İş Kazası ve Tazminat Rehberi: SGK Bildirimi, Rapor ve Dava Süreci

İş kazası ve tazminat sürecinde ilk adım, sağlık kayıtlarını ve kazaya ilişkin delilleri korumaktır. SGK bildirimi, rapor parası ve işverene yöneltilecek tazminat talebi farklı koşullara bağlıdır. Hastaneden rapor almanız, işverenin sorumluluğunu veya tazminat tutarını tek başına belirlemez. [2]

İş kazası tazminatının kapsamına genel bir bakış için İş Kazası Tazminatı Bilgi Merkezi sayfamıza geçebilir; aşağıdaki içindekilerden aradığınız konuya ulaşabilirsiniz.

İçindekiler

İş kazası nedir, tazminat hakkı nasıl değerlendirilir?

İş kazası tazminatı, kazanın yol açtığı bedensel veya ruhsal zararların sorumlulardan giderilmesine yönelik talepleri kapsar. Sağlık raporu bu incelemenin önemli bir parçasıdır; ancak tek başına işverenin sorumluluğunu veya ödenecek tazminatı kesinleştirmez. Mahkeme olayın nasıl gerçekleştiğini, çalışma ilişkisini, zararı ve sorumluluk nedenlerini birlikte inceler.

5510 sayılı Kanun m.13; işyerinde bulunma, yürütülen iş, işyeri dışı görevlendirme, emziren sigortalının süt izni ve işverence sağlanan taşıtla gidiş geliş gibi durumları düzenler. Sigortalıyı bedenen veya ruhen etkileyen olayın bu kapsamda olup olmadığı incelenir. Sosyal güvenlik yönünden iş kazası kabulü ile işverenin özel hukuk sorumluluğu birbirinin aynısı değildir.

Aşağıdaki açıklamalar esas olarak işçi–işveren ilişkisi içindeki kazalar içindir. Bağımsız çalışan, çırak, stajyer ve kamu görevlileri açısından kapsam ve başvuru yolu farklılaşabilir. Genel çerçeve için İş Kazası Tazminatı Rehberi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kaza sonrasında ilk yapılacaklar

Öncelik sağlık ve güvenliktir. Gerekli acil yardım sağlanmalı; sağlık kuruluşuna olayın nerede, ne zaman ve hangi iş sırasında gerçekleştiği doğru anlatılmalıdır. Tedavi geciktirilerek delil toplamaya çalışılmamalıdır.

  • İlk muayene, epikriz, ameliyat, istirahat ve kontrol belgelerini saklayın.
  • İşyerindeki görev, vardiya, kullanılan ekipman ve olayın gelişimini kaydedin.
  • Güvenli ve hukuka uygun biçimde tanıkları, fotoğrafları ve kamera kayıtlarının bulunduğu yerleri belirleyin.
  • İşverenin olay tutanağı ve SGK bildirimi hakkında bilgi alın; başvuru ve teslim kayıtlarını koruyun.
  • Gerçeğe aykırı tutanak veya içeriğini anlamadığınız ibra, sulh ve ödeme belgesini incelemeden imzalamayın.

İşyeri tutanağında tarih, saat, yer, yapılan iş, olayın oluşu ve bilinen tanıkların belirtilmesi yararlıdır. Bununla birlikte her olay için aynı zorunlu tutanak biçimi veya ıslak imza listesi varmış gibi düşünülmemelidir. Tutanağın bulunmaması ya da eksikliği tek başına diğer delillerle başvuru yapılmasını engellemez.

Hangi iş kazası raporu hangi amaçla kullanılır?

Uygulamada farklı belgeler için “iş kazası raporu” ifadesi kullanılabiliyor. Bu belgelerin görevleri ayrılmalıdır:

  • Sağlık ve acil servis kayıtları: İlk bulguları, yaralanmayı, tedaviyi ve anlatılan olay öyküsünü gösterir.
  • İstirahat raporu: Tedavi veya iyileşme nedeniyle çalışılamayan dönemin değerlendirilmesinde kullanılır.
  • Sağlık kurulu raporu ve SGK değerlendirmesi: Kalıcı etkilerin ve sosyal güvenlik haklarının incelenmesine esas olabilir.
  • İşyeri tutanağı ve SGK inceleme belgeleri: Olayın koşullarının ve sigorta niteliğinin araştırılmasına yardımcı olur.
  • Kusur ve hesap bilirkişisi raporları: Sorumluluk ile zarar hesabına ilişkin uzmanlık değerlendirmeleridir; itiraz ve yargısal denetime tabidir.

Engellilik, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı aynı kavram değildir. Raporun hangi amaçla, hangi yetkili birimce ve hangi düzenlemeye göre hazırlandığı kontrol edilmelidir. Tazminat hesabında raporun olayla bağlantısı ve değerlendirmeye elverişliliği önemlidir.

Hastane kaydında olayın iş kazası veya adli olay olarak doğru işlenmesi önem taşır. Ancak ilk kaydın farklı yapılması bütün hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Gerçek olay, çalışma ve tıbbi kayıtlarla araştırılır; gerekli düzeltme ve başvuru yolları değerlendirilir.

SGK iş kazası bildirimi kaç gün içinde yapılır?

4/a kapsamında hizmet akdiyle çalışanlarda genel kural, işverenin yetkili kolluğa derhal ve SGK’ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirim yapmasıdır. Olay tarihi ile süre hesabı birbirinden ayrılmalı; resmî tatiller ve işverenin kontrolü dışındaki yerde gerçekleşen kazalarda öğrenmeye ilişkin özel hüküm dikkate alınmalıdır.

Bildirim e-sigorta yoluyla veya ilgili bildirgenin SGK’ya doğrudan ya da posta yoluyla verilmesiyle yapılabilir. 4/b sigortalılarının kendileri tarafından yapacakları bildirim için farklı koşullar vardır. Tarım, ev hizmetleri, çıraklık ve staj gibi statüler de kendi kurallarıyla incelenir; bütün kişiler için aynı bildirim yükümlüsü varsayılmamalıdır.

Sağlık hizmeti sunucularının kendilerine intikal eden iş kazalarını SGK’ya en geç on gün içinde bildirme yükümlülüğü, işverenin bildiriminden ayrıdır (6331 sayılı Kanun m.14). İşverenin süresinde bildirim yapmaması hâlinde uygulanabilecek yaptırımlar ve geçici iş göremezlik ödeneklerine ilişkin sorumluluk ayrıca değerlendirilir. [3]

Bildirim ve sigorta hakları için SGK’nın resmî açıklamaları → [1]

İşveren bildirmezse veya sigorta kaydı yoksa

İşverenin bildirim yapmaması, kanunen sigortalı sayılan kişinin haklarını tek başına ortadan kaldırmaz. İşçi, olay ve çalışma belgeleriyle ilgili SGK birimine başvurabilir. Kurum bu belgeler üzerinden inceleme yapar. İşverenin inkârı, olayı kendiliğinden iş kazası olmaktan çıkarmaz.

Kurumun olayın iş kazası niteliğini kabul etmemesi hâlinde, başvuru ve dava koşulları incelenerek tespit davası gündeme gelebilir. Kurumun ve işverenin taraf konumu, çalışma ilişkisinin tespiti ve tazminat dosyasındaki bekletici mesele ihtiyacı ayrıca ele alınır. Her kazada ayrı tespit davası açılması zorunlu değildir.

Sigortasız çalışmada fiilî çalışma, işveren ilişkisi ve kazanın oluşu ispat konusu olabilir. 5510 sayılı Kanun m.23 kapsamındaki Kurum sorumluluğu ve işverene rücu ile işçinin özel hukuk tazminatı aynı inceleme değildir. Bir tespit kararı bütün zararların otomatik olarak tahsilini sağlamaz.

Rapor parası ve sürekli iş göremezlik geliri

4/a iş kazası hâlinde geçici iş göremezlik ödeneği için hastalık sigortasındaki 90 günlük prim ve iki günlük bekleme koşulları uygulanmaz; usulüne uygun rapor ve diğer koşullar içinde çalışılamayan günler değerlendirilir. Bu açıklama bütün sigortalılık statülerine aynen taşınmamalıdır.

Ödeneğin hesabında doğrudan net maaş değil, 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine göre belirlenen günlük kazanç esas alınır. Genel oran, yatarak tedavide bu kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisidir. 4/b sigortalılarında ödeme yapılacak dönem ve prim borcu gibi ek koşullar ayrıca kontrol edilir. Ödenek, her durumda gerçek gelir kaybının tamamını karşılamaz.

Sürekli iş göremezlik gelirinde meslekte kazanma gücünün en az %10 azalması ve Kurum sağlık kurulu değerlendirmesi önem taşır. Hastane raporundaki her oran kendiliğinden gelir bağlanması sonucunu doğurmaz. Kontrol muayenesi, kayıp oranındaki değişiklik ve ilgili kanuni hükümler gelirin devamını etkileyebilir.

Yeniden çalışmak ile gelirin kesilme nedenleri ayrı konulardır. Gelirin koşulsuz ve değişmez biçimde ömür boyu devam edeceği söylenmemelidir. Ayrıca SGK geliri için aranan %10 eşiği, bütün maddi ve manevi tazminat talepleri için ortak bir alt sınır değildir.

İş kazasında maddi ve manevi tazminat

Bedensel zararda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılması gibi zararlar incelenir (TBK m.54). Bakım ihtiyacı, iyileşme dönemi, yapılan ödemeler ve bu giderlerin kazayla ilişkisi belgeler üzerinden değerlendirilir. [5]

Manevi tazminat, maddi zarar hesabından ayrı bir taleptir. Sabit tarife veya maddi tazminatın otomatik bir yüzdesi değildir. Olayın ağırlığı, bedensel ve ruhsal etkiler ile diğer somut koşullar ele alınır. Ağır bedensel zarar veya ölümde yakınların talepleri de TBK m.56 çerçevesinde gündeme gelebilir.

İş kazasında tazminat istemek için iş sözleşmesini sona erdirmek zorunlu değildir. İşçi çalışmaya devam ederken de koşulları bulunan taleplerini ileri sürebilir. İşçilik alacakları ile iş kazası zararlarının hukuki dayanakları ayrılmalıdır. [4]

Zarar türleri hakkında maddi tazminat ve manevi tazminat rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.

Ölümlü iş kazasında kimler talepte bulunabilir?

Ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ilgili tedavi ve çalışma kayıpları ile destekten yoksun kalma zararları değerlendirilebilir (TBK m.53). Destekten yoksun kalma talebi yalnızca mirasçılık sıfatına bağlı değildir; gerçek veya beklenen destek ilişkisi araştırılır.

Eş, çocuk, anne ve baba yönünden de destek koşulları ve somut veriler incelenmelidir. Diğer kişilerin destek ilişkisine dayalı talepleri ayrıca değerlendirilebilir. Yakınların manevi tazminatı ile SGK ölüm geliri işlemleri farklı koşullara sahiptir. Her yakının aynı tutarı veya aynı payı alacağı varsayılamaz.

İşverenin sorumluluğu ve tazminat hesabı

TBK m.417 ve 6331 sayılı Kanun, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini düzenler. Eğitim, organizasyon, ekipman, koruyucu önlemler, talimatlar ve denetimin fiilen uygulanması önemlidir. İmzalı bir eğitim belgesi tek başına bütün yükümlülüklerin yerine getirildiğini göstermez.

Asıl işveren, alt işveren veya üçüncü kişilerin sorumluluğu; gerçek çalışma ilişkisi ve olay içindeki hukuki konumlarına göre incelenir. İşçinin davranışları ve ileri sürülen kusur da teknik ve hukuki delillerle değerlendirilir. Sadece işyeri tutanağına yazılan kusur açıklamasıyla kesin sonuç çıkarılmaz.

  • Yaş, meslek ve gerçek kazanç verileri
  • İyileşme dönemi, kalıcı etkiler ve uygun sağlık raporları
  • Kusur, sorumluluk ve zarar arasındaki bağlantı
  • Tedavi ve bakım ihtiyacı ile belgelenen giderler
  • SGK gelirleri ve diğer ödemelerin niteliği

SGK ödemelerinin tamamı tazminattan otomatik olarak düşülmez. TBK m.55 uyarınca ödemenin türü ve rücu edilebilirliği gibi ölçütler dikkate alınır. Sağlık giderlerinin karşılanması ve Kurumun rücu taleplerinde 5510 sayılı Kanun’un 21, 23 ve 76. maddelerindeki farklı durumlar birbirine karıştırılmamalıdır. Hesap, dosyaya uygun aktüeryal yöntem ve uzmanlık incelemesiyle yapılır.

Karakol ifadesi, şikâyet ve haklardan vazgeçme

Olayın nasıl gerçekleştiği doğru anlatılmalıdır. İşçinin ilk ifadesi önemli olmakla birlikte, kusur ve sorumluluk yalnızca kişinin kendi değerlendirmesiyle belirlenmez. Ceza soruşturması ile özel hukuk tazminat davası ayrı süreçlerdir.

Taksirle yaralama suçunda şikâyet şartı TCK m.89/5’e göre belirlenir. Birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlendiği hâllerde şikâyet aranmaz. Bu nedenle yaralanmanın ağır olması veya uzuv kaybı bulunması tek başına şikâyetsiz soruşturma için yeterli açıklama değildir. Şikâyete bağlı hâllerde TCK m.73’teki süre ve öğrenme koşulları ayrıca kontrol edilir.

Şikâyetten vazgeçmek, her durumda tazminat hakkından vazgeçmek anlamına gelmez. TCK m.73/7’nin uygulanabilmesi için kamu davasının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesi ve vazgeçme sırasında şahsi haklardan da ayrıca vazgeçilmesi gibi kanuni koşullar değerlendirilir. Beyanın kapsamı ve geçerliliği incelenmeden bütün hakların kaybedildiği söylenemez.

Şikâyetten vazgeçme, ceza uzlaştırması, sulh ve ibra aynı işlem değildir. İşçilik alacağına ilişkin ibra bakımından TBK m.420’deki koşullar da önemlidir. İmzalanacak metnin hangi talep ve kişileri kapsadığı, ödeme ve gelecekteki zararlar üzerindeki etkisi ayrıca incelenmelidir. İlgili ceza süreci için Ceza Hukuku sayfamıza geçebilirsiniz.

Raporlu işçinin işten çıkarılması ve çalışmaktan kaçınma

4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki sağlık nedeniyle derhâl fesih değerlendirmesinde, m.25/I’de düzenlenen devamsızlığın m.17’deki bildirim sürelerini altı hafta aşması kuralı önemlidir. Bu düzenleme, rapor süresindeki her türlü feshi aynı şekilde değerlendirmek için kullanılmamalıdır; ileri sürülen fesih nedeni ve hukuki koşullar ayrıca incelenir.

Sağlık nedeniyle fesihte kıdem tazminatının koşulları, özellikle gerekli kıdem ve uygulanabilir kanun, ayrıca kontrol edilir. İşe iade talebi için iş güvencesi kapsamı ve kısa başvuru süreleri değerlendirilir. Kaza bildirimi veya hak arama nedeniyle yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu da ayrıca ele alınır.

Ciddi ve yakın tehlikede 6331 sayılı Kanun m.13 uyarınca kurula, kurul bulunmayan işyerinde işverene başvuru ve karar usulü düzenlenmiştir. Önlenemez tehlikede tehlikeli bölgeden uzaklaşmaya ilişkin özel hüküm de vardır. Çalışmaktan kaçınma ile sağlık nedeniyle haklı fesih ayrı koşullara sahiptir; her sağlık riski doğrudan işi bırakma sonucu doğurmaz.

Fesih, işe iade ve ücret hakları için İş Hukuku rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Görevli mahkeme, arabuluculuk ve zamanaşımı

İş ilişkisi kapsamındaki iş kazası tazminat uyuşmazlıklarında kural olarak iş mahkemeleri görevlidir. Ceza davası, idari işlem veya farklı çalışma statülerine ilişkin talepler aynı görev kuralına bağlanamaz. Talebin tarafları ve hukuki dayanağı belirlenmelidir.

7036 sayılı Kanun m.6 uyarınca genel yetki seçenekleri yanında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olabilir. Yetki, dosyanın somut tarafları ve talepleri üzerinden kontrol edilir.

7036 sayılı Kanun m.3/3 kapsamında iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Aynı kişiye ait kıdem veya ücret alacağı gibi farklı taleplerin arabuluculuk durumu ayrıca incelenir.

İşverene karşı sözleşmesel sorumluluğa dayalı tazminat taleplerinde TBK m.146’daki on yıllık zamanaşımı genel çerçevede önemlidir. Bununla birlikte sorumlunun sıfatı, talebin dayanağı, zararın gelişimi, başlangıç tarihi ve kesilme veya durma nedenleri incelenmelidir. Haksız fiil ve ceza zamanaşımı değerlendirmesi bütün davalılara otomatik olarak aynı şekilde uygulanmaz.

Ölüm gerçekleştiği için her talepte mutlaka on beş yıllık süre bulunduğu sonucuna varılmamalıdır. SGK bildirimi, şikâyet, sigortalılık tespiti ve tazminat süreleri birbirinden farklıdır. Ceza soruşturmasının devam etmesi bütün özel hukuk sürelerini kendiliğinden korumaz.

Tazminat başvurusu için belge listesi

Belge veya kontrol noktasıNeden önemli?
Kaza tarihi, olay özeti, işyeri ve işveren bilgileriOlayın zamanını ve çalışma yerini açıklamak
İş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış kayıtlarıÇalışma ilişkisini ve sigortalılık kayıtlarını göstermek
Ücret bordroları, banka kayıtları ve meslek bilgileriKazanç kaybı hesabının verilerini hazırlamak
İşyeri tutanağı, kamera bilgileri, tanıklar ve diğer delillerKazanın nasıl gerçekleştiğini araştırmak
İlk tedavi, epikriz, istirahat ve sağlık kurulu belgeleriYaralanma ve tedavi sürecini izlemek
SGK bildirim, inceleme, gelir ve ödeme kayıtlarıKurum işlemlerini ve ödemeleri ayırmak
Savcılık veya dava bilgileri, kararlar ve tebligatlarDiğer dosyaların aşamasını ve bildirimleri izlemek
Varsa poliçe, sulh, ibra ve önceki ödeme belgeleriÖnceki ödemeleri ve imzalanan belgelerin kapsamını görmek

Bütün belgelerin ilk görüşmede hazır olması şart değildir. Mevcut evrak ile eksik kayıtlar ayrı belirlenebilir. Çalışma sırasında meydana gelen trafik kazaları hakkında Kurye İş Kazası ve Trafik Kazası Rehberi de ek bilgi sunar.

İş kazası ve tazminat hakkında sıkça sorulan sorular

Hastanede olay farklı kaydedildiyse bütün haklar kaybolur mu?

Hayır. İlk kaydın içeriği önemlidir; ancak gerçek olay ve çalışma ilişkisi diğer delillerle araştırılabilir. Gerekli kayıt düzeltme, SGK başvurusu ve varsa tespit süreci somut dosyaya göre değerlendirilir.

İşveren SGK’ya bildirmezse işçi başvurabilir mi?

İşçi ilgili SGK birimine belgeleriyle başvurabilir. İşverenin bildirmemesi olayı kendiliğinden iş kazası olmaktan çıkarmaz. Kurum değerlendirmesi ve uyuşmazlık varsa dava koşulları ayrıca incelenir.

Rapor oranı %10’un altındaysa tazminat istenemez mi?

SGK sürekli iş göremezlik gelirindeki eşik ile işverenden talep edilen maddi ve manevi zararların koşulları aynı değildir. Rapor ve zarar kalemleri ayrı değerlendirilir.

Karakolda şikâyetçi olmamak tazminatı otomatik olarak engeller mi?

Şikâyet, şahsi haklardan vazgeçme, uzlaştırma ve ibra farklı işlemlerdir. Beyanın kapsamı ve uygulanabilir hükümler incelenmeden tazminat hakkının sona erdiği söylenemez.

İşyerinde çalışmaya devam ederken dava açılabilir mi?

İş sözleşmesini sona erdirmek iş kazası tazminat davasının ön şartı değildir. İşçi çalışmayı sürdürürken de koşulları bulunan taleplerini ileri sürebilir.

İş kazası tazminatı için arabuluculuk zorunlu mu?

7036 sayılı Kanun m.3/3 kapsamındaki iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Diğer işçilik talepleri ayrıca değerlendirilir.

İş kazası tazminatı ne kadar sürede sonuçlanır?

Deliller, Kurum incelemeleri, sağlık ve bilirkişi raporları, taraflar ve kanun yolu aşamaları süreyi etkiler. Belirli bir sonuçlanma veya tahsil süresi önceden garanti edilemez.

Kaynakça

  1. SGK — İş kazası kapsamı, bildirim ve sigorta hakları ↩
  2. 5510 sayılı Kanun — İş kazası ve sosyal güvenlik hakları ↩
  3. 6331 sayılı Kanun — İş sağlığı ve güvenliği ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ↩
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ↩
  7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ↩

Yasal Uyarı

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi niteliğinde değildir. Her somut olay, kendi koşulları, delilleri ve uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Kanunen izin verilen kullanımlar saklı kalmak üzere, makalenin özgün metninin izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir