Fabrikada makineye el kaptırma sonucu parmak kaybı, tendon veya sinir hasarı yaşayan işçi, koşulları varsa maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Tazminat için işten ayrılmak zorunlu değildir. Önemli olan kazanın nasıl meydana geldiği, sorumluların kim olduğu ve yaralanmanın işçinin sağlığına ve çalışma gücüne etkisidir.
Pres, torna, kesim, paketleme veya üretim hattındaki bir kazada yalnızca parmağın kopup kopmadığına bakılmaz. Kavrama gücünün azalması, eklem hareketlerinin kısıtlanması ve kalıcı sinir hasarı da değerlendirmeye girer. Ancak tek bir parmak kaybı için herkese uygulanacak sabit bir tazminat tutarı veya iş göremezlik oranı yoktur.
Kocaeli, Gebze, İzmit ve Sakarya çevresindeki fabrikalarda çalışan işçiler açısından kamera kayıtları, vardiya çizelgeleri ve makinenin güvenlik donanımının durumu özellikle önemlidir. Hastane kayıtlarıyla birlikte bu belgeler, kazanın nedenlerini ortaya koymaya yardımcı olur.
Makineye El Kaptırma Ne Zaman İş Kazası Sayılır?
5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işverenin yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen ve bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olayları düzenler. İşçinin üretim sırasında elini makineye sıkıştırması, çalışma sırasında parmağının kesilmesi veya bakım esnasında hareketli parçalara temas ederek yaralanması bu kapsamda değerlendirilebilir.[1]
Bir olayın iş kazası sayılması, işverenin her durumda tazminat ödeyeceği anlamına gelmez. Önce olayın niteliğini belirlemek gerekir. Ardından mahkeme, zararla sorumluların davranışları arasındaki bağlantıyı inceler. İşverenin hangi önlemleri alması gerektiği ve işçinin davranışının kazaya etkisi ayrıca araştırılır.
Bakım, Temizlik veya Sıkışan Parçayı Çıkarma Sırasında Yaralanmak
Makine kazası yalnızca normal üretim sırasında meydana gelmez. Kalıp değiştirme, makineyi temizleme, sıkışan ürünü çıkarma ve arıza giderme işleri de kazaya konu olabilir. Bu işlerde makinenin hareketinin nasıl durdurulduğu ve yeniden çalışmasının nasıl önlendiği önem taşır.
Örneğin temizlik sırasında başka bir çalışanın makineyi çalıştırması ile işçinin üretim devam ederken hareketli bölüme elini uzatması aynı olay değildir. İncelemede görevlendirme, talimat, enerji kesme düzeni ve denetim gibi somut unsurlar önem taşır.
Makine Koruyucusu Yoksa İşverenin Sorumluluğu Nedir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesine göre işveren, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür. 6331 sayılı Kanun’un 4, 5 ve 10. maddeleri de riskleri önleme, risk değerlendirmesi, uygun ekipman sağlama ve denetim yükümlülüklerini düzenler.[2] [3]
Bu nedenle kusur incelemesi yalnızca işçinin hareketiyle sınırlı değildir. Uzmanlar, tehlikeli bölümlere erişimi önleyen sistemleri ve koruyucuların çalışıp çalışmadığını araştırır. Güvenlik sistemlerinin devre dışı olup olmadığı da önemlidir.
- Hareketli ve sıkıştırıcı bölümlerde işe uygun koruyucu bulunuyor mu?
- Makinenin güvenlik donanımı çalışır durumda mı?
- İşçiye kullandığı makineye ve yaptığı işe uygun eğitim verilmiş mi?
- Arıza bildirimleri ve bakım kayıtları mevcut mu?
- Üretim, temizlik ve bakım için güvenli çalışma yöntemi belirlenmiş mi?
- Belirlenen önlemlere uyulup uyulmadığı denetlenmiş mi?
Çift el kumanda, sensör, koruyucu kapak veya acil durdurma gibi sistemlerin hangisinin gerekli olduğu makinenin türüne ve risklerine bağlıdır. Her makinede aynı teknik önlem listesi yeterli olmayabilir. Gerekli önlemleri, uzmanlar makinenin özelliklerine göre değerlendirmelidir.
İş Güvenliği Eğitimi Formunu İmzalamak Bütün Kusuru İşçiye Yükler mi?
Hayır. Eğitim formundaki imza, kazanın bütün sorumluluğunu işçiye aktaran bir belge değildir. Eğitimin içeriği, hangi iş için verildiği ve uygulamada güvenli çalışma koşullarının sağlanıp sağlanmadığı önemlidir. Çalışanın bir bölümde eğitim alması, başka bir makinede veya farklı bir görevde yeterli eğitim aldığı anlamına gelmeyebilir.
İşverenin dışarıdan iş güvenliği hizmeti alması da kendi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. 6331 sayılı Kanun bu hususu açıkça düzenler. Aynı zamanda çalışan da güvenlik talimatlarına uymalı ve makinenin koruyucu donanımını keyfî olarak çıkarmamalıdır.
Periyodik Kontrol ve Bakım Belgeleri Neden Önemlidir?
Bakım, arıza ve kontrol belgeleri, makinenin kaza öncesindeki durumunu anlamaya yardımcı olur. Kaza sonrasında makinenin onarılması veya koruyucu eklenmesi hâlinde, önceki durumun fotoğraflar ve kayıtlarla belirlenmesi daha da önem kazanır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 23 Aralık 2025 tarihli yönetmelik değişikliğine ilişkin açıklamasında, periyodik kontrole tabi ekipmanlar ve yetkili kişilerle yapılacak işlemler hakkında güncellemeler yer alır. Bütün makinelerin aynı kontrol aralığına tabi olduğu varsayılmamalı; ilgili ekipmanın kapsamı ve uygulanacak teknik kriterler incelenmelidir.[4]
İşçi Dikkatsiz Davrandıysa Tazminat Hakkı Biter mi?
İşçiye kusur verilmesi, her olayda bütün tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkeme, işverenin ve işçinin davranışlarını birlikte inceler. Kazanın oluşumuna veya zararın artmasına işçinin katkısı varsa tazminat, koşullarına göre azalabilir. İşveren yönünden sorumluluk şartları oluşmamışsa sonuç farklı olabilir.
Örneğin koruyucusuz makinede çalıştırılmak, koruyucuyu izinsiz sökmek ve eğitimi verilmeyen bir işe görevlendirilmek farklı olgulardır. Kusur oranı, yalnızca yaralanmanın ağır olmasına veya işçinin deneyimine dayanılarak belirlenmemelidir.
Yargıtay: İşverenin Eksiklikleri Yanında İşçinin Davranışı da İncelenir
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.03.2026 tarihli, 2025/11883 E., 2026/2803 K. sayılı kararında etiketleme bölümünde koli açarken falçatayla başparmağını kesen işçinin kazası incelenmiştir. İşverenin, çalışanı eğitimini almadığı bölümde çalıştırması ve gerekli koruyucuyu sağlamaması değerlendirilmiştir. Ancak Daire, işçinin dikkat ve özen yükümlülüğünün de dikkate alınmasını istemiş; işverene tam kusur veren değerlendirmeyle yetinilmesini doğru bulmamıştır.[5]
Daire, uzman iş güvenliği heyetinden kusur oranlarını belirleyen rapor alınması için kararı bozmuştur. Bu karar bir pres kazasına değil, kesici el aletiyle meydana gelen yaralanmaya ilişkindir. El yaralanmalarında işverenin önlem eksikliği ile işçinin davranışının birlikte incelenmesine örnek oluşturur.
Parmak Kaybında Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları bedensel zararlar arasında sayar. Kanunun 56. maddesi ise bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminatı düzenler.[2]
Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Dönemindeki Zararlar
Ameliyat, istirahat ve rehabilitasyon döneminde çalışamama, kazanç kaybına yol açabilir. Yapılan tedavinin, gerekli ulaşımın ve diğer giderlerin kazayla bağlantısı belgelenmelidir. SGK’nın karşıladığı giderlerle işçinin üzerinde kalan zararlar ayrı hesaplanır.
Her fatura otomatik olarak karşı tarafa yüklenmez. Giderin yaralanma nedeniyle gerekli olması ve tutarının makul kalması önemlidir. İşçi hastane belgelerini, reçeteleri, faturaları ve ödeme kayıtlarını birlikte saklamalıdır.
Sürekli İş Göremezlik ve Ekonomik Geleceğin Etkilenmesi
Kalıcı kavrama kaybı, parmak hareketlerinde kısıtlılık veya duyu kaybı işçinin çalışma gücünü etkileyebilir. İşçinin mesleği, önceki işini yapma imkânı ve kalıcı kaybın niteliği tıbbi ve ekonomik değerlendirmede önem taşır.
Ekonomik geleceğin etkilenmesi de somutlaştırılmalıdır. Örneğin el becerisi gerektiren işte çalışan kişinin yaralanma sonrası başka göreve geçmesi araştırma konusu olabilir. Bununla birlikte aynı kayıp farklı başlıklar altında iki kez hesaplanmamalıdır.
Manevi Tazminat ve Yakınların Talepleri
Yaşanan acı, ameliyatlar, kalıcı bedensel kayıp ve olayın diğer özellikleri manevi tazminat değerlendirmesinde önem taşır. Mahkeme her olayın koşullarına göre uygun miktarı belirler. Bir parmak kaybı için herkese aynı tutarda manevi tazminat ödenmesini öngören tarife yoktur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, ağır bedensel zararda yakınların da manevi tazminat isteyebilmesine imkân tanır. Ancak her el veya parmak yaralanması, yakınlar bakımından kendiliğinden bu koşulu sağlamaz.
Bir Parmak Kaybı İçin Ne Kadar Tazminat Alınır?
Parmak kaybı tazminatı yalnızca kaybedilen parmak sayısıyla hesaplanmaz. Aynı sayıda parmak kaybı yaşayan iki kişinin yaşı, ücreti, mesleği ve kalıcı iş göremezlik oranı farklı olabilir. Kusur dağılımı ve hukuken dikkate alınacak ödemeler de sonucu değiştirir.
- Kaza tarihindeki yaş ve değerlendirmeye alınacak çalışma dönemleri.
- İşçinin ispatlanan gerçek ücreti ve gelir verileri.
- Tedavi ve geçici iş göremezlik süresi.
- Kalıcı meslekte kazanma gücü kaybı oranı.
- İşverenin, işçinin ve varsa diğer sorumluların kusuru.
- SGK ödemelerinin ve yapılan diğer ödemelerin hukuki niteliği.
Bu veriler olmadan “Bir parmak için şu kadar, iki parmak için bu kadar” şeklinde rakam vermek yanıltıcı olur. Sağlıklı bir hesap için önce tıbbi durum ve sorumluluk belirlenmeli, ardından aktüeryal hesap yapılmalıdır.
Maaşımın Bir Kısmını Elden Alıyorsam Ne Olur?
Resmî kayıtlardaki ücret ile fiilen ödenen ücret farklıysa gerçek ücretin belirlenmesi gerekir. Banka hareketleri, ücret belgeleri, işçinin yaptığı iş, kıdemi ve diğer uygun deliller bu incelemede önem taşır. Yalnızca işçinin beyanına dayanarak istediği ücretin hesapta esas alınacağı söylenemez.
İş Kazasından Sonra Çalışmaya Devam Ederken Tazminat İstenebilir mi?
Evet. İş kazasından doğan tazminat talebi için iş sözleşmesinin sona ermesi şart değildir. İşçinin aynı işyerinde kalması veya ücretinin düşmemesi, kalıcı çalışma gücü kaybını tek başına ortadan kaldırmaz.
Kalıcı yaralanması bulunan kişi aynı işi daha fazla çaba göstererek sürdürebilir. Burada yalnızca maaşın azalıp azalmadığı değil, kazanma gücündeki kayıp ve yaralanmanın etkileri de önem taşır.
Hukuk Genel Kurulunun Güç Kaybına İlişkin Açıklaması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarihli, 2018/927 E., 2021/531 K. sayılı kararının gerekçesinde sürekli kısmi iş göremezliği bulunan kişinin, çalışmasını sürdürse ve kazancı azalmasa bile daha fazla güç ve çaba harcaması nedeniyle tazminat isteyebileceği açıklanmıştır. Kararda bu durum güç veya efor kaybı olarak ele alınır.[6]
Kararın somut olayı, kazı çalışmasında düşerek ağır yaralanan işçiye ilişkindir. Parmak yaralanmasında ise kalıcı kaybın bulunup bulunmadığı ve oranı, o işçinin sağlık kayıtları üzerinden ayrıca belirlenir.
Parmak Kaybında İş Göremezlik Oranı Nasıl Belirlenir?
Parmağın hangisi olduğu, kaybın seviyesi, eklem hareketleri, kavrama ve duyu fonksiyonları gibi tıbbi bulgular değerlendirmeyi etkileyebilir. Kaza tarihine ve talebin niteliğine uygun mevzuata göre yetkili sağlık kurullarının incelemesi gerekir. Başka bir kişinin raporundaki oran doğrudan yeni dosyaya uygulanamaz.
Engellilik raporu, istirahat raporu ve meslekte kazanma gücü kaybı değerlendirmesi farklı amaçlara hizmet edebilir. Dava veya SGK işlemi için gereken raporun türü doğru belirlenmelidir. Rapora itiraz varsa, ilgili idari ve yargısal usul takip edilir.
Parmak Kopmadı Ama Tendon veya Sinir Hasarı Var
Tazminat için mutlaka organın tamamen kopması gerekmez. Hareket, his veya kavrama kaybı da kalıcı bedensel zarar doğurabilir. Tedavi süreci ve tıbbi bulgular, yaralanmanın geçici veya kalıcı niteliğini ortaya koyar.
SGK Yüzde 10’un Altında Oran Verirse Dava Açılamaz mı?
SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri bağlamasında meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 azalması şartı bulunur. Bu eşik, işverene karşı bütün maddi ve manevi tazminat talepleri için geçerli bir alt sınır değildir. SGK geliriyle işverenin sorumluluğundan doğan talepler ayrı değerlendirilir.[7]
Kalıcı kayıp oranı düşük olsa da tedavi dönemi zararları ve manevi tazminat gündeme gelebilir. Mahkeme, kalıcı kayıp bulunmayan olaylarda da bu taleplerin şartlarını ayrıca değerlendirir. Kalıcı iş göremezlik tazminatı isteyen kişi, bu talebin tıbbi dayanağını da göstermelidir.
SGK’dan Para Almak İşverenden Tazminat İstemeyi Engeller mi?
SGK’nın geçici iş göremezlik ödeneği vermesi veya sürekli iş göremezlik geliri bağlaması, işverene karşı talebi kendiliğinden sona erdirmez. Bununla birlikte aynı zarar için yapılacak hesapta hangi ödemenin ne ölçüde dikkate alınacağı belirlenmelidir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleriyle ifa amacı taşımayan ödemeler bakımından özel kurallar içerir. Bu nedenle “SGK’dan alınan her para düşülür” veya “Hiçbir SGK ödemesi düşülmez” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir.
İlk İş Gününde veya Sigortasız Çalışırken Kaza Geçirmek
İlk iş gününde kaza geçirmek, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesini engellemez. İş kazasına bağlı haklar, hastalık sigortasındaki prim günü şartlarıyla karıştırılmamalıdır. Sigortasız çalıştırılan kişinin ise fiilî çalışması ve kaza olgusu araştırılmalıdır. İşverenin bildirim yapmamış olması tek başına bütün hakları ortadan kaldırmaz.
Eşim veya Ailem Baktıysa Bakıcı Gideri İstenebilir mi?
El yaralanması nedeniyle kişinin başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu dönem olabilir. Ancak uzman hekimler bakım ihtiyacını ve süresini değerlendirmelidir. Her parmak yaralanması için otomatik olarak bakıcı gideri doğmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarihli, 2018/927 E., 2021/531 K. sayılı kararında ağır yaralanan işçinin bakıcı giderinden aile içi bakım ve dayanışma gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılması tartışılmıştır. Kurul, aile bireylerinin bakım desteğinin zarar veren lehine yorumlanamayacağını belirterek bu yönde indirim yapmayan direnme kararını onamıştır.[6]
Parmak yaralanmasında da tıbben gerekli bakımın aile bireyleri tarafından karşılanması, bakıcı gideri talebini tek başına ortadan kaldırmaz. Bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı yine somut yaralanmaya göre belirlenir.
Tazminat Davası Fabrikaya mı, Taşerona mı Açılır?
Dava hazırlığında gerçek işvereni, çalışma ilişkisini ve kazadaki sorumluları belirlemek gerekir. Ücretin veya sigorta priminin hangi şirket tarafından ödendiği önemli olmakla birlikte işin organizasyonu ve hukuki ilişkiler de incelenir. Asıl işveren–alt işveren ilişkisinin şartları varsa buna bağlı sorumluluk gündeme gelebilir.
Bakım firmasının çalışanı, geçici görevlendirilen işçi veya başka şirketin personeli bakımından aynı sonuca otomatik olarak gidilemez. Fabrika içinde kaza olması, bütün şirketlerin her durumda aynı sıfatla sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Hukuk Genel Kurulu: Şirket Yetkililerinin Akrabalığı Tek Başına Yeterli Değildir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2026 tarihli, 2025/204 E., 2026/122 K. sayılı kararında kaynak ustasının iş kazası nedeniyle birden fazla davalıdan tazminat istemesi incelenmiştir. Şirket yetkililerinin kardeş olması dışında ekonomik bütünlüğü ve organik bağı gösteren yeterli delil bulunmadığı; ayrıca ilgili davalıların sorumluluğunu gerektiren başka bir dayanağın da ortaya konulamadığı belirlenmiştir.[8]
Kurul, bu davalıların tazminattan sorumlu tutulmasını yerinde bulmayarak direnme kararını bozmuştur. Karar, dava açılacak kişilerin yalnızca şirket isimlerine veya sahiplerinin yakınlığına bakılarak seçilemeyeceğini gösterir.
Ferdi Kaza Sigortası Varsa Ayrıca Başvuru Yapılabilir mi?
İşveren sorumluluk sigortası ile işçinin kendi ferdi kaza poliçesi farklı sözleşmelerdir. Bir poliçeden ödeme istenebilmesi teminatın kapsamına, istisnalara ve diğer sözleşme şartlarına bağlıdır. Sigortaya karşı başvurunun görev ve usulü de ayrıca değerlendirilmelidir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli, 2021/774 E., 2022/351 K. sayılı ilk derece kararında makineye el sıkışması sonrasında krediye bağlı ferdi kaza poliçesinden ödeme isteyen kişinin davası ele alınmıştır. Mahkeme, tüketici işlemi niteliğindeki poliçeye dayanan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.[9]
Bu karar, işverenin kusurunu veya ödenecek tazminatı belirleyen bir karar değildir. İş kazası yaşansa bile ayrı bir sigorta sözleşmesine dayanan talepte görevli mahkemenin farklı olabileceğine örnektir.
Makine Kazasından Sonra Hangi Deliller Saklanmalıdır?
Öncelik tıbbi yardım ve güvenliğin sağlanmasıdır. Ardından olayın gerçek oluşunu ve yaralanmayı gösteren kayıtların korunması önem taşır. Özellikle kamera kayıtları silinmeden ve makinenin durumu değişmeden delillerin tespiti için hukuki işlem gerekebilir.
- Olay kayıtları: Kaza tutanağı, kolluk belgeleri, SGK bildirimi, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri.
- Makine belgeleri: Fotoğraflar, kamera görüntüleri, koruyucu ve kumanda düzeni, bakım ve arıza kayıtları.
- Çalışma belgeleri: Vardiya çizelgesi, görevlendirme, iş talimatı, eğitim ve risk değerlendirmesi kayıtları.
- Sağlık belgeleri: İlk başvuru kaydı, ameliyat notları, istirahat ve rehabilitasyon belgeleri, sağlık kurulu raporları.
- Gelir ve gider belgeleri: Ücret kayıtları, banka hareketleri, tedavi ve ulaşım giderleri, yapılan ödemeler.
İşçinin gerçeğe aykırı tutanak veya boş belge imzalamaması önemlidir. Olayın saatini, o sırada yaptığı işi ve kazayı gören kişileri unutmadan not etmesi de yararlı olabilir. Deliller hukuka uygun yollarla korunmalı ve gerektiğinde mahkeme aracılığıyla istenmelidir.
İşveren İş Kazası Bildirimi Yapmazsa Ne Olur?
4/a kapsamında çalışanlar bakımından işverenin kazayı yetkili kolluğa derhal, SGK’ya ise kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirme yükümlülüğü vardır. Bildirim yapılmaması olayın araştırılmasını engellemez. İşçi, elindeki sağlık ve çalışma belgeleriyle SGK’ya başvurabilir; olayın niteliği tartışmalıysa yargısal tespit de gerekebilir.
Kusur ve Tazminat Raporları Nasıl Kontrol Edilir?
Kusur raporuyla hesap raporu farklı sorulara cevap verir. İlk rapor, kazanın nedenlerini ve sorumluların davranışlarını değerlendirir. Hesap raporu ise tıbbi oran, gelir ve diğer verilere göre zararı hesaplar. Birindeki hata diğerinin sonucunu da etkileyebilir.
Hukuk Genel Kurulunun 2026 Tarihli Hesap Raporu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.05.2026 tarihli, 2025/305 E., 2026/298 K. sayılı kararında kusur raporu alınmadan hazırlanan ilk hesap raporu ile sonradan alınan ek rapor arasındaki değerlendirme ele alınmıştır. Kurul, davacının ilk rapora sessiz kalıp o rapora göre talebini artırmasının, somut dosyada raporu kabul ettiği anlamına gelmediğini belirtmiştir. İlk raporun eksik ve hatalı olması da değerlendirilerek bu yönden direnme uygun bulunmuş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya ilgili Daireye gönderilmiştir.[10]
Raporun hangi verilere dayandığı, kusur oranının doğru uygulanıp uygulanmadığı ve itirazların kapsamı önemlidir. Bu karar, raporlara ilişkin süreleri ve mahkeme bildirimlerini takip etme gereğini ortadan kaldırmaz.
Parmak Kaybı Tazminatında Dava Açma Süresi Nedir?
İşverenin sözleşmeye aykırılığına dayanan iş kazası tazminatında genel olarak on yıllık zamanaşımı uygulanır. Ancak başlangıç tarihi ve talebin hukuki dayanağı önem taşır. İşverene, üçüncü kişiye veya sigorta şirketine yöneltilen her talebi aynı süre ve başlangıçla değerlendirmek doğru değildir.
Yargıtay: İşaret Parmağı Kaybında Zararın Belirlendiği Tarih
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.06.2025 tarihli, 2024/14080 E., 2025/9357 K. sayılı kararında 2006 yılındaki kazada işaret parmağını kaybeden işçinin 2021’de açtığı dava incelenmiştir. Sürekli iş göremezlik oranı ilk kez 27.01.2016 tarihli SGK raporuyla belirlenmiştir. Daire, bu somut olayda zararın belirlenmesinde söz konusu tarihi dikkate alarak davanın zamanaşımından reddini bozmuştur.[11]
Karar, sürenin her dosyada yalnızca kaza tarihinden sayılmasının doğru olmayabileceğini gösterir. Buna karşılık rapor beklemenin veya sonradan yeni rapor almanın her durumda süreyi yeniden başlatacağı sonucu çıkarılamaz. Süre değerlendirmesi için kaza, tedavi ve rapor tarihleri birlikte incelenmelidir.
Kocaeli, Gebze, İzmit ve Sakarya’da İş Kazası Davası Nerede Açılır?
İşverene karşı iş kazası tazminatı davası kural olarak iş mahkemesinde görülür. 7036 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Kanundaki diğer yetki seçenekleri ayrıca değerlendirilir.[12]
Örneğin Gebze’deki bir fabrikada çalışıp Sakarya’da yerleşim yeri bulunan işçi açısından yalnızca fabrikanın bulunduğu yerde dava açılabileceği söylenemez. Hangi adliyeye başvurulacağı, olayın ve yerleşim yerinin özellikleri ile yargı çevresine göre belirlenir.
Gebze, Çayırova veya Dilovası’ndaki üretim hattında çalışan işçi için makinenin bakım ve güvenlik kayıtları önemlidir. İzmit, Kartepe veya Başiskele’de ya da Sakarya’nın Arifiye ve Hendek çevresinde meydana gelen kazalarda da aynı hukuki ölçütler uygulanır. Tazminat miktarını şehir adı değil, somut zarar ve sorumluluk belirler.
İş Kazası Tazminatında Arabuluculuk Zorunlu mu?
7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını dava şartı arabuluculuk dışında bırakır. Ayrı bir sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın başvuru şartları ise kendi hukuki niteliğine göre incelenir.
Genel süreç için iş kazası tazminatı sayfamıza; bedensel zararların diğer sonuçları için yaralanmalı iş kazası tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Makineye El Kaptırma İş Kazası mıdır?
İşyerinde veya yürütülen iş nedeniyle meydana gelen ve yaralanmaya yol açan olay, 5510 sayılı Kanun’daki şartlarla iş kazası sayılabilir. Tazminat sorumluluğu ayrıca incelenir.
Bir Parmağım Koptu: Tazminat İsteyebilir miyim?
Koşulları varsa maddi ve manevi tazminat isteyebilirsiniz. Tutar; kalıcı kayıp, ücret, yaş, kusur ve diğer verilerle belirlenir.
Parmak Ucu Kaybı da Tazminata Konu Olabilir mi?
Evet, yaralanmanın tıbbi sonuçları önemlidir. Parmak ucu kaybı için de otomatik bir oran veya sabit tazminat tutarı yoktur.
Parmağım Dikildi Ama Eskisi Gibi Kullanamıyorum: Ne Olur?
Organın yerine dikilmiş olması kalıcı fonksiyon kaybını dışlamaz. Hareket, his ve kavrama durumu tedavi sonrası uygun sağlık değerlendirmesiyle belirlenir.
Parmağım Kopmadıysa Tazminat Alamaz mıyım?
Kopma şart değildir. Kırık, tendon veya sinir hasarı ve diğer bedensel zararlar da koşullarına göre talebe konu olabilir.
İş Göremezlik Oranı Yüzde 10’un Altındaysa Haklarım Biter mi?
Hayır. Yüzde 10, SGK’nın sürekli iş göremezlik geliri bakımından önem taşır. İşverene karşı bütün tazminat taleplerini ortadan kaldıran genel bir eşik değildir.
İşten Ayrılmadan Dava Açabilir miyim?
Evet. İş kazası tazminatı için işten ayrılmak şart değildir. Çalışmaya devam etmek, kalıcı güç kaybını tek başına ortadan kaldırmaz.
Aynı Maaşı Almaya Devam Edersem Tazminat İstenebilir mi?
Kalıcı çalışma gücü kaybı varsa ücretin düşmemesi tek başına talebi engellemez. Tıbbi kayıp ve hesap koşulları ayrıca değerlendirilir.
İşveren “Dikkatsizdin” Diyerek Sorumluluktan Kurtulur mu?
Bu söz tek başına yeterli değildir. Makinenin güvenliği, eğitim, denetim ve işçinin davranışı somut delillerle incelenmelidir.
İş Güvenliği Eğitimi Aldıysam Bütün Kusur Bana mı Aittir?
Hayır. Eğitim, teknik önlemlerin ve denetimin yerine geçmez. Bunun yanında işçinin güvenlik kurallarına uyup uymadığı da önemlidir.
Makine Koruyucusu Sökülmüşse Ne Araştırılır?
Koruyucuyu kimin, ne zaman ve hangi koşullarda çıkardığı; işverenin bilgisi ve denetimi; bu durumun kazaya etkisi araştırılır.
Bakım Yaparken Yaralandım: Aynı Haklar Geçerli mi?
Bakım veya temizlik sırasında da iş kazası meydana gelebilir. Görevlendirme, makinenin durdurulması ve yeniden çalışmasının önlenmesi gibi hususlar önem taşır.
SGK Rapor Parası Aldım, İşverenden de Tazminat İsteyebilir miyim?
Şartları varsa isteyebilirsiniz. Ödemenin hangi zararı karşıladığı ve hesapta dikkate alınıp alınmayacağı ayrıca belirlenir.
Sigortasız Çalışıyordum: Başvuru Yapabilir miyim?
Sigortasız çalıştırılmış olmak bütün hakları ortadan kaldırmaz. Fiilî çalışma ve kazanın niteliği için delillerle başvuru ve gerektiğinde yargısal inceleme gerekir.
İşe Yeni Başladığım Gün Yaralanırsam Ne Olur?
Çalışmanın ilk gününde de iş kazası meydana gelebilir. Bu kazaya bağlı haklarla hastalık sigortasının prim günü koşulları farklıdır.
Eşim Bana Baktıysa Bakıcı Gideri İstenebilir mi?
Bakım ihtiyacı tıbben ortaya konulmuşsa aile desteği tek başına bu gideri yok saydırmaz. İhtiyacın süresi ve kapsamı belirlenmelidir.
Taşeron İşçisiysem Sadece Taşerona mı Dava Açabilirim?
Sorumlular çalışma ilişkisine ve kazadaki hukuki konumlarına göre belirlenir. Asıl işveren–alt işveren ilişkisinin şartları varsa birden fazla kişiye yöneltilen talep gündeme gelebilir.
Fabrikanın Sigortası Varsa İşverenin Sorumluluğu Biter mi?
Sigorta yaptırılması işverenin güvenlik yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sigortacının ödeme yükümlülüğü ise poliçenin kapsamı ve şartlarına göre incelenir.
İşveren Hastane Masrafımı Ödedi: Başka Talepte Bulunabilir miyim?
Tedavi gideri ödemesi ile diğer zararlar farklı olabilir. Ödemenin kapsamı ve imzalanan belgeler değerlendirilmelidir; bütün hakların sona erdiği otomatik olarak kabul edilemez.
Kamera Kaydı Silinmeden Ne Yapılmalı?
Kaydın korunması ve gerektiğinde mahkeme aracılığıyla istenmesi için zamanında hukuki işlem değerlendirilmelidir. Kamera ve diğer işyeri kayıtlarına hukuka aykırı erişimden kaçınılmalı; delillerin korunması ve istenmesi için yasal yollar kullanılmalıdır.
Tanık Olmadan İş Kazası İspatlanabilir mi?
Kamera, hastane, çalışma ve kolluk kayıtları gibi başka deliller de bulunabilir. Tanığın olmaması her dosyada ispatın imkânsız olduğu anlamına gelmez.
Gebze’de Çalışıyorum, Sakarya’da Oturuyorum: Nerede Dava Açabilirim?
İş kazasının meydana geldiği yer yanında zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Somut adresler, yargı çevresi ve diğer kanuni yetki seçenekleri kontrol edilmelidir.
İş Kazası Tazminatı İçin Arabulucuya Gitmek Zorunlu mu?
İşverene karşı iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Diğer hukuki ilişkilere dayanan talepler ayrı değerlendirilir.
Parmak Kaybı Davası Kaç Ayda Sonuçlanır?
Tek bir süre verilemez. İş kazasının tespiti, sağlık incelemeleri, kusur ve hesap raporları ile kanun yolu aşamaları süreyi etkiler.
Sağlık Raporunu Beklerken Dava Süresini Kaçırır mıyım?
Süre başlangıcı dosyaya göre incelenmelidir. Sonradan rapor almanın her durumda süreyi yeniden başlatacağına güvenerek beklemek doğru olmaz.
Şikâyetçi Olmadıysam Tazminat Hakkım Biter mi?
Ceza şikâyeti ile hukuk davasındaki tazminat talebi farklıdır. Şikâyetçi olmamak tek başına bütün tazminat haklarından vazgeçmek anlamına gelmez; açıklamalar ve varsa anlaşmalar ayrıca incelenir.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 13, 16, 18, 19 ve 23. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52, 54–56, 146, 149 ve 417. ↩ ↩
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 4, 5, 10 ve 19. ↩
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 23 Aralık 2025 tarihli iş ekipmanları yönetmeliği değişikliğine ilişkin açıklama. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 09.03.2026, 2025/11883 E., 2026/2803 K. — Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.04.2021, 2018/927 E., 2021/531 K. — Kararın tam metni. ↩ ↩
- Sosyal Güvenlik Kurumu, İş Kazası: Sürekli İş Göremezlik Geliri. ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.02.2026, 2025/204 E., 2026/122 K. — Kararın tam metni. ↩
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 06.04.2022, 2021/774 E., 2022/351 K. (ilk derece kararı) — Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.2026, 2025/305 E., 2026/298 K. — Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.06.2025, 2024/14080 E., 2025/9357 K. — Kararın tam metni. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3/3, 5 ve 6. ↩
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi niteliğinde değildir. Her somut olay, kendi koşulları, delilleri ve uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Kanunen izin verilen kullanımlar saklı kalmak üzere, makalenin özgün metninin izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır.
