Trafik kazasında maluliyet oranına itiraz ederken önce raporun hangi amaçla ve kimin talebiyle düzenlendiği belirlenmelidir. Hastaneden alınan sağlık kurulu raporuna idari itiraz ile mahkemenin aldığı bilirkişi raporuna itirazın makamı ve süresi farklıdır. İtirazda yalnız oranın düşük ya da yüksek olduğu söylenmemeli; eksik değerlendirilen yaralanma, kullanılan düzenleme ve tıbbi kayıtlarla çelişen bulgular açıklanmalıdır.[1][2]
Trafik kazası sonrası maluliyet raporu, sürekli iş göremezlik tazminatının değerlendirilmesinde önemli bir belgedir. Raporun hangi yaralanmayı kapsadığı, kazayla bağlantıyı nasıl kurduğu ve tedavinin hangi aşamasında düzenlendiği, oran kadar önem taşır. Bu rehber, erişkinlerin trafik kazasına bağlı rapor uyuşmazlıklarına odaklanmaktadır.
İçindekiler
- İtiraz edilecek raporun türü neden önemlidir?
- 2026 düzenlemesi sağlık raporuna itirazı nasıl etkiliyor?
- Maluliyet oranı kaza tarihine mi, rapor tarihine mi göre belirlenir?
- Maluliyet raporu kazadan ne kadar sonra alınır?
- Rapor hangi hastaneden ve nasıl bir heyetten alınmalı?
- Hastane sağlık kurulu raporuna nereden ve nasıl itiraz edilir?
- Mahkemenin aldığı maluliyet raporuna nasıl itiraz edilir?
- İki maluliyet raporunda farklı oran varsa hangisi esas alınır?
- Raporda önceki hastalık ve kazaya bağlı yaralanma nasıl ayrılır?
- Sigorta şirketi raporu kabul etmezse ne yapılır?
- Maluliyet raporuna itiraz dilekçesinde neler bulunmalı?
- Raporla ilgili diğer sorular
- İtiraz öncesinde dosya nasıl hazırlanmalı?
İtiraz edilecek raporun türü neden önemlidir?
Gündelik dilde “heyet raporu”, “engelli raporu” ve “maluliyet raporu” ifadeleri birbirinin yerine kullanılabiliyor. Oysa genel sağlık durumunu gösteren rapor, kazaya bağlı fonksiyon kaybını değerlendiren rapor ve SGK’nın malullük veya gelir işlemleri için istediği rapor aynı işlevi görmez. Erişkinler Yönetmeliği m. 2, SGK kapsamında bağlanacak bazı gelir ve aylıklara esas raporları kapsamından ayırır. Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 28 de SGK işlemlerine esas raporları ayrıca düzenler.[3][1]
| Elinizdeki belge | İzlenecek yolun belirlenmesi |
|---|---|
| Hastaneden alınan sağlık kurulu raporu | Raporun adı, amacı ve talep eden makam incelenir. Kişisel idari itirazda e-Devlet’e aktarılmadan itibaren otuz günlük süre ve il sağlık müdürlüğü başvurusu değerlendirilir. |
| Mahkemece alınan tıbbi bilirkişi raporu | İtiraz, raporun bulunduğu dava dosyasına, tebliğden itibaren iki hafta içinde sunulur; HMK m. 281 esas alınır. |
| Sigorta tahkim dosyasına sunulan veya dosyada alınan rapor | İtiraz, hakem dosyasında gerekçeleri ve belgeleriyle ileri sürülür; tebliğ ve ara kararlar takip edilir. |
| Sigorta şirketinin medikal değerlendirmesi | Belgenin niteliği ve dayanakları incelenir; tıbbi görüş ile tazminat uyuşmazlığına ilişkin nihai değerlendirme ayrılır. |
| SGK malullük veya meslekte kazanma gücü kaybı işlemi | Kurumun karar ve itiraz yolu ayrıca değerlendirilir; trafik tazminatı dosyasıyla aynı usul varsayılmaz. |
İdari rapor itirazının dayanağı Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 55 ve 63; mahkemece alınan bilirkişi raporuna itirazın dayanağı HMK m. 281’dir. Tahkimde rapora ilişkin talebin hangi aşamada ileri sürüleceği dosyanın usul işlemleriyle birlikte incelenmelidir.[1][2]
2026 düzenlemesi sağlık raporuna itirazı nasıl etkiliyor?
19 Mayıs 2026 tarihli Sağlık Raporları Yönetmeliği; raporun düzenlenmesini, elektronik kaydı ve itiraz sürecini düzenler. M.70/2, diğer yönetmeliklerde buna aykırı hüküm bulunması hâlinde yeni Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Bu nedenle eski kurum sayfalarındaki süre açıklamaları, yeni hükümler kontrol edilmeden kullanılmamalıdır. Örneğin kişisel itirazda yalnız “raporun tesliminden itibaren otuz gün” denilmesi, m. 63/1’deki e-Devlet’e aktarılma başlangıcını karşılamaz.[1]
Öte yandan raporun bugün düzenlenmesiyle, geçmiş kazaya ait kaybın hangi ölçütle değerlendirileceği ayrı konulardır. Yeni Yönetmeliğin geçici m. 1/2 hükmü, yürürlükten önce Bakanlığın usul, esas ve formatlarına uygun düzenlenmiş raporların süreleri bitene kadar geçerli olduğunu belirtir. Eski tarihli raporun sırf 2026 öncesinde alınmış olması nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilemez.[1]
Maluliyet oranı kaza tarihine mi, rapor tarihine mi göre belirlenir?
Tazminata esas sağlık değerlendirmesinde kaza tarihi mutlaka belirtilmelidir. Sonradan alınan raporda bugün kullanılan bir cetvelin gösterilmesi, geçmiş kazaya uygunluğunu tek başına ortaya koymaz. Raporda uygulanan düzenleme, yaralanmanın niteliği ve kazayla bağlantı birlikte incelenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.04.2026, E. 2025/633, K. 2026/270 sayılı kararında, 21 Ocak 2020 tarihli motosiklet kazasında maluliyetin hangi yönetmeliğe göre belirleneceğini inceledi. Bölge adliye mahkemesi, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin düzenlemeyle alınan raporu yeterli bulmuştu. Kurul çoğunluğu, bu olayda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca rapor alınması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Karşı oy ise engellilik ile çalışma gücü kaybının farklı amaçlarına dayanarak diğer düzenlemenin uygulanmasını savundu.[4]
Dolayısıyla rapora itiraz dilekçesinde yalnız yönetmelik adı sıralamak yerine; kazanın tarihi, raporda kullanılan metin ve bunun neden olayla uyuşmadığı gösterilmelidir. Mevcut tıbbi bulguların uygun ölçüte göre yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.[4]
Maluliyet raporu kazadan ne kadar sonra alınır?
Bütün yaralanmalar için aynı bekleme süresi söylenemez. Tedavinin seyri, rehabilitasyon, kalan fonksiyon kaybının kalıcılığı ve ilgili cetveldeki özel değerlendirme şartları önemlidir. Erişkinler Yönetmeliği m. 9, tedavi ve rehabilitasyon sırasında süreli; tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli raporla değerlendirme yapılmasını düzenler.[3]
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 03.02.2025, E. 2023/1686, K. 2025/1498 sayılı kararında, Bursa’da 25 Ağustos 2021 tarihli kazada omurga kırığı yaşayan yolcunun raporunu inceledi. Kazadan dört ay sonra düzenlenen raporda yüzde 13 oran belirlenmişti. Daire, omurga değerlendirmesinde ilgili cetvelin kalıcı ve stabil durum ile son on iki ayda değişiklik olmaması ölçütünün gözetilmediğini belirtti. Yeniden muayene ve uygun rapor alınması için karar bozuldu. Bozma gerekçesinde, oran bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların da dikkate alınması istendi.[5]
Bu dosyada belirleyici olan omurga yaralanmasına ilişkin özel tıbbi ölçüttür. Kalıcı oran için gerekli değerlendirme sürerken acil muayene, ameliyat, görüntüleme, fizik tedavi ve kontrol kayıtları toplanmalıdır. Rapor için beklenecek tıbbi süre ile başvuru ve dava süreleri ayrıca takip edilmelidir.[5]
Rapor hangi hastaneden ve nasıl bir heyetten alınmalı?
Sağlık kuruluşunun rapor verme yetkisi ve kuruldaki hekimlerin ilgili yaralanmayı değerlendirebilmesi birlikte kontrol edilmelidir. Erişkinler Yönetmeliği m. 6–7, kurulun oluşumunu ve yetkili kuruluşları düzenler. Güncel Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 54 ise özel sağlık hizmeti sunucularının durum bildirir rapor düzenlemesini Bakanlık izni ve belirtilen şartlara bağlar. Yalnız hastane adından veya raporda çok sayıda imza bulunmasından geçerlilik sonucu çıkarılmamalıdır.[3][1]
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 04.05.2026, E. 2024/14999, K. 2026/5138 sayılı kararında, 14 Ekim 2022’de yaralanan yayanın tahkim başvurusunu değerlendirdi. Hakem heyeti; ilgili uzmanların bulunmadığı ve iyileşme süresinin beklenmediği gerekçeleriyle raporu uygun görmemiş, başvuruyu usulden reddetmişti. Daire ise üniversitenin adli tıp biriminde iki adli tıp, bir ortopedi ve travmatoloji ile bir romatoloji uzmanının, tedavi evrakını inceleyip kişiyi muayene ederek düzenlediği raporu hükme elverişli buldu. Rapor değerlendirilerek zarar belirlenmesi gerektiğinden ret kararı bozuldu. Burada uyuşmazlık yalnız hekim sayısı değildi: raporun Erişkinler Yönetmeliğine dayanması, tedavi belgelerinin incelenmesi ve kişinin bizzat muayene edilmiş olması birlikte ele alındı. Yargıtay tazminat tutarını kendisi belirlemedi; rapor üzerinden esasın incelenmesi için dosyanın yeniden değerlendirilmesini istedi.[6]
Hastane sağlık kurulu raporuna nereden ve nasıl itiraz edilir?
Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 55 uyarınca kişi, velisi veya vasisi ya da raporu isteyen kurum itiraz edebilir. Başvuru; raporu düzenleyen sağlık kuruluşunun bulunduğu veya rapor adına düzenlenen kişinin ikamet ettiği ilin il sağlık müdürlüğüne, itiraz dilekçesiyle yapılır. Kurum itirazında resmî yazı kullanılır. Rapora ait tarih ve numara, itiraz nedenleri ve bunları destekleyen kayıtlar başvuruda açıkça gösterilmelidir.[1]
Örneğin Kocaeli’de ikamet eden, raporunu İstanbul’da almış bir kişinin başvurusunda m. 55’teki raporun düzenlendiği il veya ikamet ili seçenekleri değerlendirilir. Sevk yapılacak hastane ise kişinin istediği hastaneden kendiliğinden ikinci rapor almasıyla belirlenmez; il sağlık müdürlüğünün yönlendirmesi izlenir.[1]
- İtiraz edilen raporun okunaklı örneğini ve e-Devlet’e aktarılma kaydını hazırlayın.
- Eksik görülen bulguları, ilgili epikriz veya tetkikin tarihini belirterek açıklayın.
- Başvurunun kayıt numarasını ve tarihini saklayın.
- Sevk yazısının bildirimini, randevu talebi ve muayene aşamalarını takip edin.
Sağlık kurulu raporuna itiraz süresi kaç gündür?
Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 63/1’e göre kişisel itiraz, raporun kişinin e-Devlet sistemine aktarılmasından itibaren otuz gün içinde yapılabilir. Kurumlar bakımından başlangıç, kişinin kuruma başvuru veya raporu ibraz tarihidir. M.63/3, resmî kurumların yazılı talebi hâlinde itiraz sürelerinin dikkate alınmamasını ayrıca düzenler. Bu istisna, her özel kurumun süresiz itiraz edebileceği şeklinde genişletilmemelidir.[1]
Hakem hastane bildirimi sonrasında da ayrı bir süre vardır: m. 63/4 uyarınca bildirim veya tebliğden itibaren en geç yirmi gün içinde MHRS üzerinden ya da sağlık kuruluşuna bizzat başvurarak randevu talep edilmelidir. Yönetmelik, randevu talebinden itibaren işlemlerin en geç on beş gün içinde başlatılmasını ve başladıktan sonra otuz gün içinde tamamlanmasını öngörür. İtiraz başvurusu ile sevk sonrası randevu talebi farklı aşamalardır.[1]
İkinci rapor farklı çıkarsa hakem hastane süreci nasıl ilerler?
M.55 uyarınca ilk itirazda, hakem hastane listesindeki aynı veya üst roldeki en yakın sağlık kuruluşuna sevk yapılır. İlk raporla ikinci rapordaki kararlar aynı yöndeyse rapor kesinleşir. Çelişki varsa, ilgili branşların bulunduğu bölge hakem hastanesine il sağlık müdürlüğü aracılığıyla sevk edilir. Yönetmelik, bölge hakem hastanesinin sağlık kurulu kararını kesin kabul eder.[1]
Bu idari değerlendirme ile tazminat davasındaki delil incelemesi ayrı usuller içinde yürür. Mahkemece alınan raporun eksik veya çelişkili olduğu ileri sürülüyorsa ilgili talep, HMK m. 281 kapsamında dava dosyasına sunulmalıdır. Adli mercilerin talebiyle düzenlenen adli sağlık raporlarına, ilgili mercinin yazılı talebi olmadan doğrudan yapılan itirazlar da Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 63/5 uyarınca kabul edilmez.[2][1]
Mahkemenin aldığı maluliyet raporuna nasıl itiraz edilir?
HMK m. 281’e göre bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde rapordaki eksik hususların tamamlatılması, belirsizliğin açıklanması veya yeni bilirkişi atanması mahkemeden istenebilir. Talebin hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik çalışma gerektiriyorsa, yine bu iki hafta içinde başvurularak bir defaya mahsus, en fazla iki haftalık ek süre talep edilebilir. Ek süre kendiliğinden doğmaz; mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.[2]
İtiraz, raporun belirli bölümünü ve onu karşılayan belgeyi göstermelidir. Örneğin ameliyat kaydıyla ortaya konulan sinir hasarının raporda değerlendirilmemesi, hareket ölçümünün açıklanmaması veya önceki rapordaki farklı bulgunun gerekçesiz bırakılması ayrı ayrı yazılabilir. HMK m. 281, ek rapor ve yeni inceleme imkânlarını düzenler; m. 282 uyarınca hâkim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.[2]
Ek inceleme ve masraf için verilen süre nasıl takip edilmeli?
Mahkeme ek rapor, yeni muayene veya inceleme gideri için ara karar kurduğunda; yapılacak işlem, sorumlu taraf, miktar, süre ve uyulmamasının sonucu birlikte okunmalıdır. HMK m.94, hâkimin verdiği kesin sürede işlemin ve hukuki sonucun açıkça belirtilmesini düzenler. M.324 uyarınca talep edilen delil için belirlenen avans kesin sürede yatırılmalıdır; diğer tarafın da yatırmaması hâlinde o delilden vazgeçilmiş sayılma sonucu doğabilir. Delil avansının bu sonucu ile davanın baştan usulden reddi aynı değerlendirme değildir.[2]
Tahkimde de rapora itiraz etmekle dosyadaki ara kararların takibi birlikte yürütülmelidir. Yeni rapor istenmişse sevk, belge sunma ve varsa masraf talebi için hangi işlemin beklendiği belirlenmeli; bir tereddüt varsa verilen süre içinde dosyaya açıklama veya talep sunulmalıdır. İtiraz dilekçesinin verilmiş olması, sonradan bildirilen işlemlerin de yerine getirildiği anlamına gelmez.
İki maluliyet raporunda farklı oran varsa hangisi esas alınır?
Raporların yalnız yüzdelerini karşılaştırmak yeterli olmaz. Aynı kazaya mı ilişkin oldukları, hangi yaralanmaları kapsadıkları, aynı düzenlemeye dayanıp dayanmadıkları, muayene ve tetkik tarihleri incelenmelidir. Oranın farklılığı, bu ayrımların tıbbi gerekçeyle açıklanmasını gerektirebilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 19.02.2025, E. 2023/7821, K. 2025/2797 sayılı kararında, 28 Temmuz 2015 tarihli kazaya ilişkin iki raporu ele aldı. Balıkesir Üniversitesinin raporunda kalça hareket kısıtlılığı nedeniyle yüzde 11,1; Adnan Menderes Üniversitesinin raporunda pelvis, alt ekstremite ve akciğer etkilenmesi nedeniyle yüzde 26 oran vardı. Raporlar farklı düzenlemelere göre hazırlanmıştı. Daire; tüm tedavi evrakının toplanması, kişinin muayenesi ve kaza tarihine uygun düzenlemeyle, ilgili uzmanı içeren yetkili kuruldan çelişkiyi gideren rapor alınması gerektiğini belirterek usulden ret kararını bozdu.[7]
Bu nedenle “yüksek oranlı rapor esas alınsın” demek yerine, iki raporun hangi bulguda ayrıldığı ve bu farkın nedeninin açıklanması istenmelidir. Eksik tedavi evrakı varsa yeni incelemeye eklenmesi talep edilmelidir.[7]
Raporda önceki hastalık ve kazaya bağlı yaralanma nasıl ayrılır?
Trafik kazası sonrasında ortaya çıkan her şikâyetin hangi tıbbi kayıtlara dayandığı açıklanmalıdır. İlk muayenedeki bulgu, sonraki tetkikler, ameliyat ve kontrol kayıtları birlikte incelenir. Önceden var olan hastalıkla kazaya bağlı yeni kayıp aynı raporda yer alıyorsa, tazminat hesabına hangi bulgunun dahil edildiği açık olmalıdır. Erişkinler Yönetmeliği m.9, kazaya bağlı durum bildirir raporda mevcut kronik hastalıklara ilişkin fonksiyon kayıplarının belirtilmemesini düzenler.[3]
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 16.02.2026, E. 2024/8759, K. 2026/1591 sayılı kararında, 25 Ağustos 2022 tarihli kazada yaralanan elektrikli bisiklet sürücüsünün raporu ve tazminattan yapılan indirimi inceledi. Raporda maluliyet oranı omuz ve dirsek yaralanmasına dayanıyor; sağ kulaktaki işitme kaybıyla kaza arasında bağ kurulamıyordu. Buna rağmen hakem heyeti, kafa ve yüz yaralanması ile kask kullanılmamasına dayanarak yüzde 20 indirim yapmıştı. Daire, maluliyet oranında dikkate alınmayan yaralanma üzerinden bu indirimin yapılmasını hatalı buldu. Karar, bu nedenle ve hesapta kullanılan yaş verisine ilişkin ayrı bir gerekçeyle bozuldu.[8]
Bu tür bir itirazda, raporun sonuç bölümündeki yüzde kadar hangi tanıların o yüzdeyi oluşturduğu da gösterilmelidir. “Kazayla bağlantı yok” tespitine karşı çıkılıyorsa, ilgili tanıya ait ilk kayıt ve tedavi seyri belirtilerek tıbbi gerekçenin açıklanması istenebilir. Raporda dışarıda bırakılan bir bulguya dayanılarak hesap veya indirim yapılmışsa bu uyumsuzluk ayrıca ortaya konulmalıdır.[8]
Sigorta şirketi raporu kabul etmezse ne yapılır?
Önce ret veya eksik belge yazısının gerekçesi incelenmelidir. Sigortacının itirazı; kurul yetkisi, kullanılan düzenleme, iyileşme süresi, kazayla bağlantı veya oranın hesaplanmasıyla ilgili olabilir. Talebin hangi noktada karşılanmadığı belirlenerek cevap ve belgeler hazırlanmalıdır. Dava veya tahkim öncesindeki sigortacıya yazılı başvuru, KTK m. 97 çerçevesinde ayrıca takip edilir.[9]
Dava dosyasında tarafın sunduğu medikal değerlendirmenin niteliği de önemlidir. HMK m. 293, tarafların uzmanından bilimsel görüş alabilmesini düzenler. Mahkeme, talep üzerine veya kendiliğinden bu uzmanı dinleyebilir. Görüşün içerdiği tıbbi itirazların, kurul raporuyla karşılaştırılarak değerlendirilmesi talep edilebilir.[2]
Tahkim dosyasındaki rapora ilişkin itiraz da o dosyada, verilen usul kararlarına uygun şekilde sunulmalıdır. Raporun kabul edilmemesi her durumda başvurunun reddini gerektirmez; yukarıdaki emsallerde raporun elverişliliği ve eksik incelemenin tamamlanması ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Başvuru koşullarına ilişkin ayrıntılar Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru rehberinde açıklanmaktadır.[6][7]
Maluliyet raporuna itiraz dilekçesinde neler bulunmalı?
Dilekçenin amacı, yeniden incelenmesi gereken tıbbi ve hukuki konuyu somutlaştırmaktır. Aşağıdaki tablo bir hazırlık önerisidir; idari itirazda m. 55–63, mahkeme dosyasında HMK m. 281 çerçevesinde uyarlanmalıdır.[1][2]
| İtiraz konusu | Açıklama ve belge |
|---|---|
| Uygulanan düzenleme | Kaza tarihi, raporun dayandığı yönetmelik ve neden yeniden değerlendirme istendiği. |
| Eksik yaralanma veya bulgu | İlgili epikriz, ameliyat, tetkik ve kontrol kaydının tarihi; raporda cevaplanmayan bölüm. |
| Kazayla bağlantı | İlk muayene, tedavi seyri ve önceki hastalık kayıtları üzerinden açıklanması gereken tıbbi ilişki. |
| Kalıcı durumun değerlendirilmesi | Tedavi ve rehabilitasyon aşaması, kontrol kayıtları ve ilgili cetvelin bekleme şartı. |
| Raporlar arası fark | Her iki raporun tarih ve numarası; ayrışan tanı, bulgu, cetvel veya oran. |
| İstenen işlem | Eksikliğin tamamlanması, açıklama, ilgili branşın katılımı, yeniden muayene veya uygun yeni kurul incelemesi. |
| Süre ve başvuru kaydı | e-Devlet aktarım, tebliğ ve sevk tarihleri; başvurunun kayıt veya teslim belgesi. |
Eksik bulguya itiraz nasıl somutlaştırılabilir?
Açıklayıcı örnek: Omuz yaralanmasına ilişkin raporda hareket kısıtlılığı değerlendirilmiş, ancak aynı kazadan sonra yapılan ameliyatta saptanan sinir hasarı hakkında açıklama yapılmamış olsun. İtirazda yalnız “oran düşüktür” denilmesi yerine; ameliyat kaydının tarihi, ilgili tetkik ve devam eden şikâyet belirtilerek bu bulgunun raporda değerlendirilip değerlendirilmediği sorulabilir. Gerekirse ilgili uzmanlık dalının görüşü ve yeni muayene talep edilebilir. Bu örnek belirli bir dosya veya oran sonucu değil, belgelerin itiraz gerekçesiyle nasıl ilişkilendirilebileceğini gösterir.[2]
Raporla ilgili diğer sorular
Trafik kazasında maluliyet oranı nasıl hesaplanır?
İlgili düzenlemenin cetvelinde yaralanmanın bıraktığı fonksiyon kaybı değerlendirilir. Birden fazla kayıpta, uygulanacak metne göre birleştirme yöntemi kullanılabilir; oranları doğrudan toplamak doğru sonuç vermeyebilir. Erişkinler Yönetmeliği m. 10 ve ekleri, engel alanları kılavuzu ve Balthazard yöntemini düzenler. İtirazda, yanlış cetvel veya birleştirme uygulandığı düşünülüyorsa hesap adımları ve dayanak bulguların açıklanması istenmelidir.[3]
Yüzde sıfır rapor verilirse bütün tazminat hakları biter mi?
Sürekli kayıp bulunmadığı yönündeki rapor, öncelikle sürekli iş göremezlik talebini etkiler. Tedavi dönemi ve diğer zararların ayrıca incelenmesi gerekir. Talep türleri ve gerekli belgeler yaralanmalı trafik kazasında tazminat rehberinde açıklanmaktadır. Sıfır orana itirazda da hangi kalıcı bulgunun değerlendirilmediği somut tıbbi kayıtlarla gösterilmelidir. Önceki raporda kayıp saptanmışsa sonraki sıfır oranın iyileşmeye mi, farklı cetvele mi, eksik belgeye mi dayandığı açıklığa kavuşturulmalıdır. İtiraz, raporlar arasındaki bu belirli fark üzerinden kurulabilir; önceki oranın yalnız daha yüksek olması yeterli gerekçe değildir.[4]
Rapordaki kimlik veya yazım hatası için de aynı itiraz mı yapılır?
Sağlık Raporları Yönetmeliği m. 63/6; yazım, kimlik bilgisi, imza eksikliği, boş bırakılan alan ve benzeri usul hatalarında önce raporu düzenleyen sağlık kuruluşuna bilgi verilmesini düzenler. Kurul yanlışlık tespit ederse düzeltir; bu işlem itiraz başvuru sayısına dahil edilmez. İşlem yapılmazsa raporun düzenlendiği ilin il sağlık müdürlüğüne başvuru öngörülür. Tıbbi oranı değiştirme talebiyle basit maddi hata düzeltmesi birbirinden ayrılmalıdır.[1]
Maluliyet raporu beklenirken dava süresi işler mi?
Raporun hazırlanması veya itirazının sürmesi nedeniyle tazminat sürelerinin kendiliğinden korunduğu varsayılmamalıdır. KTK m. 109, maddi zarar taleplerinde öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde kazadan itibaren on yıl esasını; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanabilmesini düzenler. Sürenin başlangıcı, kesilmesi ve somut olayın özellikleri dosya üzerinden incelenmelidir. İdari rapor itiraz süresiyle tazminat talebinin zamanaşımı ayrı takip edilmelidir.[9]
İtiraz öncesinde dosya nasıl hazırlanmalı?
Önce raporun türünü, düzenleyen makamı ve hangi dosyada kullanılacağını belirleyin. Ardından süre başlangıcını belgeleyip tıbbi itirazları ilgili kayıtlarla eşleştirin. Uygulanacak düzenleme, eksik bulgular ve varsa çelişkili raporlar bir arada incelendiğinde talep edilecek ek inceleme daha açık biçimde ortaya konulabilir.
Tazminat türleri ve diğer başvuru yollarına Trafik Kazası Bilgi Merkezi üzerinden ulaşılabilir. SGK sürecine ilişkin rapor uyuşmazlıklarında ise iş kazasında maluliyet raporuna itiraz rehberinin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Resmî kaynaklar ve emsal kararlar
Kaynak kontrolü: 1 Kasım 2026. Kararlar resmî tam metinlerinden incelenmiş; olay tarihleri, çoğunluk gerekçeleri ve hüküm sonuçları birbirinden ayrılmıştır.
- [1] Sağlık Raporları Yönetmeliği — RG:19.05.2026/33258, Karar Sayısı: 11361; m. 28,54–55,63–64,67,70–71 ve geçici m. 1; Sağlık Bakanlığı resmî nüshası ↩
- [2] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 94, 266, 279–282, 293 ve 324 ↩
- [3] Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik — RG:20.02.2019/30692; m. 2,6–12; 2026 usul hükümleriyle birlikte ↩
- [4] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.04.2026, E. 2025/633, K. 2026/270 — olay tarihine uygun düzenleme, çoğunluk ve karşı oy ↩
- [5] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 03.02.2025, E. 2023/1686, K. 2025/1498 — omurga yaralanmasında kalıcılık ve bekleme ölçütü ↩
- [6] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 04.05.2026, E. 2024/14999, K. 2026/5138 — uzman heyeti, muayene ve hükme elverişli rapor ↩
- [7] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 19.02.2025, E. 2023/7821, K. 2025/2797 — farklı oranlar, eksik inceleme ve çelişkinin giderilmesi ↩
- [8] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 16.02.2026, E. 2024/8759, K. 2026/1591 — rapor kapsamı, kazayla bağlantı ve kask indirimi ↩
- [9] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — m. 97 ve 109 ↩
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
