İşyerinde Kalp Krizi İş Kazası mı? İşçinin ve Ailenin Hakları

Sigortalı işçinin işyerinde geçirdiği kalp krizi, iş kazası olarak kabul edilebilir. Bunun için krizin mutlaka dışarıdan gelen bir darbe veya olağanüstü bir olayla tetiklenmesi aranmaz. Ancak iş kazasının kabulü ile işverenin tazminat ödemekle yükümlü olması ayrı konulardır. Tazminat talebinde işverenin sağlık gözetimini yerine getirip getirmediği, çalışma koşulları ve alınmayan önlemlerin zarara etkisi önem taşır.

Bu rehber, ağırlıklı olarak iş sözleşmesiyle çalışan işçileri ve yakınlarını ilgilendiren soruları ele almaktadır. SGK işlemleri ile tazminat davasının genel çerçevesine İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden ulaşabilirsiniz.

İşyerinde geçirilen kalp krizi ne zaman iş kazası sayılır?

5510 sayılı Kanun m.13, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve bedensel veya ruhsal zarara yol açan olayları iş kazası kapsamında düzenler. Kalp krizinin nerede ve ne zaman başladığı, kişinin çalışma ilişkisi ve olayın sağlık üzerindeki sonucu bu kapsamın belirlenmesinde önem taşır. İş kazası için mutlaka makineye temas, düşme veya çarpma yaşanması gerekmez. [1]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2013 tarihli, E.2013/3429, K.2013/26001 sayılı kararında işyerinde kalp krizi geçirerek ölen işçinin yakınları iş kazasının tespitini istedi. Mahkeme, dış etki bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Daire ise sigortalının işyerinde çalışırken kalp krizi geçirmesi ve ölümün bu olaydan kaynaklanmasını dikkate aldı; kanunda bulunmayan ek bir kısıtlayıcı koşul aranamayacağını belirterek ret hükmünü bozdu. [2]

Mesai dışında, molada veya görev yolculuğunda olursa ne değişir?

Mesainin bitmiş olması veya işçinin molada bulunması tek başına kapsam dışında kaldığını göstermez. Olayın gerçekleştiği yerin işyeriyle ilişkisi önemlidir. İşyeri dışındaki olaylarda ise m.13’te düzenlenen işin yürütümü veya görevlendirme gibi bağlantılar öne çıkar. Evde ya da özel bir yolculukta geçirilen her kalp krizi, kişinin bir işyerinde çalışıyor olması nedeniyle kendiliğinden iş kazası sayılmaz. [1]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, E.2024/7168, K.2024/8655 sayılı kararında ürün kontrolü için Ünye’ye gönderilen işçi, akşam arkadaşlarıyla yemek yerken rahatsızlandı ve kaldırıldığı hastanede kalp krizi nedeniyle vefat etti. İşveren ve SGK olayın iş kazası olmadığını savundu. Bakırköy 19. İş Mahkemesi, işçinin görevle gönderildiği yerde asıl işini yapmaksızın geçen zamanını esas alarak olayın iş kazası olduğunu tespit etti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularını reddeden kararı Yargıtay tarafından onandı. [3]

Görevlendirme yazısı, işveren mesajları, ulaşım ve konaklama kayıtları bu tür uyuşmazlıklarda önem taşır. İşçinin başka şehirde neden bulunduğunu ve olayın görev dönemi içindeki yerini açıklayan belgeler bir arada saklanmalıdır.

İş kazası kabul edilince işveren mutlaka tazminat öder mi?

İş kazası tespiti tek başına işverenin kusurlu olduğu anlamına gelmez. TBK m.417, işverenin işçiyi koruma ve güvenli çalışma koşullarını sağlama yükümlülüğünü düzenler. İşverenden tazminat istenirken hangi yükümlülüğün yerine getirilmediği ve bunun zarara nasıl etki ettiği açıklanmalıdır. Örneğin işçi sağlık durumuna uygun olmayan bir işte çalıştırılmışsa görev tanımı, sağlık kayıtları ve fiilî çalışma düzeni bu iddianın dayanağını oluşturur. [4]

6331 sayılı Kanun m.4 ve 10 uyarınca işveren, riskleri değerlendirir ve görev verirken çalışanın sağlık yönünden işe uygunluğunu gözetir. Eğitim verilmesi veya dışarıdan iş güvenliği hizmeti alınması, sağlık gözetimi ve çalışma organizasyonuna ilişkin diğer yükümlülüklerin yerine geçmez. [5]

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.2024 tarihli, E.2023/226, K.2024/234 sayılı kararında Kozlu’daki maden ocağında kalp krizi sonucu ölen işçinin yakınlarının maddi tazminat talebi incelendi. İlk derece mahkemesi, işverene kusur yüklemeyen rapora dayanarak davayı reddetmişti. Kurul; önceki tıbbi kayıtların tamamlanmadığını, periyodik muayene belgelerinin yeterince açıklayıcı olmadığını ve işyeri koşullarıyla bünyesel etkenlerin birlikte irdelenmediğini belirledi. İşyeri hekimi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ve kardiyoloğun yer aldığı heyetten gerekçeli rapor alınması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. [6]

Önceden kalp hastalığı veya bünyesel etken bulunması hakları etkiler mi?

Önceden kalp rahatsızlığı bulunması, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesini tek başına engellemez. Tazminat yönünden asıl soru, mevcut hastalıkla birlikte çalışma koşullarının ve işverenin almadığı önlemlerin zarara nasıl etki ettiğidir. Kişinin bünyesinden kaynaklanan bir etken ile işçiye yüklenebilecek kusurlu davranış aynı kavram değildir. [2] [6]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.10.2025 tarihli, E.2025/10081, K.2025/13610 sayılı kararında yurt dışı seferindeki tır şoförünün kalp krizi sonucu ölümü nedeniyle destek ve manevi tazminat istendi. İlk derece mahkemesinin esas aldığı rapor, bünyesel etkenlerle işverenin ihmalini ayrı değerlendirmiş ve işçiye kusur vermemişti. Daire, bazı talepler yönünden işverenin temyizini miktar nedeniyle reddetti; esastan incelediği maddi tazminat hükümleri bakımından ise bölge adliye mahkemesi kararını onadı. [7]

Ağır iş, fazla çalışma ve stres nasıl araştırılır?

Ağır çalışma veya stres iddiası, işçinin olay günüyle önceki günlerdeki çalışma düzeni üzerinden açıklanmalıdır. Vardiya çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları ve iş emirleri çalışma ile dinlenme sürelerini gösterir. Araç kullananlarda sürüş kayıtları; olağan dışı gerginlik iddiasında ise olaya doğrudan tanık olan kişilerin anlatımları önem kazanır. [6]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli, E.2016/19961, K.2018/5961 sayılı kararında kamyon şoförünün kalp krizi sonucu ölümü üzerine açılan davada; işe giriş ve periyodik muayenelerin, çalışma sürelerinin, bedeni zorlayan işlerin ve olay günündeki stresin araştırılması istendi. Daire, kardiyoloğun da yer aldığı uzman heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen hükmü bozdu. Kararda ayrıca iş kazasının SGK bakımından tespiti ve tazminatla birlikte ileri sürülen işçilik alacaklarının ayrı değerlendirilmesi gereği ele alındı. [8]

Örnek olarak, Gebze’deki bir üretim tesisinde gece vardiyasında çalışan işçinin kalp krizi geçirdiğini düşünelim. İnceleme yalnızca “fabrikada oldu” bilgisiyle tamamlanmaz. Vardiya kayıtlarıyla o gün verilen görev, dinlenme düzeni ve daha önce bildirilen sağlık kısıtları ortaya konabilir. Rahatsızlığın başladığı andan hastaneye ulaşılmasına kadar geçen sürenin kaydı da dosyayı tamamlar. Bu örnekte tıbbi etkiyi sağlık uzmanları, alınması gereken çalışma önlemlerini ise olayın niteliğine uygun bilirkişiler değerlendirir. [5] [6]

Sağlık muayeneleri ve ilk müdahale neden önemlidir?

