşverenin yasağın devamında gerçek yararı kalmazsa ya da TBK m.447’deki fesih koşulları gerçekleşirse yasak sona erer.
Sözleşmeye ceza koşulu yazılması da şirketin her durumda o tutarı alacağı anlamına gelmez. Önce geçerli bir taahhüt ve ihlal bulunmalıdır. TBK m.446, ceza koşulunu aşan zararı ve belirli koşullarla yasağa aykırı davranışın sona erdirilmesi talebini ayrıca düzenler. İşveren, davranışa son verilmesini isteme hakkını sözleşmede açıkça ve yazılı olarak saklı tutmuş olmalıdır. [3]
Haksız Rekabeti Hangi Deliller Gösterir?
Bilgiye erişim ile kullanım arasında bağ kurulmalıdır. Hangi dosyanın ne zaman, kime aktarıldığı ve hangi ticari işlemde kullanıldığı açıklanmalıdır.
| Belge veya kayıt | Aydınlatabileceği konu |
|---|---|
| Gizlilik ve rekabet yasağı sözleşmeleri | Taahhüdün kapsamı, süresi ve tarafları |
| Şirket sistemindeki erişim ve aktarım kayıtları | İlgili dosyaya kim, ne zaman erişti; hangi işlem gerçekleşti? |
| Tarih ve içerik bilgisi korunan teklif ve yazışmalar | Bilginin kullanımı veya müşterinin sözleşmesini ihlale yönlendirilmesi |
| Teknik planlar ve karşılaştırmalı ürün incelemesi | Kullanılan bilginin ortak teknik bilgi mi, şirkete özgü çalışma mı olduğu |
| Sipariş, satış, maliyet ve müşteri kayıtları | Zararın kapsamı ve ileri sürülen fiille bağlantısı |
| Paylaşım adresi, tarih ve bağlamı görülen içerikler | Yanlış açıklama, karıştırılma veya internet yayınının kapsamı |
Delili korurken yeni bir hukuka aykırılık yaratmamak gerekir. Şirket, hukuken erişebildiği kayıtları korumalı; başkasının hesabına izinsiz girmemeli veya özel yazışmalarını ele geçirmemelidir. HMK m.189/2, hukuka aykırı elde edilen delillerin dikkate alınamayacağını düzenler. Bu sırada teknik kayıtların bütünlüğünü ve kişisel verilerin gizliliğini de korumalıdır. [4]
Delilin kaybolması veya daha sonra ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali varsa mahkemeden delil tespiti istenebilir. Delil tespiti, karşı tarafın haksız olduğuna ilişkin nihai karar değildir; mevcut durumu keşif, bilirkişi incelemesi veya diğer uygun yöntemlerle korumaya yarar.
Şirket Haksız Rekabetin Durdurulmasını Ve Tazminat İsteyebilir Mi?
TTK m.56; fiilin haksızlığının tespitini, haksız rekabetin durdurulmasını ve ortaya çıkan maddi durumun giderilmesini düzenler. Hak sahibi, yanlış veya yanıltıcı açıklamaların düzeltilmesini de isteyebilir. Hakkın korunması için her durumda gerçekleşmiş parasal zarar beklemek gerekmez; kanun, ekonomik menfaatleri zarar tehlikesiyle karşılaşan kişilere de başvuru imkânı tanır.
Maddi tazminatta ise kusur, zarar ve fiille zarar arasındaki bağlantı önemlidir. Hâkim, kanundaki koşullarla davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedebilir. Manevi tazminat otomatik bir ek ödeme değildir; TBK m.58’in koşulları ayrıca aranır. Tazminat talebi ile fiili durdurma talebinin koşulları bu nedenle aynı değildir. [1]
Çalışanın işi sırasında gerçekleştirdiği haksız rekabette, TTK m.57’nin saydığı tespit, durdurma ve maddi durumun giderilmesi talepleri çalıştırana da yöneltilebilir. Tazminat yönünden ise aynı madde Borçlar Kanunu hükümlerine gönderme yapar. Yeni işvereni yalnız “eski çalışanı işe aldı” diye bütün zararlardan sorumlu tutmak yerine kendi davranışını ve sorumluluk dayanağını açıklamak gerekir.
Bursa’daki bir üreticinin sipariş kaybında brüt satış toplamı doğrudan zarar değildir. Kaybedilen işlemler, maliyetler ve müşterinin ayrılma nedeni birlikte incelenmelidir.
Dava Sürerken İhtiyati Tedbir Alınabilir Mi?
İhlalin devamı ciddi zarar doğuruyorsa dava sonunu beklemeden ihtiyati tedbir istenebilir. Talep, korunacak hak ve durdurulacak davranışı açıkça göstermelidir. HMK m.389–390 uyarınca başvuran, gecikmenin yaratacağı tehlikeyi açıklamalı ve davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır. Mahkeme teminat da isteyebilir; yalnız iddiada bulunmak tedbir için yeterli değildir. [4]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 21.05.2026, E. 2026/563, K. 2026/892 Bir şirket, sosyal medya paylaşımının markasını kötülediğini ileri sürerek yayının kaldırılmasını istedi. İlk derece mahkemesi yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesiyle tedbiri reddetti. Daire, paylaşımın niteliğinin yargılama gerektirdiğini ve dosyanın o aşamasında tedbir koşullarının oluşmadığını belirterek istinaf başvurusunu reddetti. [5]
Tedbirin reddi, esas davanın da reddedildiği anlamına gelmez. Olumsuz ürün yorumunda eleştirinin bağlamı ve içeriği ayrıca incelenir.
Dava açılmadan önce alınan tedbirin uygulanması ve ardından esas davanın açılması için ayrı süreler vardır. HMK m.393 uygulanma talebi için tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta, m.397 ise uygulanma talebinden itibaren esas davanın açılması için iki hafta öngörür. Arabuluculukla birlikte yürüyen süreçte sürelerin hesabı ayrıca incelenmelidir; yalnız tedbir kararını almakla işlemler bitmez. [4]
Marka Taklidi Ve Benzer Şirket Unvanında Hangi Ayrım Önemlidir?
Ürün veya ambalajın karıştırılmaya yol açması, tescilli markanın izinsiz kullanılması ve benzer ticaret unvanı ayrı koruma hükümlerini gündeme getirebilir. Şirketin tescili, rakibin kullanım biçimi ve talebin hukuki dayanağı hangi koruma yoluna başvuracağını belirler. Markanın korunması hakkında marka ve rekabet hukuku sayfasında da bilgi bulabilirsiniz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, E. 2025/3374, K. 2026/296 Instagram üzerinden ürün satışına ilişkin dosyada, davacının tescilli markasını içeren paylaşım ve etiket kullanımları tartışıldı. İlk derece mahkemesi marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet taleplerini kabul etti. Yargıtay, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı onadı. Ancak bu kısa onama gerekçesi, sonraki bütün uyuşmazlıklar için birlikte korumayı tartışmasız hâle getirmez. [6]
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.04.2026, E. 2025/4825, K. 2026/2025 Oyun ürünleri ve internet sitesi kullanımıyla ilgili başka bir dosyada Daire çoğunluğu farklı bir hukuki değerlendirme yaptı. Tescilli markanın özel korumasıyla haksız rekabet korumasının kesiştiği aynı kullanım için, özel hükümlerin yanında ayrıca haksız rekabet hükümlerini uygulamanın dayanağı bulunmadığını belirtti. Hükümdeki ilgili haksız rekabet ifadelerini çıkararak kararı düzelterek onadı; marka korumasını ortadan kaldırmadı. [7]
Karşı oy birlikte korumayı savundu. İki kararı aynı kesin kuralı destekliyormuş gibi aktarmamak gerekir; tescilli hak, kullanım ve talep dayanağı ayrı belirlenmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.03.2026, E. 2025/4768, K. 2026/1670 Tekstil alanındaki şirketler arasındaki dosyada marka talepleriyle ticaret unvanının korunması farklı sonuçlara ulaştı. İstinaf mahkemesi, önceki unvanın çekirdek unsuru ve benzer faaliyet alanlarını dikkate alarak sonraki unvandaki ibarenin terkini sonucunu korudu; tescilli unvan kullanılmasını doğrudan haksız rekabet sayan gerekçeyi ise benimsemedi. Yargıtay bu kararı onadı. Böylece marka iddiasının kanıtlanamaması, unvanın kendi hükümleriyle korunması ihtimalini ortadan kaldırmadı. [8]
Haksız Rekabet Davası Nerede Açılır Ve Süresi Nedir?
TTK’dan doğan haksız rekabet davalarında genel görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Marka gibi özel korumalara dayanan taleplerde fikrî ve sınai haklar mahkemesinin görevi ayrıca gündeme gelebilir. Talebin iş sözleşmesinden, işten ayrılma sonrası rekabet yasağından veya bağımsız bir haksız rekabet fiilinden doğduğunu açıkça ayırmak gerekir. [1]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 19.01.2026, E. 2025/9307, K. 2026/397 Düzce’de açılan ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinden geçen dosyada şirket, elektronik kartlara ilişkin bilgilerin gizlilik taahhüdüne aykırı paylaşıldığını ileri sürmüştü. Alt mahkemeler talepleri esastan reddetmişti. Yargıtay ise 13.06.2025 tarihli içtihadı birleştirme kararına dayanarak somut talepler bakımından asliye ticaret mahkemesini görevli gördü ve kararı görev yönünden bozdu. [9]
Bozma, sır ihlalinin bulunmadığını kesinleştirmedi; görevli mahkemeye ilişkindir.
TTK m.5/A kapsamına giren, konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Yalnız durdurma veya tespit talebini, parasal tazminat talebiyle aynı kabul etmemek gerekir. Talepler birlikte ileri sürülüyorsa dava şartı her talebin niteliği ve birlikte açılma biçimi üzerinden kontrol edilmelidir.
TTK m.60’a göre m.56’daki davalar, hak sahibinin bu hakların doğduğunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde hakların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil, daha uzun ceza dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa uzun süre hukuk davasına da uygulanır. Bu açıklama, sözleşmesel rekabet yasağından doğan her talebin de otomatik olarak aynı süreye tabi olduğu anlamına gelmez. [1]
Şirketin İstanbul, Kocaeli veya Sakarya’da çalışması tek başına dava yerini belirlemez. Yetki; tarafların yerleşim yeri, fiilin ve zararın gerçekleştiği yer ve özel kurallara göre incelenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eski Çalışan Rakip Şirkette Çalışabilir Mi?
Tek başına rakipte çalışmak haksız rekabet değildir. Geçerli bir işten ayrılma sonrası rekabet yasağı, sır kullanımı veya başka bir dürüstlük ihlali varsa bunlar ayrıca incelenir.
Müşteri Listesi Her Zaman Ticari Sır Mı?
Hayır. Listenin içeriği, bilgilerin kamuya açıklığı, erişim koşulları ve nasıl kullanıldığı önemlidir. Herkese açık adlarla müşteriye özel gizli fiyat ve işlem kayıtları aynı değildir.
Gizlilik Sözleşmesi Yoksa Şirket Bilgileri Korunmaz Mı?
Sözleşme bulunmaması bütün korumayı kaldırmaz. TTK’nın haksız rekabet hükümleri ile TBK m.396’daki sır saklama borcu da koşulları varsa şirketi korur.
Daha Düşük Fiyat Vermek Haksız Rekabet Mi?
Yalnız düşük fiyat yeterli değildir. TTK m.55’teki yanıltıcı satış koşulları veya somut olayda başka bir dürüstlük ihlali bulunmalıdır.
Müşteriye Teklif Göndermek Yasak Mı?
Genel bir yasak yoktur. Gizli bilgiden yararlanma, geçerli rekabet yasağını ihlal veya müşteriyi mevcut sözleşmesine aykırı davranmaya yöneltme farklı sonuç doğurabilir.
Ticari Sır İhlalinde Zarar Oluşmasını Beklemek Gerekir Mi?
Durdurma ve giderim taleplerinde ekonomik menfaatin zarar tehlikesiyle karşılaşması da yeterli olabilir. Ancak parasal tazminat için ilgili sorumluluk koşullarının da bulunması gerekir.
Ekran Görüntüsü Davayı Kazanmak İçin Yeterli Mi?
Tek bir görüntü için genel bir yeterlilik kuralı yoktur. Adres, tarih, içerik bütünlüğü, hesabın kime ait olduğu ve diğer deliller önemlidir; gerekirse delil tespiti istenir.
Rekabet Yasağı Kaç Yıl Sürer?
TBK m.445’e göre özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Bu süre tek başına geçerlilik sağlamaz; yer, işin türü ve diğer kanuni koşullar da aranır.
Haksız Rekabet Davasından Önce Arabulucuya Gidilir Mi?
TTK m.5/A kapsamındaki parasal ticari alacak ve tazminat taleplerinde evet. Yalnız durdurma veya tespit talebi ile birlikte ileri sürülen taleplerin niteliği ayrıca değerlendirilir.
Sosyal Medyadaki Her Olumsuz Yorum Kaldırılabilir Mi?
Hayır. Eleştiri ile yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici kötüleme ayrılır. Tedbir için yaklaşık ispat ve gecikme tehlikesi; nihai talepler için ilgili maddi koşullar aranır.
Şirketin Hangi Hakkını Koruduğu Açık Olmalı
Şirket; gizli bilgiyi, kullanım biçimini, etkilenen ticari ilişkiyi ve talebini somutlaştırmalıdır. Delilleri erken korumak, doğru mahkemeye başvurmak ve süreleri izlemek hak kaybı riskini azaltır.
Şirketin sözleşmeleri, yöneticileri ve alacaklarıyla bağlantılı diğer başlıklar için Ticaret ve Şirketler Hukuku Bilgi Merkezi ve ticari sözleşmeye aykırılık, fesih ve tazminat rehberinde de bilgi bulabilirsiniz.
Kaynakça
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m.4–5/A ve 50–63 ↩
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.04.2026, E. 2025/5279, K. 2026/2522 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.396 ve 444–447 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.189, 389–401 ↩
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 21.05.2026, E. 2026/563, K. 2026/892 ↩
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, E. 2025/3374, K. 2026/296 ↩
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 15.04.2026, E. 2025/4825, K. 2026/2025 ↩
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 25.03.2026, E. 2025/4768, K. 2026/1670 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 19.01.2026, E. 2025/9307, K. 2026/397 ↩
Yasal Uyarı
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Fırat KÖKSOY‘a aittir. Sitedeki makale ve içerikler, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olay kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.


