İnşaatta İş Kazası: Şantiyede Tazminat ve Sorumluluk

İnşaatta iş kazası geçiren işçi, olayın ve çalışma ilişkisinin tespitiyle SGK haklarına; sorumluluk koşulları oluştuğunda ise maddi ve manevi tazminata başvurabilir. İskelede düşme, kat boşluğuna yuvarlanma veya yukarıdan malzeme düşmesi gibi olaylarda yalnız işçinin bordrosundaki firma araştırılmaz. Müteahhit, taşeron ve diğer kişilerin fiilî görevleri, alınmayan tedbirler ve kazaya etkileri ayrı ayrı belirlenir. Arsa sahibi ya da şantiye şefi sıfatı tek başına herkes için aynı sonucu doğurmaz. [1][2]

Bu rehber, şantiyedeki kaza türlerine, sorumluların nasıl belirlendiğine ve kaybolmadan korunması gereken delillere odaklanır. Genel başvuru akışı İş Kazası Bilgi Merkezi içinde; fabrika–taşeron ilişkileri ise taşeron işçi ve asıl işveren sorumluluğu yazısında ayrıca açıklanmaktadır.

İçindekiler

  1. İnşaatta hangi olaylar iş kazası sayılabilir?
  2. İskelede ve yüksekte çalışırken hangi tedbirler alınmalı?
    1. Yüksekte çalışma için mutlaka iki metre sınırı mı aranır?
    2. Baret veya emniyet kemeri verilmesi işvereni sorumluluktan kurtarır mı?
    3. Birden fazla taşeron varsa güvenlik koordinasyonunu kim sağlar?
  3. Şantiyede iş kazasının tazminatından kim sorumlu olur?
    1. Müteahhide ve taşerona birlikte başvurulabilir mi?
    2. Arsa sahibi her inşaat kazasında tazminat öder mi?
    3. Şantiye şefi veya iş güvenliği uzmanı da sorumlu olabilir mi?
  4. İnşaat ve şantiye kazalarına ilişkin Yargıtay kararları
    1. Asma iskele kazasında müteahhit ve taşeron zinciri
    2. Yüksekten düşmede ruhsat, yapım sözleşmesi ve şantiye şefinin görevi
    3. Kalıp sökümünde düşen kalas: kusur ve gerçek ücret araştırması
    4. İş makinesi kazasında ev devri tazminat ödemesi sayılır mı?
  5. Şantiyede kazadan sonra hangi işlemler ve deliller önemlidir?
    1. İskele sökülür veya şantiye değişirse delil tespiti istenebilir mi?
    2. İş kazasını kim, kaç gün içinde bildirir?
  6. Sigortasız veya ilk gün çalışan inşaat işçisi hak isteyebilir mi?
  7. İnşaat kazasında hangi SGK ve tazminat hakları gündeme gelir?
    1. SGK ödeneği ile işverenden istenecek tazminat aynı mı?
    2. Ölümlü şantiye kazasında aile ne isteyebilir?
  8. Dava nerede açılır, arabuluculuk zorunlu mu?
  9. İnşaat iş kazaları hakkında sık sorulan sorular
    1. Kazada benim de hatam varsa bütün haklarımı kaybeder miyim?
    2. Kusur raporunda bir oran yazıyorsa mahkeme aynen kabul etmek zorunda mı?
    3. Şantiye bitti veya taşeron ayrıldıysa dava hakkı biter mi?
    4. İşveren para verdi; ibraname imzalarsam konu kapanır mı?
    5. İnşaat kazası için sabit bir tazminat tutarı var mı?
  10. Sonuç: şantiye kazasında olay, görev ve deliller birlikte incelenmeli

İnşaatta hangi olaylar iş kazası sayılabilir?

5510 sayılı Kanun m. 13 bakımından sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya yürütülen iş nedeniyle meydana gelen, hemen ya da sonradan bedensel veya ruhsal zarar doğuran olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. İşin yalnız bina yapımı olması gerekmez: tadilat, söküm, yıkım, bakım ve benzeri faaliyetler de yapı işleri düzenlemesinin kapsamına girebilir. Kaza niteliği ile tazminat borcunun kime ait olduğu iki ayrı incelemedir. [1][3]

Şantiyedeki olayÖncelikle araştırılacak hususlar
İskele, çatı veya kat kenarından düşmePlatformun uygunluğu, bağlantılar, korkuluklar, güvenli ulaşım ve işe uygun düşmeye karşı sistem.
Asansör, merdiven veya şaft boşluğuna düşmeBoşluğun kapatılması veya korunması; geçiş, aydınlatma ve yetkisiz giriş önlemleri.
Kalıp sökümünde ya da yük kaldırılırken malzeme düşmesiSöküm/kaldırma planı, tehlikeli bölgeye girişin önlenmesi, ekipler arası koordinasyon ve toplu koruma.
Kazı göçüğü, elektrik veya iş makinesi kazasıİşin yöntemine uygun destek, tesisat, ekipman, güvenli çalışma alanı, bakım ve görev dağılımı.

Tablo bir kusur oranı veya otomatik sorumluluk listesi değildir. Hangi önlemin somut iş için gerekli olduğu, kazanın nasıl gerçekleştiğiyle birlikte teknik olarak incelenir. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği m. 5 ve 14 ile Ek-4, bu incelemenin temel dayanakları arasındadır. [3]

İskelede ve yüksekte çalışırken hangi tedbirler alınmalı?

Yüksekte çalışma için mutlaka iki metre sınırı mı aranır?

Hayır. Yönetmeliğin Ek-4/A bölümünde belirleyici olan, seviye farkı ve düşme sonucunda yaralanma ihtimalidir. Her iş için geçerli bir “iki metrenin altı yüksekte çalışma değildir” kabulü yapılamaz. Bir kat kenarında, kısa platformda veya boşluğun yanında çalışmanın riski, yalnız metre hesabıyla ortadan kalkmaz. [3]

Baret veya emniyet kemeri verilmesi işvereni sorumluluktan kurtarır mı?

Yalnız donanım teslim formu imzalatılması yeterli değildir. 6331 sayılı Kanun m. 4–5; riskin önlenmesini, uygun organizasyonu ve tedbirlere uyulmasının denetlenmesini gerektirir. Toplu korunma, kişisel korunmaya göre önceliklidir. Yapı işleri düzenlemesinde de korkuluk, platform, kapak, bariyer ve güvenlik ağı gibi tedbirler öne çıkar; koşulları oluştuğunda işe uygun ankraj veya yaşam hattıyla birlikte tam vücut kemer sistemi kullanılır. [4][3]

Bu nedenle her cephe iskelesinde aynı kişisel donanımın aynı biçimde kullanılacağı şeklinde bir genelleme yerine; iskelenin türü, toplu korumanın yeterliliği, kurulum ve söküm aşaması, çalışma yöntemi ve kurtarma düzeni değerlendirilmelidir. Güvenlik sisteminin mevcut olması kadar, kullanılabilir ve yapılan işe uygun olması da önemlidir. [3]

İskele türleri, kurulum ve kiralama firmalarının rolü, kontrol aralıkları ve deliller için iskele çökmesi ve iskeleden düşme rehberini inceleyebilirsiniz.

Birden fazla taşeron varsa güvenlik koordinasyonunu kim sağlar?

Aynı yapı alanındaki işler birbirini etkiler. Üst katta kalıp sökülürken alt katta işçi çalışması veya vinç hareket alanından yaya geçişi yalnız tek ekibin meselesi değildir. Yönetmelik m. 8’deki koşullar çerçevesinde sağlık ve güvenlik koordinatörü görevlendirilir; hazırlık aşamasında sağlık ve güvenlik planı oluşturulur. m. 11, uygulama aşamasındaki iş programı, bilgi alışverişi ve kontrollerin koordinasyonunu düzenler. Koordinatör görevlendirilmesi işverenin, proje sorumlusunun ve alt işverenin kendi yükümlülüklerini kaldırmaz. [3]

Şantiyede iş kazasının tazminatından kim sorumlu olur?

Müteahhide ve taşerona birlikte başvurulabilir mi?

İşçiyi çalıştıran taşeronun yanında ana yüklenicinin de sorumluluğu bulunabilir. Önce 4857 sayılı Kanun m. 2 anlamında asıl işveren–alt işveren ilişkisi olup olmadığı belirlenir. İlişkinin koşulları oluşmuşsa asıl işverenin birlikte sorumluluğu gündeme gelir. İşin başka bir firmaya verilmiş olması, kazanın bütün hukuki sonuçlarının mutlaka yalnız o firmaya ait olduğunu göstermez. [5][2]

Buna karşılık her iş sahibi–yüklenici sözleşmesi alt işverenlik oluşturmaz. İşin bütünüyle bağımsız bir yükleniciye bırakılması, işçinin kim tarafından işe alındığı, ücretini kimin ödediği, işi kimin yönettiği ve ekipmanı kimin sağladığı birlikte araştırılır. Sözleşmedeki “anahtar teslim” başlığı da tek başına yeterli değildir. Sorumluluğun dayanağı, sözleşme ve sahadaki fiilî çalışma üzerinden kurulmalıdır. [5][6]

Arsa sahibi her inşaat kazasında tazminat öder mi?

Yalnız tapu sahibi olmakla işçiyi çalıştırmak aynı şey değildir. Arsa sahibinin işe ve işçilerin yönetimine katılımı, doğrudan işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, üstlendiği işler ve kazayla bağlantılı kendi davranışı incelenir. Arsa sahibi işçiyi bizzat işe alıyor veya güvenlik tedbirleriyle ilgili fiilî yükümlülük üstleniyorsa bu durum değerlendirmeyi değiştirebilir. Bir kişinin sorumluluğu yalnız “arsa sahibi” ya da “iş sahibi” etiketinden çıkarılmamalıdır. [2][6]

Şantiye şefi veya iş güvenliği uzmanı da sorumlu olabilir mi?

Görev, yetki, sahadaki fiilî çalışma, tespit ve bildirimler ile kazaya etkisi olan ihmal araştırılır. Şantiye şefinin bütün tazminatı her durumda ödeyeceği de yalnız işverenin sorumlu tutulabileceği de söylenemez. 6331 sayılı Kanun m. 4 uyarınca dışarıdan uzman hizmeti alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kişilerin kendi hukuki konumu ve somut davranışı ise ayrıca belirlenmelidir. [4][2][6]

İnşaat ve şantiye kazalarına ilişkin Yargıtay kararları

Asma iskele kazasında müteahhit ve taşeron zinciri

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.03.2026, E. 2025/14418, K. 2026/2626. İstanbul 18. İş Mahkemesinden gelen dosya, hastane inşaatında dış cephe yalıtımı sırasında asma iskelenin bağlantısının çıkmasıyla meydana gelen kazaya ilişkindir. Kazada bir çalışan yaralanmış, bir çalışan hayatını kaybetmiştir. İncelenen dava yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. [7]

Müteahhit firma, yalıtımın başka şirkete anahtar teslim verildiğini ve işin sözleşmeye aykırı biçimde başka taşerona devredildiğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi ise iskeleyi sağlayan ve bakım-kontrolünü yürütmesi gereken firma ile diğer işverenlerin fiilî rollerini incelemiş; güvenli olmayan bağlantılar, denetim ve organizasyon eksiklikleri üzerinden sorumluluk değerlendirmiştir. [7]

Daire, davalıların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarını reddederek bölge adliye mahkemesi kararını bu yönden onamıştır. Davacının temyizi ile davalıların manevi tazminata ilişkin başvuruları ise miktar yönünden reddedilmiştir; bu bölümleri esastan incelenmiş bir onama gibi aktarmamak gerekir. Karar, taşeron zincirindeki sözleşmeler kadar kullanılan ortak iskelenin ve sahadaki denetimin de araştırılmasına örnektir. [7]

Yüksekten düşmede ruhsat, yapım sözleşmesi ve şantiye şefinin görevi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 22.05.2025, E. 2024/10797, K. 2025/8631. Bolu İş Mahkemesi ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi üzerinden gelen uyuşmazlıkta, özel bina inşaatında yüksekten düşen işçi ağır ve sürekli iş göremezliğe uğramıştır. Yapı sahibi aleyhindeki önceki tazminat dosyası ile müteahhit ve şantiye şefi aleyhindeki sonraki dosyanın sorumluluk değerlendirmeleri çelişmiştir. [6]

Sonraki davada müteahhit firmanın yalnız ruhsat alınabilmesi için gösterildiği, şantiye şefinin ise işin başında sürekli bulunmadığı yönündeki değerlendirmelerle ret kararı verilmiştir. Yargıtay; inşaat yapım sözleşmesindeki görevler, yapı ruhsatı, şantiye şefliği hizmet sözleşmesi, verilen talimatlar ve güvenlik eksikliklerinin bildirilmesine ilişkin kayıtlar yeterince incelenmeden sonuca gidilmesini hatalı bulmuştur. [6]

Hüküm bozulmuş; hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması ve diğer dosyalardaki raporlarla çelişkileri gideren teknik inceleme istenmiştir. İşçiye bu kararla doğrudan yeni bir tazminat verilmemiştir. Olayın 2012 tarihli olması da önemlidir: güncel tedbir hükümleri anlatılırken eski kazaya otomatik uygulanmış sayılmamalıdır. [6]

Kalıp sökümünde düşen kalas: kusur ve gerçek ücret araştırması

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.03.2026, E. 2025/14990, K. 2026/2311. İnşaatta bekçi olarak çalışan işçi, üst katlardaki kalıp tahtaları sökülürken düşen kalasla yaralanmıştır. Dosyada alt bölümde çalışanların korunması, düşen malzemenin engellenmesi, güvenlik organizasyonu ve baret kullanımı gibi konular tartışılmıştır. İşveren olayın oluşuna, kusura ve zarara itiraz etmiş; işçi de ücretin ve tazminatın düşük belirlendiğini ileri sürmüştür. [8]

Daire, teknik raporda kusur oranı belirlenmemesine rağmen mahkemenin kendiliğinden oran kabul ederek karar vermesini yeterli bulmamıştır. Ceza ve rücu dosyalarındaki raporların da ele alınarak somut olaya uygun uzman heyet incelemesi yapılmasını istemiştir. Ayrıca işçinin yaptığı iş, yaşı ve kıdemi gözetilerek emsal ücret araştırılmadan hesap kurulmasını eksik inceleme saymış ve hükmü bozmuştur. [8]

Bu karar, aşağıda çalışan bir bekçinin de üst kattaki söküm işinden korunması gerektiğini ve ücretin yalnız SGK bildirimindeki rakamla tartışmasız biçimde sınırlanamayacağını gösterir. Somut dosyadaki kusur oranı veya zarar tutarı başka şantiyeler için sabit ölçü değildir. [8]

İş makinesi kazasında ev devri tazminat ödemesi sayılır mı?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 20.04.2026, E. 2025/20476, K. 2026/5115. İstanbul 16. İş Mahkemesinden gelen davada, şantiyedeki ekskavatörün pimini yerine takarken sıçrayan metal parçayla gözünden yaralanan işçi tazminat istemiştir. İşveren, işçinin koruyucu gözlüğünü kullanmadığını savunmuş; ayrıca zararlarının karşılanması için işçi adına taşınmaz satın alınıp devredildiğini ileri sürmüştür. [9]

Kararın bozma gerekçesi, taşınmaz devrine dayanan ödeme itirazının değerlendirilmemesidir. Daire; tapu, çek ve muhasebe kayıtlarının getirtilmesini, devrin kazaya bağlı bir ödeme olup olmadığının, hangi tutarın maddi veya manevi tazminata ilişkin bulunduğunun belirlenmesini istemiştir. Bozma, ev devrinin iddia edildiği anda bütün hakları sona erdirdiği veya bütün ödemenin yok sayılacağı anlamına gelmez. [9]

Karar 2019 tarihli kazaya ilişkindir. Güncel TBK m. 55’e 7589 sayılı Kanun ile eklenen ödeme mahsubu ve faiz hükümleri uygulanırken, geçici m. 1/9 gereği düzenlemenin yürürlüğünden önceki ve sonraki olaylar ayrılmalıdır. Hesap yöntemini yalnız kararın verildiği yıla bakarak seçmek uygun değildir. [2][10]

Şantiyede kazadan sonra hangi işlemler ve deliller önemlidir?

Öncelik tedavi ve güvenliğin sağlanmasıdır. Sağlık kuruluşuna olayın iş sırasında, nerede ve nasıl meydana geldiği doğru biçimde anlatılmalıdır. Yaralanmanın ciddiyeti başlangıçta bilinmese bile olay kaydının, tanıkların ve mevcut belgelerin korunması önem taşır. Delil toplamak için tehlikeli alana yeniden girilmemelidir.

Belge veya kayıtHangi soruyu açıklayabilir?
Olay yeri fotoğrafı, mevcut kamera kaydı, tarih ve saatİskele, boşluk, korkuluk, kalıp, yük veya makinenin kaza sırasındaki durumu.
Tanıkların isim ve ulaşılabilir iletişim bilgileriİşçinin hangi işi yaptığı, talimatı kimin verdiği ve olayın gerçekleşmesi.
Yapı ruhsatı, yüklenici/taşeron sözleşmesi, görev ve organizasyon kayıtlarıİşveren zinciri, müteahhit, şantiye şefi ve ekiplerin fiilî görevleri.
Risk değerlendirmesi, sağlık ve güvenlik planı, eğitim ve ekipman kontrol kayıtlarıSomut tehlikenin öngörülmesi, tedbirin alınması ve uygulanmasının denetlenmesi.
Hastane, istirahat ve sağlık kurulu belgeleriYaralanma, tedavi süreci, geçici kayıp ve kalıcı etkiler.
Banka, bordro, puantaj, çalışma ve ödeme yazışmalarıGerçek ücret, çalışma ilişkisi, işten kalınan dönem ve yapılan ödemenin amacı.

Bu kayıtların hepsinin işçinin elinde bulunması beklenmez. Mevcut belgeler korunur; işveren, kurum veya üçüncü kişi elindeki kayıtların hangi vakıa için istendiği açıklanarak yargısal yollardan getirtilmesi değerlendirilebilir. Kamera kayıtlarının süresiz saklandığı varsayılmamalıdır. [11]

İskele sökülür veya şantiye değişirse delil tespiti istenebilir mi?

Evet, koşulları varsa. HMK m. 400–403, delilin kaybolması veya daha sonra ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimalinde hukuki yarara dayanan delil tespitini düzenler. Kazanın olduğu iskelenin sökülmesi, boşluğun kapatılması veya ekipmanın değiştirilmesi böyle bir ihtimalin somut olarak açıklanmasını gerektirebilir. İstenen işlem, yer ve teknik sorular belirlenmelidir; tespit talebi kendiliğinden tazminat hükmü veya kusurun kesin kabulü değildir. [11]

İş kazasını kim, kaç gün içinde bildirir?

Hizmet akdiyle çalışan 4/a kapsamındaki işçi bakımından işverenin yetkili kolluğa derhal, SGK’ya ise kazadan sonraki en geç üç iş günü içinde bildirim yükümlülüğü vardır. İşverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelen kazada kanundaki öğrenme başlangıcı ayrıca dikkate alınır. Kaza tutanağı ile SGK iş kazası bildirgesi farklı belgelerdir. İşverenin bildirim yapmaması, işçinin belgeleriyle SGK’ya başvurmasını engellemez. [1][4]

Yanlış tutanak, eksik hastane kaydı veya gizlenen kaza için işveren iş kazasını bildirmezse başvuru ve deliller rehberine bakılabilir. Bu bildirim süresi işçinin bütün dava hakları için geçerli tek süre olarak okunmamalıdır.

Sigortasız veya ilk gün çalışan inşaat işçisi hak isteyebilir mi?

SGK girişinin yapılmamış olması, hizmet akdiyle fiilen çalışmanın ve kazanın araştırılmasını gereksiz kılmaz; hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 5510 sayılı Kanun m. 7, bu kapsamdaki sigortalılığı çalışmaya başlama esasına bağlar. Çalışma ve kazanın gerçekleşmesi tartışmalıysa puantaj, ödeme, mesaj, saha giriş ve tanık kayıtları önem kazanır. İş kazasının tespiti, hizmetin tespiti ve tazminat talebi birbirinin aynısı değildir. [1]

İşe giriş bildirimi ile kaza bildirimi karıştırılmamalıdır. 5510 m. 8’de inşaat işyerlerinde işe başlatılan sigortalı için işe giriş bildirgesinin en geç çalışmaya başlatıldığı gün verilmesine ilişkin özel hüküm vardır. Bu, ilk gün çalışırken meydana gelen kazanın iş kazası olamayacağı anlamına gelmez. Ayrıntılar sigortasız işçinin iş kazası hakları yazısındadır. [1]

İnşaat kazasında hangi SGK ve tazminat hakları gündeme gelir?

SGK ödeneği ile işverenden istenecek tazminat aynı mı?

Hayır. Geçici iş göremezlik ödeneği, koşulları varsa sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir gibi SGK yardımları, 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Sürekli gelir için m. 19’daki en az yüzde 10 meslekte kazanma gücü kaybı ölçütü, bütün maddi ve manevi tazminat talepleri için genel bir alt sınır değildir. İşverene yöneltilecek taleplerde zarar ve sorumluluk koşulları ayrıca incelenir. [1][2]

Bedensel zararda tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü ve ekonomik gelecekteki kayıplar; somut koşulları varsa bakım ihtiyacından doğan giderler ve manevi tazminat gündeme gelebilir. SGK ödemelerinin tamamı ayrım yapılmadan tazminattan düşülmez; TBK m. 55’teki esaslar ve ilgili ödemenin niteliği gözetilir. Hesabın ayrıntıları için yaralanmalı iş kazası tazminatı rehberi incelenebilir. [2]

Ölümlü şantiye kazasında aile ne isteyebilir?

TBK m. 53 kapsamında cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve çalışma kayıpları, destekten yoksun kalanların kayıpları araştırılır. Yakınların manevi tazminatı m. 56 çerçevesinde değerlendirilir. Mirasçı olmak, destekten yoksun kalma tazminatı ile SGK ölüm geliri için aynı koşulları taşıdığı anlamına gelmez. Her talebin hak sahibi ve şartı ayrı belirlenir. [2][1]

Ailenin hakları ölümlü iş kazası ve SGK ölüm geliri yazısında ayrıca açıklanmaktadır. Yaralanan işçinin yakınları bakımından da TBK m. 56’daki ağır bedensel zarar koşulu ayrıca değerlendirilir.

Dava nerede açılır, arabuluculuk zorunlu mu?

İşçi ile işveren veya işveren vekili arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görev alanı ve 7036 sayılı Kanun m. 5–6 değerlendirilir. İş kazası tazminatında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri de yetki bakımından önemlidir. İstanbul’da çalışan bir işçinin Kocaeli ya da Sakarya’daki şantiyede yaralanmasında, yalnız şirket merkezinin adresine bakılarak karar verilmez. İşveren ilişkisi dışındaki üçüncü kişilere yöneltilecek taleplerde görev ayrıca incelenmelidir. [12]

7036 m. 3/3 uyarınca iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Ücret, kıdem veya işe iade gibi başka talepler aynı istisna içinde varsayılmamalıdır. SGK’ya karşı uyuşmazlıklarda ise m. 4’teki ön başvuru düzeni, kanundaki hizmet tespiti istisnasıyla birlikte ayrıca dikkate alınır. [12]

Süre değerlendirmesi talebin dayanağına, kime yöneltildiğine, olay ve zarar tarihine göre yapılmalıdır. İşverene karşı sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talepleri yönünden TBK m. 146’daki on yıllık genel süre önem taşır; bunu her üçüncü kişi, SGK işlemi veya başvuru için tek süre gibi kullanmak uygun değildir. İş kazasında zamanaşımı rehberi bu ayrımları ele alır. [2]

İnşaat iş kazaları hakkında sık sorulan sorular

Kazada benim de hatam varsa bütün haklarımı kaybeder miyim?

Her işçi kusuru bütün hakları ortadan kaldırmaz. Tazminata etkisi ve nedensellik bağını kesip kesmediği somut olaya göre değerlendirilir; SGK hakları da kendi kurallarına tabidir. İşverenin “tecrübeli işçiydi” veya “donanımı kullanmadı” savunması tek başına kusur incelemesinin yerine geçmez. İşçinin eğitim ve talimatlara uyma yükümlülüğü de göz ardı edilmez. [2][4]

Kusur raporunda bir oran yazıyorsa mahkeme aynen kabul etmek zorunda mı?

Raporun olayın gerçekleşmesini, alınması gereken tedbirleri ve tarafların somut ihlallerini açıklaması gerekir. Çelişki veya eksiklik varsa denetlenebilir teknik inceleme istenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.03.2026 tarihli, E. 2025/14990, K. 2026/2311 sayılı kalas düşmesi kararında, eksik teknik incelemeyle kusur oranı kabul edilmesi bu nedenle bozma konusu olmuştur. [8]

Şantiye bitti veya taşeron ayrıldıysa dava hakkı biter mi?

İşin tamamlanması tek başına geçmiş kazadan doğan sorumluluğu sona erdirmez. Doğru kişi ve şirketlerin, işveren zincirinin ve mevcut delillerin belirlenmesi gerekir. Adres veya unvan değişikliği ile şirketin tasfiye edilmesi aynı durum değildir; taraf ve tahsil meseleleri ayrıca incelenir. Süreler yönünden beklemek yerine çalışma ve kaza kayıtları korunmalıdır. [2][5]

İşveren para verdi; ibraname imzalarsam konu kapanır mı?

Ödemenin amacı ve tutarı ile belgenin türü birlikte değerlendirilir. TBK m. 420’deki geçerlilik koşulları, yalnız kısmi ödemeyi gösteren makbuzdan ve mahkeme huzurundaki sulh/feragatten ayrıdır. Genel bir “tüm haklarımı aldım” cümlesi bütün bu koşulların yerine geçmez. İş kazası sonrası ibraname ve ödeme rehberinde ayrıntılar bulunur. [2]

İnşaat kazası için sabit bir tazminat tutarı var mı?

Hayır. Yaş, gerçek ücret, yaralanmanın kalıcı veya geçici etkileri, kusur, bakım ihtiyacı ve hukuken hesaba katılabilecek ödemeler dosyaya göre değişir. Eski bir kararda yazan tutarı bugünkü kazanın karşılığı gibi sunmak doğru olmaz. Ücret, sağlık ve kusur incelemesi tamamlanmadan kesin rakam verilemez. [2]

Sonuç: şantiye kazasında olay, görev ve deliller birlikte incelenmeli

İnşaat kazasında sağlıklı değerlendirme, kimin hangi işi yaptığının ve tehlikeyi kimin yönetmesi gerektiğinin belirlenmesiyle başlar. İskele, boşluk, söküm veya makine kaynaklı olayın kayıtları; işveren ve taşeron ilişkisi; sağlık, ücret ve ödeme belgeleri birlikte ele alınmalıdır. Böylece SGK başvurusu ile tazminat talepleri birbirine karıştırılmadan, somut dosyaya uygun yol belirlenebilir.

Resmî kaynaklar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 4, 7–8, 13, 16, 19 ve 92 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49, 51–56, 61–62, 146, 417 ve 420 ↩
  3. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, m. 5–8, 11 ve 14; Ek-1, Ek-4 ve Ek-5 ↩
  4. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 4–5, 10, 13–14, 17, 19 ve 23 ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu, m. 2: işveren, işveren vekili ve asıl işveren–alt işveren ilişkisi ↩
  6. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 22.05.2025, E. 2024/10797, K. 2025/8631 — yüksekten düşme, müteahhit ve şantiye şefi ↩
  7. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.03.2026, E. 2025/14418, K. 2026/2626 — asma iskele kazası ↩
  8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.03.2026, E. 2025/14990, K. 2026/2311 — kalıp sökümünde düşen kalas, kusur ve ücret araştırması ↩
  9. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 20.04.2026, E. 2025/20476, K. 2026/5115 — şantiye iş makinesi kazasında ödeme savunması ↩
  10. 7589 sayılı Kanun, m. 18, geçici m. 1/9 ve m. 26 — TBK m. 55 değişikliği ve zaman bakımından uygulama ↩
  11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189, 194–195, 199 ve 400–403 ↩
  12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 2–6 ↩

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir