İş Kazasında Tedavi Giderleri: SGK ve Özel Hastane

İş kazasında tedavi giderleri, SGK’nin sağlık hizmeti kapsamı ve işverenin sorumluluğu birlikte ele alınarak karşılanır. İşveren, yaralanan işçiye sağlık durumunun gerektirdiği hizmeti derhâl sağlamakla yükümlüdür. Özel hastanede yapılan her harcamanın tamamının SGK tarafından ödenmesi ise otomatik değildir. Acil müdahale, tedavinin devamı, hastanenin SGK ile sözleşmesi ve giderin tıbbi gerekliliği ödeme yolunu değiştirir. [1]

Bu rehber; hastane faturası, ilaç, fizik tedavi, protez ve cepten yapılan sağlık harcamalarına odaklanır. Rapor parası ve kalıcı iş gücü kaybı tazminatı ayrı haklardır. Diğer başvuru ve tazminat konularına İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden ulaşabilirsiniz.

İş kazasında hastane masraflarını kim öder?

İlk aşamada işverenin yapması gereken, SGK işlemlerinin tamamlanmasını beklemek değil, gerekli sağlık hizmetine ulaşılmasını sağlamaktır. 5510 sayılı Kanun m.76, bu amaçla işverenin yaptığı ve belgelere dayanan sağlık hizmeti giderleri ile m.65 kapsamındaki masrafların Kurumca karşılanmasını düzenler. İşverenin ödeme yaptıktan sonra SGK’ye yönelteceği talep, işçinin kendi cebinden ödediği faturanın iadesiyle aynı başvuru değildir. [1]

İşçi veya yakını açısından önce üç soru netleştirilmelidir: Ücreti kim ödedi, hangi sağlık hizmeti için ödedi ve bu hizmet SGK’ye hangi kapsamda bildirildi? Hastanenin hukuka aykırı ücret tahsil etmesi, SGK’nin ödeme talebini reddetmesi ve işverenin karşılanmayan zarardan sorumlu tutulması farklı muhataplara yönelen uyuşmazlıklardır. Aynı giderin iki kez tahsiline yol açmamak için SGK, hastane ve işveren ödemeleri ayrı ayrı kaydedilmelidir. [1] [2]

SGK hangi tedavi giderlerini karşılar?

5510 sayılı Kanun m.63; hekim muayenesi, tanı, ameliyat, yatarak veya ayakta tedavi, tıbbi takip ve rehabilitasyonu sağlık hizmetleri arasında sayar. Tedavi için gereken ilaç, tıbbi malzeme, ortez ve protezler ile bunların uygulanması ve belirli bakım, onarım ve yenileme işlemleri de maddede düzenlenir. Hangi ürünün, hangi rapor ve ödeme koşuluyla karşılanacağı ise hizmetin veya malzemenin türüne göre belirlenir. Kanunda protezin sayılması, piyasadaki her modelin bedelinin sınırsız ödendiği anlamına gelmez. [1]

İş kazası nedeniyle sağlanan sağlık hizmetlerinde m.69/a uyarınca katılım payı alınmaz. Katılım payı ile özel hastanenin talep ettiği ilave ücret farklıdır. İş kazası kaydının bulunması, acil hâl dışındaki bütün özel hastane hizmetlerini kendiliğinden ilave ücretten muaf tutmaz; bu konuda m.73 ve hizmete ilişkin ödeme kuralları uygulanır. [1]

İş kazası sonrası özel hastane masrafları nasıl karşılanır?

Acil hâl kapsamındaki sağlık hizmetleri için SGK ile sözleşmeli veya sözleşmesiz özel hastanede katılım payı ve ilave ücret alınmaz. Acil servise başvurmakla muayene sonucunda tıbben acil hâl saptanması aynı şey değildir; SGK’nin açıklaması yeşil alan muayenesini ayrıca ele alır. Acil hâl dışında kişinin sözleşmesiz bir sağlık kuruluşundan kendi tercihiyle satın aldığı hizmetin bedeli ise 5510 sayılı Kanun m.73 uyarınca Kurumca ödenmez. [1] [3]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli, E.2016/9982, K.2019/2806 sayılı kararında işçi, parmaklarının kopma riski taşıyan yaralanması nedeniyle devlet hastanesinden uzmanlaşmış özel hastaneye sevk edilmişti. Tedavi masraflarını ödeyen işveren, SGK’nin karşılamadığı kısmı istedi. Daire, gecikmenin el işlevini kaybettirebileceği acil durum ve uzman müdahalesi gereğini esas alarak Kurumun sorumluluğunu kabul etti. Bununla birlikte faturadaki özel harcamalar, oda ve refakat hizmetleri ile bu dosyadaki fizik tedavi bedellerinin ayrıştırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu. [4]

Acil müdahaleden sonraki tedavinin aynı özel hastanede sürdürülmesi ayrıca tıbbi dayanak ister. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.10.2017 tarihli, E.2015/17260, K.2017/6399 sayılı kararında işverenin ödediği özel hastane giderleri ele alındı. Daire, hem ilk tedavinin hem de sonraki dönemde aynı hastanede kalmanın işçinin sağlık durumu gereği olup olmadığının araştırılmasını istedi. Gider m.76/1 kapsamında ise muayene ve tedavinin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) tarifesiyle sınırlanmadan karşılanmasını; özel harcama, refakat ve oda kalemlerinin ise kendi ödeme koşullarıyla incelenmesini belirterek eksik araştırma nedeniyle hükmü bozdu. [5]

Yoğun bakım ihtiyacını gösteren sevk ve uzman raporları da önemlidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.12.2015 tarihli, E.2014/20280, K.2015/22566 sayılı kararında forklift ile palet arasında sıkışan işçi, ilk müdahalenin ardından yoğun bakım için sözleşmesiz özel merkeze gönderilmişti. İşverenin faturaya dayalı talebini yalnız SUT tarifesi kadar kabul eden mahkeme kararı bozuldu. Daire, yaralanmanın acil müdahale ve yoğun bakım gerektirdiğini belirten raporu da gözeterek m.76 koşullarının araştırılmasını; bu kapsamda kalan muayene ve tedavi giderlerinin tarife sınırıyla kısıtlanmamasını istedi. Özel harcamalar ve oda hizmetleri ayrı tutuldu. [6]

Acil serviste ücret alınırsa nereye başvurulur?

Önce ayrıntılı faturayı, ödeme belgesini, acil muayene ve epikriz kayıtlarını isteyin. SGK’nin resmî açıklamasına göre acil hâl kapsamındaki hizmet için ücret alınmışsa genel sağlık sigortalısı veya onun bakmakla yükümlü olduğu kişi, hastanenin bulunduğu ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvurur. Bu kapsamda olmayan kişi için açıklamada İl Sağlık Müdürlüğü gösterilir. Başvuruda hastane, tarih, hizmet ve tahsil edilen tutar açıkça belirtilmeli; belgelerin örnekleri eklenip başvuru kaydı saklanmalıdır. [3]

Sonraki işlemler için “acil hâl sona erdi” deniyorsa bu bildirimin ne zaman ve hangi hizmet için yapıldığı da sorulmalıdır. SGK’nin ilave ücret açıklaması, acil hâlin sona erdiğinin ve sonraki işlemlerin ilave ücrete tabi olacağının EK-1/D formuyla yazılı bildirilmesini öngörür. İlave ücret için hizmet öncesinde hasta veya yakınının yazılı onayı da gerekir. Sadece hastanede yirmi dört saat geçmiş olması üzerinden bütün sonraki ücretlerin haklı olduğu sonucuna varılamaz; stabilizasyon, yatış veya sevk ve bildirim kayıtları birlikte ele alınmalıdır. [7]

SGK’nin karşılamadığı tedavi giderleri işverenden istenebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu m.54, tedavi giderlerini bedensel zararın ayrı bir kalemi olarak düzenler. İşverenin güvenli çalışma koşullarını sağlama yükümlülüğüne aykırılığı kazaya ve zarara yol açmışsa, m.417 çerçevesinde sorumluluğu gündeme gelir. İşçi; kazayla bağlantılı, gerekli ve karşılanmamış tedavi giderlerini talebine dahil edebilir. SGK’nin ödeme yapmaması, tek başına işverenin her faturadan sorumlu olduğunu kanıtlamaz; sorumluluğun dayanağı, tıbbi ihtiyaç, harcama ve zarar bağlantısı gösterilmelidir. [2]

Örneğin işçinin daha konforlu bir oda seçmesiyle, yaralanması nedeniyle başka yerde bulunmayan bir tedaviye ihtiyaç duyması aynı gerekçeye dayanmaz. Gider dökümünde zorunlu tıbbi hizmet, kişisel tercih, daha önce karşılanan tutar ve kalan zarar ayrılmalıdır. İşçinin davranışının zarara etkisi varsa TBK m.52; SGK ödemelerinin tazminata etkisi bakımından ise m.55 gözetilir. Tedavi gideri ile yaralanmalı iş kazasında diğer tazminat kalemleri birbirine karıştırılmamalıdır. [2]

İşverenin gerekli müdahaleyi geciktirmesi ayrıca sonuç doğurabilir. 5510 sayılı Kanun m.76, bu ihmal veya gecikme yüzünden tedavinin uzamasına, malullüğe ya da malullük derecesinin artmasına neden olan işverene, Kurumun bu sebeple yaptığı sağlık giderlerini ödeme yükümlülüğü getirir. Bu, SGK’nin işverene yönelttiği taleptir; işçinin uğradığı karşılanmamış zarar ayrıca ele alınır. [1] [2]

Protez, fizik tedavi ve ileride yapılacak masraflar nasıl istenir?

Protez ve fizik tedavi taleplerinde kazaya bağlı tıbbi ihtiyaç, önerilen yöntem, kullanım süresi ve maliyet belgelenmelidir. SGK yönünden 5510 sayılı Kanun m.63 ve ilgili ödeme koşulları; işverenden istenen zarar yönünden TBK m.54 uygulanır. İleride yenileme gerekecekse yalnız satış teklifiyle yetinmek yerine hekim veya sağlık kurulu değerlendirmesi, yenileme ihtiyacı ve bedeli açıklayan teknik belgeler birlikte hazırlanmalıdır. [1] [2]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.09.2025 tarihli, E.2024/11654, K.2025/12676 sayılı kararında iş kazası geçiren işçi, maddi ve manevi tazminat yanında mahkeme gözetiminde protez el takılmasını veya bedelinin avans olarak verilmesini istemişti. İstanbul 34. İş Mahkemesi bu talepleri reddetti; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi, manevi tazminatı değiştirirken diğer retleri korudu. Yargıtay, protez ve tedavi avansını da kapsayan diğer temyiz itirazları yönünden kararı onadı. [8]

Fizik tedavinin SGK’nin finansman kapsamındaki rehabilitasyon hizmetleri arasında bulunmasıyla, seçilen özel kuruluştaki bütün seansların ödenmesi farklı konulardır. Sevk, rapor, tedavi planı ve ödeme koşulları üzerinden somut gider belirlenmelidir. Günlük yaşamda başkasının yardımına ihtiyaç duyuluyorsa iş kazasında bakıcı gideri de hastane faturası ve refakat masrafından ayrı değerlendirilmelidir. [1] [2]

Dava bitmeden tedavi için geçici ödeme alınabilir mi?

Dava sürerken geçici ödeme istenebilir. TBK m.76’ya göre zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunmalı ve ekonomik durumu bu ödemeyi gerektirmelidir. Hâkim, talep üzerine karar verebilir. Tedavi veya protez ihtiyacını gösteren rapor, maliyet belgeleri ve ekonomik duruma ilişkin kayıtlar bu talebin hazırlanmasında birlikte sunulmalıdır. Ödeme daha sonra hükmedilen tazminattan düşülür; tazminata hükmedilmezse kanun, alınan tutarın yasal faiziyle geri verilmesini öngörür. [2]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli, E.2025/4514, K.2025/10496 sayılı kararında Bakırköy 26. İş Mahkemesindeki iş kazası davasında daha önce 250.000 TL geçici ödeme yapılmıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi, bu tutarın maddi tazminattan indirilmemesini düzeltti. Yargıtay, tarafların temyiz itirazlarını reddederek bu mahsup düzeltmesini içeren bölge adliye mahkemesi kararını onadı. [9]

Tedavi giderini kanıtlamak için hangi belgeler gerekir?

Bir faturanın ödenmiş olması, içindeki her kalemin kazayla bağlantısını ve tıbbi gerekliliğini tek başına açıklamaz. Sağlık kayıtlarıyla mali belgeleri eşleştirmek gerekir. Aşağıdaki tablo, gider talebini hazırlarken hangi kaydın neyi aydınlattığını gösterir.

Belge / kayıtKanıtladığı konu
Acil muayene, epikriz ve ameliyat raporuYaralanma, acil müdahale ihtiyacı ve yapılan tedavi
Sevk yazısı, uzman ve yoğun bakım değerlendirmesiNeden bu hastaneye gidildiği ve başka merkezde devamın tıbbi gereği
Ayrıntılı fatura, makbuz ve banka dekontuHizmet kalemi, bedel, ödeme tarihi ve ödeyen kişi
SGK ödeme dökümü, ret yazısı ve başvuru kaydıKurumun hangi gideri ne gerekçeyle karşıladığı veya reddettiği
İlave ücret onayı ve acil hâlin sona erme bildirimiÜcretin hangi dönem ve hizmet için, hangi bilgilendirmeyle istendiği
Reçete, fizik tedavi planı, protez raporu ve maliyet belgesiGiderin gerekliliği, süresi, ürün veya tedavi türü ve bedeli
İşverenin yaptığı ödemeler ve geçici ödeme kararlarıDaha önce karşılanan tutar ve kalan zarar
Hekimin refakat değerlendirmesi, sevk ve yol belgeleriUlaşım ve refakat talebinin koşulları

SGK başvurusu ve dava yolu nasıl ayrılır?

SGK’den ödeme veya Kurum işleminin düzeltilmesi isteniyorsa talep, tıbbi ve mali belgelerle önce Kuruma iletilmelidir. 7036 sayılı Kanun m.4, kanuni istisna dışında sosyal güvenlik uyuşmazlığında dava öncesi SGK başvurusunu zorunlu tutar. Altmış gün cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Bu altmış gün, başlı başına her uyuşmazlık için dava açma süresi değildir; m.4 ayrıca Kuruma başvuruda geçen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabındaki etkisini düzenler. [10]

İşverenden iş kazasına bağlı maddi veya manevi tazminat istenmesinde m.3/3 uyarınca dava şartı arabuluculuk aranmaz. SGK’ye karşı talep ile işverene karşı tazminatın tarafı ve dayanağı ayrı kurulmalıdır. Özel hastaneden ücret iadesi isteniyorsa hastaneyle ilişkinin niteliği ve başvuru yolu ayrıca belirlenir; bütün gider talepleri tek bir dava türü sayılmamalıdır. Süreler bakımından iş kazası tazminatında zamanaşımı ayrımları da gözetilmelidir. [10]

Sık sorulan sorular

Faturası olmayan tedavi gideri talep edilebilir mi?

İşverene yöneltilen tazminat talebinde fatura bulunmaması, zararın hiç araştırılmayacağı anlamına gelmez. TBK m.50’ye göre zarar ve sorumluluğun dayanağı kanıtlanmalıdır; miktar tam olarak ispatlanamıyorsa hâkim, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek miktarı hakkaniyete uygun belirleyebilir. Hastane kayıtları, reçete, tedavi planı ve ödeme izleri bu nedenle önemlidir. Buna karşılık SGK’ye fatura veya belge karşılığı yapılan ödeme başvurusundaki özel koşullar m.73 ve m.76 çerçevesinde ayrıca sağlanmalıdır. [2] [1]

İşe yeni başlayan işçi otuz gün prim dolmadan tedavi olabilir mi?

5510 sayılı Kanun m.67, iş kazası ve meslek hastalığı hâllerini genel otuz günlük prim şartının istisnaları arasında sayar. Yeni işe başlanmış olması bu nedenle tek başına iş kazası tedavisini engellemez. Olayın kaydı ve kapsamı doğru belirlenmeli; hastanenin hangi gerekçeyle işlem yapmadığı yazılı olarak sorulmalıdır. [1]

Hastaneye ulaşım ve refakatçi giderlerini SGK öder mi?

5510 sayılı Kanun m.65, tıbbi gereklilik nedeniyle yerleşim yeri dışına sevk ve hekimce gerekli görülen refakat gibi koşullar altında yol, gündelik ve belirli refakat giderlerini düzenler. Ödeme, kanundaki koşullar ve belirlenen tutarlar üzerinden yapılır. Her taksi yolculuğunun veya her yakının konaklama masrafının tamamının karşılanacağı varsayılmamalı; sevk, refakat gereği ve gider belgeleri birlikte hazırlanmalıdır. [1]

Hastanede olay normal hastalık olarak kaydedilmişse ne yapılmalı?

Olayın iş sırasında nasıl gerçekleştiğini sağlık kuruluşuna doğru ve eksiksiz anlatın; ilk başvuru ve epikriz kaydının örneğini isteyin. Yanlış kayıt varsa sağlık kuruluşuna ve SGK’ye durumu gösteren belgelerle yazılı başvuru yapın. Sağlık kaydındaki düzeltme talebi, işverenin SGK’ye iş kazası bildirim yükümlülüğünün yerine geçmez. Bildirim yapılmıyorsa işverenin iş kazasını bildirmemesi; Kurum olayı kabul etmiyorsa SGK’nin iş kazasını reddetmesine karşı başvuru süreci ayrıca ele alınmalıdır. [1] [10]

Kaynakça

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m.13, 63, 65, 67, 69, 73 ve 76 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.50, 52, 54–55, 76 ve 417 ↩
  3. SGK — Acil Sağlık Hizmetleri ↩
  4. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 27.03.2019, E.2016/9982, K.2019/2806 ↩
  5. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 05.10.2017, E.2015/17260, K.2017/6399 ↩
  6. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 17.12.2015, E.2014/20280, K.2015/22566 ↩
  7. SGK — İlave Ücret; yazılı onay ve acil hâlin sona ermesine ilişkin açıklamalar ↩
  8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 30.09.2025, E.2024/11654, K.2025/12676 ↩
  9. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 24.06.2025, E.2025/4514, K.2025/10496 ↩
  10. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3–6 ↩

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir