Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az %10 azaldığı SGK Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalıya bağlanan gelirdir. Rapor parasından ve malulen emeklilikten farklı koşullara dayanır. Gelirin tutarı; prime esas kazanç, kayıp oranı, başlangıç tarihi ve uygulanacak artışlara göre belirlenir. [1]
İş kazasından sonra tedavi bitse bile kalıcı güç kaybı devam edebilir. Bu durumda yalnız hastane raporunun alınmasıyla yetinilmemeli; SGK’nın oran ve gelir kararı, tahsis başvurusu ve ödeme hesabı birlikte takip edilmelidir. Kaza sonrası diğer hak ve başvurulara İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden ulaşabilirsiniz.
İçindekiler
- Sürekli iş göremezlik geliri kimlere bağlanır?
- Sürekli iş göremezlik geliri başvurusu nasıl yapılır?
- Sürekli iş göremezlik geliri ne kadar, nasıl hesaplanır?
- Sürekli iş göremezlik geliri ne zaman başlar?
- Çalışmaya devam edersem sürekli iş göremezlik gelirim kesilir mi?
- Kontrol muayenesinde gelir neden kesilir veya azalır?
- SGK gelir bağlamazsa veya oranı düşük belirlerse ne yapılır?
- SGK geliri bağlanması işverenden tazminat talebini etkiler mi?
- Sıkça Sorulan Sorular
- Başvuru öncesinde hangi kayıtlar birlikte kontrol edilmeli?
Sürekli iş göremezlik geliri kimlere bağlanır?
5510 sayılı Kanun m.19’a göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan engellilik ile meslekte kazanma gücü kaybı arasında bağ bulunmalıdır. Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucusunun raporu ve dayanak tıbbi belgeler incelenir; gelir bakımından esas alınacak tespiti Kurum Sağlık Kurulu yapar. Kayıp en az %10 ise diğer koşullarla birlikte sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanılır.
Genel engellilik raporundaki yüzde ile iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı aynı değerlendirme değildir. Hastaneden alınan her yüzde, SGK’nın gelir bağlayacağı oran olarak kabul edilmez. Kazanın etkileri, yapılan iş ve ilgili tıbbi değerlendirme dosyası önem taşır. Oran uyuşmazlığının ayrıntıları maluliyet raporu ve oranına itiraz kapsamında açıklanmaktadır.
Sürekli iş göremezlik geliri malulen emeklilik midir?
Hayır. Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasının sağladığı bir haktır. Malullük aylığı ise 5510 sayılı Kanun m.25–26’daki ayrı şartlarla değerlendirilir. Malullükte genel olarak en az %60 kayıp, sigortalılık ve prim koşulları ile çalışmanın bırakılması gibi unsurlar incelenir. Sürekli gelir için m.19’daki %10 eşiğinin karşılanması, malullük aylığı şartlarının da gerçekleştiğini göstermez.
4/a kapsamındaki iş kazası sigortasında malullük aylığına özgü 1800 gün ve on yıllık sigortalılık koşulları sürekli gelirin ortak şartları değildir. Bağımsız çalışan 4/b sigortalılarında ise kendi sigortalılığından doğan genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin borçlar ayrıca değerlendirilir. Sigortalılık statüsü başvurunun başında doğru belirlenmelidir.
Sürekli iş göremezlik geliri başvurusu nasıl yapılır?
Başvuruda iş kazası veya meslek hastalığı dosyasının durumu, tedavi belgeleri ve kalıcı kayıp değerlendirmesi kontrol edilir. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m.41, sağlık dosyasında bulunacak belgeleri ve tahsis talep dilekçesinin Kuruma doğrudan, posta yoluyla veya elektronik ortamda iletilmesini düzenler. Gelir bağlanması için işten ayrılma, işyerini kapatma veya devretme şartı aranmaz. [2]
- Olay ve sigortalılık kaydını kontrol edin: İş kazası bildirimi, olayın SGK tarafından değerlendirilmesi ve çalışma kaydı incelenmelidir.
- Tıbbi dosyayı tamamlayın: Tedavi ve ameliyat kayıtları, epikrizler, istirahat belgeleri ve son durumu gösteren sağlık kurulu raporu bir araya getirilmelidir.
- Oran ve başlangıç tespitini takip edin: Kurum Sağlık Kurulu kararının hangi tarihten itibaren hangi kaybı kabul ettiği görülmelidir.
- Gelir talebini kayda geçirin: Tahsis talebi, başvuru tarihi ve evrak numarası saklanmalıdır.
- Bağlanan geliri denetleyin: Oran kadar günlük kazanç, gelir başlangıcı ve birikmiş ödeme dönemleri de kontrol edilmelidir.
SGK’nın resmî açıklamasında sürekli gelir için tam ve kısmi iş göremezlik ayrımı ile başlangıç kuralları ayrıca gösterilir. İlk müracaatta dosyanın sağlık kurulu değerlendirmesi mi yoksa gelir bağlama işlemi mi beklediği sorulması, sürecin hangi aşamada olduğunu anlamayı kolaylaştırır. [3]
Başvuruda hangi belgeler önemlidir?
Aşağıdaki belgeler aynı soruyu cevaplamaz. Bazıları kazanın ve çalışmanın, bazıları kalıcı kaybın, bazıları ise gelirin miktar ve başlangıcının incelenmesini sağlar. SGK dosyasında mevcut kayıtlarla birlikte değerlendirilmelidir.
| Belge veya kayıt | Hangi konu için önemlidir? |
|---|---|
| İş kazası bildirimi, olay tutanakları ve SGK inceleme sonucu | Olayın iş kazası niteliği ve gelir talebinin dayanağı. |
| Epikrizler, ameliyat ve tetkik kayıtları, son durum raporu | Kalıcı kaybın tıbbi bulguları ve kaza ile ilişkisi. |
| Kurum Sağlık Kurulu ve varsa Yüksek Sağlık Kurulu kararları | Kabul edilen oran, başlangıç ve kontrol muayenesi durumu. |
| İstirahat raporları ve geçici ödenek kayıtları | Geçici dönem ile sürekli gelir başlangıcının ayrılması. |
| Hizmet dökümü, prime esas kazanç ve ücret belgeleri | Gelire esas günlük kazancın hangi verilere dayandığı. |
| Tahsis talebi, teslim kaydı, SGK cevabı ve gelir hesabı | Başvuru tarihi, ret gerekçesi, birikmiş dönem ve ödeme kontrolü. |
e-Devlet’ten başvuru ve evrak takibi yapılabilir mi?
SGK’nın Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi hizmeti e-Devlet Kapısı üzerinden sunulur ve kimlik doğrulaması gerektirir. Elektronik başvuruda talep türü doğru seçilmeli, tamamlanan başvurunun kaydı korunmalıdır. Sağlık dosyasının ve Kurum kararının ayrıca tamamlanması gerekebilir. [4]
SGK DYS Evrak Takip hizmetiyle evrakın işlem durumu izlenebilir. Ekranda başvuru görünmesi gelir bağlandığı anlamına gelmez. İşlem uzuyorsa eksik belge, sağlık kurulu incelemesi veya tahsis servisi işlemi gibi hangi aşamanın beklendiği ilgili birimden evrak numarasıyla sorulmalıdır. [5]
Sürekli iş göremezlik geliri başvurusu kaç ayda sonuçlanır?
Başvurunun sonuçlanması; olayın iş kazası veya meslek hastalığı olarak değerlendirilmesi, tedavi ve sağlık kurulu belgelerinin tamamlanması, oran kararı ve tahsis işlemlerinin hangi aşamada olduğuna bağlıdır. Hastanede heyete girilmiş olması, SGK’nın sürekli gelir hesabını da tamamladığı anlamına gelmez. Bu aşamalar aynı dosyada farklı tarihlerde sonuçlanabilir.
Sürekli iş göremezlik maaşının ne zaman yatacağı araştırılırken raporun düzenlendiği gün yerine, dosyanın hangi birimde bulunduğu ve eksik belgenin olup olmadığı kontrol edilmelidir. SGK’ya evrak numarasıyla yazılı başvuruda bulunularak beklenen işlem ve varsa eksikliğin açıklanması istenebilir. Kurumun belirlediği gelir başlangıcı ile ilk banka ödeme tarihi ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Bağ-Kur prim borcu sürekli gelir bağlanmasına engel olur mu?
5510 sayılı Kanun m.19, 4/b sigortalıları için kendi sigortalılığından doğan genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin borçların ödenmiş olmasını arar. Bu nedenle sürekli iş göremezlik geliri başvurusunda yalnız sağlık oranına bakılması yeterli değildir; prim borcu da kontrol edilmelidir. Yönetmelik m.41/4’te, gelir başlangıcında Yönetmelikte belirtilen sınırı aşmayan borçların ilk gelirden kesilmesine ilişkin özel düzenleme ayrıca bulunmaktadır. [1] [2]
Sürekli iş göremezlik geliri ne kadar, nasıl hesaplanır?
Güncel 5510 sayılı Kanun m.17’de sürekli gelire esas günlük kazanç, iş kazasının olduğu tarihten veya meslek hastalığında iş göremezliğin başladığı tarihten önceki on iki aydaki son üç ayın prime esas kazanç ve prim günlerine göre belirlenir. Geçici rapor parasının güncel on iki aylık hesap dönemiyle karıştırılmamalıdır. Prim ve ikramiye gibi ödemelerin hesaba etkisi de m.17’deki sınırlarla incelenir. [1]
Günlük kazancın otuz katı aylık kazancı verir. Sürekli tam iş göremezlikte bu kazancın %70’i; kısmi iş göremezlikte ise tam gelir tutarının kayıp oranına karşılık gelen bölümü esas alınır. SGK’nın açıkladığı temel formül şöyledir: Günlük kazanç × 30 × %70 × sürekli iş göremezlik derecesi. Derece yüzde 20 ise formülde 0,20 olarak kullanılır.
%10, %20 ve %40 oranında örnek hesap nasıl yapılır?
Varsayımsal örnek: Kanuni kurallara göre belirlenmiş günlük kazancın 2.000 TL, aylık kazancın 60.000 TL olduğunu düşünelim. Artış, alt sınır, birleşme ve kişiye özgü diğer işlemler uygulanmadan önce tam gelir 42.000 TL’dir. Aynı kazanç üzerinden %10 kayıpta 4.200 TL, %20 kayıpta 8.400 TL, %40 kayıpta 16.800 TL temel gelir hesabı ortaya çıkar.
Bu tutarlar 2026 yılı için herkese bağlanacak maaş değildir. Kanun m.19 ve 55 uyarınca gelir başlangıcına kadar uygulanacak artışlar, sonraki dönem artışları ve varsa diğer gelir veya aylıkla birleşme kuralları sonucu değiştirir. Net maaşın yalnız kayıp yüzdesiyle çarpılması doğru hesap yöntemi değildir. Düşük bildirilmiş kazanç iddiası varsa çalışma ve kazanç kayıtlarının düzeltilmesi meselesi ayrıca değerlendirilmelidir.
2026 yılında herkes için aynı en düşük sürekli iş göremezlik maaşı mı bağlanır?
Hayır. Sürekli iş göremezlik geliri, yaşlılık aylığı için duyurulan en düşük emekli aylığıyla aynı ödeme değildir. Örneğin %10 ile %40 kaybı bulunan iki sigortalıya, aynı prime esas kazanç üzerinden farklı gelir hesaplanır. Bu nedenle internette tek bir “2026 iş göremezlik maaşı” tutarı görülmesi, bütün sigortalılara o miktarın bağlanacağını göstermez.
Kontrolde önce günlük kazanç, sürekli kayıp oranı, gelir başlangıcı ve uygulanan artışlar incelenmelidir. Başkasının sürekli bakımına muhtaçlıkta m.55’te düzenlenen özel alt sınır da kendi koşullarıyla değerlendirilir. Her ay aynı net tutarın ödeneceği varsayımıyla yalnız bir yüzde veya asgari ücret üzerinden kesin hesap yapılamaz. [1]
Başkasının sürekli bakımına muhtaçlık tutarı etkiler mi?
5510 sayılı Kanun m.19, başka birinin sürekli bakımına muhtaçlıkta gelir bağlama oranının %100 uygulanmasını düzenler. Ayrıca m.55’te bu durumdaki sigortalı için prime esas kazanç alt sınırının aylık tutarının %85’ine bağlı özel bir alt sınır bulunur. Bu özel güvence, bütün kısmi kayıp oranlarına uygulanacak genel bir asgari gelir değildir.
Sürekli bakım ihtiyacının yetkili sağlık değerlendirmesinde kabul edilmesi gerekir. Evde aile bireyinin yardım ediyor olmasıyla bu hukuki tespit aynı şey değildir. SGK gelirindeki bu unsurla işverenden talep edilebilecek bakıcı gideri de ayrı değerlendirmelere dayanır.
Sürekli iş göremezlik geliri ne zaman başlar?
5510 sayılı Kanun m.19’a göre sürekli gelir, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse ilgili sağlık kurulu raporunun tarihini takip eden ay başı esas alınır. Gelir başlangıcı, kararın yazıldığı veya bankaya ilk ödemenin yapıldığı tarihle aynı olmak zorunda değildir.
Örnek: Geçici ödeneğin sona erdiği tarih 18 Mart olarak belirlenmişse, bu kurala göre sürekli gelir başlangıcı 1 Nisan olarak incelenir. Kaza tarihi, tedavi sonu ve sürekli durumun başlangıcı farklı tarihler olabilir. Eski kazalarda olay tarihinde uygulanacak mevzuat ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Oran yükselince geçmişe dönük gelir otomatik bağlanır mı?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarihli, E.2025/7283, K.2025/9007 sayılı kararında, Kocaeli 1. İş Mahkemesi ve Sakarya BAM 11. Hukuk Dairesinden geçen dosyada iş kazasına bağlı oran ve gelir talebi incelenmiştir. SGK’nın %7 oranı nedeniyle gelir bağlamadığı olayda, yargılama sırasında oran %14 kabul edilerek Kurum işleminin iptaline ve ödeme yapılmasına karar verilmiştir. Kurum, tıbbi çelişkilerin giderilmediğini ve incelemenin eksik olduğunu ileri sürmüştür. [6]
Yargıtay, m.95 uyarınca izlenen rapor süreci ve Adli Tıp Üst Kurulu değerlendirmesi karşısında Kurumun bu kapsamdaki itirazlarını yerinde görmemiştir. Bununla birlikte gelirin hangi tarihten bağlanacağının m.19 ve 97 birlikte değerlendirilerek belirlenmemesini bozma sebebi saymıştır. Sürekli iş göremezlik yerine malullük kavramıyla hüküm kurulmasını da isabetsiz bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece hükmü bozulmuştur.
Oranın %10 eşiğini aşması kadar, bu kaybın hangi tarihten itibaren bulunduğu ve hangi geçmiş dönem gelirlerinin istendiği de dava talebinde açıklanmalıdır. Eski rapordaki eksikliğin düzeltilmesiyle sonradan gelişen yeni bir sağlık kaybı, başlangıç tarihi bakımından aynı değerlendirme değildir.
Geçmişe dönük birikmiş gelir ve faiz istenebilir mi?
Başlangıç tarihi ile ilk ödeme arasında kalan dönem için birikmiş gelir gündeme gelebilir. 5510 sayılı Kanun m.97, aksine hüküm bulunmayan hâllerde, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen gelir kısımlarının zamanaşımını düzenler. Kuruma müracaat etmemenin haklı sebebe dayandığının genel hükümlere göre ispatı ayrıca değerlendirilir. Beş yılın geçmesi bütün gelecekteki gelir hakkının kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde okunmamalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.04.2026 tarihli, E.2025/16854, K.2026/4035 sayılı kararında, Turgutlu İş Mahkemesi ve İzmir BAM 10. Hukuk Dairesinden gelen dosyada sigortalı; iş kazasına bağlı sürekli kayıp oranının belirlenmesini, gelir bağlanmasını ve ödenmeyen gelirlerin faiziyle tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi talebi kabul etmiş; istinaf aşamasında gelir ve faiz başlangıcı yeniden düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, birikmiş gelirler yönünden Kuruma başvuruyu izleyen tarihe dayalı bir faiz başlangıcı kabul etmiştir. [7]
Yargıtay, davacının 5510 sayılı Kanun m.97’deki beş yıllık süre içinde SGK’ya başvurduğunu dikkate almıştır. Daireye göre bu durumda geçmiş dönem gelirlerine ilişkin faiz, yalnız son başvurudan hareketle belirlenemez; gelir başlangıcı ve ilgili dönemlerin ödeme zamanları birlikte değerlendirilmelidir. Kararda ilk dönem gelirleri ile daha sonraki dönem gelirlerinin faiz başlangıcı ayrıca ele alınmıştır.
Daire, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen faiz hatasını hüküm üzerinde düzeltmiş ve kararı düzelterek onamıştır. Davalıların diğer itirazları ve davacının faiz dışındaki temyiz itirazları reddedilmiştir. Birikmiş sürekli iş göremezlik geliri talebinde ödeme dönemlerinin ve faiz isteminin ayrı gösterilmesi bu nedenle önem taşır.
Birikmiş tutar talebinde yalnız toplam rakam belirtilmemeli; gelir başlangıcı, hangi ayların ödenmediği, başvuru ve ödeme tarihleri ayrı gösterilmelidir. Faiz başlangıcı da alacağın niteliği ve ilgili dönemler esas alınarak değerlendirilir.
Çalışmaya devam edersem sürekli iş göremezlik gelirim kesilir mi?
Sürekli gelir bağlanması için işten ayrılma şartı aranmaz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının açıklamasında da yeniden çalışmaya başlanmasının bu geliri kendiliğinden kesmediği belirtilir. Sağlık durumundaki değişiklik, kontrol muayenesi ve gelirlerin birleşmesi gibi ayrı nedenler ise ayrıca incelenir. [8]
Emekli aylığıyla birlikte iki ödeme de tam alınır mı?
Gelire hak kazanmanın devam etmesi, her iki ödemenin mutlaka tam yapılacağı anlamına gelmez. 5510 sayılı Kanun m.54/c kapsamında uzun vadeli sigorta aylığı ile iş kazası veya meslek hastalığı geliri birleşirse genel kural, yüksek olanın tamamı ile düşük olanın yarısının ödenmesidir. Eşitlikte iş kazası veya meslek hastalığı gelirinin tamamı, diğer aylığın yarısı bağlanır. [1]
Önceden bağlanan gelir ve aylıklar ile farklı sigortalılık dönemlerinde geçiş kuralları sonucu etkileyebilir. Bu nedenle emeklilik sonrasında ödemenin azalması incelenirken önce tahsis kararları ve hangi birleşme hükmünün uygulandığı görülmelidir. İki ödemenin banka toplamından hareketle doğrudan kesinti hatası sonucuna varılamaz.
Kontrol muayenesinde gelir neden kesilir veya azalır?
5510 sayılı Kanun m.94 uyarınca sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesi sonunda gelir artırılabilir, azaltılabilir veya kesilebilir. Ayrıca Kurumun yazılı bildirimindeki kontrol tarihinde, kabul edilebilir bir özür olmaksızın muayene yaptırılmaması da kesilme sebebidir. Yazılı bildirim, kontrol tarihi ve raporun Kuruma ulaşması bu nedenle takip edilmelidir.
Kontrolü bildirilen tarihten itibaren üç ay içinde yaptıran ve sürekli iş göremezliğinin devam ettiği belirlenen kişinin kesilen geliri, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanır. Kontrol üç ay geçtikten sonra yapılmışsa, devam eden durumun tespitiyle rapor tarihinden sonraki ay başından yeniden bağlama kuralı değerlendirilir. Sağlık nedeniyle başvuru yapılamamışsa mazerete ilişkin kayıtlar da korunmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.01.2025 tarihli, E.2024/10801, K.2025/331 sayılı kararında, Kocaeli 1. İş Mahkemesi ve Sakarya BAM 10. Hukuk Dairesinden geçen uyuşmazlık, SGK tarafından kesilen sürekli iş göremezlik gelirinin yeniden bağlanmasına ilişkindir. Sigortalı, önceki kazası nedeniyle gelir aldığını, buna rağmen gelirin kesildiğini ve kolundaki kaybın gereği gibi incelenmediğini ileri sürmüştür. Dosyada iki ayrı iş kazası bulunduğundan, her kazaya ait sağlık ve gelir kayıtları ayrı değerlendirilmiştir. [9]
Mahkemeler, Kurum Sağlık Kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp incelemelerini birlikte ele almıştır. Dava konusu eski kazaya ilişkin kayıp, Adli Tıp ihtisas ve üst kurul raporlarında %0 kabul edilmiştir. Diğer kazaya bağlı %10 kayıp ve o olay nedeniyle gelir bağlanması ise ayrı dosyanın konusudur. Mahkeme, yeniden bağlama talebini bu tıbbi incelemeler doğrultusunda reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi de kararı yerinde bulmuştur.
Yargıtay, dosyadaki rapor ve yargılama sürecini hukuka uygun bularak ret kararını onamıştır. Kararda belirleyici olan, geçmişte bir gelir bağlanmış olması değil, yeniden bağlanması istenen gelirin dayandığı kazanın tıbbi sonuçlarının hangi raporlarla saptandığıdır.
Kayıp oranı sonradan artarsa gelir yükseltilebilir mi?
5510 sayılı Kanun m.94, sürekli kaybın arttığı veya başka birinin sürekli bakımına ihtiyaç doğduğu ileri sürülerek gelirde değişiklik istenmesine imkân verir. Başvuruda yeni muayene ve tetkikler, önceki raporlar ve artışı gösteren bulgular birlikte sunulmalıdır. Aynı rahatsızlığın sürmesiyle önceki karardan sonra ağırlaşması farklı değerlendirmelerdir. [1]
Yeniden incelemede oran artarsa gelir de ilgili hükümlere göre yeniden belirlenir. Yeni duruma esas alınan rapor ve ödeme dönemi başlangıcı önemlidir. Önceki raporun baştan hatalı olduğu iddiası varsa, yalnız yeni artış talebiyle yetinilmeyip eski oran ve geçmiş gelir farkı yönünden itirazın kapsamı da açıklaştırılmalıdır.
İkinci iş kazasında iki oran doğrudan toplanır mı?
Kanun m.19, yeniden iş kazası veya yeni meslek hastalığında engellilik hâllerinin bütününün göz önünde bulundurulmasını düzenler. Gelir, sürekli kaybı doğuran son olay sırasındaki kazanç üzerinden hesaplanır; bu hesaba göre bulunan gelir ilk gelirden azsa ilk kazanç üzerinden ödeme kuralı uygulanır.
Bu nedenle iki rapordaki yüzdeleri toplayıp doğrudan aylık tutarı hesaplamak doğru bir başlangıç değildir. Her kaybın hangi kazaya ait olduğu, bütün durumun değerlendirilmesi ve uygulanacak kazanç ayrı belirlenmelidir. İki kazaya ilişkin sağlık kurulu ve tahsis kararlarının birlikte incelenmesi gerekir.
İş kazasında kusurlu bulunmam sürekli geliri azaltır mı?
5510 sayılı Kanun m.22 belirli durumlarda ödenek veya gelirde indirim öngörür. Ağır kusur hâlinde kusurun derecesi esas alınarak üçte birine kadar indirim; hekimin tedbir ve tavsiyelerine uyulmamasıyla tedavi süresinin uzaması veya kaybın artması hâlinde kanunda gösterilen kısım üzerinden dörtte birine kadar azaltma söz konusu olabilir. Kasıt veya yazılı bildirime rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeme için de ayrı sonuç düzenlenmiştir. [1]
Tazminat dosyasındaki kusur yüzdesi, SGK gelirine aynı oranda uygulanacak otomatik bir kesinti değildir. Sürekli iş göremezlik geliri düşük görünüyorsa, önce indirimin hangi kanuni nedene ve belgeye dayandığı sorulmalı; oran, kazanç hesabı ve kusur indirimi birbirinden ayrılmalıdır.
SGK gelir bağlamazsa veya oranı düşük belirlerse ne yapılır?
Önce işlemin gerekçesi belirlenmelidir. Olayın iş kazası sayılmaması, rahatsızlığın mesleki kabul edilmemesi, kaybın %10’un altında bulunması, başlangıç veya kazanç hesabının hatalı olduğu iddiası farklı uyuşmazlıklardır. Olayın niteliği reddedilmişse SGK’nın iş kazasını kabul etmemesi ve tespit davası yönünden değerlendirme yapılır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.02.2026 tarihli, E.2025/17333, K.2026/789 sayılı kararında, İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi ve İstanbul BAM 58. Hukuk Dairesinden geçen dosyada montaj işinde çalışan sigortalının ellerindeki irritan kontakt dermatit değerlendirilmiştir. Çalışan, işyerinde kullanılan bakalit ve bakır malzemeyle hastalığı arasında bağ bulunduğunu ileri sürmüş; Kurum sürecinde rahatsızlığın meslek hastalığı niteliği kabul edilmemiştir. [10]
İşverene karşı açılan tazminat dosyasında Adli Tıp ihtisas ve üst kurul incelemeleri yapılmış, hastalığın mesleki olduğu ve %13 sürekli kayıp bulunduğu değerlendirilmiştir. Sigortalı bu raporlara dayanarak SGK’ya karşı oran tespiti ve sürekli iş göremezlik geliri talebinde bulunmuştur. İşveren, hastalıkla çalışma koşulları arasındaki bağı ve raporların yeterliliğini tartışmış; Kurum ise kendi işleminin doğru olduğunu savunmuştur.
Yargılama sonunda meslek hastalığına bağlı %13 sürekli kayıp kabul edilmiş; 05.05.2023 tarihli tahsis talebine dayanılarak 01.06.2023’ten itibaren gelir bağlanması gerektiği belirlenmiştir. Fazlaya ilişkin istem reddedilmiş, davalı Kurumun temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi hükmü Yargıtay tarafından onanmıştır. Böylece hastalığın mesleki niteliği, kayıp oranı ve gelir başlangıcı aynı dosyada ayrı ayrı değerlendirilmiştir.
Sağlık kurulu oranına nasıl itiraz edilir?
5510 sayılı Kanun m.95, Kurumun meslekte kazanma gücü kaybı kararına itirazın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanmasını düzenler. İtirazda yalnız daha yüksek oran istenmesi yerine eksik değerlendirilen bulgu, hareket kısıtlılığı, tetkik veya rapor farkı somutlaştırılmalıdır. Yeni hastalık ya da kayıpta artış varsa yönetmelikteki yeniden değerlendirme yolu da incelenir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.12.2023 tarihli, E.2023/11605, K.2023/13119 sayılı kararında, boya işi sırasında iskelenin devrilmesiyle yaralanan sigortalının sürekli kayıp oranı tartışılmıştır. SGK’nın %19 oranı üzerinden işlem yaptığı dosyada, işverene karşı tazminat yargılamasında alınan Adli Tıp değerlendirmesinde kayıp %24,2 belirlenmiştir. Davacı, ayaktaki hareket kısıtlılığının önceki raporda yeterince değerlendirilmediğini ileri sürerek SGK oranının yeniden belirlenmesini istemiştir. [11]
Kurum, Yüksek Sağlık Kurulu değerlendirmesinde oranın değişmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ise tazminat dosyasındaki rapor sürecini ve Adli Tıp Üst Kurulu incelemesini değerlendirerek raporlar arasındaki çelişkinin giderildiğini kabul etmiş, sürekli kayıp oranını %24,2 olarak tespit etmiştir. İstinaf incelemesinde de bu değerlendirme korunmuştur.
Yargıtay, oran tespitini esas yönünden yerinde bulmuş; ancak hükümde uzun vadeli sigorta hakkını çağrıştıran “malullük oranı” yerine talebe uygun sürekli iş göremezlik oranı ifadesinin kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Hüküm bu şekilde düzeltilerek onanmıştır. Karar, raporlar arasındaki sayısal farkın yanında tıbbi çelişkinin hangi incelemeyle giderildiğini ve hangi sosyal güvenlik hakkının talep edildiğini de ele almaktadır.
Mahkeme aşamasında sağlık raporları arasındaki çelişki usulüne uygun incelemeyle giderilir. Farklı bir amaç için düzenlenen rapordaki daha yüksek yüzdeyi sunmak, tek başına gelir hesabının o orana çevrilmesini sağlamaz.
SGK’ya başvurmadan dava açılabilir mi?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4, kanunda belirtilen istisna saklı kalmak üzere sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava öncesi SGK başvurusunu zorunlu tutar. Başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse, diğer kanuni süreler saklı kalmak üzere talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava için ret veya reddedilmiş sayılma koşulu değerlendirilir. [12]
Altmış gün, gelirin mutlaka o tarihe kadar bankaya yatırılacağına ilişkin ödeme süresi değildir. Uyuşmazlık türüne uygun taleple, kural olarak görevli iş mahkemesinde dava yolu incelenir. Sağlık kurulu itirazı, gelir talebi ve dava öncesi başvurunun kayıtları birlikte korunmalıdır. İşverene karşı tazminat talebiyle SGK’ya karşı gelir talebi aynı dava hazırlığı olarak ele alınmamalıdır.
SGK geliri bağlanması işverenden tazminat talebini etkiler mi?
İşveren veya diğer sorumlulardan talep edilecek bedensel zarar tazminatı, SGK’nın sürekli gelirinden ayrı koşullara dayanır. Türk Borçlar Kanunu m.54–55 kapsamında zarar ve sorumluluk ile sosyal güvenlik ödemelerinin rücu edilebilir niteliği birlikte değerlendirilir. Gelir bağlanmış olması tazminat talebini kendiliğinden sona erdirmediği gibi, iki ödemenin aynı zararı tekrar karşılatacak şekilde hesaplanması da doğru olmaz. [13]
Geçici ödemeler için iş kazasında rapor parası; işverene karşı zarar kalemleri için yaralanmalı iş kazası tazminatı kapsamında ilgili ayrımlar açıklanmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İlk iş günündeki kazada sürekli gelir bağlanabilir mi?
4/a kapsamındaki iş kazasında sürekli gelir için malullük aylığına özgü uzun sigortalılık süresi aranmaz. Sigortalılık, kazanın niteliği ve en az %10 meslekte kazanma gücü kaybı koşulları değerlendirilir. Önceki kazanç bulunmaması ve ilk gün kazası hâlindeki günlük kazanç yöntemi 5510 sayılı Kanun m.17’de ayrıca düzenlenmiştir.
Sigortam yapılmadıysa başvuru hakkım var mı?
İşverene bağlı 4/a kapsamındaki çalışmanın SGK’ya bildirilmemesi tek başına bütün hakları ortadan kaldırmaz. Fiilî çalışma ve kazanın niteliğinin belirlenmesi gerekebilir. Başvuru ve ispat yolları sigortasız işçinin iş kazası hakları kapsamında değerlendirilir.
İşveren şirket kapanırsa SGK geliri sona erer mi?
Sürekli gelir SGK tarafından sigorta mevzuatındaki koşullarla bağlanır. İşveren şirketin faaliyetinin sona ermesi tek başına Kurumca bağlanan gelirin kesilme nedeni değildir. Sağlık durumu ve diğer hak sahipliği koşullarına ilişkin Kurum işlemleri ise ayrıca takip edilir.
Gelir alırken aynı yaralanma için yeniden rapor alırsam ne olur?
5510 sayılı Kanun m.19’a göre aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle yeniden istirahat raporu alınırsa, yazılı istek tarihinden itibaren günlük geçici ödenekle sürekli gelirin otuzda biri arasındaki farkın geçici ödenek olarak verilmesi düzenlenmiştir. Aynı dönem için iki ödemenin her zaman tam tutarda toplanacağı varsayılmamalıdır.
Birikmiş sürekli iş göremezlik geliri toplu ödenir mi?
Gelir başlangıcından ilk ödeme işlemine kadar geçen ve hak kazanılmış dönemler için birikmiş ödeme gündeme gelebilir. Bu tutar, gelecekteki bütün gelirlerin peşin ödenmesiyle aynı şey değildir. Hangi ayların biriktiği, varsa zamanaşımı, önceki ödemeler ve Kurum hesabındaki diğer işlemler tahsis kaydı üzerinden kontrol edilmelidir.
Oranım %10’un altında kalırsa hiçbir hakkım olmaz mı?
SGK’nın sürekli gelirinde aranan en az %10 meslekte kazanma gücü kaybı, rapor parası ve işverene karşı bütün tazminat taleplerinin ortak koşulu değildir. Sürekli gelir şartı karşılanmasa da raporlu döneme ait geçici ödenek ve koşulları bulunan bedensel zarar talepleri ayrıca incelenir. [1] [13]
Başvuru öncesinde hangi kayıtlar birlikte kontrol edilmeli?
Başvurunun sağlıklı değerlendirilmesi için olayın SGK kaydı, kalıcı kayıp oranı ve başlangıcı, prime esas kazançlar, tahsis talebi ve varsa kesinti gerekçesi birlikte incelenmelidir. Düşük gelir veya ret işleminde çözüm, uyuşmazlığın nedenine göre belirlenir. Sağlık bulgusu eksikliği ile kazanç hesabı hatası için aynı belgeler yeterli olmayabilir; başvuru ve tebliğ kayıtları korunarak uygun işlem yolu belirlenmelidir.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.16–19, 22–23, 25–26, 54–55 ve 94–97 ↩ ↩ ↩ ↩ ↩ ↩ ↩ ↩
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği, m.41 ve 52 ↩ ↩
- Sosyal Güvenlik Kurumu, İş Kazası: sürekli iş göremezlik geliri ve hesaplanması ↩
- e-Devlet Kapısı / SGK, Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi ↩
- e-Devlet Kapısı / SGK, DYS Evrak Takip ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 28.05.2025, E.2025/7283, K.2025/9007 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 08.04.2026, E.2025/16854, K.2026/4035 ↩
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sürekli iş göremezlik gelirinde çalışmaya devam etme ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 09.01.2025, E.2024/10801, K.2025/331 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 03.02.2026, E.2025/17333, K.2026/789 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 20.12.2023, E.2023/11605, K.2023/13119 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.4–5 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.54–55 ↩ ↩
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.
Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.
Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.
