Banka Yoluyla Verilen Borç Nasıl Geri Alınır? Dekont ve WhatsApp Mesajları

Banka yoluyla gönderilen paranın dekontu, paranın karşı tarafa ulaştığını gösterir. Ancak tek başına her zaman borç verildiğini ispatlamaz. Paranın geri ödenmek üzere gönderildiği de ortaya konulmalıdır. Dekonttaki açıklama, tarafların mesajları, imzalı belgeler ve yapılmış geri ödemeler bu nedenle önemlidir.

Örneğin arkadaşınıza gönderdiğiniz 100.000 TL için dekonta hiçbir açıklama yazmadıysanız, arkadaşınız paranın eski bir borcun ödemesi olduğunu ileri sürebilir. Buna karşılık “gönderdiğin 100.000 TL borcu ay sonunda geri ödeyeceğim” mesajı, havalenin amacını açıklayan önemli bir delil olabilir. Ödeme dekontu ile mesajın aynı para transferine ilişkin olması önemlidir.

Banka Yoluyla Verilen Borç Nasıl Geri Alınır?

Geri almak üzere para vermek, hukukta tüketim ödüncü sözleşmesi kapsamında değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 386. maddesine göre parayı alan kişi aynı miktarı geri vermeyi üstlenir. Paranın karşılıksız yardım, satın alma bedeli veya önceki bir borcun ödemesi olması ise farklı bir hukuki ilişkidir.[1]

Bu nedenle önce üç sorunun cevabı netleştirilmelidir: Para kime gönderildi? Hangi amaçla verildi? Ne zaman geri ödenecekti? Banka kayıtları ilk soruya cevap verebilir; diğerleri için yazışmaların, anlaşmanın ve ödeme kayıtlarının da incelenmesi gerekir.

Borçlu ödeme yapmıyorsa alacağın durumuna göre icra takibi veya dava yoluna başvurulabilir. Ancak borcun varlığını ispatlamak ile ödeme zamanının geldiğini göstermek ayrı konulardır. Alacağın ispatlanamaması veya ödeme zamanı gelmeden takip başlatılması, itiraz sonrasında açılan davanın reddine yol açabilir.

Açıklama Yazmadan Gönderdiğim Parayı Geri Alabilir miyim?

Dekontta açıklama olmaması, paranın hiçbir şekilde geri alınamayacağı anlamına gelmez. Fakat ödünç verildiğini ispatlamayı zorlaştırabilir. Yargıtay uygulamasında havale, mevcut bir borcu ödeme aracı olarak kabul edilir. Parayı gönderen kişi “bu ödeme değil, geri almak üzere verdiğim borçtu” diyorsa iddiasını uygun delillerle desteklemelidir.

“Parayı aldığına göre borçlu olmadığını o ispatlasın” demek her dosyada yeterli değildir. Karşı tarafın savunması, dekontun içeriği ve diğer belgeler ispat yükünün kimde olduğunu etkiler. Özellikle yalnızca para transferini gösteren dekont ile geri ödeme taahhüdü içeren belge aynı değerde değildir.

Yargıtay: Açıklamasız Havale Ve Belirsiz Mesaj Borç Verildiğini İspatlamadı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02.04.2026 tarihli, 2025/4302 E., 2026/1832 K. sayılı kararında açıklamasız havalelere dayanılarak başlatılan takip incelendi. Parayı gönderen tarafın sunduğu WhatsApp yazışması, paranın ödünç alındığını kabul eden bir beyan içermiyordu. Daire; ödünç verildiğinin ispatlanamadığını, olayda miktar nedeniyle tanıkla ispatın mümkün olmadığını ve yemin deliline de dayanılmadığını belirtti. Takip kapsamında tahsil edilen paranın iadesine ilişkin karar onandı.[2]

Bu olayda sorun paranın gönderilip gönderilmediği değildi. Uyuşmazlık, gönderilen paranın ne için verildiğiydi. Dolayısıyla dekontun yanında borç ilişkisinin kurulmasını ve geri ödeme yükümlülüğünü gösteren kayıtlar da önem taşır.

Dekonta “Borç” Yazmak Yeterli mi?

Dekonttaki açıklama, ödemenin amacını göstermelidir. Yalnızca “borç” yazılması, paranın borç olarak mı verildiği yoksa mevcut borcun ödenmesi için mi gönderildiği tartışmasını doğurabilir. “Geri ödenmek üzere borç olarak verilen 100.000 TL” gibi bir açıklama, gerçek anlaşmayı daha açık yansıtır.

Ancak açıklamayı gönderen kişi tek başına yazar. Bu nedenle açıklamanın karşı tarafın beyanları, imzalı anlaşma ve diğer kayıtlarla desteklenmesi yararlıdır. Tarafların kabul etmediği bir geri ödeme tarihi veya faiz şartı, yalnızca dekonta yazılarak karşı tarafa kabul ettirilmiş olmaz.

Yargıtay’ın “Borç Olarak Veriyorum” Açıklamalı Havalelere İlişkin Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02.06.2026 tarihli, 2026/143 E., 2026/3427 K. sayılı kararında iki ayrı havalede “borç olarak veriyorum” ve “borç olarak yatırılan” açıklamaları bulunuyordu. Daire, bu ödemeler yönünden borçlu olmadığını veya ödeme yaptığını ispat yükünün parayı alan kişide olduğunu kabul etti. Savunma ispatlanamadığı için asıl davaya yönelik temyiz itirazları reddedildi.[3]

Aynı kararda, başka bir para alım belgesi için farklı sonuca varıldı. Bu ayrım, dekont ve belgelerdeki ifadelerin neden dikkatle incelenmesi gerektiğini gösterir.

WhatsApp Mesajları Borç İçin Delil Olur mu?

Elektronik yazışmalar, HMK 199 kapsamında belge niteliğinde olabilir. Karşı tarafın gönderdiği mesaj, paranın borç olarak verildiğini muhtemel gösteriyorsa HMK 202 uyarınca delil başlangıcı sayılabilir. Böylece senetle ispat zorunluluğu bulunan bir işlemde tanık dinlenmesi de mümkün olabilir.[4]

Mesajın borçla bağlantısı açık olmalıdır. “Sana olan 100.000 TL borcumu 30 Kasım’da ödeyeceğim” ifadesi ile “sonra konuşalım” ifadesi aynı anlama gelmez. Mesajların hangi havaleye ilişkin olduğu, tutarı ve konuşmanın tamamı birlikte değerlendirilir.

  • Yazışmanın tamamını, tarihleri ve telefon bilgileriyle birlikte saklayın.
  • Mesajlarla banka transferlerinin tarih ve tutarlarını eşleştirin.
  • Yalnızca seçilmiş birkaç ekran görüntüsüyle yetinmeyin; asıl kayıtları da koruyun.
  • İçeriğin veya gönderenin tartışılması ihtimaline karşı kayıtların incelemeye elverişli olmasına dikkat edin.

Yargıtay: Yazışmalar İncelenmeden İade Talebi Reddedilemez

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.03.2026 tarihli, 2025/4738 E., 2026/1524 K. sayılı kararında taşınmaz alımı için gönderildiği ileri sürülen açıklamasız havaleler incelendi. Daire, sunulan yazışmaları kimin gönderdiğinin belirlenmesini; davalıya ait oldukları anlaşılırsa delil başlangıcı kabul edilerek tanıkların dinlenmesini istedi. Yazışmalar incelenmeden verilen ret kararı bozuldu.[5]

Bu karar ödünç para davasına değil, taşınmaz alımı için ödendiği ileri sürülen bedelin iadesine ilişkindir. Bununla birlikte elektronik mesajların delil başlangıcı olarak incelenmesi bakımından önem taşır.

Ekran Görüntüsü Almak mı, Notere Gitmek mi Gerekir?

Her WhatsApp mesajının delil olabilmesi için önceden noterden onaylatılması zorunlu değildir. Ancak ekran görüntüsünün bulunması da içeriğin doğruluğunu ve kime ait olduğunu tartışmasız hâle getirmez. Uyuşmazlık çıkarsa telefon kayıtlarının, mesaj içeriğinin ve gerektiğinde teknik incelemenin değerlendirilmesi gerekebilir. Noter tespiti veya delil tespiti ihtiyacı, eldeki kaydın durumuna göre belirlenir.

“Parayı Aldım Ama Bana Borç Verilmedi” Savunmasında Ne Olur?

Bir kişinin parayı aldığını kabul etmesi, her durumda borç aldığını da kabul ettiği anlamına gelmez. Örneğin “parayı başka birine iletmek için aldım” savunması ile “borç aldım ama geri ödedim” savunması farklıdır. İlkinde borç ilişkisinin kurulması; ikincisinde ise kabul edilen borcun ödenmesi tartışılır.

Aynı Yargıtay Kararında “Parayı Aldım” Belgesi İçin Farklı Sonuç

Yukarıdaki 02.06.2026 tarihli, 2026/143 E., 2026/3427 K. sayılı kararın birleşen dava bölümünde yalnızca 30.000 USD alındığını belirten imzalı bir belge vardı; borç alındığı yazmıyordu. Parayı alan kişi, başka birine teslim etmek üzere aldığını savundu. Yargıtay, ödünç verildiğini ispat yükünün hâlâ davacıda olduğunu belirterek birleşen dava yönünden kararı bozdu.[3]

Bu nedenle “hesabına para girdiğini kabul ediyor, artık her şeyi o ispatlasın” yaklaşımı her olay için doğru değildir. Kimin neyi ispatlayacağı, ileri sürülen borç ilişkisine ve savunmanın içeriğine göre belirlenir.

Borç İsteyen Kişi Başkasının IBAN’ını Verdiyse

Paranın yattığı hesap sahibi ile borç isteyen kişi farklıysa, talimatı kimin verdiğini ve geri ödemeyi kimin üstlendiğini gösteren kayıtlar saklanmalıdır. “Parayı şu IBAN’a gönder” mesajı, yapılan transfer ve borcun kabulüne ilişkin diğer açıklamalar birlikte önem kazanır. Hesap sahibinin, yalnızca para hesabına geldiği için her durumda ödünç borçlusu olduğu varsayılmamalıdır.

Senetsiz Borç Verdim, Tanıkla İspat Edebilir miyim?

Ödünç para sözleşmesinin geçerli olması ile mahkemede hangi delillerle ispatlanacağı ayrı konulardır. Senet düzenlenmemiş olması, borç ilişkisinin hiç kurulmadığı anlamına gelmez. Buna karşılık işlem tarihindeki senetle ispat sınırını aşan hukuki işlemlerde kural olarak yalnızca tanık anlatımıyla sonuca gidilemez.

HMK 200–203 çerçevesinde delil başlangıcı, karşı tarafın açık muvafakati ve kanunda belirtilen istisnalar incelenir. Senetle ispat sınırı yıllara göre değiştiği için işlem tarihine uygun tutar esas alınmalıdır. Eski bir kararda yazan parasal sınır, bugünkü bütün borçlara uygulanmaz.

Kardeşe, Anneye, Babaya Veya Eşe Verilen Borç

HMK 203, altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler ile maddede sayılan diğer yakınlar arasındaki işlemlerde tanık dinlenmesine imkân tanır. Arkadaşlık veya yakın dostluk ise bu istisnayla aynı değildir. Akrabalık bulunması da para transferinin otomatik olarak borç sayılmasını sağlamaz; tanıklar ve diğer delillerle ne için verildiği ortaya konulmalıdır.

Yargıtay: Kardeşler Arasındaki Uyuşmazlıkta Tanıklar Dinlenmelidir

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.04.2025 tarihli, 2024/3306 E., 2025/2243 K. sayılı kararında bir kişinin kardeşine borç olarak gönderdiğini ileri sürdüğü paralar incelendi. Daire, tarafların kardeş olması nedeniyle HMK 203/1-a uyarınca tanık dinlenebileceğini belirtti. Tanıklar dinlendikten sonra geri ödeme talebinin ve alacağın ödeme zamanının değerlendirilmesi gerektiğini açıklayarak kararı bozdu.[6]

Başka Delil Yoksa Yemin Teklif Edilebilir mi?

Yemin, HMK 225 ve devamında düzenlenen bir delildir. Uyuşmazlığın niteliğine ve usul kurallarına göre karşı tarafa yemin teklif edilmesi mümkün olabilir. Ancak bu yolun bağlayıcı sonuçları vardır; yalnızca “elimde belge yok, yemin etsin” düşüncesiyle kullanılmamalıdır. Hangi vakıa için yemin teklif edileceği ve delile zamanında dayanılıp dayanılmadığı önemlidir.

Geri Ödeme Tarihi Belirlenmediyse Borç Ne Zaman İstenebilir?

Taraflar kesin bir ödeme günü belirlemişse öncelikle bu anlaşma dikkate alınır. Geri ödeme için belirli gün, bildirim süresi veya istendiği anda ödeme şartı kararlaştırılmamışsa TBK 392 uygulanır. Bu durumda borçlu, ilk geri ödeme talebinden itibaren altı hafta geçmeden parayı geri vermekle yükümlü değildir.

Bu nedenle paranın ne zaman geri istendiği belgelenmelidir. Altı haftalık süre, paranın gönderildiği tarihten otomatik olarak başlamaz. Daha önceki bir geri ödeme talebi varsa bunun içeriği ve karşı tarafa ulaştığı tarih de incelenir. Bu süre dolmadan başlatılan takip veya açılan dava, borcun ödeme zamanının henüz gelmediği itirazıyla karşılaşabilir.

Yukarıdaki 17.04.2025 tarihli Yargıtay kararında da bu süre tartışılmıştır. Daire, tanıkların dinlenerek daha önce geri ödeme talebi yapılıp yapılmadığının ve alacağın muaccel olup olmadığının değerlendirilmesini istemiştir. Buradaki “muaccel”, borcun ödeme zamanının gelmiş olması demektir.

“İmkânın Oldukça Ödersin” Anlaşması Ne Sonuç Doğurur?

“Bir ara verirsin”, “işlerin düzelince ödersin” veya “imkânın oldukça taksit yaparsın” gibi ifadeler, geri ödeme zamanında anlaşmazlık çıkarabilir. Borcun kabul edilmiş olması, hangi tarihte tamamının istenebileceğini tek başına açıklamaz. Yazılı anlaşma, sonradan yapılan ödemeler ve geri ödeme talepleri birlikte incelenmelidir.

Hukuk Genel Kurulu: Borcun Varlığı Kadar Ödeme Zamanı da Önemlidir

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2023 tarihli, 2022/1269 E., 2023/1106 K. sayılı kararında bir-bir buçuk yıl sonra, imkânlar dâhilinde taksitlerle ödeme öngören belgeler incelendi. Kurul çoğunluğu, anlaşmalar ve devam eden ödemeler birlikte değerlendirildiğinde alacağın takip tarihinde muaccel olduğunun kabul edilemeyeceğine karar verdi. Bu nedenle itirazın iptali talebini kısmen kabul eden direnme kararı bozuldu.[7]

Borç verirken yalnızca tutarı değil, son ödeme tarihini ve varsa taksitleri de açıkça yazmak bu tür anlaşmazlıkları azaltır.

Borç Verilen Para İçin Noter İhtarı Şart mı?

Her borç için mutlaka noter ihtarı gönderilmesi gerektiği söylenemez. Kesin vade bulunup bulunmadığı, daha önce ödeme talep edilip edilmediği ve temerrüt koşulları incelenir. Noter ihtarı, talebin içeriğini ve tebliğ tarihini belgelemek açısından yararlı olabilir. Ancak tek başına borcun varlığını ispatlamaz.

İhtarda paranın ne zaman, hangi amaçla ve ne kadar verildiği; varsa yapılan ödemeler, kalan tutar ve geri ödeme talebi açıkça belirtilmelidir. Henüz ödeme zamanı gelmemiş bir borç için uygun olmayan kısa bir süre yazmak, kanundaki altı haftalık düzenlemeyi ortadan kaldırmaz.

Borç Verdiğim Para İçin Faiz İsteyebilir miyim?

Ticari olmayan tüketim ödüncünde taraflar kararlaştırmamışsa kullanım dönemi için faiz istenemez. Buna karşılık ödeme zamanı gelen borcun gecikmesinde, temerrüt koşulları oluşmuşsa temerrüt faizi gündeme gelebilir. TBK 387’deki ödünç faizi ile gecikmeye bağlı temerrüt faizi aynı değildir.

Faizin başlangıcı, uygulanacak oran ve varsa anlaşmanın geçerliliği borcun niteliğine göre belirlenmelidir. Paranın havale edildiği tarihten itibaren her durumda faiz işlediği kabul edilemez.

Senet Olmadan İcra Takibi Başlatılabilir mi?

Senet veya mahkeme kararı bulunmadan da genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılabilir. Ancak takip başlatılabilmesi, borcun mahkemece doğrulandığı veya tahsilatın garanti olduğu anlamına gelmez. Borçlu süresinde itiraz ederse takip, itiraz edilen kısım yönünden durur.

Genel haciz yoluyla takipte ödeme emrine itiraz süresi kural olarak tebliğden itibaren yedi gündür. İtiraz sonrasında alacaklının, elindeki belgelere göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali gibi uygun yola başvurması gerekir. Her banka dekontu, icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını sağlayan belge niteliğinde değildir.[8]

İtirazın iptali davası için kanunda, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süre öngörülür. Bu süre ile alacağın zamanaşımı süresi aynı değildir. Süre geçirilirse genel hükümlere göre alacak davası imkânı ayrıca değerlendirilir.

İtirazın kaldırılması yolunda ise İİK 68 kapsamındaki belge şartları ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aylık başvuru süresi dikkate alınır. Bu altı aylık süre, itirazın iptali davasındaki bir yıllık süreden farklıdır.

Hangi Mahkemede Dava Açılır? Arabuluculuk Gerekir mi?

İki kişi arasındaki ticari olmayan sıradan ödünç para uyuşmazlığında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse görevli mahkeme değişebilir. Aynı şekilde sıradan kişisel ödünç alacağı için genel bir zorunlu arabuluculuk şartı yoktur; uyuşmazlık özel bir dava şartı kapsamındaysa ilgili kurallar uygulanır.

Taraflar, zorunlu olmasa da arabuluculuk yoluyla ödeme planı ve borç miktarı üzerinde anlaşabilir. Benzer uyuşmazlıklara ilişkin diğer yazılarımızı İcra Hukuku makaleleri bölümünde bulabilirsiniz.

Para Gönderdiğim Kişiyi Dolandırıcılıktan Şikâyet Edebilir miyim?

Bir borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık değildir. Paranın alınması sırasında hileli davranış bulunup bulunmadığı ve olayın diğer koşulları önemlidir. Borç uyuşmazlığını çözmek için ceza şikâyetini otomatik bir tahsil yolu olarak görmek doğru olmaz. Güven ilişkisiyle ilgili farklı durumlar için güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin açıklamalarımıza da bakabilirsiniz.

Borç Verilen Para Kaç Yılda Zamanaşımına Uğrar?

Ödünç paranın geri verilmesine ilişkin alacakta kural olarak TBK 146’daki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Ancak süre başlangıcını her olayda yalnızca havale tarihine bağlamak doğru değildir. Ödeme zamanı, bildirim şartı ve zamanaşımını durduran veya kesen nedenler incelenmelidir.

TBK 149’a göre zamanaşımı kural olarak alacak muaccel olduğunda başlar. Muacceliyet bir bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği gün de önem taşır. Borcu yıllarca istememek, zamanaşımını istenildiği kadar erteleme imkânı vermez. Borcun kabulü, kısmi ödeme ve icra takibi gibi durumlar süre hesabını etkileyebilir.

TBK 389’daki altı aylık süre ise ödünç verilmesi kararlaştırılan şeyin teslimi veya teslim alınmasına ilişkin istemler içindir. Verilmiş paranın geri alınmasını bu altı aylık süreyle karıştırmamak gerekir.

Borcu Geri İstemeden Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?

  1. Banka kayıtları: Tutar, tarih, alıcı ve açıklamayı gösteren dekontlar.
  2. Anlaşma: İmzalı borç belgesi, geri ödeme tarihi ve varsa taksit planı.
  3. Yazışmalar: Borç isteme, IBAN bildirme, parayı aldığını kabul etme ve geri ödeme mesajları.
  4. Geri ödemeler: Kısmi ödemeleri gösteren dekontlar ve kalan borç hesabı.
  5. Ödeme talebi: İhtar, mesaj veya diğer talebin içeriği ve ulaştığı tarih.
  6. Tanık bilgileri: Hangi kişinin hangi olayı doğrudan bildiği.
  7. Takip belgeleri: Takip açılmışsa ödeme emri, tebliğ ve itiraz kayıtları.

İstanbul, Kocaeli, Sakarya veya Bursa’da yaşanması temel ispat kurallarını değiştirmez. Başvurunun hangi yerde yapılacağı ise tarafların adresleri, ödeme yeri ve ilgili yetki kurallarına göre belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Banka Yoluyla Borç Verdim Ama Dekonta Açıklama Yazmadım. Dava Açamaz mıyım?

Dava açılabilir; asıl mesele paranın ödünç verildiğini ispatlamaktır. Yazışmalar, imzalı belgeler ve koşulları varsa tanık veya yemin delili incelenir. Açıklamasız dekont tek başına her durumda yeterli değildir.

Sadece Dekontla Verilen Borç Geri Alınabilir mi?

Dekontun açıklaması ve karşı tarafın savunması önemlidir. Dekont para transferini gösterir; bunun geri ödenecek bir borç olduğunu ispatlamaya yeterli olup olmadığı olayın delillerine bağlıdır.

Dekonta Yalnızca “Borç” Yazdım. Ne Anlama Gelir?

Bu ifade, borç verme ile borç ödeme arasında tartışma çıkarabilir. Hangi anlamda kullanıldığı yazışmalar, tarafların beyanları ve diğer belgelerle birlikte incelenir.

“Borcumu Ödeyeceğim” Mesajı Yeterli mi?

Önemli bir delil olabilir. Ancak mesajı kimin gönderdiği, hangi borcu anlattığı ve tutarla bağlantısı belirlenmelidir. Her mesaj otomatik olarak imzalı senetle aynı değerde değildir.

Mesajlara Cevap Vermemesi Borcu Kabul Ettiği Anlamına Gelir mi?

Sırf cevap vermemek, kural olarak borcun kabulü sayılmaz. Alacaklının tek taraflı yazdığı mesajlar ile borçlunun açık kabul beyanı farklıdır.

Arkadaşım Yanımda Borç Aldığını Söyledi. Tanık Dinlenir mi?

İşlem tutarı ve senetle ispat kuralları incelenir. Delil başlangıcı veya kanuni bir istisna varsa tanık dinlenebilir. Yalnızca arkadaşlık ilişkisi, her tutarda tanıkla ispat imkânı sağlamaz.

Kardeşime Verdiğim Borçta Senet Almadım. Ne Yapabilirim?

Kardeşler arasındaki işlemler HMK 203’teki istisna kapsamındadır. Tanıklar ve diğer delillerle paranın borç olarak verildiği ve ödeme zamanı ortaya konulabilir.

Borçlu Parayı Aldığını Kabul Ediyor. Yine de Ben mi İspatlayacağım?

“Borç aldım ama ödedim” ile “parayı başkasına iletmek için aldım” farklı savunmalardır. Parayı almak her durumda ödünç borcunu kabul etmek anlamına gelmez.

Senet Yoksa İcra Takibi Yapılamaz mı?

Genel haciz yoluyla ilamsız takip için mutlaka kambiyo senedi bulunması gerekmez. Borçlu itiraz ederse alacaklı, takibin devamını sağlamak için uygun hukuki yola başvurmalı ve alacağını ispatlamalıdır.

Geri Ödeme Tarihi Belirlemedik. Hemen Takip Başlatabilir miyim?

Belirli gün, bildirim süresi veya istendiğinde ödeme şartı yoksa TBK 392 uyarınca ilk talepten itibaren altı haftalık süre önemlidir. Takipten önce bu koşullar kontrol edilmelidir.

Altı Hafta, Parayı Gönderdiğim Gün mü Başlar?

TBK 392’deki süre ilk geri ödeme talebine bağlıdır. Paranın gönderildiği tarih ile geri istendiği tarih aynı olmayabilir.

Noterden İhtar Gönderirsem Borç Kesinleşir mi?

Hayır. İhtar ödeme talebini ve bildirim tarihini belgeleyebilir; karşı tarafın borç aldığını tek başına ispatlamaz ve mahkeme kararı yerine geçmez.

Borçlu Bir Kısmını Ödedi. Kalanı Nasıl Hesaplanır?

Ödemelerin hangi borca ait olduğu belirlenerek toplam alacaktan düşülür. Taksit açıklamaları, mesajlar ve banka kayıtları kalan borcun hesabında önemlidir.

Borçlu Parayı Elden İade Ettiğini Söylüyorsa Ne Olur?

Borç ilişkisi ve tutar ortaya konulduktan sonra ödeme yaptığını ileri süren kişinin savunmasını uygun delillerle ispatlaması gerekir. Ödeme belgesi bulunup bulunmadığı ve ispat kuralları incelenir.

Borç Para İçin Faiz Konuşmadık. Faiz Alabilir miyim?

Ticari olmayan ödünçte kararlaştırılmamış kullanım faizi istenemez. Borçlu temerrüde düşmüşse temerrüt faizi ayrı koşullarla talep edilebilir.

Borçlu Olmadığım Hâlde Ödeme Emri Geldi. Görmezden Gelebilir miyim?

Hayır. Ödeme emrindeki takip türü ve süreler incelenmeli; gerekiyorsa süresinde itiraz edilmelidir. Sonradan açılacak davalar, zamanında itirazın yerine geçen basit bir işlem değildir.

Yanlış IBAN’a Gönderilen Para da Borç Sayılır mı?

Yanlışlıkla yapılan transfer ile anlaşarak verilen ödünç para farklıdır. Yanlış havalede bankaya bildirim, sebepsiz zenginleşme ve olayın koşullarına uygun diğer başvuru yolları değerlendirilir.

Bankadan Transferi İptal Etmesini İsteyebilir miyim?

Tamamlanmış bir transfer, sırf borç geri ödenmediği için gönderenin tek taraflı talebiyle geri alınmaz. Bankaya bildirim yapmak ile alıcıdan alacağı tahsil etmek farklı işlemlerdir.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 12, 117, 146, 149, 154, 386–392. ↩
  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 02.04.2026, 2025/4302 E., 2026/1832 K. Kararın tam metni. ↩
  3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 02.06.2026, 2026/143 E., 2026/3427 K. Kararın tam metni. ↩ ↩
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 2, 190, 199–203, 225 ve devamı, ek m. 1. ↩
  5. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 23.03.2026, 2025/4738 E., 2026/1524 K. Kararın tam metni. ↩
  6. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 17.04.2025, 2024/3306 E., 2025/2243 K. Kararın tam metni. ↩
  7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2023, 2022/1269 E., 2023/1106 K. Kararın tam metni. ↩
  8. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 58, 62, 66–68. ↩

Yasal Uyarı

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi niteliğinde değildir. Her somut olay, kendi koşulları, delilleri ve uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Kanunen izin verilen kullanımlar saklı kalmak üzere, makalenin özgün metninin izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir