Mala zarar verme suçu, başkasına ait taşınır veya taşınmazın kasten kırılması, bozulması, yok edilmesi, kullanılamaz duruma getirilmesi ya da kirletilmesiyle oluşur. Park halindeki aracın çizilmesi, bir tartışmada telefonun kırılması veya işyerinin camına taş atılması bu suçun gündeme geldiği olaylardandır. TCK 151/1 uyarınca temel ceza, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kamu malı, dikili ağaç ve yakarak zarar verme gibi durumlarda farklı hükümler uygulanır.[1]
Zararın miktarı tek başına suçun oluşup oluşmadığını belirlemez. Eşyanın kime ait olduğu, hasarın nasıl meydana geldiği, failin kastı ve deliller birlikte değerlendirilir. Zararın sonradan ödenmesi ise şikâyet, uzlaştırma ve etkin pişmanlık bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.
Mala Zarar Verme Suçu Nedir?
TCK 151, mal üzerindeki hakları korur. Kanun yalnızca eşyanın tamamen yok edilmesini cezalandırmaz. Kullanımını veya yapısını bozan kısmi müdahaleler de kapsam içindedir. Bir otomobilin kaportasını çizmek, kapı kilidini kırmak ve bir duvara temizlenmesi gereken boya sürmek buna örnek olabilir.
Emanet edilen eşyanın sahiplenilmesi gibi olaylarda güveni kötüye kullanma suçu ile ayrım yapılması da gerekebilir. Her uyuşmazlık ceza davası gerektirmez. Bir sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi, eşyanın eskimesi veya kazayla zarar görmesi, kasten mala zarar verme suçuyla aynı değildir. Ceza sorumluluğu ile onarım bedelini ödeme yükümlülüğü ayrı değerlendirilir.
TCK 151 ve 152 Tam Metni
Türk Ceza Kanunu’nun mala zarar verme suçunu düzenleyen hükümleri şöyledir:[1]
Madde 151 – Mala Zarar Verme
(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)
Madde 152 – Mala Zarar Vermenin Nitelikli Halleri
(1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
işlenmesi halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Hayvanlara zarar verilmesine ilişkin eski TCK 151/2 hükmü yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle eski karar ve yazılardaki bu fıkra, güncel bir ceza hükmü olarak kullanılamaz. Hayvana yönelik fiillerde 5199 sayılı Kanun başta olmak üzere ilgili özel düzenlemeler ayrıca incelenir.
Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
Başkasına Ait Bir Mal Bulunması
Suçun konusu taşınır veya taşınmaz maldır. Telefon, otomobil, mobilya, bina, kapı ve cam bu kapsamda değerlendirilebilir. Mülkiyetin kime ait olduğu tartışmalıysa tapu, ruhsat, fatura, sözleşme ve teslim belgeleri önem taşır. Ortak mülkiyet veya başkasının hak sahibi olduğu eşya bakımından, yalnızca “benim de payım var” demek her müdahaleyi hukuka uygun kılmaz.
Kanunda Sayılan Bir Zararın Meydana Gelmesi
Yıkma, tahrip etme, yok etme, bozma, kullanılamaz hale getirme ve kirletme seçimlik hareketlerdir. Tamir edilebilen eşya da suçun konusu olabilir. Buna karşılık, eşyaya temas edilmiş olması veya araç üzerinde bir darbe hareketinin görülmesi tek başına tamamlanmış suçun bütün unsurlarını ispatlamaz; meydana gelen hasar belirlenmelidir.
Doğrudan icra hareketlerine başlanmasına rağmen kişinin elinde olmayan nedenlerle zarar oluşmamışsa TCK 35 uyarınca teşebbüs gündeme gelebilir. Henüz icraya dönüşmeyen düşünce veya hazırlık ise tamamlanmış mala zarar verme olarak kabul edilemez.
Kast ve Hukuka Aykırılık
Failin başkasının malına zarar verdiğini bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekir. Koşulları varsa olası kast da değerlendirilebilir. Genel bir “taksirle mala zarar verme” suçu bulunmadığından, dikkatsizlik sonucu oluşan her hasar TCK 151 kapsamında cezalandırılmaz. Bununla birlikte tazminat sorumluluğu veya başka özel suç hükümleri söz konusu olabilir.
Geçerli rıza, hakkın kullanılması, meşru savunma ve zorunluluk hali gibi kurumlar olayın özelliklerine göre incelenir. Bir alacağı tahsil etmek için borçlunun aracına zarar vermek, sırf alacağın varlığı nedeniyle hukuka uygun hale gelmez. Haksız tahrik de suçun unsurlarının yerine geçen bir gerekçe değil, koşulları bulunursa ceza üzerinde etkili olan ayrı bir kurumdur.
Mala Zarar Verme Cezası Ne Kadar?
| Fiil veya Nitelik | Kanuni Yaptırım | Önemli Ayrım |
|---|---|---|
| Temel şekil, TCK 151/1 | 4 ay–3 yıl hapis veya adli para cezası | Hapis ile para cezası seçeneklidir. |
| TCK 152/1’de sayılan mal veya amaçlar | 1–4 yıl hapis | Kamu hizmetine ayrılmış eşya, dikili ağaç gibi durumlar. |
| TCK 152/2’deki yöntemler | Verilecek ceza bir katına kadar artırılır. | Örneğin yakarak zarar verme. |
| TCK 152/3’teki kamu hizmetinin aksaması | Yukarıdaki fıkralara göre ceza yarısından iki katına kadar artırılır. | Geçici aksama da hüküm kapsamındadır. |
Tablodaki aralıklar kanuni yaptırımı gösterir. Temel cezanın belirlenmesi, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, yaş küçüklüğü, haksız tahrik, etkin pişmanlık ve diğer indirimler sonuç cezayı etkileyebilir. Zararın az olması için TCK 145’te hırsızlığa özgü düzenlenen değer azlığı hükmü, mala zarar verme suçuna kendiliğinden uygulanmaz.
Araç Çizme, Lastik Kesme ve Cam Kırma Suç mu?
Başkasının aracını anahtarla çizmek, lastiğini kesmek, aynasını koparmak veya camını kasten kırmak, başka bir nitelikli hal yoksa TCK 151/1 kapsamında değerlendirilebilir. Park tartışması veya komşuluk anlaşmazlığı, araç üzerindeki zarar verme hareketine kendiliğinden haklılık kazandırmaz.
Aracın olaydan önceki durumu ile sonraki hasarı karşılaştırılmalıdır. Kamera görüntüsü, olay yeri fotoğrafı, servis kaydı ve tanık anlatımı birlikte incelenir. Görüntüde aracın yanından geçmek ile çizme hareketinin açıkça görünmesi aynı delil gücünde değildir. Hasar tespitinin onarım öncesinde yapılması, hem oluş biçiminin hem bedelin belirlenmesini kolaylaştırır.
Hırsızlık Sırasında Mala Zarar Verme: Aynı Mal Ayrımı
Çalınan aracın sökülmesi ile araçtaki çantayı almak için camın kırılması farklı olaylardır. İlkinde hırsızlığın ve zararın konusu aynı araç olabilir. İkincisinde ise çalınan çanta ile zarar verilen cam farklı mallardır. Bu ayrım, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilip verilmeyeceğini etkiler.
Yargıtay: Çalınan Aracın Parçalarının Sökülmesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 03.02.2026 tarihli, 2025/7375 E., 2026/954 K. sayılı kararında, çalınan aracın sökülebilir parçaları alındıktan sonra hasarlı olarak bırakılmasını değerlendirdi. Hırsızlık ile mala zarar vermenin konusunun aynı araç olması nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmadığına karar verdi; bu suçtan mahkûmiyeti kanun yararına bozarak beraat hükmü kurdu. Kararın bu sonucu, hırsızlık sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sonuç değildir.[3]
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli, 2024/12669 E., 2025/2142 K. sayılı kararı da çalındıktan sonra parçalanan araç bakımından aynı ayrımı yapar. Daire, eylemi bir bütün olarak hırsızlık kapsamında değerlendirerek ayrıca mala zarar verme suçundan verilen cezaları kaldırmış ve bu suçtan beraate hükmetmiştir.[4]
Hırsızlık amacıyla farklı bir mala zarar verilmesi halinde ise ayrıca suç oluşabilir. TCK 142/4, hırsızlık amacıyla işlenen mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında soruşturma ve kovuşturma için şikâyet aranmayacağını düzenler. Bu nedenle “araç camı kırılması her zaman şikâyete bağlıdır” şeklinde genel bir kabul doğru olmaz.
Kiracının Eve Zarar Vermesi Suç mu?
Kiracının evi kullanması sonucu oluşan olağan eskime ile evi boşaltırken kapıları kırması, tesisatı sökmesi veya zemine kasten zarar vermesi aynı değildir. Boyanın zamanla solması, mobilya izleri ve uzun süreli kullanıma bağlı yıpranma için öncelikle sözleşme ve kira hukuku hükümleri değerlendirilir. Kasten zarar verme iddiasında ise ceza soruşturması da gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesine göre kiracı, sözleşmeye uygun kullanım nedeniyle meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Zarar iddiasında teslim tutanağı, giriş ve çıkış fotoğrafları, demirbaş listesi ve teknik inceleme önem taşır. Ev sahibi, evdeki her eksikliği tek başına suç delili olarak sunamaz.[8]
Ev sahibinin kira alacağını gerekçe göstererek kiracının eşyalarını kırması veya evi kullanılamaz hale getirmesi de ayrı değerlendirilir. Kira alacağı, başkasının malına müdahale hakkı vermez. Olayda konuta girme, tehdit veya yaralama da varsa bu fiillerin hukuki niteliği ayrıca belirlenir.
Eşin Telefonunu veya Ev Eşyalarını Kırması
Aile içindeki eşya zararlarında önce malın kime ait olduğu ve TCK 167’deki akrabalık hükümleri incelenir. Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin diğerine karşı işlediği mala zarar verme suçunda, TCK 167/1-a uyarınca şahsi cezasızlık sebebi bulunabilir. Boşanmış kişiler ile haklarında ayrılık kararı verilen eşlerin durumu aynı değildir.
Yargıtay: Evlilik Devam Ederken Eşin Telefonunun Kırılması
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 22.10.2025 tarihli, 2025/8745 E., 2025/18596 K. sayılı kararında, olay tarihinde evli olan ve haklarında ayrılık kararı bulunmayan eşlerden birinin diğerinin cep telefonunu kırmasını inceledi. TCK 167/1-a’daki şahsi cezasızlık sebebi nedeniyle mahkûmiyeti kanun yararına bozdu ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.[5]
Bu düzenleme, aile içindeki bütün fiiller için cezasızlık sağlamaz. Aynı olayda tehdit, kasten yaralama veya başka bir suç varsa her birinin şartları ayrıca değerlendirilir. TCK 167/1’de üstsoy, altsoy ve birlikte yaşayan kardeşler gibi başka yakınlıklar da düzenlenmiştir. İkinci fıkrada sayılan yakınlık ilişkilerinde ise şikâyet ve yarı oranında indirim hükümleri söz konusu olur.
Kamu Malına, Dikili Ağaca ve Tesise Zarar Verme
Bir malın kamu kurumuna ait olması, kamu hizmetine tahsis edilmesi veya kamunun yararlanmasına ayrılması TCK 152/1-a bakımından önemlidir. Belediye otobüsü, kamu hizmeti binası veya kamusal kullanıma ayrılmış tesislere ilişkin değerlendirmede mülkiyet ve tahsis bilgileri araştırılır. Bir işletmenin çok sayıda kişiye hizmet vermesi tek başına malını kamu malı yapmaz.
Dikili ağaç, fidan ve bağ çubuğu, özel bir bahçede bulunsa da TCK 152/1-c kapsamında olabilir. Devlet ormanı statüsündeki yerler için ise kanundaki istisna ve özel mevzuat dikkate alınır. Komşuyla yaşanan sınır anlaşmazlığı, ağacı tamamen kesme hakkı vermez; taşan dal veya köklere ilişkin hakkın kullanılması için medeni hukuktaki özel şartlar ayrıca incelenmelidir.
Afetlerden korunmaya, sulamaya veya içme suyu sağlanmasına yarayan tesisler de özel olarak korunur. Elektrik ya da haberleşme hizmetinin geçici olarak aksaması halinde TCK 152/3’ün uygulanıp uygulanmayacağı araştırılır. Yalnızca tesisin hasar görmesi ile kanunda belirtilen hizmetin aksaması aynı unsur değildir.
Yakarak Mala Zarar Verme
Başkasının aracını, kapısını veya eşyasını yakmak, TCK 152/2-a kapsamında cezanın artırılmasını gerektirebilir. Kanundaki artırım, “bir katına kadar” şeklindedir. Bu ifade, her dosyada zorunlu olarak tam bir kat artırım yapılacağı anlamına gelmez.
Yangının çevreye yayılması, başka insanları tehlikeye düşürmesi veya yaralanmaya neden olması, başka suç ve içtima hükümlerini de gündeme getirebilir. Yangın raporu, çıkış noktası, kullanılan madde ve çevredeki riskler bu nedenle önemlidir. Suçun yakarak işlendiği bir olayda, temel şekle ilişkin şikâyet kurallarından hareketle dosyanın mutlaka kapanacağı söylenemez.
Mala Zarar Verme Şikâyet Süresi ve Vazgeçme
TCK 151/1’deki temel şekil kural olarak şikâyete bağlıdır. TCK 73 uyarınca altı aylık süre, şikâyet hakkı sahibinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten başlar; dava zamanaşımı sınırı da gözetilir. Fail henüz bilinmiyorsa olay bildirilip kimliğinin araştırılması istenebilir.
TCK 152’deki nitelikli haller kural olarak resen soruşturulur. TCK 167/2 gibi özel hükümler ile hırsızlık amacıyla işlenmeye ilişkin TCK 142/4 ayrıca dikkate alınır. Suçun hangi fıkraya girdiği belirlenmeden şikâyet süresi ve vazgeçmenin sonucu hakkında karar verilemez.
Yargıtay: Şikâyetten Vazgeçmenin Kabulü Üzerine Düşme
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 13.05.2025 tarihli, 2025/5682 E., 2025/8836 K. sayılı kararında, TCK 151/1 kapsamındaki olayda şikâyetçinin vazgeçtiğini ve sanığın bu vazgeçmeyi kabul ettiğini belirledi. Mahkûmiyet kararını kanun yararına bozarak davanın düşmesine ve cezanın kaldırılmasına karar verdi.[6]
Şikâyete bağlı suçta vazgeçmenin ceza dosyasına etkisi ile tazminat talebine etkisi aynı değildir. TCK 73/7 uyarınca, vazgeçme sırasında şahsi haklardan da vazgeçildiğinin ayrıca açıklanması, sonradan hukuk davası açılmasını etkiler. Bu nedenle ödeme ve vazgeçme belgelerinin kapsamı önem taşır.
Mala Zarar Vermede Uzlaştırma
TCK 151/1’deki şikâyete bağlı temel şekil, CMK 253 çerçevesinde kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. TCK 152’deki resen soruşturulan nitelikli şekil ise genel yetişkin uygulamasında bu nedenle uzlaştırma kapsamına girmez. Kanundaki özel hükümler ve aynı mağdura karşı birlikte işlenen diğer suçlar ayrıca kontrol edilir.[2]
Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışındaki başka bir suçla birlikte işlenme, uzlaştırmayı etkileyebilir. Ancak güncel CMK 253/3, önödeme kapsamındaki suçla birlikte işlenme bakımından ayrıca istisna içerir. Dosyaya yalnızca “başka suç da var” denilerek uzlaştırma konusunda sonuç çıkarılmamalıdır.
Yargıtay: Uzlaştırma Hükümlerinin Değerlendirilmesi Gereği
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 10.11.2020 tarihli, 2020/22051 E., 2020/12321 K. sayılı kararında, 6763 sayılı Kanun değişikliği sonrasında mala zarar verme suçunda uzlaştırma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu. Karar, uzlaştırma kapsamını etkileyen lehe düzenlemelerin önceki tarihli olaylarda da dikkate alınması bakımından önem taşır.[7]
Uzlaşmanın hukuki sonucu, edimin tek seferde mi yoksa vadeli mi yerine getirileceğine ve sürecin hangi aşamada olduğuna göre belirlenir. Uzlaşma sağlanması, sağlanamaması ve uzlaşma teklifinin reddi farklı durumlardır. Teklifin kabul edilmemesi tek başına suçun işlendiğini göstermez.
Zarar Ödenirse Ceza Kalkar mı? Etkin Pişmanlık
Zararın ödenmesi cezayı her durumda kendiliğinden kaldırmaz. TCK 168 kapsamında etkin pişmanlık indirimi, uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme farklı kurumlar olarak değerlendirilir. Mağdurun onarım bedelini alması, dosyanın hangi yolla sonuçlanacağını tek başına belirlemez.
- Kovuşturma başlamadan önce: Suç tamamlandıktan sonra kişinin bizzat pişmanlık göstererek zararı tamamen gidermesi halinde ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.
- Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önce: Aynı şartlarla ceza yarısına kadar indirilebilir.
- Kısmi giderim: Etkin pişmanlık için mağdurun rızası da aranır.
Kovuşturma, iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle başlar. Bu nedenle ödeme tarihi ile iddianamenin kabul tarihi önemlidir. Yalnızca özür dilemek veya fiili kabul etmek, zararın giderilmesi şartını tek başına karşılamaz. Ödeme dekontu, servis faturası ve teslim tutanağı gibi belgeler dosyaya sunulmalıdır.
Hasarın bedeli tartışmalıysa teknik inceleme gerekebilir. Mağdurun ödeme kabul etmemesi halinde de ödeme girişiminin belgelendirilmesi ve usulüne uygun giderim yolunun dosya içinde değerlendirilmesi önemlidir. Rastgele belirlenen bir tutarı göndermek, tam giderimin gerçekleştiğini otomatik olarak göstermez.
Adli Para Cezası, Hapis Cezasının Ertelenmesi ve HAGB
Adli Para Cezası
TCK 151/1, hapis ile adli para cezasını seçenek olarak düzenler. Mahkeme doğrudan adli para cezasını seçebilir. Buna karşılık hapis cezasını seçmişse, TCK 50/2 gereğince bu hapis cezasını sonradan adli para cezasına çeviremez. “Bir yılın altındaki her mala zarar verme cezası paraya çevrilir” demek bu yüzden doğru değildir.
TCK 152’deki hapis cezası bakımından ise sonuç cezanın süresi ve TCK 50’deki şartlar ayrı değerlendirilir. Adli para cezası, zarar görene ödenen tazminat değildir; devlet hazinesine ödenen bir yaptırımdır. Gün sayısı ve bir gün karşılığı tutar, suç tarihi ve uygulanacak hükümler dikkate alınarak belirlenir.
Hapis Cezasının Ertelenmesi
TCK 51’e göre iki yıl veya daha az hapis cezasında, önceki mahkûmiyet ve yeniden suç işlememe kanaati gibi şartlar varsa erteleme mümkün olabilir. Fiil sırasında on sekiz yaşını doldurmayan veya altmış beş yaşını bitiren kişiler için üst sınır üç yıldır. Erteleme, cezanın yok sayılması veya beraat değildir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
CMK 231’in güncel düzenlemesine göre sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa HAGB değerlendirilebilir. Önceden kasıtlı suçtan mahkûmiyet bulunmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi başlıca şartlardandır. Kanunda, zarar hemen karşılanamıyorsa denetim süresinde taksitlerle giderime ilişkin düzenleme de bulunur.
Yetişkinlerde denetim süresi beş yıldır. Koşullar yerine getirilirse hüküm ortadan kaldırılarak dava düşer; ihlal halinde ise açıklama hükümleri uygulanır. HAGB, erteleme ve adli para cezası aynı karar türü olmadığından birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Mala Zarar Verme Suçunda Deliller ve İspat
Ceza yargılamasında failin kimliği, zarar verme hareketi, meydana gelen sonuç ve aralarındaki bağlantı ortaya konulmalıdır. Sadece taraflar arasındaki eski husumet, belirli bir kişinin zararı verdiğini ispatlamak için yeterli değildir. Şüphe ile mahkûmiyete yeterli ispat birbirinden ayrılır.
- Olayın zamanı ve oluşunu gösteren kamera kayıtları,
- Hasarın yakın ve genel görünümünü gösteren fotoğraflar,
- Görgüye dayalı tanık anlatımları,
- Servis, ekspertiz, bilirkişi ve yangın inceleme raporları,
- Mülkiyet, teslim ve eşyanın önceki durumuna ilişkin belgeler,
- Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar ve diğer kayıtlar.
Kamera kayıtları silinmeden ilgili yer ve zaman aralığının bildirilmesi yararlıdır. Onarım zorunluysa önce hasarı belgelemek, değişen parçaları ve faturaları korumak önem taşır. Delil toplama amacı, başkasının hesabına izinsiz girme veya hukuka aykırı kayıt alma yetkisi vermez.
Hasarın eski olması, kazayla oluşması, yanlış kişinin teşhis edilmesi veya eşyanın rızayla değiştirilmesi gibi savunmalar somut belgelerle incelenir. Bilirkişi raporu zararın tutarını açıklasa bile, fiili kimin işlediği konusundaki bütün delillerin yerini tutmaz.
Onarım Masrafı, Değer Kaybı ve Tazminat
Mala zarar verme nedeniyle TBK 49 ve devamı hükümleri uyarınca maddi tazminat gündeme gelebilir. Onarım gideri, eşyanın kullanılamaması veya değer kaybı iddiaları için gerçek zarar ve olayla bağlantı ortaya konulmalıdır. Sigorta ödemeleri ve daha önce yapılan ödemeler, aynı zararın iki kez karşılanmaması bakımından dikkate alınır.[8]
Salt malvarlığı zararı manevi tazminatı otomatik olarak doğurmaz. Ayrıca kişilik hakkına yönelik bir ihlal bulunup bulunmadığı ve TBK 58’in şartları değerlendirilir. Ceza dosyasında şikâyetçi olmak da bütün zarar kalemlerinin aynı dosyada kendiliğinden tahsil edileceği anlamına gelmez.
Ödeme, ibra ve uzlaşma belgelerinde hangi zararların karşılandığı açıkça belirtilmelidir. Özellikle uzlaşmanın tazminat davasına etkisi ile sıradan bir kısmi ödemenin etkisi farklıdır. Belgenin yalnızca başlığına değil, içerdiği irade açıklamasına ve kanuni sonuçlarına bakılır.
Görevli Mahkeme, Yetki ve Dava Zamanaşımı
Mala zarar verme suçuna ilişkin davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Çocuklar ve bağlantılı suçlar bakımından özel görev kuralları saklıdır. Yer yönünden yetki esas olarak suçun işlendiği yere göre belirlenir. İstanbul, Kocaeli, Sakarya veya Bursa’da gerçekleşen olaylarda da uygulanacak suç hükümleri aynıdır; yetkili adliye ve deliller olayın yerine göre belirlenir.
TCK 151/1 ve 152/1 için yetişkinler bakımından olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Artırım nedenleriyle cezanın üst sınırı değişen nitelikli fiillerde farklı süreler gündeme gelebilir. Yaş küçüklüğü, zamanaşımının durması ve kesilmesi de hesaba katılır. Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı aynı süre değildir.
Yargıtay: Sekiz Yıllık Sürenin Dolması
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 25.03.2025 tarihli, 2024/14251 E., 2025/5328 K. sayılı kararında, incelenen mala zarar verme dosyasında hüküm tarihinden itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımının gerçekleştiğini belirleyerek hükmü bozmuş ve davanın düşmesine karar vermiştir. Zamanaşımı nedeniyle düşme, fiilin işlenmediğine ilişkin beraat kararıyla aynı değildir.[9]
Şikâyet başvurusunda olayın tarihi, yeri, eşyanın niteliği, zararın nasıl öğrenildiği ve mevcut deliller açıkça anlatılmalıdır. Delil araştırılması için kamera konumu ve tanık bilgileri de belirtilmelidir. Soruşturmanın sonucu; suçun unsurları, delil durumu ve uygulanacak usul hükümlerine göre belirlenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Araba Çizmenin Cezası Nedir?
Başkasının aracını kasten çizmek, başka nitelikli hal bulunmuyorsa TCK 151/1 kapsamında dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirebilir. Hasarın ve failin delillerle belirlenmesi gerekir.
Lastik Kesmek Şikâyete Bağlı mı?
Temel şekil kapsamında kural olarak şikâyete bağlıdır. Malın kamu hizmetine tahsis edilmesi veya hırsızlık amacıyla hareket edilmesi gibi özellikler uygulanacak hükmü değiştirebilir.
Telefon Kırmanın Cezası Var mı?
Başkasına ait telefonu kasten kırmak mala zarar verme kapsamında olabilir. Telefonun kime ait olduğu ve taraflar arasındaki TCK 167 kapsamındaki yakınlık ilişkisi ayrıca incelenir.
Eşim Telefonumu Kırdı, Ceza Alır mı?
Olay tarihinde haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında TCK 167/1-a’daki şahsi cezasızlık sebebi gündeme gelebilir. Tehdit ve yaralama gibi farklı suçlar bu hüküm nedeniyle kendiliğinden cezasız kalmaz.
Eski Eşin Eşyasını Kırmak Aynı Kapsamda mı?
Boşanma sonrasında artık eş olma ilişkisine dayanılarak TCK 167/1-a uygulanmaz. Olay tarihi, malın kime ait olduğu ve fiilin unsurları değerlendirilir.
Kiracı Her Hasardan Ceza Alır mı?
Hayır. Olağan kullanım yıpranması ile kasten zarar verme ayrılır. Sözleşmeye uygun kullanımdan kaynaklanan eskimeler için TBK 334 hükmü de dikkate alınır.
Yanlışlıkla Eşyayı Kırmak Suç mu?
Genel bir taksirle mala zarar verme suçu yoktur. Kaza veya dikkatsizlik ceza sorumluluğu doğurmasa bile zarar görenin tazminat hakkı bulunabilir.
Zarar Azsa Suç Oluşmaz mı?
Zararın az olması tek başına suçun oluşmasını engellemez. Fiilin unsurları ve yaptırımın belirlenmesine ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilir.
Cam Kırıldı Ama Sonra Değiştirildi, Dava Biter mi?
Onarım, zararın giderilmesi bakımından önemlidir. Dosyanın sona ermesi ise uzlaşma, şikâyetten vazgeçme veya diğer şartlara bağlıdır; ödeme tek başına her davayı bitirmez.
Kısmi Ödeme Etkin Pişmanlık İçin Yeterli mi?
TCK 168/4’e göre kısmi giderimde mağdurun rızası da gerekir. Ödemenin hangi zararı karşıladığı ve zamanı belgelenmelidir.
Şikâyetten Vazgeçince Kamu Malına Zarar Verme Davası Düşer mi?
TCK 152 kapsamındaki resen soruşturulan suçlarda vazgeçme kural olarak davayı düşürmez. Olayın doğru fıkra altında nitelendirilmesi gerekir.
Mala Zarar Verme Cezası Paraya Çevrilir mi?
TCK 151/1’de doğrudan adli para cezası seçilebilir. Ancak hapis seçildiyse TCK 50/2 gereği sonradan adli para cezasına çevrilemez. Nitelikli şekilde farklı değerlendirme yapılır.
İlk Suçta HAGB Kesin Verilir mi?
Hayır. Önceki mahkûmiyet dışında sonuç ceza, yeniden suç işlememe kanaati ve zararın giderilmesi gibi şartlar da aranır.
Çalınan Aracın Parçalanması Ayrı Suç mu?
Yargıtay’ın yukarıda açıklanan 2025 ve 2026 tarihli kararları, hırsızlığın ve zararın aynı araç üzerinde birleştiği olaylarda ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceğini kabul eder. Başka bir mala verilen zarar ayrı değerlendirilir.
Kamera Yoksa Şikâyet Edilebilir mi?
Evet. Tanık, fotoğraf, teknik inceleme ve diğer hukuka uygun deliller de değerlendirilebilir. Kamera bulunmaması tek başına başvuruyu engellemez.
Komşunun Ağacını Kesmek Suç mu?
Dikili ağaca zarar verme TCK 152/1-c kapsamına girebilir. Taşan dallara ilişkin medeni hukuk şartları, bütün ağacı kesme yetkisiyle karıştırılmamalıdır.
Maddi Zararla Birlikte Manevi Tazminat Alınır mı?
Malın zarar görmesi tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Kişilik hakkı ihlali ve TBK 58 koşulları ayrıca değerlendirilir.
Fail Bilinmiyorsa Ne Yapılır?
Olay, mevcut delillerle birlikte kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirilebilir. Kamera kayıtlarının zamanında istenmesi ve hasarın belgelenmesi failin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m. 21, 25–29, 35, 43–44, 50–52, 66–67, 73, 142/4, 151–152, 167–168. ↩ ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 12, 158, 175, 217, 223, 231, 253–254. ↩
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 03.02.2026, 2025/7375 E., 2026/954 K. Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 11.02.2025, 2024/12669 E., 2025/2142 K. Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 22.10.2025, 2025/8745 E., 2025/18596 K. Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 13.05.2025, 2025/5682 E., 2025/8836 K. Kararın tam metni. ↩
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 10.11.2020, 2020/22051 E., 2020/12321 K. Kararın tam metni. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m. 49–50, 58 ve 334. ↩ ↩
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 25.03.2025, 2024/14251 E., 2025/5328 K. Kararın tam metni. ↩
Kaynak kontrol tarihi: 26 Ekim 2026.
Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya sonuç garantisi niteliğinde değildir. Her somut olay, kendi koşulları, delilleri ve uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Kanunen izin verilen kullanımlar saklı kalmak üzere, makalenin özgün metninin izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması yasaktır.