6331 sayılı Kanun m.15, işe girişte ve işin devamında düzenli aralıklarla sağlık gözetimini düzenler. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde işe uygunluğu gösteren sağlık raporu olmadan çalıştırma yasağı da bulunur. İmzalı bir muayene formu tek başına bütün yükümlülüklerin yerine getirildiğini göstermez. Formun hangi muayene ve tetkiklere dayandığı, saptanan bulgular ve işçinin bunlara uygun bir görevde çalıştırılıp çalıştırılmadığı önemlidir. [5]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.10.2023 tarihli, E.2023/1667, K.2023/10184 sayılı kararında İstanbul’da restorasyon işinde çalışan ahşap doğrama ustasının kalp krizi sonrasında sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle SGK’nın işverene yönelttiği rücu talebi incelendi. Daire, önceki hastane ve tedavi kayıtlarının araştırılmasını, bünyesel etkenler dahil krize etki eden nedenlerin değerlendirilmesini ve ilgili uzmanlardan rapor alınmasını istedi. Eksik incelemeye dayanan hüküm bozuldu. Uyuşmazlık, SGK’nın yaptığı yardımları işverenden geri istemesine ilişkindi. [9]

Acil durum organizasyonu da ayrı bir inceleme konusudur. 6331 sayılı Kanun m.11; ilk yardım için eğitimli kişiler, gerekli donanım ve dış sağlık kuruluşlarıyla irtibat düzenini kapsar. Müdahalenin geciktiği iddiasında olay saati, yardım çağrısı, ilk müdahale ve hastaneye ulaşma kayıtları zaman çizelgesini kurar. Sağlık uzmanları da gecikmenin sonuca etkisini bu kayıtlarla birlikte ele alır. [5]

Hangi belgeler hangi sorunu aydınlatır?

  • İlk sağlık kayıtları ve epikriz: Rahatsızlığın ne zaman başladığını, teşhisi, tedaviyi ve sağlık sonucunu gösterir.
  • Önceki tetkikler ve işyeri hekimi dosyası: Bilinen riskleri, işe uygunluğu ve sağlık gözetiminin içeriğini aydınlatır.
  • Vardiya, puantaj ve görev kayıtları: Çalışma-dinlenme düzenini ve olay öncesi yapılan işi açıklar.
  • Görevlendirme ve yolculuk belgeleri: İşyeri dışında bulunmanın işle bağlantısını ortaya koyar.
  • Olay tutanağı, kamera bilgisi ve tanıklar: Rahatsızlığın yeri, saati ve sonrasındaki işlemleri somutlaştırır.
  • Yardım çağrısı ve sevk kayıtları: Müdahale ve sağlık kuruluşuna ulaşma zaman çizelgesini gösterir.
  • SGK başvurusu, karar ve tebliğ kayıtları: Kurumun hangi olayı ve hangi talebi değerlendirdiğini belirler.

Bu liste, yukarıdaki kararlar ve sağlık gözetimi hükümleri doğrultusunda başvuru hazırlığı içindir. Elinizde olmayan kayıtların hangi kurumda veya işyerinde bulunduğunu da belirtin. Sağlık belgelerinin temini ve kullanımı, ilgili kişinin yetkisi ve gizlilik kuralları gözetilerek yürütülmelidir. [3] [5] [6]

İşveren bildirmezse veya SGK kabul etmezse ne yapılır?

4/a kapsamında çalışan işçilerde iş kazası bildirimi işverence kolluğa derhâl, SGK’ya kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır. İşverenin kontrolü dışındaki yerde gerçekleşen kazalarda SGK bildirim süresi öğrenme tarihinden başlar. SGK, bildirimin e-sigorta veya ilgili il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine belge gönderilmesi yoluyla yapılabileceğini açıklamaktadır. [1] [10]

İşverenin “kalp hastalığıydı” diyerek bildirim yapmaması, işçinin veya yakınlarının SGK’ya başvurmasını engellemez. Olayın çalışma sırasında veya görevle bağlantılı gerçekleştiğini gösteren belgeleri başvuruya eklemek ve evrak teslim kaydını saklamak önemlidir. Bildirimin yapılmaması durumundaki işlemler işverenin iş kazasını bildirmemesi hakkındaki makalemizde açıklanmaktadır.

7036 sayılı Kanun m.4 uyarınca bu sosyal güvenlik uyuşmazlığında dava öncesi SGK’ya başvuru gerekir. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır; altmış gün, bütün iş kazası davaları için ortak bir dava açma süresi değildir. Ret hâlinde SGK ile işverene karşı iş kazasının tespiti davası gündeme gelir. Tespit ve tazminat süreçlerinin ilişkisi, 03.07.2018 tarihli kararda da ele alınmıştır. [11] [8]

Ret gerekçesi, taraflar ve dava hazırlığına ilişkin ayrıntılar SGK iş kazasını kabul etmezse başvuru ve tespit davası makalemizde yer almaktadır. SGK incelemesi sürerken kamera kaydı gibi kaybolabilecek delilleri ve diğer taleplerin sürelerini de takip etmek gerekir.

Kalp krizi sonrasında SGK’dan hangi haklar istenebilir?

5510 sayılı Kanun m.16 ve devamında geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir gibi haklar düzenlenir. 4/a kapsamındaki işçide iş kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği için yetkili hekim veya sağlık kurulunun istirahat raporu önemlidir; hastalık sigortasındaki üçüncü günden başlama kuralı iş kazasına aynen aktarılmaz. [1]

Sürekli iş göremezlik geliri için Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 azaldığının tespiti aranır. Kalp krizi tanısı tek başına bu oranı belirlemez; değerlendirme, olayın bıraktığı kalıcı etkileri ve bunların meslekte kazanma gücüne yansımasını gösteren raporlara dayanır. Oran veya rapor konusunda uyuşmazlık çıkarsa iş kazası maluliyet raporuna ve oranına itiraz konusundaki açıklamalar dikkate alınabilir. [1]

İş kazası nedeniyle ölümde hak sahiplerine gelir bağlanması ile genel ölüm aylığı farklı koşullara bağlıdır. Eş, çocuk ve anne-babanın hak sahipliği ile diğer koşullar kişi bazında değerlendirilir. Başvurunun kapsamı yalnız “emeklilik” veya “maaş” ifadesiyle sınırlanmamalıdır. [1]

İşçi hayatta kalırsa veya vefat ederse hangi tazminatlar istenebilir?

İşçi hayatta kalmışsa tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücündeki azalmanın yol açtığı zararlar ve ekonomik geleceğin etkilenmesi TBK m.54 çerçevesinde değerlendirilir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat da talep edilebilir. Bu taleplerin dayanağını işverenin sorumluluğuna ilişkin deliller ve her bir zararın olayla bağlantısını gösteren belgeler oluşturur. [4]

Ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi ve çalışma kaybı ile destekten yoksun kalma zararları gündeme gelir. Yakınların manevi tazminat talepleri de TBK m.56 uyarınca değerlendirilir. Destek tazminatı, herkesin eşit miras payı üzerinden hesaplanan bir ödeme değildir. SGK gelirinin ve işverenden istenecek tazminatın ayrıntılı karşılaştırması ölümlü iş kazasında ailenin hakları rehberinde yer almaktadır. [4]

Tazminat hesabında sağlık sonucu, gerçek kazanç, destek ilişkisi, sorumluluk ve hesaba etkili ödemeler birlikte önem taşır. SGK ödemelerinin tamamını tek kalemde tazminattan düşmek doğru değildir. TBK m.55 uyarınca ödemenin niteliği ve SGK’nın sorumlu kişiye geri yöneltebileceği kısmı hesaba etki eder. 2025 tarihli şoför kararında da maddi zarar hesabında Kurum gelirlerinin rücuya tabi kısımları ele alınmıştır. [4] [7]

Sık sorulan sorular

İşçi hastanede vefat ederse olay iş kazası sayılmaz mı?

Ölümün hastanede gerçekleşmesi, rahatsızlığın işyerinde veya görev sırasında başladığına ilişkin kayıtları ortadan kaldırmaz. Olayın başlangıcı ve ölümle bağlantısı sağlık ve çalışma kayıtlarıyla belirlenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, E.2024/7168, K.2024/8655 sayılı kararında da görev yerinde rahatsızlanıp hastanede vefat eden çalışanın olayı iş kazası kabul edilmiştir. [1] [3]

SGK iş kazası dedi ama kusur raporunda işverene kusur verilmedi; neye itiraz edilir?

İtirazın dayanağı, raporun önceki sağlık kayıtlarını, periyodik muayeneleri, işin koşullarını veya somut itirazları karşılamayan bölümleridir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.2024 tarihli, E.2023/226, K.2024/234 sayılı kararında bu araştırmaların eksikliği bozma nedeni olmuştur. Raporun eksikleri ve teknik çelişkiler kusur raporuna itiraz kapsamında somutlaştırılmalıdır. [6]

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

7036 sayılı Kanun m.3/3, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını dava şartı arabuluculuk dışında bırakır. SGK’ya ön başvuru ise ayrı bir koşuldur. Aynı kişinin kıdem, ücret veya işe iade talepleri varsa bunların başvuru koşulları farklı olabilir. [11]

Dava hangi yerde açılır?

İşçi ve işveren arasındaki bu tazminat uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. 7036 sayılı Kanun m.6, davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yeri; iş kazası tazminatında ayrıca kazanın veya zararın gerçekleştiği yer ve zarar gören işçinin yerleşim yerini düzenler. Tespit davasının tarafları ve yetkisi, tazminat davasından ayrı incelenir. [11]

SGK incelemesini beklerken bütün dava süreleri korunur mu?

SGK başvurusunun sürmesi, işverene yöneltilecek bütün taleplerin sürelerini kendiliğinden korumaz. 7036 sayılı Kanun m.4’teki başvuruda geçen süreye ilişkin hüküm sosyal güvenlik uyuşmazlığına yöneliktir. İşverenden tazminat, sigortalılık ve diğer alacaklar için olay, başvuru ve tebliğ tarihlerini ayrı ayrı kontrol etmek gerekir. Başlangıç tarihi ve önceki işlemlerin etkisi iş kazası tazminatında zamanaşımı rehberinde açıklanmaktadır. [11]

Kaynakça

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m.13, 16, 18–21 ↩
  2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 27.12.2013, E.2013/3429, K.2013/26001 ↩
  3. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 18.09.2024, E.2024/7168, K.2024/8655 ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.53–56 ve 417 ↩
  5. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — m.4, 5, 10, 11 ve 15 ↩
  6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.05.2024, E.2023/226, K.2024/234 ↩
  7. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 13.10.2025, E.2025/10081, K.2025/13610 ↩
  8. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 03.07.2018, E.2016/19961, K.2018/5961 ↩
  9. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 24.10.2023, E.2023/1667, K.2023/10184 ↩
  10. SGK — İş kazası: bildirim, sigorta hakları ve başvuru açıklamaları ↩
  11. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3/3, 4–6 ↩

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir