İşveren İş Kazasını Bildirmezse Ne Yapılır? Kazanın Gizlenmesi ve Başvuru

İşveren iş kazasını bildirmese de işçi SGK’ya başvurup olayın araştırılmasını isteyebilir. Başvuruda kazanın nasıl gerçekleştiği, çalışma ilişkisi ve yaralanma, eldeki belgelerle açıklanır. İşverenin üç iş günlük bildirim süresini geçirmesi, işçinin bütün haklarını kaybettiği anlamına gelmez. [1]

Kazanın hiç bildirilmemesi, hastanede “ev kazası” olarak kaydedilmesi veya işverenin çalışmayı inkâr etmesi farklı sorunlar doğurur. Bu yazı, iş sözleşmesiyle çalışan işçinin bu durumlarda atabileceği adımları ve ilgili Yargıtay kararlarını ele almaktadır. SGK’nın ret kararı sonrasındaki başvuru ve dava yollarına ilişkin ayrıntılar SGK iş kazasını kabul etmezse ne yapılır? makalemizde; diğer kaza türleri ve tazminat başlıkları ise İş Kazası Bilgi Merkezi sayfamızda bulunmaktadır.

İçindekiler

  1. İşverenin bildirmemesi iş kazasını ortadan kaldırır mı?
  2. Bildirim yapılmadığında işçi nereden başlamalı?
  3. İşçi SGK’ya nasıl başvurabilir?
    1. Başvuru dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalı?
  4. Hastanede ev kazası yazıyorsa ne yapılabilir?
    1. Hastanede iş kazasını söylemeyen işçinin davasında ne oldu?
    2. Sigorta kazadan sonra yapıldıysa ve hastaneye ev kazası denildiyse ne olur?
  5. İşveren kazayı inkâr ediyorsa hangi deliller önemlidir?
    1. İşveren “Burada çalışmıyordu” derse ve tanıklar farklı konuşursa ne olur?
    2. Kamera kaydı silinecekse SGK cevabı beklenmeli mi?
  6. Evde düştüm tutanağı veya ödeme belgesi imzalanmalı mı?
    1. İş kazası tutanağı ile SGK bildirgesi aynı belge mi?
    2. İş kazası tutanağında hangi bilgiler kontrol edilmeli?
    3. Yanlış tutanak önümüze getirildiğinde nasıl şerh yazılabilir?
    4. Tutanağı imzaladıktan sonra yanlış içeriğe itiraz edilebilir mi?
    5. İmza bana ait değilse veya belge sonradan değiştirilmişse ne yapılır?
  7. Üç iş günü geçerse haklar ve rapor parası ne olur?
  8. ALO 170 başvurusu ne sağlar?
  9. SGK olayı kabul etmezse hangi aşamaya geçilir?
  10. SGK’nın cevabı beklenmeden dava açılırsa masraflar kime yüklenir?
  11. SGK denetmeni iş kazası dediğinde inceleme tamamlanmış olur mu?
  12. SGK dava sırasında kabul ederse işveren yeniden itiraz edebilir mi?
  13. Bildirim yapılmayan iş kazaları hakkında diğer sorular
    1. İşveren hem çalışmayı hem kazayı reddederse hangi talepler birlikte incelenir?
    2. Sigorta girişim de yapılmamışsa başvurmaktan vazgeçmeli miyim?
    3. SGK’ya başvurmak için işverenin onayı gerekir mi?
    4. Kazayı gören tanık yoksa hiçbir şey yapılamaz mı?
    5. İşveren sonradan bildirim yaparsa tazminat konusu kapanır mı?
  14. Sonuç: Bildirilmeyen iş kazasında hangi kayıtlar takip edilmeli?

İşverenin bildirmemesi iş kazasını ortadan kaldırır mı?

Hayır. İşverenin bildirim yapmaması veya “iş kazası değildir” demesi, olayın hukuki niteliğini belirlemez. 5510 sayılı Kanun m. 13 uyarınca kazanın yeri, zamanı, çalışma ilişkisi ve yaralanmayla bağlantısı araştırılır. [1]

4/a kapsamında çalışan işçinin kazasını bildirmek işverenin yükümlülüğüdür. İşveren, yetkili kolluğa derhal, SGK’ya ise kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirim yapar. Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde gerçekleşmişse SGK’ya bildirim süresinin başlangıcında kazanın öğrenildiği tarih önem taşır. [2]

İşyeri kaza tutanağı, hastanenin bildirimi ve işverenin SGK bildirgesi ayrı kayıtlardır. 6331 sayılı Kanun m. 14’e göre işveren kazayı kayda alıp rapor düzenler. Sağlık kuruluşu da kendisine intikal eden iş kazasını en geç on gün içinde SGK’ya bildirir. Hastanede iş kazası kaydı açılması, işverenin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. [3]

Bildirim yapılmadığında işçi nereden başlamalı?

Öncelik tedavidir. Ardından kazanın zamanı, çalışma koşulları ve olay sonrasında yapılan işlemler kayda alınabilir. İlk başvuruya hazırlanırken şu bilgiler yararlı olur:

  • Olayı tarih sırasıyla yazın: Kaza saati, işyeri veya görev yeri, yapılan iş, kullanılan ekipman ve ilk yardımın nasıl sağlandığını not edin.
  • Sağlık dosyasını toplayın: İlk muayene, acil servis, epikriz, ameliyat ve istirahat raporlarını bir araya getirin.
  • İşverene yapılan açıklamayı koruyun: Mevcut mesaj, e-posta ve tutanakları tarihleriyle saklayın; sonradan hazırlanmış bir belgeyi olay günü düzenlenmiş gibi göstermeyin.
  • Kaybolabilecek delili belirleyin: Kameranın yeri, kayıt aralığı, kazayı gören kişiler ve değiştirilebilecek ekipman hakkında bilgi toplayın.
  • SGK’ya başvuruyu kayıt altına alın: Talebin alındığını gösteren evrak bilgisi ile eklerin bir örneğini saklayın.

İşçi SGK’ya nasıl başvurabilir?

İşçi, işverenin bildirimini beklemeden işyerinin bağlı olduğu SGK il müdürlüğüne veya sosyal güvenlik merkezine yazılı başvuru yapabilir. Dilekçede kaza tarihi, işyeri, yapılan iş ve olayın nasıl gerçekleştiği anlatılır. 5510 sayılı Kanun m. 13, olayın iş kazası olup olmadığını belirlemek için gerektiğinde Kurum tarafından soruşturma yapılmasını öngörür. [1]

İşveren bildirimini e-sigorta üzerinden veya İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesiyle doğrudan ya da posta yoluyla yapabilir. İşçinin, olayın araştırılması için sunduğu dilekçe ise kendi başvurusudur. Bu dilekçenin ekleriyle birlikte kayda alınması ve evrak kayıt bilgisinin saklanması, başvurunun takibini kolaylaştırır. [2]

Başvuru dilekçesinde hangi bilgiler bulunmalı?

  • Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri; işverenin bilinen unvanı, işyeri adresi ve varsa işyeri sicil bilgisi.
  • Fiilî çalışma başlangıcı, görev, kaza tarihi ve saati; olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin açık anlatım.
  • Başvurulan sağlık kuruluşu, tedavi tarihleri ve eldeki raporlar.
  • Bildirimin yapılmadığı veya olayın farklı anlatıldığı iddiası; bunu ne zaman ve nasıl öğrendiğiniz.
  • Tanıklar, kamera kayıtlarının yeri ve araştırılmasını istediğiniz diğer somut kayıtlar.
  • Olayın araştırılması ve iş kazası niteliğinin değerlendirilmesi talebi; tarih, imza ve ekler listesi.

Başlangıçta bütün belgelerin elde bulunması gerekmez. Henüz ulaşamadığınız kayıtların hangi işyerinde, kurumda veya dosyada olduğunu dilekçede belirtin. Dilekçenin ve teslim ettiğiniz eklerin bir örneğini saklayın.

Hastanede ev kazası yazıyorsa ne yapılabilir?

Sağlık kuruluşundan ilk muayene ve tedavi kayıtlarının örneğini alıp hangi olay anlatımının yazıldığını kontrol edebilirsiniz. Hasta Hakları Yönetmeliği m. 16 kayıtları inceleme ve örnek alma hakkını, m. 17 ise eksik veya hatalı bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını ve düzeltilmesini isteme hakkını düzenler. “Evde düşme” gibi yanlış bir kayıt varsa kaydı düzenleyen sağlık kuruluşuna doğru olay anlatımı ve destekleyici belgelerle başvurulabilir. [4]

İlk beyan ile sonraki açıklama farklıysa bu farkın nedenini de anlatın. Sağlık kuruluşu düzeltme talebini inceler; SGK ise kazanın nerede ve hangi koşullarda gerçekleştiğini diğer delillerle birlikte araştırır.

Hastanede iş kazasını söylemeyen işçinin davasında ne oldu?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.01.2025 tarihli, 2024/7807 E., 2025/57 K. sayılı kararında işçi, malzeme yüklerken düşmesine rağmen işten çıkarılma korkusuyla kazanın işyerinde olduğunu hastanede söylemediğini ileri sürdü. İşveren ise evde merdivenden düşme beyanına ve iş kazası kaydı bulunmamasına dayanarak davaya karşı çıktı. [5]

Ankara 8. İş Mahkemesi, çalışma ilişkisini, tedavi evrakını ve bordro tanıklarının anlatımlarını birlikte değerlendirerek olayın iş kazası olduğunu tespit etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetti; Yargıtay kararı oy birliğiyle onadı. [5]

Sigorta kazadan sonra yapıldıysa ve hastaneye ev kazası denildiyse ne olur?

Sonradan yapılan işe giriş, önceki çalışma ve kazanın gerçek tarihini kendiliğinden değiştirmez. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.11.2024 tarihli, 2024/10071 E., 2024/12028 K. sayılı kararında depodaki camın düşmesiyle yaralanan işçi, sigortası bulunmadığı için baskı altında hastanede olayın evde olduğunu söylediğini ileri sürdü. Kaza 29 Haziran’da gerçekleşmiş, sigorta bildirimi 1 Temmuz’dan itibaren başlamıştı. SGK, bildirim ve yazılı kayıt eksiklikleri nedeniyle olayı kabul etmemişti. [6]

Karaman 1. İş Mahkemesi, tedavi kayıtlarıyla olayı gören kişilerin uyumlu anlatımlarını esas aldı. Hastanedeki farklı beyanın koşullarını da inceleyerek kazanın işyerinde gerçekleştiğini tespit etti. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetti; Yargıtay kararı onadı. [6]

İşveren kazayı inkâr ediyorsa hangi deliller önemlidir?

Çalışma ilişkisini, kazanın oluşunu ve yaralanmayı gösteren kayıtlar birlikte toplanır. Hangi belgenin hangi olayı doğruladığını açıklamak önemlidir. HMK m. 194 bu açıklamayı arar; m. 199 ise elektronik verileri, fotoğrafları ve görüntüleri de belge olarak kabul eder. [7]

  • Vardiya, giriş–çıkış ve görev kayıtları: İşçinin olay saatinde nerede ve hangi görevle bulunduğu.
  • İlk sağlık ve ambulans kayıtları: Yaralanmanın zamanı, bulguları ve tedaviye ulaşma süreci.
  • Kamera ve olay yeri kayıtları: Kazanın oluşu, ekipmanın durumu ve olay sonrası müdahale.
  • Mevcut mesaj ve e-postalar: Kazanın işverene bildirilmesi, verilen talimat veya olay sonrasındaki yazışmalar.
  • Tanık bilgileri: Kazayı görenlerle çalışma ilişkisini veya olay sonrasını bilen kişilerin ayrı ayrı belirlenmesi.

Kayıtlar hukuka uygun yollardan temin edilmelidir. HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen deliller ispatta dikkate alınamaz. İşçinin elinde bulunmayan işyeri veya kurum kayıtları için ilgili makamdan ya da mahkemeden kayıtların getirtilmesi istenmesi gündeme gelebilir. [7]

İşveren “Burada çalışmıyordu” derse ve tanıklar farklı konuşursa ne olur?

Tanıklar arasındaki çelişki, çalışma ilişkisini açıklayabilecek diğer kayıtlarla birlikte araştırılır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarihli, 2018/402 E., 2019/659 K. sayılı kararında sigortasız çalıştığını ileri süren kişi, malzeme ve yiyecek almaya gidilen araçta trafik kazası geçirmişti. Davacı tanıkları çalışma ilişkisini doğrularken işverenin bordrolu tanıkları bunu reddediyordu. [8]

Daire, araçtaki diğer kişilerin açtığı davaların, satın alındığı söylenen malzemelerin ve faturaların, şantiyedeki yemek düzeninin ve görevlendirmeyi açıklayabilecek kişilerin araştırılmasını istedi. Olayın iş kazası olup olmadığı aydınlatılmadan verilen ret hükmünü bozdu. [8]

Kamera kaydı silinecekse SGK cevabı beklenmeli mi?

Kamera kaydının silinme tehlikesi varsa SGK incelemesinin bitmesini beklemeden delilin korunması için işlem yapılabilir. HMK m. 400’e göre delilin kaybolması veya sonradan sunulmasının önemli ölçüde zorlaşması ihtimali, delil tespiti istemek için hukuki yarar oluşturabilir. Dava açılmadan önce de bu yola başvurulabilir. Başvurulacak mahkeme ve izlenecek usul m. 401–403’te düzenlenmiştir. [7]

Talepte kameranın bulunduğu yeri, kaza tarihini ve ilgili saat aralığını belirtin. İşverenden kaydın saklanmasını istemek yararlı olabilir; silinme riski sürüyorsa mahkemeden delil tespiti veya kaydın getirtilmesi talebi ayrıca ele alınır.

Evde düştüm tutanağı veya ödeme belgesi imzalanmalı mı?

Olayın evde gerçekleştiğini söyleyen bir belge, kazanın ispatını zorlaştırabilir. Tutanak imzalanmadan önce olayın nasıl yazıldığını okuyun ve bir örneğini isteyin. Daha önce imzalanmış bir belge varsa bunu başvuru dosyasına ekleyip hangi koşullarda düzenlendiğini açıklayın. Yukarıdaki Yargıtay kararında da ilk olay anlatımı, sağlık kayıtları ve tanıklarla birlikte incelenmiştir. [5]

Ödeme belgesinde ise ödemenin ne için yapıldığı ve hangi talepleri kapsadığı önem taşır. Tedavi gideri için yapılan ödeme, makbuz, sulh ve ibranamenin sonuçları aynı değildir. Bu belgelere ilişkin ayrıntılı açıklamalar iş kazası sonrası ibraname ve ödeme makalemizde yer almaktadır.

İş kazası tutanağı ile SGK bildirgesi aynı belge mi?

İşyeri tutanağı olayın kaydı ve incelenmesi içindir; SGK bildirgesi ise Kuruma yapılan bildirimdir. 6331 sayılı Kanun m. 14, işverenin kazayı kaydetmesini ve gerekli incelemeyle rapor düzenlemesini öngörür. Tutanak hazırlanması, SGK bildirim işleminin yapıldığını göstermez. Bildirim tarihi ve evrak bilgisi ayrıca kontrol edilmelidir. [3]

İş kazası tutanağında hangi bilgiler kontrol edilmeli?

İş kazası tutanağı okunurken yalnız imza bölümüne bakılmamalıdır. Aşağıdaki liste, olayın eksiksiz anlatılmasına yardımcı olan pratik bir kontrol listesidir; bütün işyerleri için zorunlu tek tip form olarak düşünülmemelidir.

  • Kaza tarihi, saati ve yer: Olayın gerçekleştiği zaman ile belgenin düzenlenme tarihinin doğru yazılması.
  • Yapılan iş ve verilen görev: İşçinin hangi işlem sırasında, hangi ekipmanla çalıştığının açıklanması.
  • Olayın oluşu: Kayma, düşme, sıkışma veya çarpma gibi hareketlerin somut biçimde anlatılması; görülen olayla sonradan öğrenilen bilginin ayrılması.
  • Çalışma koşulları: Makine koruyucusu, zemin, aydınlatma, talimat ve kullanılan koruyucu ekipman hakkında bilinenlerin yazılması.
  • Tanık ve diğer kayıtlar: Olayı gören kişiler, kameranın yeri, fotoğraflar ve mevcut mesajların belirtilmesi.
  • Yaralanma ve ilk müdahale: İşçinin nasıl sağlık kuruluşuna ulaştığının ve mevcut tedavi belgelerinin gösterilmesi.

“İşçi dikkatsizdi” gibi bir değerlendirme, olayın nasıl gerçekleştiğini açıklayan bilgilerin yerini tutmaz. Bilinmeyen ayrıntıları tahminle doldurmak yerine belirsiz kalan noktaları açıkça belirtmek, sonraki incelemede kayıtların karşılaştırılmasını kolaylaştırır.

Yanlış tutanak önümüze getirildiğinde nasıl şerh yazılabilir?

Önce yanlış veya eksik anlatımın düzeltilmesini isteyin. İçeriğini görmediğiniz, boş bırakılmış ya da okuyamadığınız bir belgeyi imzalamayın. Olayı anlatacak durumda değilseniz bunun kayda geçirilmesini isteyin. İmzalanacak metne açıklama eklenebiliyorsa, hangi cümleye neden katılmadığınızı somut olarak yazın ve belgenin tamamının bir örneğini talep edin.

Örnek açıklama: “Olayın evde gerçekleştiği ifadesine katılmıyorum. Kaza, … tarihinde … işi sırasında … işyerinde meydana gelmiştir. Olayı … görmüştür. Bu açıklamamın tutanağa eklenmesini ve belgenin bir örneğinin verilmesini istiyorum.” Bu metin, olayınıza göre düzenlenecek bir açıklama örneğidir; bilmediğiniz veya yaşanmamış ayrıntılar eklenmemelidir.

Şerh yazılması, belgenin diğer bölümlerini inceleme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Aynı kâğıtta ödeme, ibra veya başka taleplerden vazgeçme ifadesi varsa, bu bölümler de ayrıca değerlendirilmelidir.

Tutanağı imzaladıktan sonra yanlış içeriğe itiraz edilebilir mi?

İmzalı belgenin etkisi, içeriğine ve hukuki niteliğine bağlıdır. HMK m. 205 adi senedin ispat gücünü düzenler. Bu nedenle her imzalı tutanağı “önemsiz” ya da her işyeri tutanağını “tartışılamaz” kabul etmek doğru olmaz. Hangi anlatımın yanlış olduğu, belgenin ne zaman ve hangi koşullarda düzenlendiği somutlaştırılmalıdır. [7]

Belgenin elinizdeki hâlini koruyun; üzerine sonradan değişiklik yaparak eski metni ortadan kaldırmayın. Yanlış anlatımı, doğru olay sırasını ve bunu destekleyen kayıtları ayrı bir açıklamada belirtin. Açıklamanın işverene veya SGK’ya hangi tarihte iletildiğini gösteren teslim bilgisi ile eklerin bir örneğini saklayın. Sağlık kaydında da hata varsa, yukarıdaki hastane kaydının düzeltilmesi bölümüyle birlikte ilerleyin.

İmza bana ait değilse veya belge sonradan değiştirilmişse ne yapılır?

İçeriğe katılmamak ile imzanın size ait olmadığını ileri sürmek farklıdır. HMK m. 208–211, yazı ve imza inkârının usulünü ve incelemesini düzenler. Belge mahkemeye sunulmuşsa itiraz, o dosyada ilgili usule göre ileri sürülmelidir. Sonradan ekleme, silinti veya kazıntı iddiasında m. 207 de önem taşır. [7]

İmzanın size ait olması hâlinde yalnız olay anlatımının yanlışlığı, baskı altında imzalama veya sonradan değişiklik iddiası varsa bunu gerçeğe uygun biçimde açıklayın. Belgenin aslının nerede bulunduğunu, elinizdeki kopyayı ve karşılaştırılabilecek kayıtları belirtin. Mahkeme bildirimleri ile verilen süreler dosya üzerinden takip edilmelidir.

Üç iş günü geçerse haklar ve rapor parası ne olur?

Üç iş gününün geçmesi, 4/a kapsamındaki işçinin bütün haklarını sona erdirmez. Bu süre işverenin SGK’ya bildirim yükümlülüğüne ilişkindir. 5510 sayılı Kanun m. 21/2’ye göre bildirim tarihine kadar işçiye ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir. SGK’nın açıklamasında, süresinde bildirim yapmayan işverene idari para cezası uygulanacağı da belirtilmektedir. [1] [2]

4/b kapsamındaki bağımsız çalışan, kazasını kendisi bildirmekle yükümlüdür. 5510 sayılı Kanun m. 13 uyarınca bildirim, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içinde yapılır. Kanun m. 22’ye göre, bu süre içinde bildirilmeyen kazada iş göremezlik ödeneği bildirim tarihinden itibaren ödenir. Bu nedenle işverenin yanında çalışan işçi ile bağımsız çalışanın durumu ayrı ele alınır. [1]

İdari para cezası, işçiye ödenecek tazminattan ayrıdır. 6331 sayılı Kanun m. 26’daki yaptırımın tutarı, ilgili yıl ve işyerinin koşullarına göre belirlenir. İşçinin zararının karşılanması ise ayrı bir talebin konusudur. [3]

Kazanın geç bildirilmesi, tazminatın zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. Sürelerin başlangıcı ve farklı taleplere uygulanması iş kazası tazminatında zamanaşımı rehberimizde açıklanmaktadır.

ALO 170 başvurusu ne sağlar?

ALO 170 üzerinden çalışma hayatı ve sosyal güvenlikle ilgili bilgi alınabilir; ihbar, şikâyet ve başvuru iletilebilir. İş kazasının bildirilmemesi veya kayıt dışı çalışma hakkında da bu kanala başvurulabilir. [9]

ALO 170 kaydının takip bilgisini saklayın. İş kazasının araştırılması talebinin hangi SGK birimine iletildiğini ve hangi evrakla işlem gördüğünü de öğrenin. İhbar veya şikâyet kaydı, tek başına olayın iş kazası olarak kabul edildiği anlamına gelmez.

SGK olayı kabul etmezse hangi aşamaya geçilir?

SGK başvuruyu reddederse önce ret gerekçesine bakılır: Çalışma ilişkisi mi kabul edilmemiştir, kazanın yeri ve oluşu mu tartışmalıdır? Ret yazısı ve varsa inceleme raporu, sağlık ve çalışma kayıtlarıyla karşılaştırılarak hangi konuda tespit gerektiği belirlenir.

7036 sayılı Kanun m. 4’e göre, hizmet akdine bağlı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi dışındaki sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava öncesinde SGK’ya başvuru gerekir. Başvuru altmış gün içinde cevaplanmazsa reddedilmiş sayılır. Altmış gün, burada genel bir dava açma süresi değil, Kurumun cevap süresidir. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları ise aynı Kanun m. 3/3 uyarınca dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. [10]

Tespit davasının tarafları ve tazminat davasıyla ilişkisine dair ayrıntılar SGK reddi ve iş kazasının tespiti makalemizde açıklanmaktadır.

SGK’nın cevabı beklenmeden dava açılırsa masraflar kime yüklenir?

SGK’ya başvuru ile mahkemeye başvuru arasındaki sıra, yargılama giderlerini de etkileyebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 26.02.2025 tarihli, 2024/12199 E., 2025/2965 K. sayılı kararında ağaç kesiminde düşen işçi, işverenin kazayı bildirmediğini belirterek 6 Kasım’da SGK’ya başvurmuş ve 9 Kasım’da tespit davası açmıştı. Kurum inceleme sonunda olayı iş kazası kabul etti. [11]

Dava konusuz kaldı. Bölge adliye mahkemesi, işverenin kazayı bildirmeyerek davanın açılmasına sebep olduğunu kabul etti. Buna karşılık SGK’nın cevap süresi beklenmeden dava açıldığı için Kurumu yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutmadı. Yargıtay kararı onadı. [11]

SGK denetmeni iş kazası dediğinde inceleme tamamlanmış olur mu?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.01.2026 tarihli, 2025/7035 E., 2026/193 K. sayılı kararında işverene ait araçta kalp krizi geçirerek ölen şoförün yakınlarının tazminat talepleri incelendi. İşverenin bildirim yapmadığı ileri sürülen olayda, dosyaya daha sonra iş kazası yönünde denetmen raporu girmişti. Ancak SGK’nın olayı iş kazası saydığına ilişkin ünite kararı gönderilmemiş, Kurum yazışmaları da açıklığa kavuşturulmamıştı. [12]

Daire, önce SGK’dan denetmen raporu doğrultusunda olayın iş kazası sayılıp sayılmadığının sorulmasını istedi. Kurum kabul etmezse SGK ve işverene karşı tespit davası açılması için usulüne uygun kesin süre verilmesini ve açılan davanın sonucunun beklenmesini belirtti. Bu eksiklikler ve kararda açıklanan hesap hataları nedeniyle hükmü bozdu. [12]

SGK dava sırasında kabul ederse işveren yeniden itiraz edebilir mi?

Kurumun sonradan kabulü üzerine verilen mahkeme kararının kapsamı ve kanun yolu süreci önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2025 tarihli, 2023/970 E., 2025/118 K. sayılı kararında Tuzla’daki işvereni tarafından Türkmenistan’da görevlendirilen çalışanın gaz zehirlenmesi sonucu ölümüne ilişkin uyuşmazlık incelendi. İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesindeki tespit davası sürerken SGK olayı iş kazası kabul etmiş, dava konusuz kaldığı için esas hakkında karar verilmemişti. [13]

İşveren şirketler bu kararı temyiz etmemişti. Kurul, şirketler yönünden iş kazası koşulları esas hakkında karara bağlanmadığı için maddi anlamda kesin hüküm bulunmadığını belirtti. Buna rağmen şirketlerin temyiz etmeyerek benimsediği kararın onlar için bağlayıcı olduğunu kabul etti. Direnme kararını bu gerekçeyle uygun buldu; diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 10. Hukuk Dairesine gönderdi. [13]

Bildirim yapılmayan iş kazaları hakkında diğer sorular

İşveren hem çalışmayı hem kazayı reddederse hangi talepler birlikte incelenir?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.07.2025 tarihli, 2023/2677 E., 2025/11389 K. sayılı kararında işçi, sigortasız çalışırken makineye elini kaptırarak iki parmağını kaybettiğini ileri sürmüştü. İşveren, kişinin işçisi olmadığını ve arkadaşına yardım amacıyla orada bulunduğunu savunuyordu. Hizmet, iş kazası ve meslekte kazanma gücü kaybı tespiti talepleri ayrı dosyalara ayrılmıştı. [14]

Daire, talepler arasında hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğunu, birinde verilecek kararın diğerini etkileyeceğini belirtti. Çelişkili kararları önlemek ve delilleri birlikte incelemek için davaların birleştirilmesini gerekli buldu. Bölge adliye mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece hükmünü bozdu. [14]

Sigorta girişim de yapılmamışsa başvurmaktan vazgeçmeli miyim?

Hayır. 5510 sayılı Kanun m. 7 uyarınca, kanuni koşulları taşıyan işçinin sigortalılığı çalışmaya başlamasıyla doğar. Kanun m. 23 de işe girişi bildirilmeden önce gerçekleşen kazalar bakımından gelir ve ödenekleri düzenler. Bu durumda fiilî çalışmanın ve kazanın ispatı öne çıkar. Başvuru ve dava ayrımları sigortasız işçinin iş kazası makalemizde açıklanmaktadır. [1]

SGK’ya başvurmak için işverenin onayı gerekir mi?

Hayır. İşçi, işverenin bildirim yapmadığını veya olayı kabul etmediğini belirterek SGK’dan inceleme isteyebilir. Başvuruda işverenin onayı yerine olayın oluşunu destekleyen kayıtlar sunulur. 5510 sayılı Kanun m. 13, Kurumun olayın iş kazası olup olmadığını araştırmasına imkân verir. [1]

Kazayı gören tanık yoksa hiçbir şey yapılamaz mı?

Tanık bulunmaması başvuru yapmaya engel değildir. Sağlık ve çalışma kayıtları, kamera görüntüleri ve mevcut yazışmalar da olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilir. Delillerin yeterliliği, birbirleriyle uyumu ve hangi olayı gösterdikleri birlikte incelenir. [7]

İşveren sonradan bildirim yaparsa tazminat konusu kapanır mı?

Hayır. Bildirimin yapılması, işçinin uğradığı zararın ödendiği anlamına gelmez. Tedavi ve kazanç kayıpları, sorumluluk koşulları ve varsa yapılan ödemeler ayrıca ele alınır. Talep edilebilecek zarar kalemlerine ilişkin açıklamalar yaralanmalı iş kazası tazminatı rehberimizde bulunmaktadır.

Sonuç: Bildirilmeyen iş kazasında hangi kayıtlar takip edilmeli?

İşverenin bildirim yapmadığı iş kazasında; ilk sağlık kaydı, çalışma ilişkisini gösteren belgeler, olayın oluşuna ilişkin deliller ve SGK başvurusunun takip bilgisi birlikte saklanmalıdır. Yanlış tutanak veya hastane kaydı varsa hangi bilginin neden hatalı olduğu somut biçimde açıklanmalıdır. Kurumun ret kararı sonrasında ise tespit davasının koşulları ve tarafları, başvurunun içeriğiyle birlikte değerlendirilir. Üç iş günlük bildirim süresi, altmış günlük Kurum cevap süresi ve taleplere uygulanacak zamanaşımı birbirinden ayrı izlenmelidir.

Resmî kaynaklar ve karar tam metinleri

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 7, 13, 21, 22 ve 23 ↩
  2. SGK — İş Kazası: bildirim, bildirim yolları ve geç bildirimin sonuçları ↩
  3. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 14 ve 26 ↩
  4. Sağlık Bakanlığı, Gönen Devlet Hastanesi — Hasta Hakları Yönetmeliği, m. 16 ve 17 ↩
  5. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 06.01.2025, 2024/7807 E., 2025/57 K. ↩
  6. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 28.11.2024, 2024/10071 E., 2024/12028 K. ↩
  7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 189, 194, 195, 199, 205, 207–211 ve 400–403 ↩
  8. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 06.02.2019, 2018/402 E., 2019/659 K. ↩
  9. SGK — Çalışma Hayatı İletişim Merkezi ALO 170 ↩
  10. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3/3, 4 ve 5 ↩
  11. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 26.02.2025, 2024/12199 E., 2025/2965 K. ↩
  12. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, 2025/7035 E., 2026/193 K. ↩
  13. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.03.2025, 2023/970 E., 2025/118 K. ↩
  14. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 10.07.2025, 2023/2677 E., 2025/11389 K. ↩

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir