Yemek ve Dinlenme Molasında Kaza İş Kazası Sayılır mı?

İşyerindeki yemek, çay veya dinlenme molasında geçirilen kaza, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmişse iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Mola verilmiş olması tek başına sigorta korumasını sona erdirmez. İşyeri dışındaki olaylarda ise gidilen yer, görevlendirme ve kazanın hangi koşulda gerçekleştiği ayrıca incelenir. [1]

Yemekhanede kayıp düşme ile öğle arasında kişisel bir iş için dışarı çıkan çalışanın trafik kazası aynı şekilde değerlendirilmez. Bu rehber; molanın çalışma süresinden sayılmaması, işyeri eklentileri, işverenin sorumluluğu ve başvuru belgeleri üzerinde durur. Diğer kaza türleri ve hak arama yolları İş Kazası Bilgi Merkezi üzerinden birlikte incelenebilir.

Mola çalışma süresinden sayılmıyorsa kaza nasıl iş kazası olur?

Ara dinlenmesi, çalışma günü içinde dinlenmek için ayrılan süredir. Bakanlığın açıklamalarında yemek, çay ve sigara molaları bu kapsamda ele alınır; kullanılan ara dinlenmesi çalışma süresinin hesabına katılmaz. Ancak çalışma süresi hesabı ile iş kazası sigortasının kapsamı farklı sorulara cevap verir. [2]

5510 sayılı Kanun m.13, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayı ayrıca düzenler. Bu bentte çalışanın kaza anında üretim yapması veya kendisine verilen işi fiilen yürütmesi şartı yer almaz. Olayın sigortalıyı hemen ya da sonradan bedenen veya ruhen engelli hâle getirmesi ve sigorta kapsamı da değerlendirilir. [1]

Yemekhane, bahçe ve dinlenme odasındaki kazalar

İşyeri yalnızca makinenin ya da çalışma masasının bulunduğu bölümden ibaret değildir. 5510 sayılı Kanun m.11; dinlenme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım yerleri ile avlu gibi eklentileri de işyerinden sayar. Bu nedenle işyeri yemekhanesinde düşme, dinlenme alanında yaralanma veya yıkanma yerindeki bir olay incelenirken bu alanların işyeriyle bağlantısı belirlenir. [1]

Açıklayıcı örnek: Gebze’deki bir fabrikada çalışan işçinin, öğle arasında fabrika yemekhanesinin ıslak zemininde kayıp yaralandığını düşünelim. İşçinin o sırada makinesinin başında bulunmaması, işyeri içinde gerçekleşen olayın değerlendirilmesini engellemez. Yemekhanenin konumu, yaralanma, ilk sağlık kaydı ve olayın nasıl meydana geldiği birlikte belgelenir. Bu örnek gerçek bir dosya anlatımı değildir. [1]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarihli, E.2023/6872, K.2023/8569 sayılı kararında, şirket yemekhanesinde yemek saatinde çıkan kavga sonucunda parmağı kırılan çalışanla ilgili uyuşmazlık incelendi. İşveren, olayın iş kazası olmadığının tespitini istemişti. İlk derece mahkemesi, olayın işyerinde veya eklentisinde gerçekleşmesini esas alarak davayı reddetti; kavganın yemek molasında meydana gelmesini bu sonucu değiştiren bir neden saymadı. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar Yargıtay tarafından onandı. [3]

Kavga ve saldırıda tarafların davranışları, iş sözleşmesine etkiler ve tazminat sorumluluğu bakımından ayrıntılı açıklamalar işyerinde kavga ve darp makalemizde yer almaktadır.

Yemek için işyeri dışına çıkıldığında hangi koşullar incelenir?

Dışarıdaki bir lokantada veya sokakta gerçekleşen kazada yalnızca saatin öğle arasına denk gelmesi yeterli değildir. Olayın gerçekleştiği yerin işyeri eklentisi olup olmadığı; işverenin yürüttüğü işle bağlantı, görevli gönderilme veya kanundaki diğer hâllerden birinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Görevli olarak başka bir yere gönderilen çalışanın asıl işini yapmadan geçirdiği zamanlar da m.13’te ayrıca düzenlenir. [1]

İşçinin kendi tercihiyle kişisel bir iş için dışarı çıkmasıyla işverenin görevlendirmesi üzerine bir yere gitmesi farklı delillerle açıklanır. Görevlendirme mesajı, dışarı çıkışın amacı, gidilen güzergâh ve yemek hizmetinin nasıl organize edildiği bu ayrımın yapılmasına yardımcı olabilir. İzin verildiğini gösteren belge, tek başına kanundaki bütün koşulların gerçekleştiğini ortaya koymaz. [1]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.04.2014 tarihli, E.2013/17870, K.2014/9609 sayılı kararında, şeker fabrikasında çalışan kişinin öğle tatilinde fabrika bahçesindeki sosyal tesise gittiği ve tuvalete giderken düştüğü anlatılmıştı. Dosyada olayın tarihi, çalışanın o gün mesaide olup olmadığı ve yaralanmanın başka yerdeki kavgadan kaynaklandığı yönünde çelişkili kayıtlar vardı. Daire; tesisin işyeri eklentisi sayılıp sayılmadığının, herkesin kullanımına açık olup olmadığının ve olayın oluş biçiminin yeterince araştırılmadığını belirterek kararı bozdu. [4]

Bu dosyada sonuç, “öğle arası” denilerek verilmedi; yer, çalışma kaydı ve yaralanma anlatımının birlikte açıklığa kavuşturulması istendi. Başvuruda tesisin işyerine yakınlığından önce hukuki ve fiilî bağlantısının gösterilmesi bu nedenle önem taşır. [4]

Çay ve sigara molasında yaralanma iş kazası mı?

İşyerinin bahçesinde veya işyeri sayılan dinlenme bölümünde kullanılan çay ve sigara molasında da işyerinde bulunma hâli esas alınır. İşyerinin dışına çıkılmışsa yukarıdaki yer ve görevlendirme incelemesi gerekir. Çalışanın bir güvenlik talimatına aykırı davrandığı ileri sürülüyorsa bu iddia, olayın iş kazası niteliği yanında kusur ve ödeneklere etkisi bakımından da ayrı değerlendirilir. [1][2]

5510 sayılı Kanun m.22, sigortalının ağır kusuru veya kasıtlı hareketi gibi durumlarda ödenek ve gelire ilişkin özel hükümler içerir. Bu nedenle “iş kazası sayıldıysa çalışanın davranışı hiçbir sonucu etkilemez” şeklinde bir değerlendirme yapılmaz. İşverenden istenen tazminatta ise zararın oluşmasına veya artmasına etki eden davranışlar Türk Borçlar Kanunu m.52 kapsamında da önem taşıyabilir. [1][5]

Mola sırasında kazada işveren ne zaman tazminat öder?

İşverenin, çalışanların güvenliğini korumak için gerekli önlemleri alma, riskleri değerlendirme, güvenlik tedbirlerine uyulmasını izleme ve uygunsuzlukları giderme yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülük Türk Borçlar Kanunu m.417 ile 6331 sayılı Kanun m.4–5’te düzenlenir. Dinlenme alanına giden yolun güvenliği veya tehlikeli bölüme erişimin önlenmesi gibi hususlar somut kazanın koşullarına göre araştırılır. [5][6]

İş kazası sigortasından sağlanan haklarla işverenden talep edilen maddi ve manevi tazminat ayrı değerlendirilir. Tazminat incelemesinde işverenin yükümlülüğe aykırı davranışı, zarar ve aralarındaki nedensellik bağı ele alınır. Çalışanın yaralanması, çalışma ve kazanç kayıpları ile manevi zarar bakımından taleplerin kapsamı da belirlenmelidir. [1][5]

Örneğin işyeri içindeki düşmede yalnızca “moladaydı” savunmasıyla yetinilmez. Zeminin durumu, temizlik kayıtları, uyarı ve engeller, güvenli güzergâh, aydınlatma ve kazanın nasıl gerçekleştiği incelenir. Kusur raporundaki eksikliklere ilişkin başvuru hazırlığı iş kazasında kusur raporuna itiraz makalemizde açıklanmaktadır. [5][6]

Yemek molasında fenalaşma ve ani sağlık olayları

Mola sırasında kalp krizi, beyin kanaması veya başka bir sağlık olayı yaşandığında olay yeri ve ilk tıbbi kayıtlar önem taşır. Hastalığın ya da rahatsızlığın sebebi, kazayla bağlantısı ve çalışma koşullarının etkisi tıbbi inceleme gerektirebilir. Kalp krizine ilişkin sigorta ve tazminat ayrımı işyerinde kalp krizi makalemizde ele alınmaktadır. [1][5]

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.07.2025 tarihli, E.2022/9085, K.2025/5996 sayılı kararında, yemek molasında fenalaşan ve daha sonra hayatını kaybeden inşaat işçisiyle ilgili taksirle öldürme yargılaması incelendi. Adli Tıp raporunda ölümün karaciğer yetmezliği ve gelişen komplikasyonlardan kaynaklandığı; çalışma koşullarının etkisi hakkında mevcut bilgilerle kesin değerlendirme yapılamadığı açıklanmıştı. Yerel mahkeme sanığın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Daire, dosyadaki delil ve işlemlerde eksiklik görmeyerek beraati onadı. [7]

Bu karar ceza sorumluluğu incelemesine ilişkindir. Yemek molasının varlığı yanında tıbbi nedenin ve sanığa yüklenen kusurun nasıl değerlendirildiğini gösterir. Ceza dosyasının tazminat talebine etkileri iş kazasında ceza davası ve tazminat rehberinde açıklanmaktadır.

Duş ve soyunma alanındaki olaylarda mesainin bitmesi önemli mi?

İşyerine ait yıkanma yerleri 5510 sayılı Kanun m.11’de işyeri kapsamında sayılır. Mesainin sona erdiği ileri sürülen bir olayda da yerin niteliği, çalışanın orada bulunma koşulları ve yaralanmanın oluş biçimi incelenmelidir. İşverene ait her konaklama veya sosyal alanı, özelliklerine bakmadan aynı kapsamda kabul etmek doğru olmaz. [1]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.05.2023 tarihli, E.2022/3688, K.2023/6123 sayılı kararında, işyerinde duş alırken beyin kanaması geçiren çalışan için maddi ve manevi tazminat talepleri incelendi. İşveren, olayın mesai sonrasında gerçekleştiğini savunmuştu. Dosyanın önceki bozma aşamasında sağlık muayeneleri, çalışma koşulları ve tıbbi uzmanların yer aldığı kusur incelemesi istenmişti. Son incelemede, SGK’nın bağladığı gelirin rücu edilebilir kısmının maddi tazminattan indirilmesi gerektiği ve harç muafiyeti üzerinde duruldu; hüküm düzeltilerek onandı. [8]

Bu dosya, yıkanma yerindeki olayın yalnızca saat üzerinden ele alınmadığını; sağlık ve kusur incelemesinin ardından tazminat hesabında SGK gelirinin niteliğinin de dikkate alındığını gösterir. Eski karardaki tazminat tutarları yerine somut zararın ve güncel hesap koşullarının incelenmesi gerekir. [5][8]

Mola kazasından sonra hangi belgeler toplanmalı?

Önce gerekli sağlık yardımına ulaşılmalı; sağlık kuruluşuna olayın yeri, saati ve nasıl gerçekleştiği doğru aktarılmalıdır. İşyerine ilişkin bir kazada başvuru dosyasının yalnızca yaralanmayı değil, olayın çalışma ve mola düzeniyle bağlantısını da açıklaması gerekir. [1]

Belge veya kayıtAçıklığa kavuşturduğu konu
Vardiya ve mola çizelgesiOlayın çalışma günü ve hangi zaman aralığında gerçekleştiği
Kamera, olay tutanağı ve tanıklarDüşme, çarpma veya başka bir olayın oluş biçimi ve yeri
İşyeri planı ve tesisin kullanım bilgileriYemekhane, bahçe veya sosyal alanın işyeri eklentisiyle bağlantısı
Görevlendirme mesajı ve çıkış kaydıİşyeri dışına çıkışın görevle mi kişisel amaçla mı ilgili olduğu
Acil servis, ambulans ve tedavi kayıtlarıİlk belirtiler, yaralanma ve sağlık kuruluşuna başvuru zamanı
Risk değerlendirmesi ve sağlık gözetimi kayıtlarıİşverenin önleme ve gözetim yükümlülüklerinin olayla ilişkisi

Elinizde bulunmayan kaydın nerede tutulduğunu belirtmek de önemlidir. Kamera görüntülerinin ve tanık bilgilerinin erken belirlenmesi, olayın oluşuna ilişkin çelişkilerin incelenmesini kolaylaştırır. Başkasına ait kayıtlar hukuka uygun başvuru yollarıyla temin edilmelidir; belge listesi somut dosyanın ihtiyacına göre tamamlanır. [4][6]

İşveren “moladaydın” diyerek bildirim yapmazsa ne yapılır?

4/a kapsamında çalışan işçinin iş kazasını işveren, yetkili kolluğa derhal; SGK’ya en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmelidir. Kanun, işverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelen kazalarda SGK bildirim süresinin öğrenme tarihinden başlayacağını ayrıca düzenler. SGK açıklamasında elektronik bildirim ile bildirgenin doğrudan veya posta yoluyla iletilmesi seçenekleri yer alır. [1][9]

İşverenin olaya verdiği ad, SGK’nın değerlendirmesinin yerine geçmez. Bildirim yapılmadığı veya kayıtla olay anlatımı uyuşmadığı durumda sağlık ve çalışma belgeleriyle ilgili SGK birimine başvuru değerlendirilmelidir. Başvuru ve delil hazırlığı işveren iş kazasını bildirmezse; Kurumun ret kararına ilişkin yol ise SGK iş kazasını kabul etmezse makalelerimizde açıklanmaktadır. [1]

Mola kazasında hangi SGK hakları ve tazminatlar gündeme gelir?

İş kazası sigortası; koşullarına göre geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine yönelik yardımlar sağlar. İş kazası nedeniyle istirahat raporu bulunan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği her gün için düzenlenmiştir. Sürekli iş göremezlik gelirinde ise Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 azaldığının tespiti gerekir. Bu gelir ile malullük aylığı farklı haklardır. [1]

İşverene yöneltilen taleplerde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücündeki azalmanın etkisi ve manevi zarar ayrı incelenir. SGK’nın ödediği her tutar otomatik olarak aynı şekilde mahsup edilmez; ödemenin niteliği ve rücu edilebilirliği önem taşır. Sağlık raporu yönünden maluliyet raporu ve orana itiraz, giderler yönünden iş kazasında tedavi giderleri rehberleri incelenebilir. [5][8]

Sık sorulan sorular

Öğle arasında işyeri bahçesinde düşmek iş kazası mı?

İşyeri sayılan bahçede meydana gelen ve yaralanmaya yol açan olay, işyerinde bulunma hâli kapsamında değerlendirilir. Bahçenin gerçekten işyerinin parçası olup olmadığı ve olayın oluşu somut kayıtlarla belirlenir. Alanın herkesin kullanımına açık bir sosyal tesis olması gibi tartışmalar varsa ek inceleme gerekebilir. [1][4]

Yemek kartı verilen her lokantadaki kaza iş kazası sayılır mı?

Yemek kartı veya yemek bedeli verilmiş olması tek başına her lokantayı işyeri eklentisi yapmaz. İşyerinin organizasyonu, gidilen yerin niteliği, görevlendirme ve 5510 sayılı Kanun m.13’teki hâllerden birinin gerçekleşip gerçekleşmediği birlikte incelenir. Yalnızca ödeme biçiminden kesin sonuca gidilmemelidir. [1]

Mola sırasında yaralanmada kalıcı engel yoksa hak doğmaz mı?

Kalıcı kayıp bulunmaması bütün hakların sona erdiği anlamına gelmez. Olayın iş kazası niteliği, istirahat ve geçici iş göremezlik süresi, tedavi giderleri ve manevi zarar kendi koşulları içinde değerlendirilir. Sürekli gelir için aranan yüzde 10 koşulu bütün taleplerin ortak alt sınırı değildir. [1][5]

Resmî kaynaklar ve emsal kararlar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.11, 13, 16, 18, 19 ve 22 ↩
  2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Kanunu Sıkça Sorulan Sorular, 119 ve 156–159 ↩
  3. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 21.09.2023, E.2023/6872, K.2023/8569 ↩
  4. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 29.04.2014, E.2013/17870, K.2014/9609 ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.49–56 ve 417 ↩
  6. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m.4–5 ↩
  7. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 02.07.2025, E.2022/9085, K.2025/5996 ↩
  8. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 30.05.2023, E.2022/3688, K.2023/6123 ↩
  9. Sosyal Güvenlik Kurumu, İş Kazası: 4/a sigortalılarının bildirim usulü ↩

Resmî kaynak ve karar tam metinleri 30 Ekim 2026 tarihinde kontrol edilmiştir. Kararların olay tarihindeki mevzuatla ilgili bölümleri ile güncel düzenlemeler ayrı değerlendirilmiştir. Hazırlayan: Av. Fırat Köksoy.

Yasal Uyarı ve Bilgilendirme

Bu makale, Köksoy Hukuk & Danışmanlık tarafından genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, belirli bir kişi veya uyuşmazlık için verilmiş hukuki görüş ya da danışmanlık niteliğinde değildir; somut dosyanın incelenmesinin ve kişiye özgü hukuki değerlendirmenin yerine geçmez.

Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebilir. Makalede yer verilen kararlar, ilgili olayın koşulları ve kararın verildiği dönemdeki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer görünen uyuşmazlıklarda deliller, tarafların hukuki durumu ve usul işlemleri farklı sonuçlara yol açabilir. Açıklamalar ve emsal kararlar, belirli bir sonucun elde edileceğine ilişkin taahhüt veya garanti oluşturmaz.

Bu sayfaya erişilmesi veya içeriğin okunması tek başına avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Site üzerinden mesaj gönderilmesi, ilgili kuruma veya mahkemeye yapılması gereken başvurunun yerine geçmez. Başvuru, itiraz, dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için süreye bağlı işlemlerde genel açıklamalarla yetinilmemeli; başvuru ve tebliğ kayıtları ile dosya belgeleri üzerinden hukuki yardım alınmalıdır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir