İş Kazasında İhtiyati Haciz: İşverenin Mallarına Haciz Konulabilir mi?

İş kazası tazminatının tahsilini güvenceye almak için işverenin malları, banka alacakları veya diğer hakları üzerine ihtiyati haciz istenebilir. Mahkeme, para alacağının ve ihtiyati haciz şartlarının sunulan delillerle yaklaşık olarak ortaya konulup konulmadığını inceler. Karar alınması, tazminatın hemen ödenmesi anlamına gelmez; kararın uygulanması ve sonraki dava veya takip işlemleri de süresinde yürütülmelidir. [1]

Kazadan sonra tedavi ve gelir kaybıyla uğraşan işçi için, dava sonunda hükmedilecek bedelin tahsil edilip edilemeyeceği de önem taşır. Bu rehber, tahsili koruyan ihtiyati hacze odaklanır. Tazminatın diğer koşulları ve ilgili başvurular İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden birlikte değerlendirilebilir.

İş kazasında ihtiyati haciz hangi şartlarda istenir?

İİK m.257/1, rehinle güvenceye bağlanmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağı için borçlunun elindeki veya üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların ihtiyaten haczini düzenler. Buradaki muaccel alacak, borçludan yerine getirilmesi istenebilen alacağı ifade eder. Vadesi gelmemiş alacaklar için ise aynı maddenin ikinci fıkrasındaki özel şartlar ayrıca aranır. [1]

Bu iki durumu ayırmak gerekir. Vadesi gelmemiş borçta borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya borçtan kurtulmak amacıyla mal gizleme, kaçırma ya da hileli işlemlere girişmesi gibi sebepler kanunda ayrıca sayılır. Vadesi gelmiş ve rehinle güvenceye bağlanmamış alacak yönünden, aynı özel sebepleri her durumda ek koşul gibi aramak maddenin iki fıkrasını birbirine karıştırır. Bununla birlikte alacağın varlığı, borçluyla bağlantısı ve talebin ölçüsü somut delillerle açıklanmalıdır. [1]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli, E.2016/19192, K.2017/1178 sayılı kararında, iş kazası sonucu ölen işçinin yakınlarının tazminat davası incelendi. Dosyada SGK incelemesi ve kusur raporu bulunuyordu. Daire, haksız fiilden doğan tazminat yükümlülüğünün olay tarihinde muaccel olduğunu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiğini kabul etti. Ancak haczin kaldırılması talebini incelerken dosyadaki teminatı ve ölçülülüğü de değerlendirdi; bu yönleriyle ret kararını bozdu. Böylece alacağın ihtiyati hacze elverişliliği ile hangi kapsamda haciz uygulanacağı ayrı ele alındı. [2]

İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir aynı mı?

İhtiyati haciz, para alacağının ileride tahsilini güvenceye almaya yöneliktir. İhtiyati tedbir ise HMK m.389 ve devamında düzenlenen, uyuşmazlık konusu hakkı koruyan farklı bir geçici hukuki korumadır. HMK m.406/2, ihtiyati hacizle ilgili özel kanun hükümlerini saklı tutar. İş kazası nedeniyle para ödenmesi istenen davada işverenin mallarına yönelik talep hazırlanırken İİK’nın ihtiyati haciz hükümleri esas alınmalıdır. [1] [3]

Başvuruda yalnız “mallara tedbir konulsun” denilmesi yerine, güvence altına alınacak para alacağının, istenen korumanın ve buna dayanak belgelerin açıklanması gerekir. Tedavi masrafı için dava sürerken geçici ödeme istenmesi de ayrı bir konudur. Tedavi ve protez giderleriyle ilgili açıklamalar iş kazasında tedavi giderleri rehberinde bulunmaktadır.

Kusur ve tazminat tutarı kesinleşmeden haciz istenebilir mi?

İİK m.258, alacaklının alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller sunmasını ister. İhtiyati haciz incelemesinde tazminat davasındaki bütün araştırmanın bitmesi beklenmez; ancak yalnız kaza geçirildiğinin söylenmesi de yeterli olmaz. Olay, çalışma ilişkisi, zarar ve karşı tarafın sorumluluğunu destekleyen kayıtlar birlikte sunulmalıdır. [1]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.05.2016 tarihli, E.2016/7957, K.2016/8366 sayılı kararında, ölümlü iş kazası nedeniyle açılan davada tazminat talebiyle sınırlı ihtiyati haciz kararı verilmişti. Daire, somut olayda zararın meydana geldiğinin tarafların kabulünde olduğunu ve yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirtti. Bozma gerekçesi, ispatın eksikliğinden ziyade haczin bütün mal ve alacakları etkileyecek genişlikte kurulmasıydı. [4]

Başvuruya kaza tutanağı, ilk sağlık kayıtları, SGK incelemesi, varsa kusur raporu ve çalışma ilişkisini gösteren belgeler eklenebilir. Dosyalar arasında çelişki varsa bunun hangi olguya ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Raporun teknik eksikleri ve itiraz hazırlığı iş kazasında kusur raporuna itiraz rehberinde ele alınmaktadır.

Yaklaşık ispatın yeterli olup olmadığı her dosyanın belgeleri üzerinden değerlendirilir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 24.04.2025 tarihli, E.2025/458, K.2025/538 sayılı kararında, trafik kazasında aracın altında yaralanan kişinin geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminat talepleri söz konusuydu. Daire; kusur, maluliyet ve iş göremezlik süresindeki belirsizlikleri, istenen tutarı ve ölçülülüğü birlikte değerlendirerek ihtiyati haczin reddine yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetti. Koşullar değiştiğinde yeniden talepte bulunulabileceğini de belirtti. Bu dosya işverene karşı açılmış iş kazası davası değil, trafik kazası tazminatı dosyasıdır; burada yaklaşık ispatın yalnız alacağın muaccel olduğu söylenerek karşılanamayacağını gösteren karşılaştırma olarak ele alınmaktadır. [5]

Manevi tazminat için de ihtiyati haciz istenebilir mi?

Manevi tazminat talebi için ihtiyati haciz istenmesini engelleyen genel bir yasak bulunmaz. Talebin para alacağına ilişkin olması, yaklaşık ispat, teminat ve ölçülülük koşulları birlikte incelenir. Manevi tazminatın sonunda hâkim tarafından belirlenecek olması, başvurunun sırf bu nedenle değerlendirme dışı bırakılmasını gerektirmez. [1] [6]

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.11.2022 tarihli, E.2022/8964, K.2022/15530 sayılı kararı, haksız eylemden doğan manevi tazminatta ihtiyati haciz konusunda bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını giderdi. Antalya’daki karar, henüz belirlenebilir manevi tazminat miktarı bulunmadığı gerekçesiyle haczi kaldırırken; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili daireleri, deliller ve uygun tutar üzerinden koruma kurulabileceğini kabul etmişti. Yargıtay, İİK m.257 ve devamındaki koşullar gerçekleşmiş ve alacağın varlığı hakkında kanaat oluşmuşsa, olayın özelliklerine ve ölçülülüğe uygun ihtiyati haciz verilebileceğine karar verdi. Uyuşmazlığın giderilmesine konu dosyalar trafik kazalarından kaynaklanmış; kararda iş kazasına ilişkin 21. Hukuk Dairesi içtihatları da değerlendirilmiştir. [6]

Başvuruda bu nedenle yalnız manevi tazminat talebinin toplam tutarını yazmakla yetinilmemelidir. Yaralanma veya ölüm, bunu gösteren belgeler ve geçici korumaya konu edilen tutar açıklanmalıdır. Yukarıdaki 2025 tarihli ret kararı da alacağın muacceliyeti ile istenen haczin delil ve kapsam bakımından uygunluğunun ayrı değerlendirildiğini göstermektedir. [6] [5]

İşverenin bütün malları ve hesapları haczedilebilir mi?

Talep edilen tazminat tutarının yazılması, bütün malvarlığını etkileyen haczi tek başına ölçülü hâle getirmez. İİK m.260 uyarınca kararda haczin hangi belgelere dayandığı, hangi tutar için verildiği ve haczedilecek şeyler belirtilmelidir. İhtiyati haciz başvurusu, alacağı koruyacak kapsamla sınırlı ve uygulanabilir biçimde hazırlanmalıdır. [1] [4]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.05.2016 tarihli, E.2016/7957, K.2016/8366 sayılı kararında, mahkemenin hangi taşınır, taşınmaz, hak ve alacaklar üzerinde haciz istendiğini açıklatması gerektiği belirtildi. Borçluların ticari ve ekonomik hayatını ağır biçimde etkilemeyecek, tazminat talebiyle orantılı bir koruma kurulması istendi. Daire, tutarla sınırlı olsa bile bütün malları ve üçüncü kişilerdeki alacakları kapsayan kararı bu nedenle bozdu. [4]

İstanbul veya Marmara’daki bir şantiyede birden fazla işverenin bulunduğu örnek bir uyuşmazlıkta da önce hangi şirketin hangi hukuki sebeple sorumlu tutulduğu açıklanmalıdır. Bir işletmenin bütün hesaplarının etkilenmesini istemek yerine, istenen tutar ve malvarlığı kapsamı somutlaştırılmalıdır. Asıl işveren ile taşeron arasındaki ilişki için taşeron işçi ve asıl işveren sorumluluğu başlığı ayrıca incelenebilir.

İş kazasında teminatsız ihtiyati haciz mümkün mü?

İİK m.259’a göre ihtiyati haciz isteyen alacaklı, haksız hacizden doğabilecek zararlar için kural olarak teminat gösterir. Alacak bir mahkeme ilamına dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğindeki bir belgeye dayanıyorsa teminat gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder. Dolayısıyla “iş kazası olduğu için her başvuru teminatsız kabul edilir” şeklinde genel bir kural yoktur. [1]

Giderleri karşılayamayan işçi bakımından adli yardım ayrıca değerlendirilebilir. HMK m.334, kişinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan giderleri ödeyememesini ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasını arar. Mali durumu gösteren belgeler sunulmalıdır. Adli yardımın kapsamı ve mahkemenin verdiği karar, teminat ile diğer giderler yönünden birlikte incelenir; yalnız işçi sıfatına dayanılarak kendiliğinden muafiyet varsayılmaz. [3]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 10.04.2013 tarihli, E.2013/5214, K.2013/7168 sayılı kararında, iş kazası sonucunda yüzde 100 sürekli iş göremez hâle gelen kalıp ustası için teminat tartışıldı. İşçi, teminatın kaldırılmasını; olmazsa ağabeyine ait taşınmazın teminat kabul edilmesini istemişti. Daire, teminat alınmasını ve üçüncü kişiye ait taşınmazın bu dosyada kabul edilmemesini yerinde buldu. Buna karşılık maluliyet oranı ile sosyal ve ekonomik durum gözetilmeden yüksek teminat belirlenmesini hatalı bularak hükmü bozdu. Böylece teminatın tamamen kaldırılmasıyla, işçinin koşullarına uygun miktarda belirlenmesi ayrı değerlendirildi. [7]

İşverenin haczi kaldırmak için göstereceği teminat ise farklıdır. İİK m.266, borçlunun kanunda belirtilen teminatlarla kaldırma istemesini düzenler. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.02.2017 tarihli, E.2016/19192, K.2017/1178 sayılı kararında, diğer davalının sunduğu kesin teminat mektubuyla yeterli güvence sağlanmış olması; şirketin yapısı ve haczin ölçüsüyle birlikte değerlendirildi. Bir davalı yönünden kaldırma talebinin reddi bu nedenlerle bozuldu. [1] [2]

Tazminat kararı alındıktan sonra ne değişir?

Tazminat alacağının ilama bağlanması, İİK m.259’daki teminat istisnası bakımından önemlidir. Bunun yanında haczin tutarı ve uygulanacağı malvarlığı yine açıkça belirlenmelidir. İlamın bulunması, ölçülülük incelemesini ortadan kaldırmaz. [1] [8]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04.02.2016 tarihli, E.2016/151, K.2016/1219 sayılı kararında, yaralanan işçi lehine tazminata hükmedilmiş ve bu ilama dayanılarak ihtiyati haciz istenmişti. Mahkeme, ilamdaki borç tutarıyla sınırlı olmak üzere şirketin bütün taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki alacaklarını etkileyecek haciz kararı vermişti. Daire, ilama rağmen hangi mal ve alacakların hedeflendiğinin açıklatılmasını ve ticari hayatı etkilemeyecek ölçülü bir koruma kurulmasını isteyerek kararı bozdu. [8]

İhtiyati haciz kararından sonra hangi süreler izlenmeli?

Kararın verilmesiyle işlem tamamlanmaz. İİK m.261 uyarınca, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz istenmelidir. Bu sürede infaz istenmezse karar kendiliğinden kalkar. Kanunun başlangıç olarak karar tarihini esas aldığı bu süre, kararın tebliğinden başlayan bir süreyle karıştırılmamalıdır. [1]

Dava veya takip başlamadan önce ihtiyati haciz uygulanmışsa, İİK m.264/1’deki yedi günlük tamamlama süresi ayrıca izlenir. Süre, haczin uygulanmasından; haciz alacaklının yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden başlar. Bu sürede dava açılması veya takip talebinde bulunulması gerekir. Böylece kararın icrasını isteme süresiyle, uygulanmış haczi dava ya da takiple tamamlama süresi farklı başlangıçlara bağlanmıştır. [1]

Haciz, alacak davası devam ederken konulmuşsa veya alacaklı m.264/1 gereğince dava açmışsa, esas hakkındaki hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebi zorunluluğu da m.264/3’te düzenlenir. Takibe itiraz ve sonraki yargılama aşamalarında aynı maddenin diğer süreleri ayrıca gündeme gelebilir. Yalnız ilk haciz kararını saklamak, sonraki işlemleri izleme yükümlülüğünün yerini tutmaz. [1]

İnfazın genel usulü bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli, E.2017/8019, K.2017/15050 sayılı kararı da bu süre ayrımını açıklar. İş kazası dışındaki bir alacak takibinde, ödeme emri tebliğ edilmeden ihtiyati haciz kararına dayanılarak maaş haczi uygulanması tartışılmıştı. Daire, kararın on gün içinde icrasının istenmesiyle, uygulanmış haczin yedi gün içinde dava veya takiple tamamlanması hükümlerini ayrı açıkladı. Somut dosyada ihtiyati haciz kararına uygun işlem yapıldığını gözeterek, sırf ödeme emri tebliğ edilmediği gerekçesiyle haczi kaldıran kararı bozdu. Bu emsal burada iş kazası tazminatının esasını değil, ihtiyati haczin uygulanmasına ilişkin usulü açıklamak için kullanılmaktadır. [9]

İşveren ihtiyati hacze nasıl itiraz edebilir?

Borçlu dinlenmeden verilen ihtiyati hacizde, İİK m.265 uyarınca haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa uygulama tarihinden, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi günlük süre söz konusudur. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler için de öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde sebeplere veya teminata itiraz yolu düzenlenmiştir. [1]

İtiraz dilekçesine dayanılan belgeler eklenmelidir. İtiraz üzerine verilen karar bakımından istinaf yolu vardır; bu başvuru ihtiyati haczin icrasını durdurmaz. İhtiyati haciz talebinin reddi veya karşı tarafın yüzüne karşı verilen kararlar için m.258’deki kanun yolu ayrıca dikkate alınır. Eski tarihli emsallerde görülen temyiz usulü, güncel başvuru yolu yerine kullanılmamalıdır. [1]

Teminat karşılığı kaldırma istemi m.266’ya dayanır. Takibe başlandıktan sonra bu konudaki yetki icra mahkemesine geçer. Kararın esasına itiraz ile infazın yapılışına ilişkin şikâyet de ayrıdır; m.261 son fıkra, infaza ilişkin şikâyeti işlemi yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yöneltir. [1]

Başvuru için hangi belgeler hazırlanmalı?

Başvuru hazırlanırken belge yığını yerine, her kaydın neyi gösterdiği açıklanmalıdır. Aşağıdaki tablo, olay ve dosya bilgilerini bir araya getirmeye yardımcı olur. Elinizde olmayan kayıtların hangi kurumda veya mahkeme dosyasında bulunduğunu belirtmek de önemlidir.

Belge / kayıtHangi soruya cevap verir?
Kaza tutanağı, ilk sağlık kaydı ve olay belgeleriKazanın zamanı, oluşu ve bedensel zarar
İş sözleşmesi, SGK ve işyeri kayıtlarıİşverenin kimliği ve çalışma ilişkisi
SGK incelemesi, kusur raporu ve soruşturma belgeleriSorumluluğu ve yaklaşık ispatı destekleyen olgular
Ücret, sağlık raporu ve varsa hesap raporuGüvence altına alınması istenen alacağın kapsamı
Bilinen mal, hesap veya üçüncü kişi alacağı bilgileriÖlçülü ve uygulanabilir haciz kapsamı
Varsa ilam, teminat mektubu ve ödeme belgeleriTeminat gereği, mevcut güvence ve kalan alacak
Karar, icra başvurusu, haciz tutanağı ve tebliğ kayıtlarıOn günlük, yedi günlük ve sonraki sürelerin başlangıcı

İşverenin yaptığı ödeme ve imzalanan belgenin kapsamı belirsizse, istenen güvencenin tutarı da sağlıklı belirlenemez. Bu ayrım iş kazası sonrası ibraname ve ödeme rehberindeki koşullarla birlikte incelenebilir. Tazminat davasının kendi süreleri için de iş kazası tazminatında zamanaşımı açıklamaları dikkate alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

Dava açmadan önce ihtiyati haciz istenebilir mi?

İİK m.264, dava veya takip başlamadan önce uygulanan ihtiyati haczi açıkça düzenler. Bu nedenle önceden başvuru mümkündür; ancak m.257–258’deki şartlar ve yetkili mahkeme incelemesi yapılır. Karar alınırsa on günlük infaz süresi, haciz uygulanınca da duruma göre yedi günlük dava veya takiple tamamlama süresi ayrı izlenir. [1]

İhtiyati haciz talebi reddedilirse tazminat davası da kaybedilir mi?

İhtiyati haciz, para alacağını geçici olarak koruyan bir incelemedir. Talep, sunulan deliller, teminat veya kapsam yönünden değerlendirilebilir. Tazminat davasının esası ise kendi delilleri ve yargılamasıyla karara bağlanır. Başvurunun reddi üzerine öncelikle gerekçe okunmalı; hangi eksikliğin bulunduğu ve kanun yolu gerekip gerekmediği belirlenmelidir. [1]

Şirket borcu için ortağın veya yöneticinin malına haciz konulur mu?

İİK m.257 borçlunun malları, alacakları ve hakları üzerinde ihtiyati haczi düzenler. Bu nedenle işveren şirket aleyhine ileri sürülen bir para alacağı, sırf ortak veya yönetici sıfatı nedeniyle o kişinin malvarlığına yöneltilemez. Kişi hakkında ayrıca sorumluluk ileri sürülüyorsa bunun somut hukuki ve fiilî dayanağı ortaya konulmalıdır. Ceza dosyasındaki sanıkla tazminat davasındaki sorumlunun ayrımı iş kazasında ceza davasının tazminata etkisi rehberinde açıklanmaktadır. [1]

Mahkeme kararı verildikten sonraki takip, istinaf, faiz ve ödeme adımları için iş kazası tazminatının tahsili ve ilamlı icra rehberini inceleyebilirsiniz.

Kaynakça

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.50, 257–268 ↩
  2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 20.02.2017, E.2016/19192, K.2017/1178 ↩
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.334–336, 389–390 ve 406 ↩
  4. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 12.05.2016, E.2016/7957, K.2016/8366 ↩
  5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, 24.04.2025, E.2025/458, K.2025/538 ↩
  6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 28.11.2022, E.2022/8964, K.2022/15530 ↩
  7. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 10.04.2013, E.2013/5214, K.2013/7168 ↩
  8. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 04.02.2016, E.2016/151, K.2016/1219 ↩
  9. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 04.12.2017, E.2017/8019, K.2017/15050 ↩

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir