İş kazasında ceza davası ile tazminat davası ayrı süreçlerdir. Beraat kararı, işçinin veya yakınlarının tazminat hakkını tek başına ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararda saptadığı olaylar, tazminat incelemesini etkileyebilir. Ceza dosyasındaki kusur değerlendirmesiyle olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin tespitleri ayırmak gerekir. Şikâyetten vazgeçme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve uzlaşma da birbirinden farklı sonuçlar doğurur. [1]
Bu rehber, iş kazasına ilişkin ceza dosyasının maddi ve manevi tazminat taleplerine etkisini ele alır. Ceza miktarının hesabı, genel kusur raporu itirazı ve tazminat hesabının bütün ayrıntıları ayrı konulardır. Hakların genel çerçevesi ve diğer rehberler için İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden ilerleyebilirsiniz.
İçindekiler
- İş kazasında ceza davası ile tazminat davasının farkı nedir?
- İşveren beraat ederse tazminat davası açılabilir mi?
- Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı tazminatı nasıl etkiler?
- Ceza dosyasındaki kusur oranı hukuk mahkemesini bağlar mı?
- Tazminat için ceza davasının bitmesi beklenmeli mi?
- HAGB kararı verilirse tazminat hakkı devam eder mi?
- İş kazasında takipsizlik kararı verilirse ne yapılır?
- Şikâyetten vazgeçmek tazminat hakkını sona erdirir mi?
- İş kazasında uzlaşma sonrası tazminat alınabilir mi?
- Ceza ve tazminat dosyaları birlikte nasıl hazırlanmalı?
- Sık sorulan sorular
İş kazasında ceza davası ile tazminat davasının farkı nedir?
Ceza soruşturması ve davası, suçun oluşup oluşmadığını ve hangi kişinin ceza sorumluluğu bulunduğunu araştırır. Tazminat davasında ise işçinin veya yakınlarının zararı, zarardan sorumlu kişiler ve istenebilecek bedel belirlenir. Taksirle yaralama ve taksirle öldürme, Türk Ceza Kanunu m.89 ve m.85’te düzenlenir. İşverenin işçiyi koruma ve güvenli çalışma koşullarını sağlama borcu ile bunun ihlalinden doğan tazminat sorumluluğu bakımından Türk Borçlar Kanunu m.417 önem taşır. [2] [1]
Ceza sorumluluğu şahsidir; kişinin görevi, davranışı ve ihmali ayrı incelenir. TCK m.20, tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağını, kanunda öngörülen güvenlik tedbirlerinin ise saklı olduğunu belirtir. İşveren şirketin tazminat sorumluluğu bununla aynı soru değildir. Bu nedenle ceza dosyasındaki sanık listesi, tazminat davasındaki davalı listesinin doğrudan kopyası olarak hazırlanmamalıdır. [2] [1]
İşveren beraat ederse tazminat davası açılabilir mi?
Beraat, tazminat talebinin otomatik reddi anlamına gelmez. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunu ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle veya ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir. Ceza hâkiminin kusur ve zarar miktarına ilişkin değerlendirmesi de hukuk hâkimini bağlamaz. İşverenin hangi güvenlik yükümlülüğünü ihlal ettiği, bunun kazaya etkisi ve meydana gelen zarar tazminat dosyasında ortaya konulmalıdır. [1]
Yine de yalnız kararın son sayfasındaki “beraat” sözcüğüne bakmak yeterli olmaz. Gerekçe ve kesinleşme durumu okunmalıdır. Ceza mahkemesinin bir olayın gerçekleştiğini veya gerçekleşmediğini kesin olarak saptamasıyla, ceza vermeye yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraat etmesi farklı değerlendirmelerdir. Maddi olguyu tespit eden kesinleşmiş beraat hükmünün etkisi, aşağıda açıklanan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.11.2023 tarihli, E.2022/11978, K.2023/12009 sayılı kararında da vurgulanır. [3]
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı tazminatı nasıl etkiler?
Kesinleşmiş ceza kararında kişinin hangi hareketi yaptığı, olayın nerede ve nasıl gerçekleştiği gibi maddi olay tespitleri hukuk yargılamasında önem taşır. Buna karşılık tazminatın tutarı, zararın kapsamı ve hukuki sorumluluğun koşulları kendi kurallarıyla belirlenir. Ceza kararıyla birlikte kararın kesinleştiğini gösteren kayıt da tazminat dosyasına sunulmalıdır. [1] [3]
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 10.09.2019 tarihli, E.2018/5934, K.2019/4965 sayılı kararında iş kazasında yaralanan işçinin tazminat talebi incelendi. Gerçek kişi davalının ceza mahkûmiyeti kesinleşmiş, hem ceza dosyasındaki hem tazminat dosyasındaki raporda kişisel kusuru saptanmıştı. Buna rağmen bu kişi yönünden tazminat davası reddedilmişti. Daire, diğer davalıyla birlikte sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü bozdu. Olay 2011 tarihli olduğundan kararda eski Borçlar Kanunu m.53 uygulanmış; aynı ayrımın TBK m.74’te de bulunduğu açıklanmıştır. [4]
Ceza dosyasındaki kusur oranı hukuk mahkemesini bağlar mı?
Ceza dosyasında “asli kusurlu” veya “tali kusurlu” denilmesi, tazminat hesabında kendiliğinden belirli bir yüzdeye dönüşmez. Hangi davranışın kazaya yol açtığı, kimin hangi önlemi almakla yükümlü olduğu ve alınmayan önlemin zararla bağlantısı açıklanmalıdır. Maddi olay tespitini dikkate almak ile ceza bilirkişisinin kusur oranını aynen benimsemek farklı işlemlerdir. [1] [3]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.11.2023 tarihli, E.2022/11978, K.2023/12009 sayılı kararında gece vardiyasından servisle dönerken trafik kazasında yaralanan işçi söz konusuydu. Tazminat dosyasındaki rapor servis sürücüsüne de kusur vermiş, ceza dosyasında ise servis sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilmişti. Yargıtay, ceza dosyası getirtilip maddi olgular incelenmeden karar verilmesini hatalı buldu. Olayın oluşunun, üçüncü kişinin davranışının ve nedensellik bağının uzman heyetçe yeniden değerlendirilmesi için hükmü bozdu. [3]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.02.2026 tarihli, E.2025/10156, K.2026/926 sayılı kararında ise maden ocağında direk taşırken kaygan zeminde düşen işçinin davası ele alındı. Mengen Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf incelemesini Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi yapmıştı. SGK raporu işvereni tam kusurlu bulurken mahkeme raporları işçiye de yüzde 50 kusur vermişti. Yargıtay, varsa ceza ve SGK’nin rücu dosyalarının da araştırılmasını, kararların kesinleşme durumunun gözetilmesini ve çelişkilerin farklı bir uzman heyetince giderilmesini isteyerek hükmü bozdu. [5]
Raporun teknik eksikleri ve itirazın hazırlanması hakkında iş kazasında kusur raporuna itiraz rehberinden yararlanabilirsiniz. Ceza ve hukuk dosyalarında farklı oranların bulunması hâlinde itiraz, yalnız yüzdeleri karşılaştırmakla kalmamalı; kazanın hangi olgusunun farklı kabul edildiğini de göstermelidir. [3] [5]
Tazminat için ceza davasının bitmesi beklenmeli mi?
Tazminat davası açmak için ceza yargılamasının mutlaka bitmesini beklemek gerekmez. Açılmış tazminat davasında ceza dosyasının bekletici sorun yapılması ise ayrı bir usul meselesidir. HMK m.165, hüküm verilebilmesinin başka bir davanın veya ilgili hukuki ilişkinin sonucuna kısmen ya da tamamen bağlı olduğu durumlarda yargılamanın bekletilebilmesini düzenler. Mahkeme, ceza dosyasında çözülecek hangi konunun tazminat kararını etkilediğini belirlemelidir. [1] [6]
Başvuru hazırlığında olayın oluşu, sorumluların kimliği ve dosyada beklenen incelemeler belirtilerek ceza dosyasının getirtilmesi istenebilir. Bir dosyada bekletme kararı verilmesiyle, işçinin henüz dava açmadan bütün ceza sürecinin sonunu beklemesi aynı değildir. Şikâyet, bilirkişi raporuna itiraz ve tazminat zamanaşımı ayrı takip edilmelidir. Süre başlangıcı ve davalıya göre değişen ayrımlar iş kazası tazminatında zamanaşımı rehberinde açıklanmaktadır.
HAGB kararı verilirse tazminat hakkı devam eder mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), CMK m.231/5 uyarınca, müsadereye ilişkin hükümler hariç kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Bu karar, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle aynı biçimde ele alınamaz. Tazminat talebinin dayanağı ve delilleri hukuk dosyasında değerlendirilir. Ceza dosyasındaki tanık, keşif ve teknik belgelerin incelenmesi de bu süreçte önemini korur. [7] [8]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli, E.2024/166, K.2025/396 sayılı kararında çatı işinde sekizinci kattan düşerek ölen işçi için SGK’nin yaptığı ödemeleri sorumlulardan geri istediği rücu davası incelendi. Ceza dosyasında şantiye şefi olarak sorumlu tutulan kişi hakkında HAGB kararı verilmişti. İş mahkemesi ise bu kişinin işveren vekili olmadığını kabul ederek talebi reddetti ve bozma sonrasında direndi. Kurul; işçileri temin etme, yönlendirme ve talimat verme görevleriyle işyeri kayıtlarının araştırılmasını, ceza ve hukuk dosyasındaki delillerle kusurun yeniden belirlenmesini istedi. Direnme kararı bozuldu. [8]
HAGB tartışmasında yalnız kararın adına dayanmak yerine kişinin fiilî görevi, aldığı veya almadığı tedbirler ve bunları gösteren kayıtlar açıklanmalıdır. İşçinin kendi tazminat talebi ile SGK’nin rücu talebi ayrı davalardır; yukarıdaki Kurul kararı, SGK’nin açtığı dava bağlamında aktarılmıştır. [8]
İş kazasında takipsizlik kararı verilirse ne yapılır?
Halk arasında takipsizlik denilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, CMK m.172 kapsamında savcılıkça verilir. Bu kararın hangi nedenle verildiği okunmalıdır. Suçtan zarar gören, CMK m.173 uyarınca kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. Dilekçede kamu davası açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilir. [7]
Eksik araştırmaya dayanılıyorsa hangi kamera kaydının, tanığın, iş güvenliği belgesinin veya teknik incelemenin eksik olduğu somutlaştırılmalıdır. Tazminat talebinin hukuki dayanağı da ayrıca değerlendirilir. Özellikle karar uzlaşma üzerine verilmişse, aşağıdaki uzlaştırma hükümleri gözden kaçırılmamalıdır; kararın “takipsizlik” adını taşıması bütün dosyalarda aynı tazminat sonucunu doğurmaz. [7] [1]
Şikâyetten vazgeçmek tazminat hakkını sona erdirir mi?
Yalnız ceza şikâyetinden vazgeçmek ile tazminat hakkından vazgeçmek aynı değildir. TCK m.73/7; kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüş ve kişi o sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde de dava açamayacağını düzenler. Bu nedenle ifadenin ve imzalanacak tutanağın tam metni önemlidir. “Şikâyetçi değilim” beyanının yanında ödeme, ibra veya tazminat taleplerini sona erdiren başka bir açıklama bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. [2]
Şikâyetin ceza dosyasına etkisi suçun niteliğine bağlıdır. TCK m.89/5’e göre taksirle yaralama şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama dışında, suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Şikâyete bağlı suçlarda m.73’teki altı aylık süre, zamanaşımı sınırı içinde fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar. Bu süreyi bütün iş kazaları için tek ve genel hak arama süresi olarak kullanmak doğru olmaz. [2]
İşverenle ayrıca ödeme veya ibra belgesi imzalanmışsa onun içeriği de ayrı okunmalıdır. Geçerlilik ve ödeme kapsamına ilişkin açıklamalar iş kazası sonrası ibraname ve ödeme rehberinde bulunmaktadır. Ceza dosyasındaki beyanın yanında verilen başka bir imza gözden kaçırılmamalıdır.
İş kazasında uzlaşma sonrası tazminat alınabilir mi?
CMK kapsamındaki uzlaşma, yalnız “şikâyetçi değilim” demekten farklıdır. Taksirle yaralama, CMK m.253/1-b kapsamında uzlaştırma girişimi yapılabilecek suçlar arasında sayılır. Aynı maddenin güncel 19. fıkrasına göre uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış davadan feragat edilmiş sayılır. Hangi zararın ne zaman belirlenebildiği bu yüzden önemlidir. [7]
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.09.2025 tarihli, E.2025/1250, K.2025/12509 sayılı kararı doğrudan bu ayrımı ele alır. İstanbul Anadolu 3. İş Mahkemesindeki iş kazası davası, ceza soruşturmasında uzlaşma bulunduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Uzlaşma tutanağında işçiye ödenecek bir tazminat tutarı kararlaştırılmadığı ve tarafların maddi-manevi tazminat miktarında açıkça anlaştıklarının anlaşılamadığı görüldü. Daire, uzlaşan gerçek kişilerle davalı işverenler arasındaki bağın ve birlikte sorumluluğun da araştırılmadığını belirtti. Uzlaşmanın kapsamı ve varsa ödemeler değerlendirilmeden verilen ret kararı bozuldu. [9]
Uzlaşma belgesinde taraflar, kararlaştırılan edim, ödeme tarihleri, hangi zararların karşılandığı ve sağlık durumunun hangi aşamada olduğu açıkça belirlenmelidir. Özellikle kalıcı iş göremezlik henüz belli değilse rapor tarihleri ile uzlaşma tarihinin karşılaştırılması gerekir. Hiç ödeme yapılmamış olması veya belgede genel bir hak saklı tutma cümlesi bulunması üzerinden dosya incelenmeden kesin sonuç çıkarılmamalıdır. Uzlaşma görüşmelerindeki açıklamaların başka bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamayacağı da m.253/20’de düzenlenmiştir. [7] [9]
Ceza ve tazminat dosyaları birlikte nasıl hazırlanmalı?
Ceza ve tazminat dosyaları birlikte takip edilirken her belgenin hangi soruyu çözdüğü belirlenmelidir. Aşağıdaki liste, delil ve başvuru hazırlığında kullanılabilir. Ceza dosyasındaki belgeye dayanılacaksa ilgili mahkeme veya savcılık ile dosya numarası da belirtilmelidir.
| Belge / kayıt | İncelenecek konu |
|---|---|
| Gerekçeli ceza kararı ve kesinleşme kaydı | Kararın türü, saptanan maddi olay ve kesinleşen bölüm |
| İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı; tebliğ kaydı | Soruşturulan fiil, kişiler, karar gerekçesi ve itiraz süresinin başlangıcı |
| Ceza, SGK ve hukuk dosyalarının kusur raporları | Yüzdelerden önce olay anlatımı, eksik önlem ve sorumlular arasındaki çelişki |
| Keşif, kamera, fotoğraf ve tanık kayıtları | Kazanın oluş biçimi ve çalışmayı kimin yönettiği |
| Görev, talimat, işyeri ve sözleşme kayıtları | Yönetici, işveren, alt işveren ve üçüncü kişinin fiilî rolü |
| Uzlaşma raporu, ödeme ve ibra belgeleri | Kimlerin, hangi zarar ve bedel üzerinde anlaştığı; yapılan ödeme |
| Sağlık raporları, tedavi ve iş göremezlik kayıtları | Zararın kapsamı ve uzlaşma sırasında hangi zararın belirlenebildiği |
Tedavi ve protez masrafları için iş kazasında tedavi giderleri; kalıcı sağlık kaybına ilişkin uyuşmazlık için maluliyet raporuna itiraz başlıkları ayrıca değerlendirilebilir. Ceza dosyasında sunulan bir sağlık belgesiyle tazminat hesabına esas raporun aynı işlevi gördüğü varsayılmamalıdır. [1] [9]
Sık sorulan sorular
Ceza davası yalnız yöneticiye açılmışsa şirketten tazminat istenebilir mi?
Şirketin işveren veya başka bir sıfatla hukuki sorumluluğu bulunuyorsa talep şirkete de yöneltilebilir. Ceza sorumluluğunun şahsiliği, işverenin işçiyi koruma borcunu ortadan kaldırmaz. Talep hazırlanırken yalnız sanık adına değil iş sözleşmesine, şirketlerin ilişkisine, fiilî çalışma düzenine ve sorumluluğun dayanağına bakılmalıdır. [2] [1]
Ceza kararında haksız tahrik varsa işçiye aynı oranda kusur mu verilir?
Ceza indiriminin oranı, otomatik olarak tazminattaki kusur yüzdesi değildir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.10.2018 tarihli, E.2017/2261, K.2018/6967 sayılı kararında işyerindeki öldürme olayı nedeniyle yakının manevi tazminat talebi ele alındı. Kesinleşmiş ceza kararında ölen işçinin tahrik oluşturan hareketleri saptanmıştı. Daire, bu hareketleri değerlendirmeden işçiye yüzde 5 kusur veren raporla karar kurulmasını hatalı buldu; somut hareketleri dikkate alan yeni uzman heyeti raporu alınması için hükmü bozdu. İşyerindeki saldırıların diğer yönleri için işyerinde kavga ve darpta tazminat hakları rehberini inceleyebilirsiniz. [10]
Ceza dosyasındaki uzlaştırma ile iş hukukundaki arabuluculuk aynı mı?
Ayrı kurumlardır. Ceza dosyasındaki uzlaştırma CMK m.253 ve devamına tabidir. İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları ise 7036 sayılı Kanun m.3/3 uyarınca dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Birinin koşulları veya sonucu, diğerine otomatik olarak taşınmamalıdır. [7] [11]
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.52, 54–56, 74 ve 417 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m.20, 73–74, 85 ve 89 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 28.11.2023, E.2022/11978, K.2023/12009 ↩
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 10.09.2019, E.2018/5934, K.2019/4965 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.02.2026, E.2025/10156, K.2026/926 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.165 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m.172–173, 231, 253–255; 30.10.2026 tarihinde kontrol edilen güncel metin ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.06.2025, E.2024/166, K.2025/396 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 25.09.2025, E.2025/1250, K.2025/12509 ↩
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 02.10.2018, E.2017/2261, K.2018/6967 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3/3 ↩
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
